Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5890 E. , 2024/2797 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5890
Karar No : 2024/2797
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ...Lojistik Depolama Nakliyat Gıda Petrol İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ...Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Derince ilçesi, ...Mahallesi mevkinde bulunan ...ada, ...parsel sayılı, mülkiyeti Hazineye ait 1.314,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın 1.007,12 m²'si üzerine depo yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 25/11/2017-26/03/2021 tarihleri arasındaki dönem için 412.092,54-TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile buna karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesini iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, dava konusu taşınmazın, davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiği tespit edildiğinden, davacı şirketten işgal edilen alana ilişkin olarak 25/11/2017-26/03/2021 dönemi için 306.736,74-TL ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, fazladan tahakkuk ettirilen 105.355,80-TL ecrimisilde ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaliyle davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ecrimisile konu taşınmazın fuzulen işgal edilmediği, taşınmazı kullanan Zafer Demir isimli şahıstan depo hizmeti alındığı, davalı idarece belirtilen internet adreslerinde taşınmazın kullanıldığına dair bilginin bulunduğu yönündeki iddianın gerçek olmadığı, piyasa fiyatlarının üzerinde ecrimisil bedeli belirlendiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve tamamının iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı tarafından söz konusu taşınmazın işgal edildiğinin çalışan beyanları ve uydu görüntüleri ile sabit olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen emsal taşınmazlarda hataya düşüldüğü, ecrimisil hesabında yanlışlıklar yapıldığı belirtilerek, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme;
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir.
336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3.maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece 19/04/2021 tarihli Ecrimisil Kıymet Takdir Kararıyla, ecrimisil istenilen dönem başı olan 2017 yılı için işgal edilen alanın birim bedelinin 84,46-TL/m2 olarak belirlendiği, uyuşmazlığın çözümü için ilk derece Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bunun sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise; dava konusu taşınmazın 2017 yılı için birim bedelinin 62,80-TL/m2 olduğunun tespit edildiği, ancak bu tespit sonucuna Kocaeli 1.İdare Mahkemesinin E:2019/1006 sayılı dosyasında verilen karara esas alınan bilirkişi raporundaki bilgilerden yola çıkılarak ulaşıldığı, UYAP ortamından yapılan incelemede anılan dosyanın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve karara esas alınan bilirkişi raporunun da Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin başka bir dosyasında (E.2016/636 sayılı) bulunan bilirkişi raporundaki verilere dayanılarak hazırlandığı, bu dosyada ise davacı tarafından davadan feragat edildiğinden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda; her ne kadar yargı kararına konu olduğu gerekçesiyle emsal alınan taşınmaz için düzenlenen bilirkişi raporuna atıf yapılmış ise de; yukarıda belirtildiği şekilde atıf yapılan bilirkişi raporunda da aynı Mahkemede kayıtlı başka bir dosyaya atıf yapıldığı, bu dosyaya konu davanın ise esasına girilmeden başka bir ifadeyle bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı hususu değerlendirilmeden davadan feragat edilmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği ve bu karar hakkında da herhangi bir kanun yoluna başvurulmadan kararın kesinleştiği dikkate alındığında temyize konu karara esas bilirkişi raporundaki emsalin, ecrimisil bedeli hesabına yeterli ve elverişli bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi de gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!