Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5748 E. , 2024/1913 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5748
Karar No : 2024/1913
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Taşıma Anonim Şirketi (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Ceyhan ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olan kısmının davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı 1.494.739,94 TL tutarındaki ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; ecrimisile konu alanın, dava konusu taşınmazın güvenliğin sağlanması amacıyla ilan edilen özel güvenlik bölgesinin sınırları içerisinde kalması ve işlem tarihinde söz konusu özel, güvenlik bölgesine ilişkin kararın kaldırıldığı veya iptal edildiği yolunda bir düzenleme de bulunmaması karşısında, söz konusu alandan ecrimisil alınmasına olanak bulunmadığı, ayrıca hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaşın kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil talep edilemeyeceği hususu hüküm altına alınmış olup, dosyaya sunulan tapu kaydının incelenmesinden davacının anılan taşınmazda 489.985,80 m2 hissesinin, hazinenin ise 663.302,70 m2 hissesinin olduğu, mezkur parselin davacı tarafından kullanılması nedeniyle hazine hissesine isabet eden 42.334,05 m2'lik kısmına ilişkin ecrimisil hesaplandığı, davacı tarafından kullanılan miktarın kendi payına düşen miktardan az olduğu, bu nedenle davacının bu yeri kullanması halinin fuzuli işgal olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazineye ait olduğu ve tamamının davacı tarafından kullanıldığı, 336 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğindeki hükümlere istinaden ecrimisil tahakkuk ettirildiği, davacıdan istenilen ecrimisil bedelinin fahiş olmadığı ve piyasa koşullarına uygun olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından işgalinin söz konusu olmadığı dava konusu taşınmazın özel güvenlik bölgesi statüsünde olduğu Maliye Hazinesi ve davacının paydaş olduğu, davacının kendi payına düşen miktardan fazlasını kullanmaması sebebiyle ecrimisil istenemeyeceği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 'Ecrimisil ve tahliye' başlıklı 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı 3 kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin istenebileceği; ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı ve işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında “Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az 1 defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi 5 yıldan fazla olamaz. Bu tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise mal müdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alırlar. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır.” kuralı yer almış, aynı Yönetmelik'in 85. maddesininde de "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren 15 gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru 5 yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.Taşınmazın mahallinde düzenlenecek Taşınmaz Tespit Tutanağında; işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunun 1. maddesinde, bu Yasanın amacının, yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde milli güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askeri tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin, kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesi olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, kamu ve özel kuruluşların çevresindeki özel güvenlik bölgelerinin, Genelkurmay Başkanlığının lüzum göstermesi veya Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla Bakanlar Kurulunca kurulabileceği veya kaldırılabiliceği ifade edilmiş; 4. maddesinde, askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırlarının da belirtileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 30/4/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 1. fıkrasında, kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerinin çevresinin, askeri güvenlik bölgelerinde yetkili komutanlıkça, özel güvenlik bölgelerinde yetkili makam tarafından arazide tel ve duvar gibi engellerle çevrileceği belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasının (B) bendinde ise; "Bu bölgelerdeki kamulaştırma yapılmayan taşınmaz malların tapu kaydına, taşınmazın güvenlik bölgesi içinde olduğu işletilir ve taşınmaz mal sahiplerine gerekli tebligat yapılır. Varsa imar planlarında güvenlik bölgeleri belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 336 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği'nin ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi başlıklı 5. maddesinin 8. fıkrasında "Hazinenin paydaşı olduğu taşınmazlarda, taşınmazın paydaşı ya da paydaşlarınca kullanılması halinde, kullanılan miktar paydaş/paydaşların kendi payına düşen miktardan fazla olmadıkça ecrimisil istenmez. Hazinenin paydaş olduğu taşınmazlarda, taşınmazın üçüncü kişilerce kullanılması halinde, Hazinenin payı oranında ecrimisil takibatı yapılır. Ancak, evveliyatında kişiler adına kayıtlı iken, imar uygulaması nedeniyle Hazinenin sonradan paydaş olduğu taşınmazların üzerinde yapı bulunması halinde, yapının bulunduğu alan paydaş/paydaşların paylarına isabet eden yüzölçümden daha fazla olsa dahi ecrimisil takibatı yapılmaz, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardaki Hazine payları, koşulları mevcut ise öncelikle 29/6/2001 günlü ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre paydaşına/paydaşlarına doğrudan veya genel hükümlere göre satılır ya da bu taşınmazlar hakkında 22/11/2001 günlü ve 4721 sayılı Türk Medeni Yasasının hükümlerine göre işlem yapılır." hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; sermayesinin tamamı devlet tarafından ödenmiş olan davacı şirkete ilişkin olarak stratejik önemi nedeniyle 2565 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik bölgelerinin oluşturulduğu, dava konusu 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da özel güvenlik bölgesi olarak belirlendiği, buna yönelik olarak tapunun beyanlar hanesine 30/01/2004 tarih ve 585 yevmiye numaralı özel güvenlik bölgesi şerhinin düşüldüğü, ecrimisile konu alanın Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen Botaş özel güvenlik sahası içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri karşısında; 2565 sayılı Kanun'da belirtilen hallerde özel güvenlik bölgelerinin Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulabileceği veya kaldırılabileceği tartışmasız olup; söz konusu taşınmazın tel örgü ile çevrilmesi, anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin gereğidir. Bu itibarla, ecrimisile konu alanın stratejik önemi nedeniyle güvenliğinin sağlanması amacıyla ilan edilen özel güvenlik bölgesinin sınırları içerisinde kalması ve işlem tarihinde söz konusu özel güvenlik bölgesine ilişkin kararın kaldırıldığı veya iptal edildiği yolunda bir düzenleme de bulunmaması karşısında, söz konusu alandan ecrimisil alınmasına olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!