WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13950 E.  ,  2025/438 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13950
Karar No : 2025/438

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... mevkisinde, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne (MUSKİ) ait Fethiye Atıksu Arıtma Tesisi 4 Nolu Terfi Merkezine gelen 1000 mm'lik ana kollektör hattında ve 700 mm'lik TM-4 basınçlı hattında yaşanan kırılmalar sonucu oluşan patlak nedeniyle atıksuyun arıtma tesisine ulaşmadığı ve söz konusu atıksuyun hatta devam eden onarım çalışmaları süreci boyunca Murt Deresine verilerek Fethiye Körfezine ulaştığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20/(ı) maddesi ve 23. maddesi uyarınca davacı idareye 789.096,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...arih ve ... sayılı Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mücbir sebep halinde atıksuların alıcı ortama verilmesine cevaz veren herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi 2872 sayılı Kanunun 28. maddesinde kirliliğe neden olanların kusuru bulunmasa dahi sorumluluğunun bulunduğunun hükme bağlanması nedeniyle atıksu arıtma tesisine giden ana kolektör hattında meydana gelen patlamanın tamir edilmesi esnasında atıksuların Murt deresine verilmesi suretiyle davacı idare tarafından 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/(ı) maddesinin ihlal edildiği,... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemleri ile aynı eylem (atıksuların denize akması) nedeniyle 2872 sayılı Kanunun 20/(ı) maddesi uyarınca davacı idare adına idari para cezaları uygulandığı ve anılan işlemlerin tebliği üzerine dava açılmayarak kesinleştiği, ayrıca eylemin meydana geldiği ... mevkisinin Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları dahilinde bulunduğu, dolayısıyla para cezasının 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi, aynı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası ve 23. maddesi ile 2022/1 sayılı 2872 Sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğe uygun olarak hesaplandığı kanaatine varıldığından, anılan Kanun hükümleri uyarınca davacı idarenin 789.096,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından, her ne kadar, dava konusu para cezasının hesaplanmasında tekerrür hükmünün uygulanmasına gerekçe teşkil eden ve yine davacı tarafından işlendiği belirtilen fiiller nedeniyle 23/03/2022, 24/03/2022 ve 25/03/2022 tarihli davalı idare işlemleriyle davacıya verilen para cezalarına karşı açılan davalarda davacı lehine iptal kararları verildiği, bu nedenle, işbu dava konusu uyuşmazlık kapsamında tekerrür hükmünün uygulanmasına olanak bulunmadığı iddia edilmekte ise de, davacıya 394.548,00-TL para cazası verilmesine ilişkin ...gün ve ... sayılı işleme karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...gün ve K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermesi nedeniyle temel idari para cezası yönünden davanın reddine kesin olarak karar verildiği, yine davacıya 394.548,00-TL para cazası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işleme karşı ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen... tarih ve K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde Dairemizin 01/06/2023 tarih ve E:2023/358 K:2023/982 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermesi nedeniyle temel idari para cezası yönünden davanın reddine kesin olarak karar verildiği, bu hale göre, işbu davanın konusunu teşkil eden idari para cezasında tekerrür uygulamasına altlık teşkil eden fiillerinin Dairemizin yukarıda zikredilen kararlarıyla da sübuta erdiği ve söz konusu fiillerin 2872 sayılı Yasanın 23. maddesinde zikredilen "üç yıllık süre" içerisinde işlendiği anlaşıldığından, davalı idarenin uyuşmazlığa konu para cezasının hesaplanmasında 2872 sayılı Yasanın 23. maddesinde zikredilen tekerrür hükmünün uygulanamayacağı yolundaki iddiasına itibar edilmeyeceği sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu patlak onarım çalışmasından davalı idarenin bilgilendirildiği, bu çalışma nedeniyle biriken zemin suyun atık su olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı, suyun deşarj kriterlerine uyup uymadığına ilişkin numune alınmadığı, farklı adreslerde işletilen kanalizasyon sistemleri için tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararın, dava konusu idari para cezasının temel ceza ile cezanın bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamında olması nedeniyle artırılan miktar yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu idari para cezasının tekerrüre ilişkin kısmına gelince;
2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne, 20. maddesinin (ı) bendinin 6. paragrafında "Bu bendin birinci paragrafı dışında, bu Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere aykırı olarak ülkenin egemenlik alanındaki denizlere ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarına, içme ve kullanma suyu sağlama amacına yönelik olmayan sulara atık boşaltanlara, su kirliliği nedeni ile kurulması veya işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran, işleten veya izni iptal edilmesine rağmen kurmaya veya işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara 24.000 Türk Lirası (293.188 TL) idarî para cezası verilir. Yukarıda öngörülen fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm için 600 Türk Lirası (7.283 TL) idarî para cezası verilir. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye aittir." hükmüne; 20. maddesinin 3. fıkrasında "Bu maddede öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat olarak uygulanır." hükmüne; 23. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2872 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanması gereken fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde tekerrürü hâlinde, verilecek para cezalarına, Kanunda belirtilen artırımların uygulanacağı, ilgilinin, daha önce aynı fiili 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle idari para cezası uygulanacağı anlaşılmaktadır. Tekerrür uygulanması; ceza hukukunda "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde Ceza Kanunu karşısındaki kişisel durumunu tanımlamakta olup, hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, Kanunda çevre para cezası verilmesini gerektiren fiillerin birden fazla işlenmesi durumunda, artırımlı olarak yaptırım uygulanması öngörülmüşse de, artırımın uygulanabilmesi için mevzuatta öngörülen yükümlülüğün ihlaline yönelik önceden işlenen fiil nedeniyle uygulanmış olan idari yaptırım kararından ilgilinin haberdâr olması, başka bir deyişle ilgili tarafından önceki fiil nedeniyle yaptırım uygulandığının biliniyor olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... mevkisinde, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne (MUSKİ) ait Fethiye Atıksu Arıtma Tesisi 4 Nolu Terfi Merkezine Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde çevre mühendisi olarak görev yapmakta olan personeller tarafından 08/07/2022 tarihinde yapılan denetimde "... Mahallesinde bulunan Fethiye Atıksu Arıtma Tesisi 4 Nolu Terfi merkezine gelen 1000'lik ve 700'lük ana kolektör hattı ile basınçlı hatta meydana gelen kırılmalar nedeniyle atıksuyun arıtma tesisine ulaşmadığı, Murt Deresi üzerinde bulunan TM4 pompa istasyonunun bazı hatlarının tamir ve onarım çalışmalarının yaklaşık bir haftadır devam ettiği, geçen süre zarfında ana kolektöre gelen atıksuların Murt Deresine verildiği ve söz konusu atıksuların Fethiye Körfezine aktığı/ulaştığı" hususları tespit edilerek... tarih ve ... seri numaralı tutanağın düzenlendiği, ... tarih ve ... sayılı Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi ile de MUSKİ hakkında aynı ihlal nedeniyle 23/03/2022, 24/03/2022 ve 25/03/2022 tarihlerinde 3 adet idari para cezası uygulandığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/(ı) maddesi ile aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca davacı idareye 789.096,00-TL idari para cezası verildiği anlaşılmıştır.
İdarelerce uygulanan yaptırımların varlık sebebi, mevzuatla yasaklanmış bir fiilin işlenmesi halinde bu fiilin bir daha tekrarlanmasını engellemektir. Bir başka anlatımla; idari yaptırımlar caydırıcı/önleyici olma amacına yöneliktir. Şüphesiz ki; idari yaptırım kararlarının önleyici sonuç doğurması, mevzuata aykırı bir fiilin işlendiğinin tespit edilmesi üzerine bu fiiin bir yaptırıma bağlaması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde yaptırım kararına muhatap olan kişinin, aynı fiili bu karara rağmen tekrarlaması halinde uygulanacak yaptırımın da bir önceki yaptırımdan daha ağır olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, aynı fiilin tekrarlanması, daha önce uygulanan yaptırımdan beklenen sonucun elde edilemediğinin göstergesidir. Bu nedenle, mevzuata aykırılık oluşturan fiilin gerçekleşmesi halinde usulüne uygun bir şekilde tespit yapıldıktan sonra "fiilin tanımlanması" ve bunun karşılığında uygulanan idari yaptırımın belirlenip muhataba "tebliğ edilmesinden" sonra, aynı nitelikteki fiilin yeniden işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacının ilk eyleminin 15/03/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek 23/03/2022 tarihli idari yaptırım kararı alındığı ve kararın 28/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği; bu karara karşı açılan davada mahkemece işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, dava konusu işleme uygulanan tekerrüre dayanak alınan sonraki fiillerinin hepsinin 17/03/2022 tarihinde gerçekleştirdiği ve aynı tarihli çevre denetim tutanakları ile tespit edildiği; bunlardan ikisi için 24/03/2022 tarihli idari yaptırım kararlarının alındığı ve iki kararın da 29/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, diğer eylem için ise 25/03/2022 tarihinde idari yaptırım kararı alındığı ve kararın 31/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu işleme dayanak eylemin ise 08/07/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, dava konusu para cezasının verildiği ve önceki yaptırım kararları esas alınarak, temel para cezası iki kat arttırılmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.
Olayda; 15/03/2022 tarihli tespite dayalı birinci yaptırım kararının iptali yönündeki yargı kararının kesinleştiği, 17/03/2022 tarihinde yapılan tespitlere dayalı olarak 24/03/2022 (2 adet) ve 25/03/2022 tarihlerinde tesis edilen para cezalarının 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde art arda tebliğ edildiği, buna göre, birinci yaptırım kararı tesis edilerek davacıya tebliğ edildikten sonra ikinci fiilin gerçekleşmesi üzerine öncelikle birinci kat tekerrür uygulanması gerektiği, bir kat artırımlı para cezası tebliğ edildikten sonra da tespit edilmesi halinde, üçüncü fiilin gerçekleşmesini müteakip ancak iki kat artırımlı para cezası verilmesi gerekirken, birinci yaptırım kararı tesis edilerek davacıya tebliğ edilmeksizin iki, üç ve dördüncü fiillerin aynı tarihte tespit edilmesini müteakip yine aynı tarihlerde artırımlı idari para cezalarının verildiği, dolayısıyla bu fiillerin birbiri için cezanın tekerrür yönünden arttırılmasına sebep olamayacağı, söz konusu tespitlere bağlı olarak idari yaptırım kararları tesis edilerek davacıya 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde tebliğ edildikten sonra dava konusu işleme dayanak fiilin 08/07/2022 tarihinde tespit edildiği, buna göre ikinci yaptırım kararı (bir kat) tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği ortaya konmaksızın üçüncü fiilin gerçekleştiğinden bahisle davaya konu iki kat para cezasının tesis edildiği, böylelikle davacının aynı fiili üç yıl içinde birinci defa tekrar etmesi nedeniyle bir kat artırımlı tekerrür hükmü uygulanması gerekirken, iki kat artırımlı tekerrür hükmünün uygulandığı görülmektedir.
Bu durumda, 17/03/2022 tarihinde işlendiği tespit edilen fiillere ilişkin, 24/03/2022 ve 25/03/2022 tarihlerinde idari para cezalarının verildiği ve bu cezaların davacıya 29/03/2022 ve 31/03/2022 tarihlerinde tebliğ edildiği, son eyleminin ise 08/07/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, aynı tarihli dava konusu işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, tekerrür hükümlerinin bir kat arttırılarak uygulanabileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin 1 kat tekerrüre isabet eden 263.032,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, geriye kalan 263.032,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin 263.032,00 TL'lik kısmı yönünden istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddi, 263.032,00 TL'lik kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısmın iptaline karar verilmesi gerekirken, para cezasının tekerrüre ilişkin kısmı yönünden de davanın tamamının reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bir kat tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmında sonucu itibariyle hukuka aykırılık, ikinci kat tekerrüre isabet eden kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu idari para cezasının temel cezaya isabet eden kısmının ONANMASINA, tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle tek kat artırılmasına ilişkin kısmının (...) gerekçesinin değiştirilerek ONANMASINA,
3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının tek kattan fazla tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının (... TL) ise BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.