Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13849 E. , 2025/474 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13849
Karar No : 2025/474
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dayanıklı Tüketim Malları Tarım ve Hayvancılık İthalat ve İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/10/2014 tarih ve 29148 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2014/6850 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Adana İli, Seyhan İlçesi, Akkapı Mahallesi'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel (yeni ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının iddiaları, iddialara dayanak mevzuat maddeleri, işlem tarihinde uygulanan ve uygulanması gereken mevzuat maddeleri ile dosyada mevcut belgelerin, tanzim edilen bilirkişi raporundaki tespitlerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davaya konu Adana İli, Seyhan İlçesi, ... Mahallesi, eski ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel) bulunduğu alanda gerçekleştirilen toplulaştırma sonucunda, katılım payı oranı ve parsel endeksi katsayılarına göre davacı parselindeki dağıtımların hesaplandığı, projede %1,58836 oranında katılım payı kesildiği, kamu ortaklık payı kesintisinin %10 seviyesinin altında gerçekleştiği ve kanuna uygun davranıldığı, davaya konu ... ada, ... nolu parselin toplulaştırılması sonucu oluşan parsellerin yine kök parseller üzerinde oluşturulduğu, eski ... ada, ... parselin toplulaştırma sonrası tapuda ... ada .. parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel olduğu, dava konusu parsellerin tapuda kayıtlı her bir parselin birçok malikinin bulunduğu, ancak hisse oranları belli olmadığından yani tapu kütüğünde elbirliği mülkiyeti olması nedeniyle toplulaştırma sonucu bu parsellerden oluşan yukarıda yazılan ada ve parsellerde yine maliklerin hisse oranları belli olmadan elbirliği mülkiyeti olarak her parsele ayrı ayrı verildiği, mülkiyetlerin korunduğu, yeni parsellerin fiili kullanımlara göre oluşturulduğu, yapılan işlemin tekniğe ve parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine uygun olduğu anlaşılmakta olup, bu bağlamda, toplulaştırmanın hedef ve gayelerine uygun olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara uyulmak suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda, ... ada ... parselin birden fazla parsele parçalandığı ve bunların drenaj kanalı ve tarla olduğunun belirtildiği, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın tapu kaydında maddi hata bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, bu nedenle toplulaştırma dışı tutulması gerekirken, taşınmazın toplulaştırma kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, drenaj kanalında tarımsal faaliyette bulunulmayacağı, toplulaştırmanın amacının tarımsal üretimin arttırılması olduğu, yapılan toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasanın "Toprak mülkiyeti" başlıklı 44. maddesinde, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.", "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde ise, "Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda;" 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunun değişik (23/2/2011-6171/2 md.) 6. maddesinde yer alan “Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakatı aranmaksızın arazi toplulaştırılması yapılabilir.” hükmüne uygun olarak dava konusu mahalde maliklerin muvafakatı alınmaksızın Zorunlu Toplulaştırma yapıldığı, dava konusu toplulaştırma parsellerini de kapsayan bölgenin, 17/10/2014 tarih ve 2014/6850 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edildiği, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...-... sayılı yazısı ile Seyhan AT ve TİGH toplulaştırma projesine eklendiği, Adana Seyhan AT ve TİGH Projesi işine yüklenici firma tarafından 24/05/2013 tarihinde başlandığı, ... tarih ve ... sayılı yazı ile mahallinde toplulaştırma ilanı için muhtarlıklara bildirim yapıldığı, toprak etütleri, derecelendirme haritaları, blok planları yapıldıktan sonra parselasyon planları ve mülkiyet haritaları yapıldıktan sonra tescile esas üçüncü parselasyon askı ilanı 05/03/2018 tarihinde yapıldıktan sonra 27/08/2021 tarihinde Seyhan Tapu Müdürlüğü'nde tescil olduğu, Kamu ortaklık payı kesintisinin %1,58836 oranında gerçekleştiği, kanunda belirtilen %10 seviyesinin altında kaldığı, bu durumun ilgili kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu, davaya konu ... ada, ... nolu kök parsel taşınmaz malikinin 151 kişi olduğu, eski ... ada, ... parselde (toplulaştırma sonrası tapuda yeni ... ada, ... Parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel(fiilen drenaj kanalı) olmak üzere 3 adet tarla vasıflı parsel oluşturulduğu, davaya konu eski ... ada, ... nolu parseldeki hisse oranları(elbirliği mülkiyeti) tapuda belli olmadığı için hisseye düşen alanlar da belli olmadığından, toplulaştırma sonucu oluşan yeni parseller kök parsel üzerinde ve mülkiyetin aynı şekilde oluşan bütün parsellerde elbirliği mülkiyeti olarak korunduğu, 5403 Sayılı Kanun 8. maddesindeki ''Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük bölünemez.'' hükmü gereğince dava konusu toplulaştırma işleminde toplam hak edişi fen bilirkişisi tarafından belirlenen alanlar, taşınmazın asgari tarımsal arazi büyüklüğünün üzerinde olduğu ifadesi ile toplulaştırmanın amacına uygun olduğu, Toplulaştırma sonrası parselin üzerindeki sabit tesislerin (bahçe ve bina) ve parsel vasıflarının korunduğu, blok (ada) ve parsellerin drenaj kanalı, sulama kanalı, yol ve fiili kullanımlara göre oluşturulduğu, dolayısıyla parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine uygun olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminin, 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım reformu Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine uygun olduğu'' yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahallinde yapılan incelemelerde ve dosyada yer alan dağıtım listeleri, parselasyon planları, derecelendirme haritaları incelendiğinde; ... ada ... parselin toplulaştırma sonucu ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel olarak ... parsele bölündüğü, ... ada ... parselin fiilen drenaj kanalı olduğu, ... ada ... parselin fiilen drenaj kanalı olarak kullanıldığından bu parselde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulamayacağının açık olduğu, böyle bir tahsisin toplulaştırmanın tarımsal üretimi arttırma amacına aykırı olduğu, idarenin bu alanlara ilişkin öncelikle kamulaştırma işlemini tesis edip, daha sonra arazi toplulaştırması kapsamında tahsis yapması gerektiği ya da bu alanı ortaklık payı kesintisinden karşılaması gerektiği, dolayısıyla toplulaştırma işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!