Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13808 E. , 2024/1823 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13808
Karar No : 2024/1823
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Demre İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Perihan Simav adına kayıtlı … işletme ruhsat numaralı ve … erişim numaralı sahada işletilen mermer ocağında yapılması planlanan "II-B grubu Maden (Mermer) Ocağı Üretimsel Kapasite Artışı (nihai kapasite 800.000 m3/yıl parça ve blok mermer üretimi) ve Patlatma İlavesi" projesi ile ilgili olarak verilen … tarih ve … belge numaralı ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi ve incelemeyi gerektirdiğinden, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesine karar verilmiş, orman mühendisi, şehir plancısı, çevre mühendisi, maden mühendisi, ziraat mühendisinden oluşan heyetçe hazırlanan 05/08/2023 tarihinde Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu proje alanının Antalya İli, Demre İlçesi, … Mahallesinin kuzey batısında yer aldığı, alanın Antalya il merkezine yaklaşık 160 km, Demre ilçe merkezine yaklaşık 17 km, en yakın mahalle merkezi … Mahallesine ise yaklaşık 2,5 km uzaklıkta olduğu, ruhsat ve ÇED sınırının … Mahallesine bağlı en yakın konuta uzaklığının yaklaşık 160 m olduğu, aynı meskenin patlatma yapılacak olan açık işletme alanına mesafesinin ise 812 metre olduğu, 21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği’nin 117. maddesine göre, kamu hizmeti veya umumun yararına ayrılmış okul, hastane, kütüphane, karayolu, demiryolu gibi yer ve tesislere 60 metre mesafe dahilinde madencilik faaliyetleri için Genel Müdürlükten izin alınmasının zorunlu olduğu, aynı yönetmeliğe göre Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olan yollara, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlara, organize hale gelmiş tarım ve hayvancılık bölgelerine, denizlere, göllere, birinci derece sit alanlarında fiziki olarak ortaya çıkarılmış kültürel varlıkların ön görünüm alanında yatay olarak en az 500 metre mesafede, ön görünüm alanı dışında ise en az 150 metre mesafe dâhilinde izin verilemeyeceği, ancak Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan yol kenarlarında, alternatif alan bulunamaması veya coğrafik ve bölgesel şartlar dikkate alınarak, Karayolları Genel Müdürlüğünden izin alınması durumunda izin verilebileceği, ruhsat Alanının; en yakın Sağlık Ocağına 9360 m, en yakın Okula 2760 m, en yakın Camiye 2800 m, mezarlığa 2960 m, Arkeolojik Sit Alanına ise 1030 m’de uzaklıkta yer aldığı, bu kapsamda proje alanına dair mesafe şartını sağlamayan herhangi bir engelleyici unsurun bulunmadığı, Proje Tanıtım Dosyasından alınan bilgilere göre; faaliyet sahasından nakliye için yaklaşık 100 m kadar toprak yol kullanılarak ...-Demre asfalt yoluna bağlanılacağının, yol takip edilerek yaklaşık 400 m’lik stabilize yoldan sonra Antalya-Kale (Demre) anayoluna geçileceğinin belirtildiği, stabilize yolun mahallenin içinden geçmediği, Mahallenin içinden geçen yolun asfalt olduğu, dava konusu projenin toplamda 100 Ha’lık ÇED alanını içerdiği, alanın tamamının orman ve tarım vasfındaki arazilerden oluştuğu, ÇED alanı içerisinde yer alan Tarım arazilerine faaliyet alanının uzaklığının yaklaşık 515 metre olduğu, ÇED alanı dışında yer alan tarım arazilerine ise mesafenin yaklaşık 340 metre olduğu, dava konusu talep alanlarının tamamının Orman Arazilerinin içerisinde kaldığı, tarım arazilerine en yakın konumda bulunan Talep Pasa Döküm 1 alanının uzaklığının yaklaşık 58 metre olduğu, mevcut nakliye güzergahının ise talep alanlarının yanından devam ettiği, alana ait 08.12.2015 onay tarihli 1/100000 ölçekli Antalya Burdur Isparta Çevre Düzeni Planının bulunduğu, bu plana göre alanın Orman Alanı ve Tarım Alanı sınırları içerisinde yer aldığı, Orman Alanları plan kapsamında 6831 ve 3373 sayılı Orman Kanunu kapsamında saptanmış alanlar olarak tanımlandığı, bu alanlarda Maden ocağının, ihtiyaç duyulan geçici tesislerin ilgili kurum ve kuruluşlardan izin almak kaydı ile yapılabileceği, madencilik faaliyetinin geçici tesis niteliğinde olduğundan planlara işlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, 1/100.000 ölçekli planlara göre ÇED sınırları içerisinde Maden İşletme Tesis açılmasında bir sakınca bulunmadığı, planlanan faaliyetinin, proje sahası ve çevresindeki bitki örtüsüne, hayvan türüne ve sayısı ile yoğunluğuna, toprak yapısına, yeryüzü şekline, diğer doğal yapısına, biyo-çeşitlilik, ekolojik dengesine, toprak altı/üstü kısımlarına veya ormanın diğer unsurlarına olumsuz etkisinin sınırlı ve kabul edilebilir seviyede olacağı, bu etkinin saha ve çevresinin orman ekosistemi, ekolojisi, doğal dengesi, sürdürülebilirliliği ve kamu yararı ile dengeli olduğu, sahada planlanan kapasite artışının ve patlatma ilavesinin, ormancılık bilimi, fenni ve mevzuatı ile uyumlu olduğu, madencilik faaliyetinin alınacak tedbirler ile yöre halkını da ekonomik yönde olumlu etkileyeceği, maden projeleri ile yöredeki ekonomik aktivitenin canlanmasının söz konusu olacağı ve yöre halkı için proje süresince iş imkânlarının ortaya çıkacağı, iş gücünün madenciliğe kayması sonucu geleneksel üretim alanlarının olumsuz etkilenmeyeceği, faaliyetin yerleşim birimlerinin yerinin değiştirilmesine neden olacak bir faaliyet olmadığı, sahanın tamamının orman arazisi olduğu, tarım alanlarında azalma ve/veya işgücünün madenciliğe kayması nedeniyle yerel üretiminde azalma olmayacağı, tozlaşma vb. nedenlerin etkisiyle yerleşimler ve tarım alanları üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı, faaliyet nedeni ile insanların göç etmesi vb. etkilerin söz konusu olmayacağı, faaliyet nedeni ile yaşam alanı kaybının veya bütünlüğünde bozulma olmayacağı, madencilik faaliyetlerinde üretim yapabilmesi için gerekli fiziksel şartların sağlandığı ve çevre izin süreçlerinin tamamlandığı, üretim faaliyetinin olumsuz çevresel sonuçlar doğurmayacağı, madencilik faaliyetlerinin devamı için teknik ve idari olarak uygunsuzluk olmadığı, doğal olmayan yeni oluşumlara yol açmayacağı, belirlenen proje sahası içerisinde ve çevresinde gerekli izinler alınmış olmasının planlanan madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmenin mümkün kıldığı, bütün unsurların olumsuz etkisi sınırlı ve kabul edilebilir seviyede olduğu, sahada planlanan kapasite artışı ve patlatma ilavesi, madencilik bilimi, fenni ve mevzuatı ile uyumlu olduğu, faaliyet alanının bulunduğu bölgenin “Zonal topraklar Gri pozolikler veya Gri orman toprakları” grubunda yer aldığı, alanın toprak yapısı, sığ derinlikte kahverengi taşlık ve kayalıklı orman toprağı vasfında olduğu, dava konusu proje sahasında, orman bitki örtüsünün içinde doğal olarak yetişmekte olan Yabani Zeytin veya Delice olarak adlandırılan (Olea europaea), Menengiç/Çitlembik (Pistacia terebinthus), Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) veya harnup, serpili/dağınık miktarda bulunduğu, ... Mahallesinde 2021 yılına ait Anaç Koyun Desteklemelerinde 37 tane işletme olduğunun, 2022 yılı arılı kovan desteklemede Arıcılar Birliğine kayıtlı 6 tane, kayıtsız 2 tane arıcılık faaliyeti yapan kişi olduğunun dava dosyasının içeriğinde yer alan belgelerden anlaşıldığı, arıların doğal yaşam alanı olan bu bölgelerde kapasite artırımı ile arıcılık sektöründe ekonomik olarak zarar oluşacağı, bal üretiminin azalacağı, ayrıca bölgede küçükbaş hayvancılık tarımı ile geçimini sağlayan yörük hayvan üreticilerinin hayvanlarını gezdirerek makilerle besledikleri için bu bölgelerde hayvanların beslenme sıkıntısı yaşanacağı için küçükbaş hayvan üretiminde azalma olacağı, bu bölgede yaşayan küçükbaş hayvan yetiştiricileri ekonomik olarak zor durumda kalacağı, ancak işletmenin alacağı tedbirlerle bu olumsuz etkinin makul seviyede yani kabul edilebilir düzeyde olacağı, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi için önlemlerin alınacağının Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edildiği, Proje Tanıtım Dosyasında en yakın konutun 160 m mesafede olduğu kabul edilip değerlendirme yapıldığı, keşif esnasında faaliyet sahasına yakın ağılların ve tarım arazisinin olduğunun görüldüğü, proje sahasına yakın olan bu yaşam alanlarının tozdan, gürültüden, sarsıntıdan etkilenmemesinin mümkün olmadığı, ancak PTD 'de yer alan bilgilere göre çevresel kirlilik düzeylerinin mevzuatta belirtilen sınır değerleri sağladığı, PTD’de evsel nitelikli atıklar ve diğer atıkların yönetimine ilişkin önlemlerin yer aldığı, atık yönetim planının hazırlandığı, işletme sonrası proje sahasında rehabilitasyon çalışmalarının yapılacağı, alıcı ortama atıksu deşarjı yapılmayacağı, gürültü ve toz dağılımının değerlendirmesinin yapıldığı, PTD'de sahada proses değişikliği yapılarak patlama tekniğinin kullanılacağının belirtildiği ve çevre mühendisi tarafından bununla ilgili olarak kurum görüşünün alınmadığı belirtilmiş ise de, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04.10.2023 tarih ve 2023460580 sayılı yazısı ile sahada patlayıcı madde kullanılmasında sakınca görülmediği, çevre mühendisi tarafından belirtilen diğer eksikliklerin ise ÇED Gerekli Değildir Kararını kusurlandıracak ağırlıkta ve nitelikte görülmediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Antalya İli, Demre İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Perihan Simav adına kayıtlı 200705813 işletme ruhsat numaralı ve … erişim numaralı sahada işletilen mermer ocağında yapılması planlanan "II-B grubu Maden (Mermer) Ocağı Üretimsel Kapasite Artışı (nihai kapasite 800.000 m3/yıl parça ve blok mermer üretimi) ve Patlatma İlavesi" projesi ile ilgili olarak verilen … tarih ve … belge numaralı ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme Kararının usule ve mevzuata aykırı olduğu, proje tanıtım dosyasının, projenin çevresel etkilerini tespit etmekte yetersiz kaldığı, bilirkişi raporunda proje sahası ve çevresindeki mevcut flora ve fauna türlerinin dava konusu madencilik faaliyetinden olumsuz etkileneceği, bölgenin yangına karşı 1. derece hassas bölgelerden olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında, bölgede yetişen keçiboynuzu ve menengiç bitkisine yer verilmediği, dava konusu faaliyetten kaynaklı olarak bölge halkının geçim kaynağı olan hayvancılık ve arıcılığın zarar göreceği, projenin yaratacağı toz ve gürültüden kaynaklı olarak çevrenin, proje alanına yakın yaşam alanlarının zarar göreceği, projenin çevreyi olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğu, proje alanına ait kayaçların hidrojeolojik açıdan yarı geçirimli özelliğe sahip olduğu, yapılacak faaliyetin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürekliliğini etkileyeceği, keşif günü proje alanında, çevredeki hayvanların güvenliğini tehlikeye sokacak derin kazılar yapıldığının tespit edildiği, planlanan proses değişikliği nedeniyle ilgili kurumlardan görüş alınması gerektiği, aynı bölgede yapılması planlanan başka bir projedeki ÇED Gerekli Değildir Kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde Jeoloji Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede proje alanındaki kayaçların hidrojeolojik açıdan yarı geçirimli zonu oluşturduğu, üstteki kireçtaşlarından sızan yağmur ve kar sularının hidrolojik akiferi beslediği, dava konusu alanda mevcutta ve planlanan dönemlerde yapılacak faaliyetlerin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının sürekliliğini, su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileyeceğinin belirtildiği, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda Proje Tanıtım Dosyasının yeterli olmadığı, projenin çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi gerektiği, ÇED Raporu hazırlanması gerektiği değerlendirmesinin yapıldığı, dava konusu projenin de aynı bölgede olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme Kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Üye …'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca, keşif ve bilirkişi incelemesinin Dairemizce yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olayın yeterince açıklığa kavuşturulmadığı kanaatine varıldığından, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Antalya İli, Demre İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Perihan Simav adına kayıtlı … işletme ruhsat numaralı ve … erişim numaralı 100 hektarlık ruhsat alanının 15,8 he kısmında 4900 m3/yıl kapasiteli mermer ocağı için 20/11/2007 tarihli, 7758 sayılı ÇED Kapsam Dışı Kararı alınmış, ruhsat alanının tamamında kapasitesinin 4900 m3/yıl arttırılarak toplam 9800 m3/yıl mermer üretimi için … tarih ve … sayılı ÇED Kapsam Dışı Kararı alınmış, (rödovansçı şirket … Mermer San. ve Tic. A.Ş. adına ÇED Kapsam Dışı kararının geçerli olduğuna dair Mülga Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı bulunmakta) daha sonra sahada üretimsel kapasite artışı planlanan projede, nihai kapasite 300.000 m3/yıl parça ve blok mermer üretimine ilişkin … tarih ve … sayılı yazısı ile ÇED Gerekli Değildir Kararı alınmış, (rödovansçı şirket … Mermer San. ve Tic. A.Ş. adına ÇED Gerekli Değildir Kararının geçerli olduğuna dair Mülga Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı var) 100 hektarlık ruhsat ve ÇED alanının tamamında, üretim miktarının 300.000 m3/yıldan 800.000 m3/yıla çıkartılması ve patlatma ilavesi yapılmak istenmesi nedeniyle Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak dava konusu "II-B grubu Maden (Mermer) Ocağı Üretimsel Kapasite Artışı (nihai kapasite 800.000 m3/yıl parça ve blok mermer üretimi) ve Patlatma İlavesi" projesi ile ilgili olarak … tarih ve … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı alınmıştır.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Etki: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin; hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikler" olarak, "Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme döneminde ve işletme sonrasında etkilediği alanı" olarak, "Kümülatif etki değerlendirme: Yapılması planlanan projenin, planlandığı alan ile projeden doğrudan etkilenecek alanlar veya kaynaklar üzerinde oluşturabileceği çevresel risk ve etkilerinin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi ve analiz edilmesi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyasının Genel Formatı belirtilmiş, Bölüm I. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşan her türlü atığın özelliği (cinsi, türü, miktarı vb.) bertarafı ve geri kazanımına yönelik değerlendirmelerin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin.
Bölüm II. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özelliklerinin; a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesinin (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), b) Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanların,
Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemlerin
Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirmesi,
Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı; V-1: Çevre İzleme Planı, V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.).
Bölüm VI: Notlar ve Kaynaklar ve Ekler: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının,2-Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve Ek-5’te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması, jeoloji haritası ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." düzenlemesine; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." düzenlemesine, "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 03/08/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "Şehir ve Bölge Planlama Açısından Değerlendirmede; proje alanının Antalya İli, Demre İlçesi, ... Mahallesinin kuzey batısında yer aldığı, alanın Antalya il merkezine yaklaşık 160 km, Demre ilçe merkezine yaklaşık 17 km, en yakın mahalle merkezi … Mahallesine ise yaklaşık 2,5 km uzaklıkta olduğu, ruhsat ve ÇED sınırının ... Mahallesine bağlı en yakın konuta uzaklığının yaklaşık 160 m olduğu, aynı meskenin patlatma yapılacak olan açık işletme alanına mesafesinin ise 812 metre olduğu, en yakın sağlık ocağına 9360 m, en yakın okula 2760 m, en yakın camiye 2800 m, mezarlığa 2960 m, arkeolojik sit alanına ise 1030 m’de uzaklıkta yer aldığı, bu kapsamda proje alanına dair mesafe şartını sağlamayan herhangi bir engelleyici unsurun bulunmadığı, Proje Tanıtım Dosyasından alınan bilgilere göre; faaliyet sahasından nakliye için yaklaşık 100 m kadar toprak yol kullanılarak ...-Demre asfalt yoluna bağlanılacağının, yol takip edilerek yaklaşık 400 m’lik stabilize yoldan sonra Antalya-Kale (Demre) anayoluna geçileceğinin belirtildiği, stabilize yolun mahallenin içinden geçmediği, Mahallenin içinden geçen yolun asfalt olduğu, dava konusu projenin toplamda 100 Ha’lık ÇED alanını içerdiği, alanın tamamının orman ve tarım vasfındaki arazilerden oluştuğu, ÇED alanı içerisinde yer alan Tarım arazilerine faaliyet alanının uzaklığının yaklaşık 515 metre olduğu, ÇED alanı dışında yer alan tarım arazilerine ise mesafenin yaklaşık 340 metre olduğu, dava konusu talep alanlarının tamamının Orman Arazilerinin içerisinde kaldığı, tarım arazilerine en yakın konumda bulunan Talep Pasa Döküm 1 alanının uzaklığının yaklaşık 58 metre olduğu, mevcut nakliye güzergahının ise talep alanlarının yanından devam ettiği, alana ait 08.12.2015 onay tarihli 1/100000 ölçekli Antalya Burdur Isparta Çevre Düzeni Planının bulunduğu, bu plana göre alanın Orman Alanı ve Tarım Alanı sınırları içerisinde yer aldığı, Orman Alanları plan kapsamında 6831 ve 3373 sayılı Orman Kanunu kapsamında saptanmış alanlar olarak tanımlandığı, bu alanlarda Maden ocağının, ihtiyaç duyulan geçici tesislerin ilgili kurum ve kuruluşlardan izin almak kaydı ile yapılabileceği, geçici tesis niteliğinde olduğundan planlara işlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, 1/100.000 ölçekli planlara göre ÇED sınırları içerisinde Maden İşletme Tesisi açılmasında bir sakınca bulunmadığı, faaliyete başlamadan önce 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. ve 17. maddeleri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. maddesi hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması gerektiği, Orman Mühendisliği Açısından Değerlendirmede; planlanan faaliyet alanının %8-10 eğime sahip olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, erozyona duyarlı olmadığı, proje sahasının Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Finike Orman İşletme Müdürlüğü, Likya ve Demre Orman İşletme Şeflikleri içerisinde kaldığı, sahadaki orman örtüsünün, bozuk meşe, bozuk kızılçam, bozuk sandal meşcere tiplerinden oluştuğu, kapalılık oranının az olduğu, proje sahası orman alanının %80'inin bozuk orman (ağaç ve bitki örtüsünün çok seyrek ve bitkilerin birbirine temas edemediği orman) alanından oluştuğu, ekonomik bakımdan odun ve buna bağlı orman ürünü üretmeye uygun olmadığı değerlendirmesinin yapıldığı, dava konusu alanın bitki örtüsü bakımından incelenmesinde; üst tabaka bozuk ve yer yer 1-2 kapalılıkta Kızılçam, Kermes Meşesi, yöreye göre boz yada boylu Ardıç, Sandal, Defne, Menengiç, Yabani Zeytin/Delice, Keçiboyunuzu, Saçlı Meşe ve diğer tipik Akdeniz Maki bitkileri ve otsu vejetasyonunun olduğu, bunların ekonomik bakımdan değer taşıyabilecek baskın ve yoğunlukta olmadığı iddia edildiğinin aksine Toros Sediri'ne rastlanılmadığı belirtilerek, projenin; proje sahası ve çevresindeki bitki örtüsüne, hayvan türüne ve sayısı ile yoğunluğuna, toprak yapısına, yeryüzü şekline, diğer doğal yapısına, biyo-çeşitlilik, ekolojik dengesine, toprak altı/üstü kısımlarına veya ormanın diğer unsurlarına olumsuz etkisinin sınırlı ve kabul edilebilir seviyede olacağı, bu etkinin saha ve çevresinin orman ekosistemi, ekolojisi, doğal dengesi, sürdürülebilirliliği ve kamu yararı ile dengeli olduğu, sahada planlanan kapasite artışının ve patlatma ilavesinin, ormancılık bilimi, fenni ve mevzuatı ile uyumlu olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, Ziraat Mühendisliği Açısından Değerlendirme; faaliyet alanının bulunduğu bölgenin “Zonal topraklar Gri pozolikler veya Gri orman toprakları” grubunda yer aldığı, alanın toprak yapısı, sığ derinlikte kahverengi taşlık ve kayalıklı orman toprağı vasfında olduğu, dava konusu proje sahasında, orman bitki örtüsünün içinde doğal olarak yetişmekte olan Yabani Zeytin veya Delice olarak adlandırılan (Olea europaea), Menengiç/Çitlembik (Pistacia terebinthus), Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua) veya harnup, serpili/dağınık miktarda bulunduğu, Proje tanıtım dosyasında menengiç ve keçi boynuzuna yer verilmediği, sadece zeytinlik sahalarından bahsedildiği, ... Mahallesinde 2021 yılına ait Anaç Koyun Desteklemelerinde 37 tane işletme olduğunun, 2022 yılı arılı kovan desteklemede Arıcılar Birliğine kayıtlı 6 tane, kayıtsız 2 tane arıcılık faaliyeti yapan kişi olduğunun dava dosyasının içeriğinde yer alan belgelerden anlaşıldığı, arıların doğal yaşam alanı olan bu bölgelerde kapasite artırımı ile arıcılık sektöründe ekonomik olarak zarar oluşacağı, bal üretiminin azalacağı, ayrıca bölgede küçükbaş hayvancılık tarımı ile geçimini sağlayan yörük hayvan üreticilerinin hayvanlarını gezdirerek makilerle besledikleri için bu bölgelerde hayvanların beslenme sıkıntısı yaşanacağı için küçükbaş hayvan üretiminde azalma olacağı, bu bölgede yaşayan küçükbaş hayvan yetiştiricileri ekonomik olarak zor durumda kalacağı, ancak işletmenin alacağı tedbirlerle bu olumsuz etkinin makul seviyede yani kabul edilebilir düzeyde olacağı değerlendirmesinin yapıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu davada yaptırılan bilirkişi incelemesinde yer alan Orman Mühendisi bilirkişi tarafından; arazide bulunan ağaçların ve içinde bulunduğu orman varlığının "çevresel bir değer" olduğu gözetilmeksizin, kaybı durumunda çevreye olabilecek muhtemel etkileri açısından değerlendirme yapılmaksızın, proje alanında yer alan orman varlığının; "ekonomik bakımdan odun ve buna bağlı orman ürünü üretmeye uygun olmadığı" şeklinde değerlendirme yapıldığı görüldüğünden bu değerlendirmenin, orman mühendisliği bilimi açısından yetersiz olduğu, projenin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin önlenmesi amacıyla alınan önemlerin yeterliliği hususunda bilimsel ve teknik veriler içermediği görülmektedir.
Bununla birlikte; dava konusu proje ile aynı bölgede, Antalya İli, Demre İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde yapılması planlanan bir başka mermer ocağı projesş hakkında verilen ÇED Gerekli Değildir Kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında yapılan yargılamada, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 24/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; Mahkeme Kararında yer verildiği şekliyle "Orman Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; ocak alanının Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Finike Orman İşletme Müdürlüğü, Demre Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahasında kaldığı, proje sahasının alanının 13,64 ha olup tamamının orman alanı olduğu, orman yapısı hakkında detaylı bilgi veren Meşcere Haritasına göre SDycd1 ve SDycd2 (Sedir + Diğer Yapraklı) kısımda kalmakta olduğu, işletme yapılacak alanın büyük bir kısmı dolayısıyla izin talebinde bulunulan alanlarında önemli bir miktarı S rumuzlu verimli Toros sediri ormanına isabet ettiği, kapalılık bakımından bu kısmın 2 kapalı (ağaçların toprağı örtme derecesi = Tepe kapalılığı %41-70 arasında) durumda olduğu,... izin talep edilen alan üzerinde yaygın olarak Toros sediri Cedrus libani ormanı bulunduğu, genel olarak ormanın II. bonitete (yetişme ortamı) sahip olduğu, dolayısıyla verim gücü ve yetişme ortamı açısından orta kalitede olduğu, ocak sahası ve çevresinde asli orman ağacı türü olan Toros sediri ve bölge ormanlarında yayılış yapan ülkemizin önemli türlerinden olan şakayık bitkisinin yer aldığı, madencilik faaliyetinin yapılmak istendiği izne konu orman alanının en önemli kaynak değerinin sedir ormanları olduğu, odununun hafif ve yumuşak olması, çürümeye karşı dayanıklılığı, yıllarca sağlam kalabilmesi, özel rengi ve kokusunun olması ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri ile sedir ağaçlarının tarih boyunca geçmişten günümüze insanoğlunun hep gözdesi olduğu, eskiden olduğu gibi bugün de sedir odunu orman ürünleri sanayisinin aranan en değerli türleri arasında yer aldığı, sahanın tamamının sık ve verimli orman içinde kaldığı, alanın flora ve fauna bakımından önemli bir biyoçeşitliliğe sahip yerlerden olduğu, ormanın bir bütünlük gösterdiği, çeşitli kullanımlar sebebiyle parçalanma göstermediği ve tüm ekosistemin oluşturduğu yaşam birliğinin önemli olduğu, Toros sediri ağaçlarından Cinara cedri bilimsel adı olan sedir sürgün bitinden elde edilen sedir balının yöre arıcılığı için önemli olduğu, bozulmamış doğası ile söz konusu ormanın yöre arıcılığı bakımından değerli olduğu ve sedir balının yanında kekik balının da üretildiği ve bu üretimlerin devamının sağlanabilmesi için orman yapısının devamlılığının öneminin yüksek olduğu,... Orman kaynakları; gördükleri işlevler ve ülkeye sunduğu hizmetler açısından “kamu yararı” niteliği bulunan ve öncelikle bu yönleriyle toplumun hizmetinde kullanılması gereken kaynaklar arasında yer aldığı, bu kapsamda izin talep edilen alanın II kapalı (verimli) Toros sediri orman alanı olması, alanda kamu yararının yüksek olduğunu gösterdiği, talep edilen verimli orman alanına izin verilmesi durumunda orman örtüsü tamamen ortadan kaldırılacak olup işletme faaliyetinin bitiminden sonra alanda rehabilitasyon çalışmaları yapılacak olsa da sahanın mevcut yetişme ortamı koşulları (toprak yapısı, yağış rejimi vb.) bugün itibariyle var olan ormanın geri kazanılması bakımından oldukça güç olduğu, Antalya ili, Demre ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde açılmak istenen maden ocağının yapılan keşifte belirlenen hususlar ve Proje Tanıtım Dosyasının da detaylı incelenmesinden iki parça ÇED sahasının telafisi hemen hemen imkânsız olan tahribatlara yol açacağı yönündeki değerlendirmeler neticesinde izin talep edilen orman sahasının nitelikleri ve işletme ile göreceği zararlar dikkate alındığında sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sakıncalı olduğu" değerlendirmesi yapılarak, uyuşmazlık konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda, değerlendirmelerine yer verilen Orman Mühendisi bilirkişinin tespitlerinden farklı tespitlerin yapıldığı, dava konusu proje ile aynı bölgede, Antalya İli, Demre İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde yer alan orman varlığına ilişkin her iki değerledirme arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekmektedir.
... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında yapılan yargılamada, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 24/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; bilirkişi seçilen Jeoloji Mühendisi tarafından Jeoloji Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; "Proje alanı ve çevresinin Beylerdağları formasyonu otokton konumlu kireçtaşlarından oluştuğu,... ruhsat alanı ve çevresinde karbonatlı kayaçların topoğrafik olarak en üst seviyede bulunduğu, Beydağları formasyonuna ait Kretase yaşlı kireçtaşlarının mermer olarak işletilmek istendiği, bu kayaçların hidrojeolojik açıdan yarı geçirimli zonu oluşturmakta olduğu, üsteki kireçtaşlarından sızan yağmur veya kar sularının hidrolojik akiferi beslediği, dava konusu alanda mevcutta ve planlanan dönemlerde yapılacak faaliyetlerin, yeraltı ve yer üstü su kaynaklarının sürekliliğini, su kalitesi ve miktarlarını muhtemelen olumsuz yönde etkileyeceği,... dava konusu sahanın mermer üretim faaliyetlerinde kullanılmasının uygun olmadığı" değerlendirmesinin yapıldığı görülmekte, dava konusu Mahkeme Kararının dayanağı olan bilirkişi raporunu hazırlayan heyetin içinde Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisine yer verilmediği görülmektedir.
Yine Mahkeme Kararına dayanak Raporda; gerek Orman Mühendisi bilirkişi, gerekse Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından proje alanında ve projenin etki alanında, delice zeytin ağaçlarının bulunduğu tespitine yer verilmiş olmakla birlikte; yapılmak istenen projeden kaynaklı çevresel etkilerin, zeytinlerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının tespitinin yapılmadığı, 3573 sayılı Kanunda öngörüldüğü şekilde, projenin; 3 km mesafesde bulunan zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının ortaya konulacak şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, Bilirkişi Raporunda yer alan Çevre Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; Dava konusu projede 300.000 m3/yıl olan kapasitenin 800.000 m3/yıl olarak, patlatma ilavesi de yapılmak suretiyle planlandığı, ocak veriminin %8 olduğu, bu sebeple 64.000 m3/yıl blok mermer, 736.000 m3/yıl pasa ve moloz malzeme çıkarılacağı, yıllık 319 adet patlatmanın yapılacağı, Talep pasa-1 döküm alanının en yakın tarım arazisine uzaklığının 58 m olduğu ve bu nokta için toz dağılımı değerlendirmesi yapılmadığı, projeye başlanılması için açılacak nakliye yolu ve yol için kesilecek ağaçların bilgisinin verilmediği, Proje Tanıtım Dosyasında, su temini ile ilgili kurum görüşünün bulunmadığı, faaliyet sahasının yakın çevresinde yapılan hayvancılıkla ilgili bilgi bulunmadığı, keşif sırasında faaliyet alanlarına yakın ağılların ve tarım arazilerinin bulunduğu, proje sahasına yakın bu yaşam alanlarının tozdan, gürültüden, sarsıntıdan, etkilenmemesinin mümkün olmadığı, ancak PTD 'de yer alan bilgilere göre çevresel kirlilik düzeylerinin mevzuatta belirtilen sınır değerleri sağladığı, maden ocağı girişinde faaliyet sahası ile ilgili uyarı levhalarına rastlanılmadığı, faaliyet sahasının mevcut halinin, derin kazılar yapılmış alanlardan oluştuğu, saha aşırı yağışlarda taşkın, sel, göllenme ve yeraltı suyu baskın riski taşıdığı, proje sahası içerisinde ve pasa alanı çevresinde oluşacak yüzeysel suların ve yağmur suyunun toplanması için su toplama kanallarının oluşturulmadığı, faaliyet sahasının yakın mesafesinde ağılların bulunduğunun hayvancılık ile uğraşıldığının gözlemlendiği, serbest gezen bu hayvanların herhangi bir zarar görmemeleri adına saha girişini engellemeye yönelik alınması planlanan önlemlerden bahsedilmediği, hayvanların çalışma sahasına girmemeleri için faaliyet sahasının etrafının çitle çevrilmesi vb. önlemlerin alınması gerektiği, proses değişikliği yapılması planlandığı için yeniden ilgili kurumlardan proje ile ilgili görüş alınıp, konunun değerlendirmesinin uygun olacağı, Üretimsel Kapasite Artışı ve Patlatma İlavesi projesinin uygulanması, ön görülen çevresel etkilerin önlenmesi veya çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınması öngörülen önlemlerin yeterli olmadığı değerlendirmesinin yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda verilen bilgiler ışığında, Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun, hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, mevcut raporda yer alan çelişkiler ve eksiklikler giderilecek şekilde, tarafların tüm iddia ve savunmaları, proje alanı ve projenin özellikleri dikkate alınarak, projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin Proje Tanıtım Dosyasında yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla, aralarında jeoloji/hidroloji mühendisi bilirkişi olacak şekilde, üniversite öğretim üyeleri arasından seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde usulde oyçokluğuyla karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!