WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13747 E.  ,  2024/1820 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13747
Karar No : 2024/1820

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Nakliye Turizm İnşaat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya İli, Alanya İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde İR:… numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi" projesine ilişkin proje tanıtım dosyasının incelenmesi neticesinde Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. ve 17. maddeleri uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Antalya Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; daha önce davacı şirket tarafından Antalya ili, Alanya ilçesi, … mahallesi, … sokak, No:… adresinde İR:… numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı" projesine ilişkin ÇED proje dosyasının sunulması sonrasında, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşü nedeni ile ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin tesis edilen Antalya Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle Mahkemeleri nezdinde dava açıldığı, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/11/2022 tarihli, E:2022/6351, K:2022/10009 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan ÇED sürecinin sonlandırılması işleminin iptaline karar verildiği, söz konusu davada bilirkişilerce hazırlanan 31/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Harita Mühendisliği Açısından Değerlendirmede; Antalya İli, Atanya İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 7589 erişim numaralı 99,95 hektarlık sahanın 7,05 hektarlık kısmında, ÇED kapsamında 800.000 ton/yıl kapasiteli II.A Grup maden Dolomit ocağı işletilmesinin planlandığı, projenin kapladığı davaya konu olan 99,95 hektarlık ruhsatlı alanda, toplam 3 parça ve 7,05 hektarlık alanın ÇED alanı olarak belirlendiği, projeye ait koordinatlar ve genel vaziyet planı ile Ruhsat Alanı içerisinde belirlenen ÇED alanları, 1/25.000 ölçekli topoğrafik harita, Antalya-Burdur-İsparta Planlama Bölgesi 1/400.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı birlikte incelendiğinde, dava konusu alanın bu aşamada "İR:... numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "Dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi" olarak planlanmasında Harita Mühendisliği yönünden sakınca bulunmadığı,
Maden mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; dolomit madeninin nadir bulunan/stratejik bir maden olmadığı, ancak yerinde iken bir değer taşımayan kayaçların ekonomiye kazandırılacağı, dava konusu alandaki üretim faaliyetleri sırasında oluşacak tozun gerekli önlemlerin alınması ve titiz çalışılması durumunda kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabileceği, çevredeki zeytin ağaçları için duman, gaz ve kimyasal atık riski oluşmayacağı, dolayısıyla dava konusu saha için ÇED sürecinin sürdürülmesinde kamu yararının bulunduğu, Çevre Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; dava konusu alanın yer aldığı İR:... nolu ruhsat sahası içinde 4,87 ha'lık mevcut ÇED alanında faaliyette bulunulduğu ve “ÇED Gerekli Değildir” kararının verildiği, mevcut proje için kapasite artışı yapılarak ilave ÇED alanının 7,05 ha olarak planlandığı, bu durumda nihai ÇED alanının 11,92 ha olduğu, buna göre dava konusu işleme esas teşkil eden projenin ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 fistesinde yer aldığı, bu kapsamda ÇED başvuru dosyası hazırlanıp Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne sunulduğu, ilgili kurumlardan görüşlerinin istendiği, Antalya Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce olumsuz görüş verildiği, bu olumsuz görüşe istinaden ÇED sürecinin sonlandırıldığı, mevcut PTD üzerinde yapılan incelemede, atık yönetim planlarının yapıldığı, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunun hazırlandığı, mevcut kırma eleme tesisinde toz kaynağı olan ünitelerin kapalı ortam içerisine alındığı ve toz indirgeme sisteminin kurulduğu, gürültüye karşı önlemlere yer verildiği, birçok uzmanlık alanları bakımından teknik raporların hazırlandığı, alınacak önlemlerle çevre kirliliğinin önlenebileceği ve yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altına inebileceği, tesiste proje kapsamında kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmayacağı, işletmenin kimyevi atık bırakmayacağı dolayısıyla planlanan faaliyetin yapılmasında Çevre Mühendisliği açısından sakınca bulunmadığı,
Ziraat Mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede; Antalya İli, Alanya İlçesi, … Mahallesi, … sokak, No:… adresinde 1R:... numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi” ile ilgili olarak ocağın zeytinliklere en yakın 780 m, en uzak 1500 m mesafede olduğu belirlenmiştir. PTD'nda yer alan taahhütler, toz içeriği (CaCO3 ve MgCOs), işletmeyle zeytinlik alanlar arasındaki topoğrafik yapı, hakim rüzgarlar ve bitki örtüsü dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu; zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakmayacağı, Sonuç olarak, ... Nakliye Turizm İrşaat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından Antalya İli, Alanya İlçesi, Elikesik Mahallesi, İR:... nolu sahada yapılması planlanan II.A grubu "Dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi" projesine ilişkin ÇED proje dosyasının sunulması sonrasında, Antalya Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün olumsuz görüşüne binaen ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Antalya Valiliği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ilgili Kanun, Yönetmelikler ve bilimsel esaslar çerçevesinde detaylı olarak teknik açıdan değerlendirildiği, yapılan değerlendirmeler sonucunda, "Dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi" projesinin, proje etki alanında bulunan tarım alanlarına ve özellikle zeytin ağaçlarının vegetatif ve generatif gelişimine zararı olmayacağı, alınacak önlemler ile kirlenme ve tozumanın önlenebileceği ve yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altına inebileceği, tesiste proje kapsamında kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmayacağı, çevresel etkilere ilişkin alınan önlemlerin yeterli olduğu, ÇED sürecinin sürdürülmesinde kamu yararının bulunduğu, ÇED başvuru dosyasında belirtilen önlemlere ve taahhütlere uyulması şartıyla ÇED sürecine devam edilmesinde ziraat mühendisliği, çevre mühendisliği, maden mühendisliği ve harita mühendisliği açısından bir sakınca olmadığı ortak görüş ve kanaatine varılmıştır." hususlarına yer verilerek detaylı bir şekilde irdelendiğinin anlaşıldığı, bakılan uyuşmazlığın özünün, Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce verilen olumsuz görüşten kaynaklandığının görüldüğü, söz konusu görüş yazısında; planlanan sahanın yakın çevresinden itibaren 3 kilometrelik saha içerisinde düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının olduğu, bu nedenle alansal kapasite artışı talep edilen söz konusu saha ile ilgili izin talebinin uygun bulunmadığı yönünde olduğundan, dava konusu alan ile ilgili olarak hazırlanan projede alan artışının zeytincilik bakımından zararlı olup olmayacağının irdelenmesi gerektiği, işbu dava dosyası ile Mahkemelerinin E:… sayılı dava dosyasında yer alan bilirkişilerce tanzim edilen bilirkişi raporunda yer alan hususlar birlikte incelendiğinde; hazırlanan bilirkişi raporunda yukarıda detaylı olarak görüşlerine yer verilen bilirkişilerden; maden mühendisince dolomit madeninin nadir bulunan/stratejik bir maden olmadığı, ancak yerinde iken bir değer taşımayan kayaçların ekonomiye kazandırılacağı, dava konusu alandaki üretim faaliyetleri sırasında oluşacak tozun gerekli önlemlerin alınması ve titiz çalışılması durumunda kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabileceği, çevredeki zeytin ağaçları için duman, gaz ve kimyasal atık riski oluşmayacağı, dolayısıyla dava konusu saha için ÇED sürecinin sürdürülmesinde kamu yararının bulunduğu, Çevre mühendisince Proje Tanıtım Dosyasının detaylı bir şekilde incelendiği, mevcut PTD üzerinde yapılan incelemede, atık yönetim planlarının yapıldığı, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunun hazırlandığı, mevcut kırma eleme tesisinde toz kaynağı olan ünitelerin kapalı ortam içerisine alındığı ve toz indirgeme sisteminin kurulduğu, gürültüye karşı önlemlere yer verildiği, birçok uzmanlık alanları bakımından teknik raporların hazırlandığı, alınacak önlemlerle çevre kirliliğinin önlenebileceği ve yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altına inebileceği, tesiste proje kapsamında kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmayacağı, işletmenin kimyevi atık bırakmayacağı dolayısıyla planlanan faaliyetin yapılmasında Çevre Mühendisliği açısından sakınca bulunmadığının ve ziraat mühendisleri tarafından ise, ocağın zeytinliklere en yakın 780 m, en uzak 1500 m mesafede olduğu belirlendiği, PTD'nda yer alan taahhütler, toz içeriği (CaCO3 ve MgCOs), işletmeyle zeytinlik alanlar arasındaki topoğrafik yapı, hakim rüzgarlar ve bitki örtüsü dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu; zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakmayacağı görüşüne yer verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda Mahkemelerince aynı yere ilişkin daha öncesinde anılan dava dosyasında yaptırılan keşif sonucu hazırlanan yukarıda ayrıntıları yer verilen bilirkişi raporunda ziraat mühendisliği, maden mühendisliği ile çevre mühendisliği açısından değerlendirildiğinde yasal ve bilimsel açıdan uygunsuz bir durumun olmadığının belirtildiğinin anlaşıldığı, dava konusu işleme dayanak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava konusu alana ilişkin projenin 3573 sayılı Kanun uyarınca zeytinlik sahalarına 3 kilometrelik alandan daha kısa mesafede yapılamayacağına ilişkin görüşün teknik ve bilimsel verilere dayanmadığı ve daha öncesinde de söz konusu yerde aynı çalışmanın gerçekleştirildiği, herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşıldığına ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı, dolomit ocağı alansal kapasite artışının projenin hayata geçirildiği tarihte de öngörülebilir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu projeye ilişkin ÇED proje dosyasının sunulması sonrasında, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşüne binaen "ÇED Gereklidir" kararının verilmesine ilişkin tesis edilen … tarih ve … sayılı Antalya Valiliği işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının ve dayandığı gerekçenin hukuken isabetli olmadığı, ÇED Yönetmeliği kapsamında ilgili kurumlardan görüş alındığı, dava konusu Proje Tanıtım Dosyasının içeriği ile gelen kurum görüşlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün proje ile ilgili olumsuz görüşü nedeniyle 25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin 6/4 maddesi uyarınca sürecin sonlandırılarak Proje Tanıtım Dosyasının iade edildiği, İdare Mahkemesinin iptal kararı sonrasında ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, e-ÇED sistemi üzerinden İl Müdürlüklerine sunulan proje tanıtım dosyasının, ÇED süreci değerlendirme aşamasında, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün tekrar görüşünün alınıp alınmayacağı ve yapılacak iş ve işlemlerle ilgili olarak Bakanlıktan … tarihli, … sayılı yazı ile görüş sorulduğu, Bakanlık görüşünü belirten … tarihli … sayılı yazıya istinaden İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşünün sorulduğu, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yeniden projenin gerçekleştirilmesinde bir sakınca olup olmadığının Mahkemenin iptal kararında yer verilen hususlar değerlendirilerek bildirilmesinin istenildiği, kurumca tekrar olumsuz görüş verildiği, olumsuz kurum görüşü, Bakanlık ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısında yer alan hususlar ve ÇED Yönetmeliğinin 5. ve 17. maddeleri gereği, dava konusu proje ile ilgili olarak ÇED Gereklidir kararı verildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Antalya ili, Alanya ilçesi, … mahallesi, … sokak, No:… adresinde İR:... numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı" projesi ile ilgili olarak hazırlanan proje tanıtım dosyasının sunulması sonrasında, yapılması planlanan faaliyet ile ilgili olarak davalı idarece ilgili kurumlardan görüş sorulduğu, bu kapsamda kurum görüşüne başvurulan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşü nedeni ile ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin tesis edilen Antalya Valiliğinin … tarih ve … sayılı işleminin tesis edildiği, bu işleme karşı açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen ... idare Mahkemesi'nin … tarihli, E:…, K:… sayılı Kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/11/2022 tarihli, E:2022/6351, K:2022/10009 sayılı Kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak, Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın, Danıştay Dördüncü Dairesi'nin 08/11/2023 tarih ve E:2023/13394, K:2023/6067 sayılı kararıyla onandığı, anılan Mahkeme kararına dayanılarak davalı idarece proje tanıtım dosyası incelenerek ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, ilgili mevzuat kapsamında ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün tekrar görüşünün alınıp alınmayacağı ve yapılacak iş ve işlemlerle ilgili olarak Bakanlıktan … tarihli, … sayılı yazı ile görüş sorulduğu, Bakanlık görüşünü belirten … tarihli … sayılı yazıya istinaden İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün görüşünün sorulduğu, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yeniden projenin gerçekleştirilmesinde bir sakınca olup olmadığının Mahkemenin iptal kararında yer verilen hususlar değerlendirilerek bildirilmesinin istenildiği, bu sefer Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla; "Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başka bir ilde Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi talebine ilişkin verilen görüş yazısında '3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ve Danıştay Sekizinci Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, zeytinlik sahalar içerisinde zeytinlerin generatif ve vejetatif gelişmesine etkisi incelenmeksizin zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmeler dışındaki tesislerin yapımına ve işletilmesine izin verilemeyeceğinin' ifade edildiği, bu kapsamda dava konusu faaliyet ile ilgili izin talebinin uygun görülmediği" şeklinde olumsuz görüş bildirildiği, bunun üzerine, Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün … tarih ve E: … sayılı işlemiyle, ilgili kurum görüşü dikkate alınarak ÇED Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Çevre korunması": Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, "Sürdürülebilir çevre": Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, "Sürdürülebilir kalkınma": Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, "Çevresel Etki Değerlendirmesi": Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; "Proje tanıtım dosyası": Gerçekleşmesi planlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı... ifade eder.'' şeklinde tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ve 29/07/2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "... h) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir Kararı: Ek-2'deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını,..." şeklinde tanımlanmış, Yönetmeliğin, "Yetki" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe tabi projeler hakkında "ÇED Olumlu", "ÇED Olumsuz", "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Ancak Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek il müdürlüğüne devredebilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır..." düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. ... " düzenlemesine, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; ... b) "ÇED Gereklidir" Kararı verilen projelere ... ÇED raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinde; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir... (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Bakanlığa başvuru yapılması gerekmektedir. Ancak "ÇED Gereklidir" kararına esas şartların değişmesi halinde, 15. madde hükümlerine göre yeniden başvuru yapılabilir. " düzenlemesine yer verilmiştir.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez." hükmüne yer verilmiş, 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik"in (03/04/2012 günlü ve 28253 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve aynı Yönetmeliğin 23. maddesinin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2012/4992 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararıyla; dava konusu Yönetmeliğin; dayanağı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında da aynen yer verilen 23. maddesinin 1. fıkrasının; ''Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.'' cümleleri bakımından davanın reddi; 4. maddesinde yer alan "Zeytinlik Saha" tanımının ve 23. maddesinin diğer kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca 6777 sayılı "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Kanunun Sakız ve Nevileriyle Harnupluklara da Teşmiline Dair Kanun"un 1. maddesinde; "Antep fıstığı ve harnupluk tesisi için sakız (Pistacia) nevileri olan menengiç (Pistacia Terebinthus L.), buttun (Pistacia Khinjuk), yabani sakız («Mezdeki sakızı (Pistacia Lentiscus L.), adi sakız (Pistacia mutica, Fisch), Filistin sakızı (Pistacia Palestina, Boiss») ağaçlarını aşılamak suretiyle istifade etmek istiyenler hakkında zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasına dair olan 3573 sayılı Kanun ile mezkür kanunun 14 üncü maddesini değiştiren 3669 sayılı Kanun ve bu kanunlara göre çıkarılan mevzuat aynen tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmakta, bu bağlamda çevresel etki değerlendirmesi, kalkınma ve ekonomik gelişmeyi de etkileyecek şekilde, yapılması planlanan projelerin, doğayı tahrip etmeden ve çevreyi kirletmeden gerçekleştirilmesinde kullanılan, karar verme sürecini etkileyen, karar mercilerine, kararlarını sağlıklı bir şekilde verebilmeleri için seçenek üreten ve bu seçeneklerin olumlu ve olumsuz yönlerini saptayan bir yöntem olarak açıklanabilmektedir.
Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi, muhtemel olumsuz etkilerin değerlendirilmesi amacıyla; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin EK-1 listesinde yer alan projeler için, Ek-3'te yer alan genel format esas alınarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmakta; Yönetmeliğin Ek-2 Listesinde yer alan, çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projeler için de, Ek-4'te yer alan format esas alınarak Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmaktadır. Bununla birlikte Ek-2 Listesinde yer alan, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projelerden biri olmakla birlikte idare tarafından görülen lüzum üzerine, çevresel etkilerinin detaylı incelenmesi istenen projeler için "ÇED Gereklidir" Kararı verilerek çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması istenilmektedir.
"ÇED Gereklidir" Kararı, idarenin, gerçekleştirilmek istenen projenin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, gördüğü lüzum üzerine, Yönetmeliğin verdiği takdir yetkisinin kullanılması ile tesis edilmekte olup, "ÇED Gereklidir" Kararının iptali istemiyle açılan davalarda da bu yetkinin, çevrenin korunması amacına ve kamu yararına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya ili, Alanya ilçesi, … mahallesi, … sokak, No:… adresinde İR:... numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı" projesine ilişkin hazırlanan proje tanıtım dosyası ile yapılan başvuru neticesinde yapılan değerlendirmede, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün "Dolomit ocağı alansal kapasite artışı ve kırma eleme tesisi" yapılması planlanan sahanın yakın çevresinden itibaren 3 kilometrelik saha içerisinde düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantasyonlarının bulunduğunun saptandığından bahisle 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri gereğince izin talebinin uygun görülmediğinin" belirtildiği olumsuz kurum görüşü nedeniyle ÇED Yönetmeliğinin 6. maddesinin 4. fıkrası gereğince ÇED sürecinin sonlandırıldığı, bu işlemin iptali amacıyla açılan davada, Mahkemece mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi'nce onanması sonrasında, Mahkeme kararına dayanılarak davalı idarece proje tanıtım dosyası incelenerek ÇED sürecinin yeniden başlatıldığı, kurumlardan yeniden görüş istenildiği, bu sefer Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla; "Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başka bir ilde Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi talebine ilişkin verilen görüş yazısında '3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ve Danıştay Sekizinci Dairenin 19/02/2015 tarih ve E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, zeytinlik sahalar içerisinde zeytinlerin generatif ve vejetatif gelişmesine etkisi incelenmeksizin zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmeler dışındaki tesislerin yapımına ve işletilmesine izin verilemeyeceği' ifade edilerek olumsuz kurum görüşünün ve proje alanı etrafında yer alan zeytinliklerin, projeden etkilenebileceği yönündeki kurum kaygısının devam ettiği, projenin; zeytinliklerin generatif ve vejetatif gelişmesine etkisinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğinin belirtildiği, buna istinaden de idare tarafından; yapılmak istenen proje için çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu belirtilerek "ÇED Gereklidir" kararı verildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin iptaline dair gerekçeleri arasında yer verdiği; dava konusu proje ilgili olarak daha önce tesis edilen, Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuki denetiminin yapıldığı dosyada yer alan bilirkişi raporunda; yapılmak istenen projenin; projenin etki alanında bulunan zeytinlerin generatif ve vejetatif gelişmesine etkisi olup olmadığı bakımından bilimsel bir tespite yer verilmeksizin sürecin sonlandırılmasına ilişkin işlem hakkında değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda yer verilen hususlar ve projenin çevresel etkilerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; proje hakkında tesis edilen, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen Karara dayanak alınan nedenlerinin, dava konusu edilen "ÇED Gereklidir" kararını kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı; projenin, zeytin ağaçlarının gelişmesine olumsuz etkisinin olup olmadığının belirlenmesi, çevresel etkilerin daha detaylı araştırılması, alınacak önlemlerin daha kapsamlı belirlenmesi amacıyla tesis edilen dava konusu "ÇED Gereklidir" kararının mevzuata ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararında hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından yapılan …- TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yargılama giderinin, istemi halinde davacıya iadesine, davalı idare tarafından yapılan …- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … - TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.