Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13591 E. , 2023/6873 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13591
Karar No : 2023/6873
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I. (DAVACILAR)
1- ..., 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
II. (DAVALILAR)
1- ...Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri
2- ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ...Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, Ambarlı Tesisler ...Sokak, ...pafta, ...parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ...Apartmanı 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin maliki bulunan davacılar tarafından, söz konusu taşınmazın bulunduğu alanın Bakanlar Kurulu kararı ile ''Afete Maruz Bölge'' ilan edilen alanda kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 180.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00-TL tazminatın, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen davacıların maddi tazminat istemlerinin 172.380,00-TL'lik kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmının reddi, manevi tazminata ilişkin istemlerinin ise kabulü yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 09/05/2018 tarih ve E:2017/2436, K:2018/3487 sayılı kararıyla "kusuru bulunanların kusur oranlarının belirlenmesi ile tazminat miktarının belirlenmesi usulü ve tespit dönemi yönünden" bozulması nedeniyle, dosyanın kararı veren Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine, ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü, mahkeme kararının kaldırılması, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi üzerine, ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen; kusur ve hesaplama yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora dayanılarak davacıların tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 74.281,50-TL maddi, 20.000,00-TL manevi zararın davalı idarelerin kusurları oranında (Avcılar Belediye Başkanlığı %20, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı %40, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı %40) kendilerine yapılan başvuru tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, değişik kusur oranlamaları üzerinden birbiri ile çelişik kararlar verilmesini önlemek ve hüküm birlikteliğini sağlamak adına, emsal diğer dosyalardaki kusur oranlarına dair bilirkişi incelemeleri de dikkate alınmak suretiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %60, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın %30, Avcılar Belediye Başkanlığı'nın %10 oranında kusurlarının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerektiğinden kusur oranlaması yönünden, taleple bağlılık ilkesi gereği faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinden faiz başlangıcı yönünden ve nispi karar harcının tümüyle davada haksız çıkan davalı idareye yüklenmesi gerekirken bu harç dahil tüm yargılama giderlerine haklılık oranı uygulanması suretiyle hüküm kurulmasında yasal isabet görülmediğinden yargılama giderleri yönünden İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilmiş, diğer yönlerden ise istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmesi sonrasında, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2022/1135, K:2022/4926 sayılı kararı ile maddi tazminat bedeli ve maddi tazminata uygulanacak faiz başlangıcına ilişkin kısmının bozulmasına, temyize konu diğer kısımlarının onanmasına karar verilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının kabulüne, ...İdare Mahkemesi’nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının maddi tazminat bedeli ve maddi tazminata uygulanacak faiz başlangıcına ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 135.437,00-TL maddi tazminatın %60 kusur oranına isabet eden 81.262,20-TL’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, %30 kusur oranına isabet eden 40.631,10-TL’sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, %10 kusur oranına isabet eden 13.543,70-TL’sinin ise Avcılar Belediye Başkanlığı’nca dava tarihinden (31/12/2014) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacılar vekili tarafından; arsa değer kaybı için belirlenen bedelin Danıştay tarafından onanarak kesinleşen emsal davadaki birim fiyattan daha düşük olduğu, emsal dosyadaki birim fiyat ile hesaplama yapılsaydı 15.727,46-TL daha fazla zarar olduğunun tespit edileceği, aynı binadaki başkaca taşınmazlar hakkında verilmiş kesinleşmiş kararlarda esas alınan raporlardaki değerler ile bağdaşmayan rapor esas alınarak karar verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; hizmet kusuru sebebiyle idarelerinin tazmin yükümlülüğünden bahsedilemeyeceği, idarelerine atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin hizmet kusuru sayılabilecek bir eylemi ya da işleminin mevcut olmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
4- Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin kusuru bulunmadığı, yapının maliki ve müteahhidinin kusur oranlarının da hesaplanması gerektiği, fahiş miktarda manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek ve resen nazara alınacak sebeplerle karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
1- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
2- Diğer davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir.
3- Davacılar tarafından; savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Avcılar İlçesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve bazı kamu kurumlarınca farklı tarihlerde yapılan araştırma ve tespitlerde, ilçe geneline yönelik; ''Marmara denizi kıyıları killi ve marnlı serilerle örtülü bulunduğundan heyelana müsaittir, bu kısımlar gerekli önlemler alınmadıkça iskan için sakıncalıdır'' görüşüne yer verildiği, 1971 yılında yapılan bu tespitte, evlerin fazla katlı olmaması, hafif malzemeden yapılması, derin kazılar yapılmaması, yüzey suyu drenajı yapılması, kıyıdan itibaren kademeli olması ve istinat duvarı yapılması gerektiğinin ifade edildiği, yine Bakanlıkça 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesine hazırlattırılan raporda; yamaçları heyelanlı ve heyelana müsait olmaları nedeniyle ancak düşük eğimli ve potansiyel heyelan alanlarında zemine fazla yük vermemek ve kazıdan kaçınmak şartı ile tek katlı ve bahçeli evler yapılmasının mümkün olabileceğinin belirtildiği, İller Bankasınca hazırlanan 1981 tarihli rapora göre Avcıların turistik tesis alanı olarak, kamp alanı ve iki katlı yapı alanı olarak gösterildiği, davaya konu alanın, 1981 yılında İller Bankası tarafından hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı nazım imar planı ve 1982 tarihli Avcılar Belediye Başkanlığının hazırladığı uygulama imar planı ile yerleşime açıldığı ve zaman içerisinde çok katlı yerleşime izin verildiği, anılan planların hazırlandığı tarihlerde yürürlükte bulunan mülga 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 26. maddesiyle nüfus ve il veya ilçe merkezi olması ölçütlerine göre yol istikamet planları ile imar planlarını belediyelerin yaptırmaları mecburiyeti getirildiği ve 29. maddesiyle imar ve yol istikamet planlarının İmar ve İskan Bakanlığının tasdikiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, Bakanlığın onay yetkisi planların hukuki varlık şartlarından olduğundan, bu planlara ilişkin çok katlı yerleşime izin veren ilçe belediyesinin yanında Bakanlığın ve Mülga 3030 sayılı Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, imar yükümlülüklerini ilçe belediyesi ile birlikte kullanan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusurlarının bulunduğu, Mülga 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinin g bendinde de, afetle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde imar planlarını ve alt yapı tesisleri planlarını ve bunlara ait etüd, harita, proje ve keşifleri yapmak veya yaptırmak, re'sen onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşaat işlerini yapmak veya yaptırmak konularında Bakanlık Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yetkili olduğunun hükme bağlandığı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürütülen görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiği, Avcılar İlçesi, ...Mevkii, ...pafta, ...parsel sayılı taşınmazın 28.06.2005 gün ve 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması ve yıkılması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 180.000,00-TL maddi, 20.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maddi tazminat bedelinin 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin 79.669,00-TL'lik kısmı yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Maddi tazminat bedelinin 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin 55.768,00-TL'lik kısmı ile yargılama giderleri yönünden ise;
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu karara dayanak alınan 07.06.2023 havale tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu taşınmazlardan 2 bolu bağımsız bölümün tazminata esas yapı maliyet değeri ile arsa değer kaybı belirlenirken taşınmazın tam hissesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu hesaplama sonucunda 2 nolu bağımsız bölüm için tazminata esas bedelin 55.768,00-TL olarak belirlendiği, İdare Dava Dairesi tarafından da bu değer üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de, dosya kapsamında bulunan tapu kayıtları incelendiğinde davacıların murisi olan (Hasan Kızı) Seher Çoker'in davaya konu 5 nolu bağımsız bölümde tam hissesi olmakla birlikte, 2 nolu bağımsız bölümdeki hissesinin ise 1/2 oranında olduğu görülmektedir.
Bu durumda; maddi tazminat bedeli belirlenirken, davaya konu taşınmazlardan 2 nolu bağımsız bölüm için davacıların 1/2 hissesi olduğu göz önüne alınarak hesaplama yapılması ve bu rakam üzerinden hüküm kurulması gerekirken, 2 nolu bağımsız bölüm için yapılan hesaplamanın tam hisse üzerinden yapılması ve tam hisse bedeli üzerinden davacılar lehine hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; bozmaya uyulması durumunda yeniden yapılacak yargılamada yargılama giderleri hususunda da (tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeyecek şekilde) yeniden karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Diğer yandan; davaya konu taşınmazlardan 2 nolu bağımsız bölümün diğer 1/2 hisseli maliki olan ... tarafından açılan davada, ...İdare Mahkemesinin ...tarihli ve E:..., K:2020/320 sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin 03/11/2020 tarihli ve E:2020/9219, K:2020/10297 sayılı kararı ile düzeltilerek onanmış, yine Danıştay Altıncı Dairesinin 10/06/2021 tarihli ve E:2021/4989, K:2021/8089 sayılı kararı ile kararın düzeltilmesi isteminin reddi sonucunda karar kesinleşmiş olup, 2 nolu bağımsız bölüm için yeniden verilecek kararda (yeniden yapılacak hesaplama ve m2 belirlemesi yönünden dosyalar arasında çelişki oluşmaması ve hüküm birlikteliği adına) söz konusu ilgili dosyanın dikkate alınması gerektiği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; maddi tazminat bedelinin 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin ...-TL'lik kısmının ONANMASINA,
3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının; maddi tazminat bedelinin 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin ...-TL'lik kısmı ile yargılama giderleri yönünden ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!