WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13394 E.  ,  2023/6067 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13394
Karar No : 2023/6067

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Nakliye Turizm İnşaat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; Antalya ili, Alanya ilçesi, …mahallesi, …sokak, No:…adresinde İR:…numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı" projesine ilişkin ÇED proje dosyasının sunulması sonrasında, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşüne binaen ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu, dava konusu işleme esas alınan Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün görüşüne dayanak olan teknik raporun bir harita mühendisi ve iki ziraat mühendisi tarafından tanzim edildiği, ancak 4086 sayılı Kanun'a göre bu hususta oluşturulacak altı kişilik komisyon tarafından karar verilmesi gerektiğinden yetki yönünden mevzuatla bağdaşır yönünün bulunmadığı, ayrıca teknik raporun başlangıç kısmında harita mühendisi tarafından sahanın incelendiği belirtilmiş ise de anılan raporda harita mühendisinin imzasının bulunmadığı, saha üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı, sahaya yakın zeytin plantasyonları olduğu ileri sürülmüş ise de, bu zeytinliklerin parsel bilgilerine, verimliliklerine, ticari durumlarına ve üretimlerine ilişkin raporda bir bilgi yer almadığı, davaya konu sahanın "zeytinlik olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, planlanan tesisin çevreye zarar vermesinin söz konusu olmadığı, bölgede aynı alan içerisinde kapasite artışı yapılan başkaca tesislerin bulunduğu, kazanılmış haklarının korunması gerektiği iddialarıyla iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 22/11/2022 tarih ve E:2022/6351, K:2022/10009 sayılı bozma kararı üzerine, İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişilerce düzenlenen raporda yer alan hususlar birlikte incelendiğinde, hazırlanan bilirkişi raporunda Maden mühendisince; dolomit madeninin nadir bulunan/stratejik bir maden olmadığı, ancak yerinde iken bir değer taşımayan kayaçların ekonomiye kazandırılacağı, dava konusu alandaki üretim faaliyetleri sırasında oluşacak tozun gerekli önlemlerin alınması ve titiz çalışılması durumunda kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabileceği, çevredeki zeytin ağaçları için duman, gaz ve kimyasal atık riski oluşmayacağı, dolayısıyla dava konusu saha için ÇED sürecinin sürdürülmesinde kamu yararının bulunduğu, Çevre mühendisince; Proje Tanıtım Dosyasının detaylı bir şekilde incelendiği, mevcut PTD üzerinde yapılan incelemede, atık yönetim planlarının yapıldığı, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunun hazırlandığı, mevcut kırma eleme tesisinde toz kaynağı olan ünitelerin kapalı ortam içerisine alındığı ve toz indirgeme sisteminin kurulduğu, gürültüye karşı önlemlere yer verildiği, birçok uzmanlık alanları bakımından teknik raporların hazırlandığı, alınacak önlemlerle çevre kirliliğinin önlenebileceği ve yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altına inebileceği, tesiste proje kapsamında kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmayacağı, işletmenin kimyevi atık bırakmayacağı dolayısıyla planlanan faaliyetin yapılmasında Çevre Mühendisliği açısından sakınca bulunmadığının ve ziraat mühendisleri tarafından ise, ocağın zeytinliklere en yakın 780 m, en uzak 1500 m mesafede olduğu belirlendiği, PTD'de yer alan taahhütler, toz içeriği (CaCO3 ve MgCOs), işletmeyle zeytinlik alanlar arasındaki topoğrafik yapı, hakim rüzgarlar ve bitki örtüsü dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu; zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakmayacağı görüşüne yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu alanda yapılacak alan artışının ziraat mühendisliği, maden mühendisliği ile çevre mühendisliği açısından değerlendirildiğinde; yasal ve bilimsel açıdan uygunsuz bir durumun olmadığının belirtildiği, dava konusu işleme dayanak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görüşünün teknik ve bilimsel verilere dayanmadığı ve daha öncesinde de söz konusu yerde aynı çalışmanın gerçekleştirildiği, herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşıldığına ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı, dolomit ocağı alansal kapasite artışının projenin hayata geçirildiği tarihte de öngörülebilir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ÇED süreci içerisinde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün projenin gerçekleştirmesi ile ilgili olarak vermiş olduğu olumsuz kurum görüşüne istinaden 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna bağlı yönetmelikler kapsamında değerlendirilerek tesis edildiğinin ve bu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemin usule ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; görülmekte olan davanın, Antalya ili, Alanya ilçesi, …mahallesi, …sokak, No:…adresinde İR:…numaralı 99,95 hektarlık sahanın 4,87 hektarlık "Dolomit ocağı ve Kırma eleme tesisinde" yapılması planlanan "dolomit ocağı alansal kapasite artışı" projesine ilişkin ÇED proje dosyasının sunulması sonrasında, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşüne binaen ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu alanda yapılacak alan artışının ziraat mühendisliği, maden mühendisliği ile çevre mühendisliği açısından değerlendirildiğinde yasal ve bilimsel açıdan uygunsuz bir durumun olmadığının belirtildiği, dava konusu işleme dayanak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava konusu alana ilişkin projenin 3573 sayılı Kanun uyarınca zeytinlik sahalarına 3 kilometrelik alandan daha kısa mesafede yapılamayacağına ilişkin görüşün teknik ve bilimsel verilere dayanmadığı ve daha öncesinde de söz konusu yerde aynı çalışmanın gerçekleştirildiği, herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşıldığına ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı, dolomit ocağı alansal kapasite artışının projenin hayata geçirildiği tarihte de öngörülebilir olduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi raporunda, zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişimi yönünden yaşanabilecek olumsuzlukların nasıl giderileceğine dair tutarlı açıklamaların sunulamadığı, sadece alınan önlemlerin yeterli olduğu hususunun ifade edildiği ancak bilirkişi raporunda talep edilen ÇED Alanlarına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde proje kapsamındaki faaliyetin tozumaya neden olacağı ve uyuşmazlık konusu projenin 3573 sayılı Kanun uyarınca zeytinlik sahalarına 3 km'lik alandan daha kısa mesafede yapılamayacağı sonucuna varıldığından, mevzuat bakımından yapılması uygun olmayan dava konusu projeye ilişkin ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.