WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13287 E.  ,  2024/195 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13287
Karar No : 2024/195

TEMYİZ EDENLER:
I- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

II- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA) … Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF: I- (DAVACILAR)
1- … Derneği
2- …

9- …
10…
VEKİLİ: Av. …

II- (MÜDAHİLLER DAVACILAR YANINDA)
1- Sınırlı Sorumlu … Köyü Sulama Kooperatifi
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLLERİ: Av. …

6- … Derneği
VEKİLİ: Av. …

7- … Odası Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

8- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

9- … Sendikası
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …

10- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …

11- … Odası
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla ili, Merkez ilçesi, … Beldesi, … mevkiinde, ... Çimento San. ve Tic. A.Ş. Tarafından kurulması ve işletilmesi planlanan "… Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları" projesi için verilmiş olan … tarihli ve … numaralı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2022 tarihli, E:2022/4447, K:2022/8042 sayılı kararıyla bozulması sonrasında, davanın esası yönünden yapılan incelemede; iki jeoloji mühendisi, çevre mühendisi, ziraat mühendisi, orman mühendisi, meteoroloji mühendisi, maden mühendisi, harita mühendisi ve biyologdan oluşan bilirkişi heyeti ile yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporları ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Muğla ili, Merkez ilçesi, … Beldesi, … mevkiinde 775 hektarlık proje alanında, proje ömrü 40 yıl olan, 1.700.000 ton/yıl Klinker, 2.500.000 ton/yıl çimento üretim kapasitesi ve 13 adet hammadde ocağı (4 adet kalker, 9 adet kil ocağı) projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararına esas Nihai ÇED Raporunda, hammadde ocaklarının jeolojik ve hidrojeolojik özellikleriyle çevreye olası etkilerine dair açıklamaların çok yüzeysel ve yetersiz olduğu, yürütülecek faaliyetin Kazan Göletine zarar verme potansiyelinin bulunduğu, yüzey ve yeraltı sularının olumsuz etkilenebileceği, kil ve kalker ocakları için şev duraylılık analizleri yapılmadan ocak geometrileri ve planlaması yapıldığı, ocak şevlerinin duraylılığı açısından risklerin belirlenmediği, üretim faaliyeti ile ilişkili emisyon debilerine yönelik detay verilmediği, nakliye sürecinde meydana gelecek emisyon değerinin dahi ÇED raporunda belirtilen değerlerin çok üstünde bulunduğu, ÇED raporunda yer alan açık ocak madenciliği sürecinde oluşacak emisyon değerlerinin denetime açık olmadığı, maden ocaklarından kaynaklı oluşacak pm10 ve çöken toz emisyonlarının ÇED raporuna doğru yansıtılmadığı, gürültü seviyesinin tespitinde tesiste kullanılacak makinenin/ekipmanın tamamının dikkate alınmadığı, meteorolojik verilerin güncel olmadığı, esas alınan verilerin yağışlar dışında tesisin yapılacağı rakım seviyesine çıkartılmadığı, nem oranının hatalı alındığı, hakim rüzgar yönüne dair çalışmaların hatalı bulunduğu, ÇED raporunda son derece düşük sayıda türe yer verilirken bazı taksonların ise sadece cins düzeyinde listede yer aldığı, proje alanı ve yakın çevresinde yürütülen çalışmalara yer verilmediği, güncel verilerin bulunmadığı, bitki listesinin uygun bilimsel yöntemle hazırlanmadığı, toz ve gaz emisyonundan kaynaklı ağaçların fotosentez yeteneğinin zarar göreceği, tozlaşmanın devamlılığını sağlayan arı ve diğer böceklerin uğrayacağı zarar neticesinde arıcılık ve çam balı faaliyetlerinin sekteye uğrayacağı, verimli devlet ormanı statüsünde 3 kapalı tam kapalılığa sahip alanda çok sayıda ağaç kesileceği, kesilecek ağaçların orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edildiği, bitkisel toprak sıyrılması ve depolanması işleminin usulünde rüzgar ve su erozyonu riski için tedbir öngörülmediği, sahanın orman sınırları içerisinde bitişiğinde olmasına, orman yangını riski bulunan ve yangına 1. derecede hassas bir alanda yer almasına rağmen orman yangınlarıyla mücadele eylem planının bulunmadığı, 13 ruhsat sahası içinde nerede üretim yapılacağı veya ruhsat sahalarının ne kadarlık alanlarında işletme yapılacağının belirtilmediği, çimento fabrikası dışında çok büyük bir alanda nispeten toz oluşumu açısından açık şartlarda nispeten kontrolsüz durumda 13 maden alanında oluşacak toz oluşumuna ilişkin açıklamanın ve kümülatif etkinin detaylı olarak açıklanmadığı, oluşacak tozun tarımsal alanlara ve bitkilere olan etkileri ile alınacak önlemler ile ilgili detaylı bir çalışmanın yapılmadığı, uyuşmazlık konusu sahaya 90 metre mesafeden başlamak üzere çok sayıda zeytinlik alan ile tarım arazisi olduğu, hammadde sahalarının işletilmesi ile oluşacak tozun, 3 km sınır içinde bulunan zeytin ağaçlarının yapraklarındaki stomaları kapatarak zeytin ağaçlarının vejetatif (yaprak dal ve gövde oluşumu) ve generatif (çiçeklenme, meyve oluşumu) gelişimini doğrudan olumsuz olarak etkileyeceği, bu etkinin hammadde ocakları ve çimento fabrikasının uzun süreli işletme ömrü dikkate alındığında katlanarak artacağı, bu bağlamda, uyuşmazlık konusu tesis ve maden ocaklarında yürütülecek faaliyetin 3573 sayılı Kanunun 20. maddesine uygun bulunmadığı, ayrıca projenin tarımsal alanlara olası etkilerinin ve alınacak önlemlerin de ayrıntılı biçimde değerlendirilmediği, çevresel etki değerlendirmesi sürecinde anılan projenin çevresel etkilerinin yukarıda zikredilen hususlar yönünden yeterince irdelenmediği, eksiklikler içerdiği, Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunda getirilen çözümlerin yeterli olmadığı anlaşıldığından; dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; Mahkeme kararı ve gerekçesinde isabet bulunmadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiği, davacıların davayı açmakta menfaatlerinin olmadığı, daha önce ÇED Olumlu kararının iptali yönünde verilen Mahkeme kararında belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediği incelenmeksizin işlemin tamamı üzerinden bir inceleme yapıldığı, ÇED Raporunun daha önce idari yargı denetiminden geçerek kesin hüküm teşkil ettiği, ÇED Raporunun hazırlandığı tarihin ve o tarihteki bilimsel verilerin tespiti ve değerlendirilmesinin üzerinden 12 yıl geçtiği, işin tabiatı açısından süre aşımının çoktan gerçekleştiği, bilirkişiler tarafından değerlendirmenin işlemin tesis edildiği tarihteki verilere göre yapılması gerektiği, dava konusu işleme esas ÇED sürecinde kurum görüşlerinin alındığı, olumsuz bir görüşün bulunmadığı, kök bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmeksizin ek bilirkişi raporunun tanzim edildiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında Müdahil tarafından; davalının temyiz gerekçelerine ek olarak Mahkeme kararının kamuoyu baskısı ile tesis edildiği, proje alanının "… Çimento Fabrikası" kurulması amacıyla 1/1000'lik ve 1/5000'lik planların hazırlandığı, yatırım yapılacak yerle ilgili imar durumunun kesinleştiği, bu alanda farklı bir yatırım yapılmasının mümkün olmadığı, Mahkeme ilamında ÇED kararına konu saha ve bu sahada inşa edilecek tesisin faaliyeti ile ilgili bir iptal gerekçesinin sunulmadığı, davaya konu ÇED Olumlu raporu dosyasının dava önce yargı denetimine tabi tutulduğu, kesin hükme konu olduğu, yeni bir ÇED raporu olmadığı, ... İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyası ile yargısal denetime tabi tutularak Danıştay incelemesinden geçip kesinleştiği, dört madde olarak belirtilen eksiklik nedeniyle kararın iptaline karar verildiği, bu dosyada eksikliğin giderilip giderilmediğinin denetiminin yapılması gerektiği, yargılama yetkisinin bilirkişilere devredildiği, bilirkişi raporunun sonuç kısmında ortak değerlendirme yapılmadığı, raporun subjektif değerlendirmeler ile hazırlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar vekili ile davacılar yanında müdahil Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.