WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13040 E.  ,  2023/6087 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13040
Karar No : 2023/6087

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Valiliği (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, … mevkii (İR:…) ruhsat numaralı sahada, 1,5204 hektarlık alanda, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan Doğaltaş (Kalker) Ocağı Kapasite Artırımı Projesi ile ilgili olarak Muğla Valiliği tarafından verilen … tarihli ve E…. sayılı 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince proje sahasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu ile dava dosyasındaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda verilen kararda; dava konusu ÇED gerekli değildir kararına konu alanın doğal afet açısından irdelenmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu projeyle ilgili işletmenin kurulduğu vadide olası bir yüksek miktarda yağış anında taşkın ihtimalinin bulunduğu, böyle bir durumda, kırma ve eleme tesislerinde üretilen ve depolanan granüler kalker yığınlarının taşkın suları tarafından erozyona uğratılıp vadi dışındaki yerleşim yerlerine taşınmasının söz konusu olacağı, böyle bir afet durumunda alınacak tedbir ve önlemlerin ise PTD'de bulunmadığı, eksik değerlendirme sonucunda hazırlanan PTD'ye dayanılarak tesis edilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı idare tarafından, dava konusu projenin kapasite artırımına ilişkin olduğu, faaliyette bulunulan işletme sahasında dere ıslahı ve afete karşı çalışmaların yapılmış olduğu, bu çalışmaların DSİ tarafından da uygun bulunduğu, bütün kurumlardan uygun görüş alındığı, dava konusu işlemin de nihai bir izin ve ruhsat niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, söz konusu projenin ÇED sürecine tabi olmadığı, ÇED Yönetmeliği Ek-4 kapsamında hazırlanan PTD'ye dayanılarak tesis edildiği, anılan PTD'de ise doğal afet durumunun ve alınacak önlemlerin bulunmasının gerekmediği, PTD'nin mevzuata uygun hazırlandığı, ayrıca faaliyet halinde olan işletme sahasından geçen dere için ıslah çalışması yapıldığı, DSİ tarafından uygun bulunduğu, söz konusu derenin dava konusu işleme konu ÇED alanına uzak mesafede bulunduğu, dolayısıyla afet anında herhangi bir zararın olmayacağı ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan projenin kapasite artırımına ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda ve temyize konu kararın gerekçesinde PTD'de eksik olduğu belirtilen "doğal afet durumunda alınacak önlem ve tedbirlerin" ise maden ocağının faaliyette olan diğer kısımlarında daha önceden alınmış olduğu, dava konusu işlemin ÇED Yönetmeliği EK-4'e göre düzenlenen PTD gereği tesis edildiğinden PTD'de mevzuat gereği doğal afet durumunda alınacak tedbirlerin belirtilmesinin de zorunlu olmadığı ve temyize konu kararın dayanağı bilirkişi raporunda, bu husustan başka projenin çevreye olumsuz etkisini ortaya koyan bir görüşün belirtilmediği de dikkate alındığında temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.