WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13011 E.  ,  2024/914 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13011
Karar No : 2024/914

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
MÜDAHİL : ... Kooperatifi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gazi Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi içerisinde bulunan kantin işletmesi ile olan kira sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle tahliyesinin sağlanması amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankaya Kaymakamlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazineye ait olduğu, üniversitelerinin özel mülkiyetinde olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlıkta, tahliyesi istenilen taşımazın Hazinenin mülkiyetinde olduğu, 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca, taşınmazın işgali halinde, taşınmazın bulunduğu yer mülki amirinden taşınmazdan tahliyesinin Hazine tarafından istenebileceği açık olup, Gazi Üniversitesinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli "Özel Bütçeli İdareler” başlıklı (II) sayılı cetvel bölümünde yer aldığı, özel bütçeli idarelerin kendi mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların işgali halinde 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca tahliye istenmesine olanak sağlayan düzenlemenin ise 27/03/2018 günlü, 7103 sayılı Kanun ile getirildiğinin görüldüğü, bu durumda, Hazinenin mülkiyetinde olan taşınmazın 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca tahliyesini istenilmesinde Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün yetkisinin bulunmadığı görüldüğünden, davacının başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çankaya Kaymakamlığı işleminde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca hazineye ait bu taşınmazın içindeki kantinin işletmesinin 14/01/2013 tarihli protokol ile iş ve işlemlerinin yürütülmesi yetkisinin Üniversiteye verilmesi nedeniyle kantinin tahliyesinin sağlanmasını mülki amirlikten isteyebileceği ve dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idarenin vekili olmadığı halde vekalet ücretine hükmedildiği, usul ve yasaya aykırı İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay İkinci Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2021/10518, K:2021/4422 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ilk fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin davayı vekili olmaksızın takip ettiği, temyize konu Mahkeme kararının verildiği tarih itibarıyla da vekil tayin etmediği halde, Mahkeme kararında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, "kabul kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin, "davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.