Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12862 E. , 2024/191 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12862
Karar No : 2024/191
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı 353,56 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacının, İdare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile; adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacıya tazminat ödeneceğine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bununla birlikte tapu tahsis belgesinin ise tek başına anılan taşınmazla mülkiyet ilişkisi kurulmasını sağlamayacağının anlaşıldığı, davacının maliki olmadığı arazinin bedelinin tazminat olarak verilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, davacının tapu tahsis belgesinin iptal edilmediğinin anlaşıldığı, doğmuş herhangi bir maddi zarardan da bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2022 tarihli ve E:2020/418, K:2022/8831 sayılı kararı ile, davacının hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, bu belge gereğince 2981 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca kendisine yer tahsisi yapılmadığı anlaşıldığı, davacı tarafından tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması, ödendiğinin tespiti halinde ise ödenen miktarın dava tarihi itibarıyla güncelleştirilmiş değerinin tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak ''Dairemizce bozma kararına uyularak, davacı tarafından tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla 22.02.2023 tarihli, E:2023/230 sayılı ara kararı ile davacıdan ve davalı idareden; tapu tahsis başvurusu sırasında, davacı tarafından ne miktarda arsa bedeli ödendiği sorularak, buna ilişkin ödeme makbuzlarının gönderilmesi istenmiştir. Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından; 'Hasan Çelik tarafından, hazineye ait taşınmazın bedelinin gecekondu fon hesabına ödendiğine dair makbuz ve dekontlar ibraz edilememiş olup, müdürlüğümüz işlem dosyasında da ödemeye ilişkin makbuz ve dekontlara rastlanmamıştır' yanıtının verildiği, davacının ara kararına verdiği yanıtta, her türlü harç ve arsa bedelinin ödendiği ileri sürülmesine karşın, arsa bedelinin ödendiğine ilişkin bir belge sunulmadığı görülmüştür. Bu sebeple davacının arsa bedelini ödediğine ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir. İstinaf incelemesine konu karar usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.'' gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Temyize konu kararın gerekçesinin yetersiz olmasının yanında hukuka uyarlı olmadığı, delillerin yeterince incelenmediği, arsa bedeli ödenen tapu tahsis belgesi uyarınca, denkleştirici adalet ilkesi gereği eşdeğer hisse verilmesi veya güncel rayiç bedelin ödenmesi gerektiği, davalının eşdeğer hisse teminine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi tapu tahsis belgesinin güncel bedelini de ödemediği, tüm harç ve arsa bedellerinin ödendiği, davalı tarafından verilen yanıtın samimi ve yeterli görülmediği, davalı kurumca ödeme belgelerine ilişkin tekrar ayrıntılı olarak arşiv ve evrak incelemesi yapılması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, İdarelerince verilen cevabın samimi görülmemesi sebebiyle karar temyiz edilmiş ise de, İdarelerinin davacıyı ikna etme yönünde bir sorumluluğunun bulunmadığı, esas olanın Mahkemece dosyaya sunulan somut emareler doğrultusunda bir kanaat oluşturulması ve dosyanın karara çıkarılması olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50/4. maddesi uyarınca, bozmaya uyularak verilen Mahkeme kararının temyiz incelemesinin bozma kararına uygunluk ile sınırlı olarak yapılabileceği açık olmakla birlikte; yargılamanın geldiği aşama itibarıyla halen davacı tarafından dosyaya ibraz edilemeyen, dosya kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde de tespit edilememiş olan, ancak davacı tarafından yapıldığı belirtilen, arsa bedeline ilişkin ödemeye dair belgelerin, davacı tarafından sonradan temin edilmesi durumunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53/a maddesi uyarınca, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması da hukuken mümkün olduğundan, temyiz isteminin reddi ile temyize konu İdari Dava Dairesi Kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı 353,56 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacının, İdare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkındaki Kanunun 9/b maddesinde; "b) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerine yapılmış gecekondular (a) fıkrasındaki hükümlere tabi olup, arsa bedeli ilgili kuruluşa peşin veya en geç 4 yıl içinde oniki eşit taksitle, bu Kanun hükümlerince çıkarılacak Yönetmelikte belirtilen esaslara göre ödenir..." hükmüne, Kanunun 10. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verileceği, tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği; Kanunun 13. maddesinin (b) bendinde, Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planı ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak arsa veya hisse tahsis edileceği, gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu
ıslah ve önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verileceği, tahsis edilen arsa ve hissenin bedelinin 2942 sayılı Kanun veya 3016 sayılı Kanuna göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Tapu tahsis belgesi, bir mülkiyet belgesi olmayıp, hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar hakkında yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan 2981 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiş bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesi talebi üzerine ise anılan Yasa hükümlerinin uygulandığı alanlarda belirli koşullarla yapılması öngörülen ve özel olarak düzenlenen ıslah imar planları yapılıp, imar parselleri oluşturularak, tapu tahsis belgesine konu taşınmazın bulunduğu yerde korunması suretiyle tapu kaydı oluşturulması, bunun mümkün olmaması halinde ise gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden arsa veya hisse verilerek, tapu senedi oluşturacağı yukarıdaki Kanun hükümlerinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanların tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır. Genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Maddi zarar ise; bir kişinin mal varlığında kendi rızası dışında meydana gelen eksilme ya da yoksun kalınan kâr şeklinde oluşabilir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, Merkez Mah., 23 pafta, 339 ada, 13 parsel sayılı Hazineye ait taşınmaz üzerindeki yapı için davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlendiği, davacının tahsis belgesi gereğince ve 2981 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında kendisine yer tahsisi yapılması için davalı idareye başvurduğu, davalı idarenin, bu talebi, gecekondunun bulunduğu taşınmazın 15/08/2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "kısmen belediye hizmet alanında kısmen de yol alanında" kaldığından devrinin mümkün olmadığı, eşdeğer nitelikte taşınmaz bulunmadığından da yer göstermelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddettiği, bu işlemin iptali talebiyle açılan davada İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 20.02.2015 tarih ve E:2014/1470, K:2015/288 sayılı kararıyla; "davalı belediyenin öncelikle gecekondunun bulunduğu yerde muhafaza edilip edilemeyeceği yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapması, eğer muhafaza edilemeyeceği için taşınmazın tahliyesi düşünülüyorsa davacıya belde sınırları içerisinde 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre bir tahsis yapılması gerekirken dava konusu işlemdeki gerekçeyle istemin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafından, davalı idareden, anılan iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi istenildiği, başvurunun "Belediye sınırları içinde gecekondu önleme veya ıslah bölgesi bulunmadığı, ayrıca imarlı eşdeğer arsanın da bulunmadığından şu anda yer gösterilemeyeceği, bedelinin ödenmesi hususunda ise ilgili mevzuatta bu konuda bir düzenleme olmadığından bedel ödenmesi hususunda bir işlem yapılamayacağı" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, bu işleme karşı dava açıldığı ve İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 28.11.2016 tarih ve E:2016/250, K:2016/2232 sayılı kararıyla; "davalı idarece İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda davacıya ait gecekondunun olduğu ve geçerli bir tapu tahsis belgesi bulunduğu anlaşılan taşınmazın tasfiyesine yönelik işlemlerin yapılması gerekirken davacının başvurusunun reddine dair işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın onanarak kesinleştiği; davacı tarafından, 13.06.2017 tarihli dilekçesiyle anılan Mahkeme kararına konu ret işlemi nedeniyle zarara uğradığı ve bu zararın ise tazmininin gerektiği, bu zararın taşınmazın güncel rayiç değeri olduğu, bu nedenle, taşınmazla eşdeğer bir yer (hisse) verilmesi ya da o oranda karşılığının ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, davalı idare tarafından, davacının bu talebinin de reddedildiği, bu defa idare mahkemelerince verilmiş bulunan iptal kararları uyarınca işlem yapılması yönündeki başvurusunun reddedildiğinden bahisle taşınmazın güncel rayiç değeri kadar tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2022 tarihli ve E:2020/418, K:2022/8831 sayılı kararı ile, davacının hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, öte yandan, davacı tarafından, gecekondusunun yerinde korunamadığının ve yıllar önce yıkıldığının, tapu tahsis belgesi ile ilgili harçların ve arsa bedelinin ödendiğinin, ödemelere ilişkin dekont ve makbuzların ise dilekçe ekinde sunulduğunun beyan edildiği, davalı idarenin ise 14.09.2017 tarih ve 1439170 sayılı yazısında Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan yazışmalarda arsa bedeli ile ilgili bir ödeme yapıldığına ilişkin bir belgeye rastlanmadığının ileri sürüldüğünün görüldüğü, davacının hukuken geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, bu belge gereğince 2981 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca kendisine yer tahsisi yapılmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulması, ödendiğinin tespiti halinde ise ödenen miktarın dava tarihi itibarıyla güncelleştirilmiş değerinin tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesi ile kararın bozulması sonrasında İdare Dava Dairesi tarafından bozmaya uyularak, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin belgelerin davalı Bağcılar Belediye Başkanlığından 22/02/2023 tarihli ara kararı ile istenildiği, davalı idare tarafından verilen 10.03.2023 tarihli cevap dilekçesinde, işlem dosyasında ödemeye ilişkin makbuz ve dekontlara rastlanmadığının belirtildiği, bunun üzerine, temyize konu istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın verildiği görülmektedir.
Dairemizin 16/11/2023 tarihli ara kararıyla; davacı tarafından 1986 yılında ödendiği iddia edilen arsa bedeline ilişkin makbuz, dekont vs ödeme belgelerinin dava dışı İstanbul Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'ndan da istenilmesi üzerine, ilgili idarece verilen bila tarih ve 8346083 sayılı cevapta, tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığının belirtildiği, ayrıca cevap ekinde bir takım belgeler sunulduğu, söz konusu belgeler incelendiğinde ise tahsil belgesi olduğu görülmekle birlikte, ödemenin neviinin tam olarak belirli olmadığı 31.07.1986 tarihli bir belgenin de mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının temyiz dilekçesindeki arsa bedelinin ödendiği, davalı kurumca ödeme belgelerine ilişkin tekrar ayrıntılı olarak arşiv ve evrak incelemesi yapılması gerektiği yönündeki iddiaları da dikkate alınarak, uyuşmazlığın hakkaniyete uygun biçimde, hak kaybına sebebiyet verilmeden ve eksik inceleme söz konusu olmaksızın neticelendirilebilmesini temin bakımından, davacı tarafından tapu tahsis belgesi başvurusu sırasında arsa bedelinin ödenip ödenmediği hususunun net biçimde açıklığa kavuşturulması için, davalı idareden, Avrupa Yakası Milli Emlak Müdürlüğü'nden, 28.08.1986 yılında başvurunun yapıldığı Bakırköy Belediye Başkanlığı'ndan ve gerekli görülmesi halinde ilgili diğer idarelerden, söz konusu arsa bedelinin davacı tarafından ödenip ödenmediği hususunun, arşiv kayıtlarında yapılacak ayrıntılı bir araştırma ile net biçimde tespit edilmesinin istenmesi, varsa ödemeye ilişkin tüm bilgi ve belgelerin onaylı suretlerinin ibrazının istenmesi (ayrıca Avrupa Yakası Milli Emlak Müdürlüğünden 16.11.2023 tarihli ara kararına cevap dilekçesi ekinde sunulan 31.07.1986 tarihli tahsil belgesindeki ödemenin neviinin sorulması) söz konusu araştırmalar yapıldıktan ve gelecek cevaplar incelendikten sonra, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli biçimde ve yeterli araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak, istinaf isteminin reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!