Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12599 E. , 2023/6880 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12599
Karar No : 2023/6880
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ...Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...Mahallesi, ...Caddesi, ...pafta, ...ada, ...parsel üzerinde bulunan binada (...Apartmanı) 10/100 hisse maliki olan davacı tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Çevre ve Şehircilik Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğünün, dava konusu taşınmazdaki arsa payının rayiç değerinin çok altında değerlendirilerek 6306 sayılı Kanun uyarınca ihale edilmesinden dolayı, uğranıldığı ileri sürülen 5.000,00-TL maddi (11/12/2021 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca maddi tazminat istemine ilişkin miktar, 1.427.500,00-TL'ye yükseltilmiştir.) ve 20.000,00-TL manevi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın görev yönünden reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E..., K:...sayılı kararı ile reddedilmesi ve ...(...) ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davanın görev dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi üzerine, davacı tarafından idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla başvuruda bulunulması üzerine verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 26/10/2020 tarih ve E:2020/548, K.2020/639 sayılı kararıyla, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu, bu nedenle ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E...., K:...sayılı görevsizlik kararının kaldırılması üzerine; ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararda; dava konusu taşınmazın davacı ile birlikte taşınmazın diğer hissedarlarından olan ... tarafından 6306 sayılı Kanun kapsamında komisyonca rayiçin altında değer tespiti yapılarak satıldığından bahisle oluşan zararın giderilmesini teminen maddi ve manevi tazminatın ödenmesi istemiyle açılan ve ...İdare Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelerin dikkate alınması suretiyle, davacının maddi tazminat isteminin 1.432,500,00 TL'lik kısmının kabulüne, 1.432.500,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.427.500,00 TL'sinin ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 23/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, davacının 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştr.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda; davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararın, davacının taşınmazdaki arsa payının, 6306 sayılı Kanun kapsamında komisyonca rayicin altında değer tespiti yapılmasına dair işlemden kaynaklandığı;
dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden, 21/07/2016 tarihinde yapılan satış ihalesine davacı vekili Av. ...'in katılarak davacı adına "İhale Artırma Tutanağı"nı imzaladığı, anılan tutanakta davacının hissesi için belirlenen bedelin yer aldığı, dolayısıyla davacının değer tespiti yapılmasına dair işlemi belirtilen tarih itibarıyla öğrendiği, nitekim dava dilekçesinde de, zarara neden olan idari işlemi öğrenme tarihinin 21/07/2016 olduğunun açıkça ifade edildiği görüldüğünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca doğrudan doğruya tam yargı davası olarak açılan davanın, zararı doğuran idari işlemi öğrenme tarihi olan 21/07/2016 tarihinden itibaren altmış gün içinde açılması veya dava açma süresi içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvuruda bulunularak idarece talebinin reddedilmesi halinde kalan dava açma süresi içerisinde dava açılması açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten çok sonra 14/02/2018 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeple reddine; davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısımlarının kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden de davanın süre aşımı sebebi ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde önce iptal davası, sonrasında tam yargı davası açılabileceğinin açıkça düzenlendiği, bu bağlamda ihale işlemine karşı taraflarınca süresinde iptal davası açılmış ve sonrasında işbu davada tam yargı davası açıldığı hususu göz ardı edilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...Mahallesi, ...Caddesi, ...pafta, ...ada, ...parsel üzerinde bulunan binada (Meserret Apartmanı) 10/100 hisse maliki olan davacı tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Çevre ve Şehircilik Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürlüğünün, dava konusu taşınmazdaki arsa payının rayiç değerinin çok altında değerlenerek 6306 sayılı Kanun uyarınca ihale edilmesinden dolayı, uğranıldığı ileri sürülen 5.000,00-TL maddi (11/12/2021 tarihinde 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca maddi tazminat istemine ilişkin miktar, 1.427.500,00-TL'ye yükseltilmiştir.), 20.000,00-TL manevi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi istemiyle, 14/02/2018 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmış; anılan Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde ise, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarının başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idarenin, kendi işlem ve eylemlerinden dolayı doğan zararların tazmininden sorumlu tutulmasının idare hukukunun temel bir ilkesi olduğu, idari işlemden dolayı hakları ihlal edilen ilgililerin önce hak ihlaline neden olan idari işleme karşı iptal davası açarak verilen kararın tebliği üzerine de tam yargı davası açabileceği, yine iptal kararı üzerine tam yargı davası açabilmek için, iptal davasında verilen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin olması gerekmeyeceği gibi, idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmiş olmasının o işlem dolayısıyla uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan tam yargı davasının da reddi sonucunu doğurmayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...Mahallesi, ...Caddesi, ...pafta, ...ada, ...parsel üzerinde bulunan binada (...apartmanının) paylı malik olan davacıya ait arsa payının (10/100), 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca taşınmaz hissedarları arasında yapılan açık artırma usulü ile, taşınmaz hissedarlarından ...'ya 3.200.000,00-TL (davacının 8/100'lük hisse payı) ve 800.000,00-TL (davacının 1/50'lik hisse payı) bedel üzerinden satışının yapıldığı; buna karşın davacı ... ve (taşınmazda bir diğer malik olan) ... tarafından 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı olarak belirlenen binada çoğunluk kararına katılmayan davacıların hissesinin, anılan Kanun uyarınca üçte iki çoğunluk sağlayan hissedarlara satışı amacıyla 21/07/2016 tarihinde yapılan satış ihalesi işlemi ile davacılara ait taşınmazların hisse değerlerinin tespitine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle ...İdare Mahkemesinin E...sayılı dosyasında, 05/08/2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile dava açıldığı; ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı "bağlantı kararı" üzerine, satış ihalesi işlemi yönünden davanın reddi, diğer kısım yönünden davanın görev yönünden reddi yolundaki ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davacıya 30/01/2018 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; görülmekte olan davanın, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında belirtildiği üzere "doğrudan doğruya açılan bir tam yargı davası" olmadığı, olayda önce açılan iptal davasında verilen kararın tebliği üzerine açılmış bir tam yargı davası bulunduğu noktasında bir tereddüt bulunmadığı açıktır. Bu bağlamda; tam yargı davası öncesinde, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca açılan iptal davasında, ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, 30/01/2018 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine, dava açma süresi içinde, 14/02/2018 tarihinde açılan işbu davada, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçe ile reddine; davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısımlarının kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden de davanın süre aşımı sebebi ile reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan; davacı ... ve (taşınmazda bir diğer malik olan) ... tarafından 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı olarak belirlenen binada çoğunluk kararına katılmayan davacıların hissesinin, anılan Kanun uyarınca üçte iki çoğunluk sağlayan hissedarlara satışı amacıyla 21/07/2016 tarihinde yapılan satış ihalesi işlemi ile davacılara ait taşınmazların hisse değerlerinin tespitine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle görülen davada, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 10/02/2022 tarihli, Başvuru No:2018/1567 sayılı kararı üzerine yeniden yargılama yapıldığı ve anılan davanın halen derdest olduğu; öte yandan, işbu davanın esasının incelendiği İdare Mahkemesi kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği ve İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ...Mahallesi, ...Caddesi, ...pafta, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazdaki davacının arsa payının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında davalı idare satış ihalesi komisyonunca rayiçin altında değer tespiti yapılarak satıldığı ileri sürülerek, oluştuğu iddia edilen zararın giderilmesini teminen 5.000,00 TL (07.02.2020 tarihli ıslah sonucu 861.000,00 TL) maddi, 10.000,00 TL (07.02.2020 tarihli ıslah sonucu 25.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesi istemiyle paylı maliklerden ...'un açtığı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2021/8105, K:2022/4920 sayılı kararı ile bozulduğu hususunun göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!