Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12524 E. , 2023/5607 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12524
Karar No : 2023/5607
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Bölge Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DİĞER MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
10- Halil Uçar
11- …
12- …
13- …
14- …
15- …
16- …
17- …
18- …
19- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli İli, Pamukkale İlçesi, … Mahallesi ER:… izin nolu alanda Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi ile ilgili olarak Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir Kararı"nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesince verilen kararda; bozma kararına uyularak bilirkişilerden belirtilen hususlarda ek rapor istenilmiş ve dava dosyası yeniden incelenmiş olup, her ne kadar Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planındaki durumu bağlamında plan kararları ve bu planın ilgili plan hükümleri çerçevesinde, dava konusu alanın Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi alanı olarak planlanmasında sakınca bulunmadığı ve proje alanında yapılması planlanan kalker üretimine yönelik kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi faaliyetleri sırasında toz, gürültü, titreşim ve taş savrulmasını içeren çeşitli olumsuzlukların oluşabileceği, madencilikten kaynaklı bu tür çevresel olumsuzlukların ve risklerin Proje Tanıtım Dosyası’nda (PTD) belirlendiği, bu olumsuzluklarla ilgili hesaplamaların yapıldığı ve bu risklerin azaltılmasına/giderilmesine yönelik alınacak tedbirlerin belirtildiği ve taahhütlerde bulunulduğu, proje faaliyetinde mevzuatlara uygun sınır değerler içerisinde çalışılması ve gerekli tedbirlerin alınması durumunda çevreye olan olumsuz etkilerin azaltılabileceği, davaya konu projenin madencilik esasları açısından yeterli olduğu anlaşılmakta ise de; ruhsat sahasının geçirimli arazi yapısına rağmen yer altı suları ile ilgili değerlendirme yapılmadığı, yapılması planlanan patlatma vb. madencilik faaliyetlerinin yüzey ve yeraltı sularına olası etkilerinin belirtilmediği, ruhsat alanı içerisinden geçen kuru derelere ilişkin değerlendirme yapılmadığı, projenin etki alanının somut olarak tanımlanmadığı ve projenin etki alanına ilişkin yeterli değerlendirmeler yapılmadığı, Proje alanının yüksek eğim ve sığ toprak yapısı gösterdiği, orman ekosistemi ve doğal dengesi ile sürekliliği bakımından risk teşkil etmesine karşın bu hususların davalı idarece detaylı irdelenmediği, Proje kapsamında, ocak alanlarından çıkarılarak depolanan bitkisel toprağın, sonrasında doğal yapısına uygun olarak proje alanına dağıtımı/serpilmesi ile bunun tutulumunun sağlanmasının nasıl yapılacağının proje kapsamında detaylandırılmadığı, sahanın tekrar rehabilitasyonu amacıyla bitkilendirilmesi hususunun, nasıl ve hangi tür ve materyal ile yapılacağı hususunun davalı idarece detaylı irdelenmediği, proje sahasının konum ve bitki türü olarak orman yangınlarına karşı 1.derece yangına hassas bölgede bulunmasına karşın, muhtemel yangın riskine karşı alınacak tedbirlerin, davalı idarece uygulamaya dönük olarak detaylı verilmediği, ekosistem ve sahanın doğal yapısını doğrudan etkileyen önemli faktörlerden olan ve proje kapsamında kesilecek ağaç sayısı ve bunlardan elde edilebilecek orman emvali/ürününün belirtilmediği ve nihayetinde bu kesimin kamu yararı ile uyum göstermediği, tarım arazilerine çok yakın mesafede olması ve ortaya çıkacak tozun yörede yoğun bir şekilde tarımı yapılan kekik ve zeytin alanlarını olumsuz etkileme potansiyelinin olduğu da dikkate alındığında jeoloji, çevre, orman ve ziraat ekolleri açısından eksik ve yetersiz proje tanıtım dosyası esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Denizli Valiliği tarafından; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu, jeoloji, orman, çevre ve ziraat mühendisliği yönünden yapılan itirazlarının dikkate alınmadığı ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiş, davalı yanında müdahil Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından ise; proje alanının su kaynakları açısından riskli/hassas bir bölgede bulunmadığı, proje alanının içinden mevsimsel akış gösteren kuru dere geçtiği, çalışmaların kuru derenin her iki tarafından 25 metre tampon mesafesi bırakılarak yapılacağı, bu nedenle jeoloji mühendisi bilirkişinin tespitlerinin hatalı olduğu, proje tanıtım dosyasında “Orman Alanlarında Alınacak Tedbirler” başlığı altında da yangınlara karşı alınacak tedbirlere detaylı şekilde maddeler halinde verildiği, proje alanının yakın çevresinde tescilli zeytin alanı bulunmadığı ve proje faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi sırasında koruma önlemlerinin yerine getirileceği, bu hususların yeni bir bilirkişi heyetiyle tespit edilmesi gerektiği ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!