WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12404 E.  ,  2023/5917 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12404
Karar No : 2023/5917

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...Köyü ...Derneği
5- ...Derneği
6- ...
7- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : ...İnşaat Taahhüt Maden İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ...Mahallesi mevkiinde ...İnş. Taah. Mad. İşl. San. ve Tic Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "S:...Ruhsat Numaralı Kalker Ocağı (1.000.000 ton/yıl)" projesi ile ilgili olarak Aydın Valiliğince verilen ...tarih ve ...karar nolu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasındaki bilgi, belge ve yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Proje Tanıtım Dosyasında ruhsat alanında yürütülecek açık ocak maden üretiminde maden planlamasında kimya mühendisliği disiplini açısından eksiklik görülmediği, dava konusu etkinlikle ilgili hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası ve eklerinde jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yeterli düzeyde bilimsel ve keşif günü gözlenen saha gerçekleriyle uyumlu olarak açıklandığı, alanın jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin, yeraltı suyu varlığının, su noktalarının, vb. konuların değerlendirilerek olası çevresel etkileri ile alınması gereken önlemlerin ve ilgili taahhütlerin belirtilmiş olduğu, proje kapsamında önerilen önlemlere ve taahhütlere uyulması durumunda dava konusu etkinliğin bölgedeki yeraltı suyu kullanımına olumsuz etkisinin olmayacağı, Proje Tanıtım Dosyasında belirtilen verilere göre yapılan hesaplama sonuçları ve taahhütlere göre proje faaliyeti sonucunda oluşacak atıkların depolanması ve bertarafı, toz ve gürültü emisyonlarının düzeyi ilgili yönetmelikler kapsamında uygun olduğı, faaliyetinin etkilerinin sınırlı düzeyde kalacağı, davaya konu işlemle ilgili hazırlanan proje tanıtım dosyası incelendiğinde, Ek 3'te “Ekosistem Değerlendirme Raporunda” flora çalışmaları ve ekosistem değerlendirmelerinin konusunda uzman ekiplerle ve uygun materyal-metod izlenerek ortaya konulduğu, yararlanılan kaynaklar ve davaya konu alan ve yakın çevresinde yürütülen floristik çalışmaların detaylı bir şekilde raporda yer aldığı, alanın mevcut madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir kısmı kaplamakta olup çok büyük bölümünde bitki örtüsü bulunmadığı, bu nedenle de Proje Tanıtım Dosyasında tespit edilen türler listesini daha çok yakın çevrede bulunan taksonların oluşturduğu, proje tanıtım dosyasında ekosistem değerlendirme raporunun bitkisel biyolojik zenginliği ortaya konması açısından yeterli olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında ruhsat alanında yürütülecek açık ocak maden üretiminde maden planlamasında bir eksiklik görülmediği, patlatmalı kazı yöntemi uygulaması ve çevresel etki hesaplamalarının da maden mühendisliği disiplini açısından uygun olduğu, söz konusu faaliyetin zeytinlik alanlara 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda belirtilen mesafeden yakın olmakla birlikte faaliyetin toz emisyonlarında gösterilen yasal değerlerin altında kalması sebebiyle zeytinlerin vejetatif gelişimini olumsuz yönde etkilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ÇED dosyasındaki veriler ve proje sahasına ait somut durum dikkate alındığında, bilirkişi heyetinde zeytin konusunda uzman bir ziraat mühendisi bilirkişinin yer almamasının özellikle bu alanlardaki değerlendirmenin hatalı ve eksik olmasına yol açtığı, bölgede yatırımcı firmaya ait başka bir faaliyet alanı olduğu ve söz konusu projenin kapasite artışı niteliğinde olduğu, projeye konu kalker ocağının diğer maden ocaklarıyla birlikte kümülatif değerlendirmesinin yapılmadığı, bölgenin biyoloji çeşitliliğinin göz ardı edildiği ve proje alanında bulunan yutak alanlar ve öneminin görmezlikten gelindiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karar verilmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve Üye ...'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oylarına karşın, Mahkemece maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından, bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ...Mahallesi mevkiinde ...İnş. Taah. Mad. İşl. San. ve Tic Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "S:...Ruhsat Numaralı Kalker Ocağı (1.000.000 ton/yıl)" projesi ile ilgili olarak Aydın Valiliğince verilen ...tarih ve ...karar nolu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin ve gatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/99 md.) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez." hükmü yer almaktadır.
03/04/1996 tarih ve 22600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Zeytinciliğin Islahı Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesinde "Zeytinlik Saha: Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan" olarak tanımlanmış; (03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen) "Zeytinlik Sahalarda Sanayi Tesisi Kurulmasının Önlenmesi" başlıklı 23'üncü maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde "Zeytinlik sahaları içerisinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Zeytinlikler içinde zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmesi tesis etmek isteyenler, mahallin en büyük mülki amirine başvururlar. Bunun üzerine Müdürlüklerce yerinde yapılacak inceleme sonunda düzenlenecek rapor, Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça uygun görüldüğü takdirde, ilgili mevzuat çerçevesinde mahallin en büyük mülki amiri tarafından gerekli izin verilir. Aksi takdirde olumsuz cevap başvuru sahibine yazı ile tebliğ edilir. İzin alınmaksızın yapılan fabrikaların işletilmesi yetkililerce men edilir. Kaçak işletildiği takdirde umumi hükümlere göre kanuni takibat yapılır. " hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi olan Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 27.maddesinde; "a) (Değişik:RG-19/4/2019-30750) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ... ç) 400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler.", seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler listesi olan EK-2 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 49. maddesinde; "a) (Değişik:RG-14/6/2018-30451) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar)" sayılmıştır.
EK-IV bölümünde ise Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5'de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için Jeoloji Mühendisi, Maden Mühendisi, Çevre Mühendisi, Kimya Mühendisi ve Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan 22/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Ruhsat alanında yürütülecek açık ocak maden üretiminde kimya mühendisliği disiplini açısından eksiklik görülmediği, dava konusu etkinlikle ilgili hazırlanan PTD ve eklerinde jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yeterli düzeyde bilimsel ve keşif günü gözlenen saha gerçekleriyle uyumlu olarak açıklandığı, alanın jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin, yeraltı suyu varlığının, su noktalarının vb. konuların değerlendirilerek olası çevresel etkileri ile alınması gereken önlemlerin ve ilgili taahhütlerin belirtilmiş olduğu, proje kapsamında önerilen önlemlere ve taahhütlere uyulması durumunda, projenin bölgedeki yeraltı suyu kullanımına olumsuz etkisinin olmayacağı, Proje Tanıtım Dosyasında belirtilen verilere göre yapılan hesaplama sonuçları ve taahhütlere göre proje faaliyeti sonucunda oluşacak atıkların depolanması ve bertarafı, toz ve gürültü emisyonların düzeyinin ilgili yönetmelikler kapsamında uygun olup, faaliyetinin etkilerinin sınırlı düzeyde kalacağı, davaya konu işlemle ilgili hazırlanan proje tanıtım dosyası incelendiğinde Ek 3'teki “Ekosistem Değerlendirme Raporunda” Flora çalışmaları ve ekosistem değerlendirmelerinin konusunda uzman ekiplerle ve uygun materyal-metod izlenerek ortaya konulduğu, yararlanılan kaynaklar ve davaya konu alan ve yakın çevresinde yürütülen floristik çalışmaların detaylı bir şekilde raporda yer aldığı, alanın mevcut madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü bir kısmı kaplamakta olup çok büyük bölümünde bitki örtüsü bulunmadığı, bu nedenle de PTD’de tespit edilen türler listesini daha çok yakın çevrede bulunan taksonların oluşturduğu, proje tanıtım dosyasında Ekosistem değerlendirme raporunun bitkisel biyolojik zenginliğinin ortaya konması açısından yeterli olduğu, Proje Tanıtım Dosyasında, ruhsat alanında yürütülecek açık ocak maden üretiminde maden planlamasında bir eksiklik görülmediği, patlatmalı kazı yöntemi uygulaması ve çevresel etki hesaplamalarının da maden mühendisliği disiplini açısından uygun olduğu, görüş ve kanaatlerine yer verildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacılar vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ettiği, Mahkemelerince yapılan değerlendirmede, uyuşmazlık konusu faaliyetin, 3 km mesafeden yakın olduğu belirtilen zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı hususu ile projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının da açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, Mahkemelerinin 28/03/2023 tarihli ara kararıyla, 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer almayan, dava konusu madene ocağının güney ve güneybatısında yer aldığı belirtilen zeytin bahçesinin, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik kapsamında zeytinlik saha vasfında olup olmadığının, zeytinlik saha vasfında olması halinde dava konusu işleme konu proje sahasında yer alan işletmenin, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesiyle belirlenen mesafe içinde olup olmadığının sorularak bu hususta bilirkişilerden ek rapor istenilmesine karar verildiği, ara kararı üzerine 08/05/2023 tarihinde dosyaya sunulan ek bilirkişi raporunda ise; ''Sonuç olarak söz konusu Proje Tanıtım Dosyası incelendiğinde ve bilirkişi olarak yer alan farklı disiplinden bilim insanlarının görüşleri de değerlendirildiğinde söz konusu faaliyetin zeytinlik alanlara 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda belirtilen mesafeden yakın olmakla birlikte faaliyetin toz emisyonlarında gösterilen yasal değerlerin altında kalması sebebiyle zeytinlerin vejetatif gelişimini olumsuz yönde etkilemeyeceği kanaatine varılmıştır.'' şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde ... İnş. Taah. Mad. İşl. San. ve Tic Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "S:... Ruhsat Numaralı Kalker Ocağı (1.000.000 ton/yıl)" projesi ile ilgili olarak Aydın Valiliğince verilen ... tarih ve ... karar nolu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları incelendiğinde, bilirkişi raporlarında, proje tanıtım dosyasında yer alan taahhüt ve bilgilere yer verildiği, proje tanıtım dosyasında yer alan taahhütlerin yeterli olup olmadığı hususunda somut ve teknik gerekçelere yer verilmediği, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçeleri arasında her ne kadar, dava konusu işleme konu projeye ilişkin ruhsat sahasında yapılması planlanan "kalker ocağı"ndan 3 km'den daha yakın alan içerisinde zeytinlik alanlar bulunmasına rağmen faaliyetin toz emisyonlarında gösterilen yasal değerlerin altında kalması sebebiyle zeytinlerin vejetatif gelişimini olumsuz yönde etkilemeyeceğine yer verilmiş ise de; uyuşmazlık konusu faaliyetin, 3 km mesafede olduğu belirtilen zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı hususu ile projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla özellikle zeytinciliğe ilişkin tespitler yönünden aralarında; ziraat ve orman mühendisinin de yer aldığı bir bilirkişi heyeti ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda niteliği belirtilen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/11/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.