Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12402 E. , 2023/5926 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12402
Karar No : 2023/5926
TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR
1- … 6- …
2- … 7- …
3- … 8- …
4- … 9- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
II- MÜDAHİL (DAVACILAR YANINDA)
… Belediye Başkanlığı (E- Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
DİĞER MÜDAHİLLER
(DAVACILAR YANINDA) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
DAVALI : … Bakanlığı (E- Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya İli, Simav ve Tavşanlı ilçeleri sınırlarında ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Altın Gümüş Madeni Açık Ocak Kapasite Artırımı Yığın Liçi ve Adr Tesisi" projesi için verilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli, … karar numaralı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı sonrasında; İdare Mahkemesince Danıştay kararında belirtilen uzmanlık alanlarından belirlenen öğretim görevlileri ile kararda belirtilen ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerekçe olan ilgili bölümler yönünden; özetine kararda yer verilen 17.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun, Mahkemenin E:… sayılı dosyasındaki 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirilmesi neticesinde özetle; proje ile planlanan madencilik faaliyetlerinin; 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliğinin Ek 1, 27. maddesi a ve c bendi kapsamında değerlendirildiği ve ÇED Olumlu kararı verildiği, proje arazisinin hazırlanması ve inşaat aşamasının yaklaşık 1 yıl süreceğinin öngörüldüğü, sahada açık ocak işletme planına göre üretim faaliyetlerinin 6 yıl süreceği, ÇED raporunda nihai ÇED sınırlarını kapsayacak şekilde, ÇED sınırından içeriye doğru 50 m genişliğinde Sağlık Koruma Bandı bırakılacağı, Proje sahasında Kocain Mağarası ve İnçal Mağarası olmak üzere iki adet tescilli mağara bulunduğu, mağaraların ÇED alanı dışında olduğu, ÇED raporunda proje sahasında bulunan Kocain ve İnçal Mağaralarının giriş ağızlarından itibaren belirtilen alanlarda yapılacak faaliyetlerde mağara ağzı ile çalışma alanı arasında 500 metrelik alan içerisinde kırma, delme, patlatma, eleme ile üretim yapılmayacağının taahhüt edildiği, iş makinası (eksvatör) ile üretim yapılacağı belirtildiğinden dolayı mağaralar açısından sakınca bulunmadığı, ÇED sahası olarak belirlenen 668,85 ha'lık alanın; 493,65 ha orman arazisi, 167,93 ha ziraat arazisi, 0,385 ha mera arazisi, 6,89 ha alanı ise 2/B alanı olduğu, hazırlanan projenin mevcut orman alanlarına ve çevresine önemli düzeyde bir olumsuz etkisi olmayıp, uygulanmasında ormancılık açısından olumsuz bir durumun söz konusu olmayacağı, işletilmesi planlanan alanın, kullanma kabiliyet sınıfı ve şimdiki kullanma durumu ile sanayi rekreasyon alanı, doğal tabiat alanları, milli park alanları, yabani hayvan üretim alanları, turizm alanları, tabiatı koruma alanı, yaban hayatı geliştirme sahası, yaban hayvan yerleştirme sahası, yaban hayvanı koruma alanları, tabiat parkı, tabiat anıtı, ramsar alanı, tespiti ve tescili yapılan alanlar, su ürünleri istihsal ve üreme sahaları, uluslararası sözleşmeler ile korunan alanlar kapsamında ve özel çevre koruma sınırları içerisinde kalmadığı, ÇATAK Yaban Hayvanı Yerleştirme Alanında bulunan ve baskın tür olan Kızıl geyiklerin, proje sahasına uzak mesafede olması, bu türlerin alandan etkilenmeyeceği, Örencik, Kavaklı, Kavaklı Benah Mahallesi ve Avcılar köylerinin su isale hatlarının ÇED alanı içerisinde kaldığı, ÇED alanı içinde kalan isale hatları için ÇED alanının dışarısına çıkarılması amacıyla Kütahya İl Özel İdaresine isale hatları revizyon projesi sunulduğu ve söz konusu su isale hattı projelerinin Kütahya İl Özel İdaresi tarafından uygun bulunduğu, faaliyet alanı ve çevresinde tarımsal gelişim projesi kapsamına giren alan bulunmadığı, proje alanı ve yakın çevresinin yoğun bir bitkisel üretim faaliyeti göstermediği, toprak ve topografyanın ticari olarak bitkisel üretim faaliyetlerine uygun olmadığı, patlatma çalışmalarıyla ilgili olarak yapılan hesaplamalar sonucu bulunan 1,22 mm/sn'lik yer titreşimi değerinin ilgili yönetmelik sınır değeri olan 5 mm/s'nin altında kaldığı ve çevredeki yakın yerleşim yerlerine olumsuz bir etkisinin olmayacağı, işletme alanına en yakın hassas alıcı ortam olan Örencik Köyü'nün en yakın hanesinin (250 m) proje sahasında oluşacak gürültüden olumsuz şekilde etkilenmesinin beklenmediği, insanların siyanüre maruz kalması ya da kontrolsüz siyanür yayılması gibi acil durumlara karşı Avrupa Komisyonunun 88/610/EEC ve 96/82/EC (değiştirilmiş Yönetmelik No. 2003/105/EEC) numaralı Yönetmelikleri uyarınca Acil Durum Planı hazırlandığı, siyanür ile ilgili risk durumu, depolama şekli, bertaraf yöntemleri, güvenlik önlemleri kapsamında Siyanür Yönetim Planı hazırlandığı, 28.05.2019 tarihinde Su Yönetimi Koordinasyon Kurulunda onaylanarak yürürlüğe girmiş olan Susurluk Havzası Nehir Havza Yönetim Planı ve duyarlı yöreler kapsamında 28.10.2017 tarih ve 30224 sayılı İçme - Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uyulacağı, flora ve fauna açısından da sakıncalı bir durumun olmadığı, ÇED Yönetmeliğinin 4.maddesinde yer alan "etki" kavramı yönünden yapılan değerlendirmede gerek mevcut kapasitenin ve gerekse arttırılan kapasitenin bölgeye olan etkilerinin ÇED raporunda detaylıca değerlendirildiği ve bu doğrultuda kümülatif etki çalışmasının yapılarak ÇED raporunda çözüm önerilerinin yer aldığı, dava konusu madenin işletilmesinin her aşamasında ve işletme faaliyeti tamamlandıktan sonra çevreye (insanlara, bitkilere, hayvanlara, havaya, suya ve toprağa) zarar vermeyeceği, şayet verilebilecek bir zarar var ise bunun en az düzeye çekilmesi için teknolojinin gerektirdiği bütün tedbirlerin alındığı, bu tedbirler alınsa dahi oluşabilecek zararların ulusal ve uluslararası kabul edilebilir değerlerin altında olduğunun ÇED raporunun verildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesi içinde değerlendirildiği, Kütahya il merkezinin 2.derece, proje alanının bulunduğu bölgenin 1.derecede tehlikeli deprem bölgesi içerisinde (Akşehir-Simav Fay Zonu ile Kütahya Fay Zonu arasında) kaldığı, sahada başlıca iki önemli fayın izlendiğinden, en yakın diri fay hattının, Yığın liç alanına 6,285 m ve diğer yapılara (pasa, adr tesisi, ocak, kırma ve eleme tesisi, taşkın ve çözelti havuzları,) 5,250 m mesafede olduğu hususları göz önüne alındığında, projenin ve projeye ilişkin yapıların, alanın depremselliğine uygun şekilde hazırlandığı ve ÇED raporunda deprem tehlike analizi konu edilecek şekilde Zemin Etüd Raporunun detaylıca incelendiği, bu hususta yapılan tespit ve değerlendirmelerin teknik ve bilimsel açıdan uygun olduğu, proje kapsamında yer alacak Yığın Liçi Tesisinin tasarımı, Yığın Liçi Tesisinde yer alacak saha ve havuzların teknik özellikleri, kapladıkları hacim, Yığın Liçi Tesisinin kaplanacağı geçirimsiz tabaka ve çözelti havuzları, karbon adsorbsiyon ünitesi, asit yıkama ünitesi, sıyırma ve elektroliz ünitesi ve karbon yeniden aktifleştirme ünitesinden oluşacak Adsorpsiyon Desorpsiyon Reaktivasyon (ADR) Tesisi, Elektroliz ve Rafinasyon Tesisi, bitkisel toprak depolama alanı, cevher stok alanı, pasa alanı, atık depolama alanı, Patlayıcı ve Kimyasalların Tutulacağı Asıl Üniteden Ayrı Depo/Stok Binası ve Yalıtım Projesine ilişkin ünitelerin üretim faaliyetinden kaynaklanabilecek olası çevresel etkileri bakımından çevre ve insan sağlığına uygun olarak tasarlandığı ve ÇED raporunda teknik inceleme ve değerlendirmenin detaylıca yapıldığı, proje kapsamında kullanılması planlanan, tehlikeli, toksik, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin kullanım durumlarının, taşınmalarının ve depolanmalarının çevresel etkilerinin raporda detaylıca değerlendirildiği, yine Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının düzenlendiği Ek-3 Bölümünde, projenin yeri ve etki alanının mevcut çevresel özelliklerine ilişkin yapılacak değerlendirmenin; proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin hassasiyet derecesinin ÇED Yönetmeliği Ek-5’de yer alan Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak incelenmesi sonucunda projenin Çatak Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına olan etkisi ile ilgili olarak Duyarlı Yöreler çerçevesinde ÇED alanı dışında kaldığı ve ÇED raporunda ilgili alanla koruma tedbirlerinin mevcut olduğunun görüldüğü, insan ile doğaya karşı çevrenin kirlenmemesi için gerekli önlemlerin yeterli şekilde teknik ve bilimsel esaslar çerçevesinde ÇED raporunda belirtildiği, ÇED raporunda olası kimyasalların çevreye ve insan sağlığına karşı etkisinin olmaması için getirilen çözüm önerilerinin uygun olduğu, madenin işletilmesinin her aşamasında ve işletme faaliyeti tamamlandıktan sonra çevreye, insanlara, bitkilere, hayvanlara, havaya, suya ve toprağa raporda belirtilen taahhütlere ve mevzuata uymaları neticesinde zarar vermeyeceği, şayet verilebilecek bir zarar var ise bunun en az düzeye çekilmesi için teknolojinin gerektirdiği bütün tedbirlerin dünya genelindeki en güncel tesis sistemi ile alındığı, bu tedbirler alınsa dahi oluşabilecek zararların ulusal ve uluslararası kabul edilebilir değerlerin altında olduğu, ÇED Raporunda yer verilen tüm taahhütlerin tesisin kapasitesinin büyüklüğü de dikkate alınmak üzere çevre ve insan sağlığı üzerinde olabilecek etkilerinin ve alınacak önlemlerin yeterliliğinin, proje alanının içinde bulunduğu deprem kuşağı ile birlikte, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından, dava konusu 08.10.2021 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; yeni bilirkişi raporunun Danıştay bozma kararında ve temyiz dilekçesinde belirtilen hususları karşılamadığı, davanın esasına ilişkin taleplerinin karşılanmadığı, bu konuda Mahkeme heyetinin Hakimler ve Savcılar Kuruluna şikayet edildiği, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, 2. Bilirkişi Raporuna ilişkin itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, proje kapsamındaki faaliyetlerin raporda taahhüt edildiği biçimde yürütülmesi durumunda olumsuz bir sonuç doğurmayacağı mantığı ile hareket edildiği, bilirkişi heyetine yönelik itirazlarının dinlenmediği, bilirkişi kurulunca Kütahya Gediz Karaağaç köyünde yer alan altın madeni ile ilgili … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasındaki raporların dikkate alınmadığı, tüm bilirkişi raporunda ÇED Raporuna yönelik olumlu değerlendirmelerin yapıldığı, yansız ve tarafsız dalında nitelikli uzman olan, içerisinde mutlaka biyolog, jeofizikçi ve halk sağlığı uzmanının bulunacağı, İzmir ve İstanbul Üniversitelerinden de bilirkişilerin bulunacağı, yeni bir heyet ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacılar yanında Müdahil Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından; Danıştay kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda, ilk bilirkişi raporundaki hususların tekrar edildiği, düzenlenen raporun davaya özel ve ayrı bir anlam katmadığı, bozma gerekçelerinin yerine getirilmediği, Mahkeme kararına esas alınan raporun hüküm kurmaya yeterli ve hukuken denetlenebilir olmadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve davalı yanında müdahil ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!