WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12191 E.  ,  2024/984 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12191
Karar No : 2024/984

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- … Valiliği (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
3- … Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin İli, Bozyazı İlçesi, ilçe merkezi kıyı kesimine ait onaylı 1/1000 ölçekli, … numaralı halihazır harita paftası üzerinde 29/06/2018 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin davacının maliki olduğu … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve buna dayanılarak yapılan 1/1000 ölçekli imar planının anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselin, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu, kumsal ve kıyı kumullarından oluşan kumluk, çakıllık, benzeri alanların doğal sınırları kapsamında yer aldığı ve böylece dava konusu kıyı kenar çizgisi belirleme işleminin mevzuata uygun olduğu; dava dosyasında yer alan eski kıyı kenar çizgisi ve yeni kıyı kenar çizgisi işli 1/1000 ölçekli uygulama imar planları incelendiğinde, eski kıyı kenar çizgisinin işli olduğu paftada, sahil şeridinin birinci bölümünün park ve açık-yeşil alan olarak öngörüldüğü, sahil şeridinin ikinci bölümünün ise günübirlik tesis alanı olarak öngörüldüğü, yeni kıyı kenar çizgisinin işlendiği paftada da, taşınmazın güney bölümünde öngörülmüş olan açık ve yeşil alanın kuzeyinde kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bu durumda taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisinin deniz bölümünde kaldığı, sahil şeridinin kalan ikinci 50 metrelik bölümünde ise, günübirlik tesis alanı olarak öngörüldüğü, bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında park ve yeşil-açık alan kullanımlarının, kıyının kamusal kullanımına olanak sağladığı, günübirlik tesis alanlarının da benzer nitelikte olanaklar sunulabilecek bir servis alanı olarak düzenlenebildiği, bu bağlamda dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının şehircilik ilkelerine ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan davacı tarafından her ne kadar kıyı kenar çizgisi tespit komisyonunun hukuka aykırı oluşturulduğu iddia edilmiş ise de yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği komisyonun jeoloji mühendisi, harita mühendisi, şehir plancısı, inşaat mühendisi ve ziraat mühendisinden oluştuğu, teşekkülünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilen nüshasının fotoğraflarının siyah beyaz ve anlaşılmaz olması nedeniyle sağlıklı bir incelemeye olanak vermediği, kıyı kenar çizgisine ilişkin olarak keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında açılan kuyulardan çıkan suyun yüksek olasılıkla taşınmazın yakınından geçen dere suyu olduğu, deniz suyu olmadığı, bilirkişi raporunda daha çok kıyı kenar çizgisi ile ilgili değerlendirmelere yer verildiği, ancak 1/1000 ölçekli imar planının taşınmazlarına ilişkin kısmının da dava konusu olmasına rağmen bu kısma ilişkin olarak bilirkişilerce yeterli değerlendirmenin yapılmamış olduğu, bilirkişi heyetinde şehir imar plancısı bulunmadığı, anılan bilirkişinin de katılımıyla yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1-Davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-… Valiliği ve … Belediye Başkanlığı tarafından, cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mersin İli, Bozyazı İlçesi, ilçe merkezi kıyı kesimine ait onaylı 1/1000 ölçekli, … numaralı halihazır harita paftası üzerinde 29/06/2018 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin davacının maliki olduğu 263 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve buna dayanılarak yapılan 1/1000 ölçekli imar planının anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3621 sayılı Kıyı Kanununun "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırının kıyı kenar çizgisini oluşturduğu, "Kıyı Kenar Çizgisinin Tespiti" başlıklı 9. maddesinde ise kıyı kenar çizgisinin valiliklerce, kamu görevlilerinden oluşturulacak en az 5 kişilik bir komisyonca tespit edileceği, bu komisyonun jeoloji mühendisi, jeolog veya jeomorfolog, harita ve kadastro mühendisi, ziraat mühendisi, mimar ve şehir plancısı, inşaat mühendisinden oluşacağı, Komisyonca tespit edilip Valiliğin uygun görüşü ile birlikte gönderilen kıyı kenar çizgisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiş, "Kıyı ve Sahil Şeridinde Planlar" başlıklı 10.maddesinde "Kıyıda ve sahil şeridindeki planlar bu Kanunun ve buna dayanılarak çıkarılacak yönetmeliğin hükümlerine aykırı olamaz. Bu yerlerde düzenlenen planlardan, imar mevzuatı veya yerin özelliği dolayısıyla 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına girenler, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre onaylanarak kesinleşir." hükmüne yer verilmiştir.
3621 sayılı Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "Kıyı Kenar Çizgisi" Deniz, tabii ve suni göl ve akarsuların, alçak-basık kıyı özelliği gösteren kesimlerinde kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumsal ve kıyı kumullarından oluşan kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık benzeri alanların doğal sınırı; dar-yüksek kıyı özelliği gösteren kesimlerinde ise, şev ya da falezin üst sınırı" olarak tanımlanmış, "Kıyı kenar Çizgisi Tespit Komisyonunun Teşekkülü" başlıklı 6. maddesinde, "Kıyı kenar çizgisi tespit komisyonu valiliklerce, kamu görevlilerinden en az beş kişiden oluşturulur. Komisyonda aşağıda belirlenen meslek gruplarının her birinden en az bir kişinin bulunması zorunludur. a) jeoloji mühendisi ve/veya jeolog ve/veya jeomorfolog, b) Harita ve kadastro mühendisi, c) Ziraat mühendisi, d) Mimar ve/veya şehir plancısı, e) İnşaat mühendisi, bu üyeler arasından valinin belirleyeceği bir üye komisyon başkanlığını yürütür." hükmüne, "Kıyı Kenar Çizgisinin Onayı ve İlanı" başlıklı 9. maddesinde, "Orijinal pafta, bu paftadan çoğaltılmış bir takım ozalit pafta, mahallinde tutulan tutanak ve ölçü işlemleri ile ilgili belgeler valiliğe sunulur. Valilik uygun görüşü ile birlikte bu belgeleri ve konu ile ilgili diğer belgeleri Bakanlığa gönderir. Uygun görülen kıyı kenar çizgileri bakanlıkça onaylanarak yürürlüğe girer." hükmüne, "Kıyıda ve Denizde Planlama" başlıklı 12.maddesinde, "Kıyılarda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulama ve yapılanmaya geçilemez. Kıyıda gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak sadece Kanunun 6 ncı maddesi ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesindeki yapı ve tesislerin inşası amacıyla, imar planı yapılabilir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre belirlenen turizm bölge, alan ve merkezlerindeki turizme dönük kullanımlar ile aynı alanlarda yer alan sahil şeritlerindeki günübirlik turizm alanlarının veya sahil şeridi dışındaki konaklama tesislerinin tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olan ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin (a) bendinde sayılan yapı ve tesislere ait uygulama imar planları, aynı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca (Değişik ibare:RG-24/10/2020-31284) Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik:RG- 13/10/1992-21374) İkinci fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda onaylı mevcut kıyı kenar çizgisinin güncel halihazır harita paftasına aktarımının talep edilmesi üzerine oluşturulan Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca talep konusu aktarım işleminin gerçekleştirildiği, çalışma kapsamında, aktarım sonucu tespitli kıyı kenar çizgilerinin suya düştüğünün/su etkisinde kaldığının anlaşıldığından bahisle bazı alanlarda yeniden kıyı kenar çizgisi tespiti yapıldığı, davacının maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanda da bahse konu gerekçeyle yeniden kıyı kenar çizgisi belirlendiği, yeniden belirlenen söz konusu kıyı kenar çizgisinin taşınmazına isabet eden kısmının ve buna dayanılarak yapılan 1/1000 ölçekli imar planının anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan işbu davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; açılan profil çukurlarından elde edilen veriler incelenmek suretiyle yapılan değerlendirmeler sonucunda dava konusu kıyı kenar çizgisi belirleme işleminin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ise şehircilik ilkelerine ve ilgili mevzuata uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, Mahkemece dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararının iptali istenilen kıyı kenar çizgisine ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmına gelince;
Mahkemece; İnşaat Mühendisi, Şehir Plancısı, Ziraat Mühendisi, Harita Mühendisi ve Jeoloji Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda; dava dosyasında yer alan Eski Kıyı Kenar Çizgisi ve Yeni Kıyı Kenar Çizgisi işli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planları incelendiğinde, Eski Kıyı Kenar Çizgisinin işli olduğu paftada, sahil şeridinin birinci bölümünün Park, Açık ve Yeşil Alan olarak öngörüldüğü, Sahil Şeridinin ikinci bölümünün ise Günübirlik Tesis Alanı olarak öngörüldüğünün görüldüğü, Yeni Kıyı Kenar Çizgisinin işlendiği paftada da, taşınmazın güney bölümünde öngörülmüş olan Açık ve Yeşil Alanın kuzeyinde kıyı kenar çizgisi belirlendiği, bu durumda, taşınmazın bir bölümünün Kıyı Kenar Çizgisinin deniz bölümünde kaldığı, Sahil Şeridinin kalan ikinci 50 metrelik bölümünün ise, Günübirlik Tesis Alanı olarak öngörüldüğü, bu bağlamda, bir değerlendirme yapıldığında, Park ve Yeşil-Açık alan kullanımlarının, kıyının kamusal kullanımına olanak sağladığı, Günübirlik Tesis Alanlarının da benzer nitelikte olanaklar sunulabilecek bir servis alanı olarak düzenlenebildiği, bu bağlamda, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının şehircilik ilkelerine ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu yolunda kanaat bildirildiği, ancak davacının mülkiyetindeki taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli Nazım Planına ilişkin değerlendirme yapılmamış olduğu, Mahkemece söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle 1/1000 ölçekli imar planı yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali istenilen kıyı kenar çizgisinin geçtiği davacı mülkiyetindeki taşınmazın bulunduğu alana ilişkin kısmının, dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına uygun olup olmadığının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte olup, Mahkeme kararının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yönünden davanın reddine dair kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… kararının, iptali istenilen kıyı kenar çizgisine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu kıyı kenar çizgisinin belirlenmiş olduğu düz bir hat şeklindeki kıyı şeridinde davacının taşınmazının bulunduğu alana rastlayan kısımda kırık bir kıyı kenar çizgisinin belirlenmiş olduğu görülmüş olup, aynı fiziksel özelliklere sahip sahil şeridinin davacının taşınmazına rastlayan kısmında kıyı kenar çizgisinin taşınmazın ortasından geçecek şekilde belirlenmesinin objektif gerekçesinin de idarece ortaya konulamamış olması karşısında dava konusu kıyı kenar çizgisi tespitinin davacının taşınmazını bitişiğindeki taşınmazın menfaati gözetilmek suretiyle gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının iptali istenilen kıyı kenar çizgisi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının da bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden davanın reddine dair kısmının da onanması gerektiği oyu ile belirtilen kısım yönünden verilen Dairemiz bozma kararına katılmıyoruz.