Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12028 E. , 2023/6145 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12028
Karar No : 2023/6145
TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- …
2- …
3- …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, …, …, …, … ve … mevkiilerinde davalı yanında müdahillerden Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve Bu Santrale Kömür Sağlayacak Olan Rezerv Alandaki Yeraltı Maden İşletmesi ile Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; idare hukukunda, idarenin tek yanlı işlemlerini kendiliğinden ve/veya itiraz üzerine iptal edebileceği ve/veya geri alabileceği, ayrıca söz konusu işlemlerin dava konusu edilmesi durumunda yargı kararı ile iptal edilebileceği; idari yargı yerlerinde açılmış iptal davalarına konu işlemlerin, idarece geri alınması ve/veya ihtilafı ortadan kaldıracak nitelikte yeni bir işlem tesis edilmesi yahut idari yargı mercilerince iptal edilmesi hâlinde de davanın konusuz kaldığının kabulü gerekeceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararının Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, dolayısıyla söz konusu kararın tesis edildiği tarihten itibaren hukuken ortadan kalktığı görülmektedir.
Bu itibarla; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, …, …, …, … ve … mevkiilerinde yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve Bu Santrale Kömür Sağlayacak Olan Rezerv Alandaki Yeraltı Maden İşletmesi ile Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi ile ilgili verilen … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararı, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiğinden, konusu kalmayan işbu davada, işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dosya tekemmül ettikten sonra davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesi uyarınca, Tarifede yazılı ücretin tamamı tutarında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Belirtilen gerekçelerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının dayandırıldığı ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğu, söz konusu kararın bozulması durumunda, işbu kararın da bozulmasının gerekeceği, diğer taraftan, idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, yapılan yargılamada haklı ya da haksız çıkan tarafın belirlenmediği, idarece sadece işlem tesis edilmesinin dava açılmasına sebebiyet verilmesi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle aleyhe harç hükmedilmesinin de Harçlar Kanununa aykırı olduğu, Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu işlem ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiğinden, işin esasına girilmeksizin karar verilmesine yer olmadığı kararının verildiği, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu, zira anılan iptal kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğundan, iptal kararının henüz kesinleşmediği, kararın bu haliyle kabul edilmesi halinde hak kaybı söz konusu olduğundan, söz konusu Mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği, esasa yönelik olarak ise projenin tüm yönleriyle entegre proje olarak kabul edilmek suretiyle hareket edildiği, rezerv alanına yönelik Hidrojeolojik Etüdü ve Karakterizasyonu Raporu ile Eskişehir-Alpu Kömür Havzası Kaynak Geliştirme, Hidrojeoloji ve Jeoteknik Etüt projesinin hazırlandığı, depo geçirimsizlik tabakasının fiziksel, kimyasal, mekanik ve hidrolik özellikleri depolama tesisinin toprak ve yeraltı suları için oluşturacağı potansiyel riskleri önleyecek nitelikte olmasının sağlanacağı, projeden kaynaklanacak toz emisyonları bakımından kümülatif bir toz emisyon dağılımı modellemesi yapıldığı ve bu değerlerin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerleri sağladığı, gerek tozun yayılmasına karşı gerekse atıkların yönetimi ile ilgili mevzuat gereği alınması gerekli tedbirlere ÇED raporunda yer verildiği, Eskişehir-Alpu kömür sahası hidroloji havzasının kuzey doğusuna konumlandırılan termik santral alanı ile kül depolama alanının, Kızılcaören Akiferi bölgesinde yer aldığı, dolayısıyla yeraltı su tablasının derinde olduğu bir bölge olduğu, ayrıca atık depolama sahasında sızdırmazlık sağlanması ve termik santral alanında gerekli drenaj sistemlerinin kurulacak olması bu üst yapı tesislerinin yeraltı su seviyesi ile ilişkisini minimum seviyeye indirdiği, ayrıca düzenli depolama tesisi işletmeye alınmadan önce depo tabanında uygulanan sızdırmazlık sisteminin yeterliliği ve etkinliğinin kontrolü amacıyla biri membada, ikisi mansapta olmak üzere 3 adet gözlem kuyusunun açılacağı, işletme döneminde de yılda 4 defa yapılacak analizler ile referans analizler karşılaştırılarak tesisin yeraltı sularına olası kirlilik yükünün tespit edilmesinin sağlanacağı, atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesinin belirlenmesine yönelik ÇED özel formatı verilmesi aşamasında atık ısı modellemesinin yapılmasına yönelik inceleme değerlendirme komisyonu (İDK) üyelerinden, STK'lardan ve vatandaşlardan bir talep gelmediği, söz konusu projede suyun emniyetle alınabileceği en uygun kaynağın mevcut hidrolojik şartlar dahilinde Gökçekaya HES olduğu ve bu kapsamda oluşabilecek teknik arızalara yönelik önlemlere ÇED raporunda yer verildiği, proje için gerekli olan suyun getirilmesi ve deşarjı sırasında yürürlükteki mevzuata uyulacağının ÇED raporunda taahhüt edildiği, bilirkişi raporunda ifade edilen meteorolojik verilerle ilgili yanlışlığın ÇED raporunun yazımı kısmında yapıldığı, modelleme programında yanlışlık yapılmadığı, meteorolojik veriler bakımından gerek temsil yılının gerekse diğer verilerin seçiminin Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, diğer taraftan, "arazi kullanımı ve yer seçim raporu"na göre alternatif alan bulunmadığı, flora ve faunayla ilgili değerlendirmeler İDK tarafından yeterli bulunduğu, santralde kullanılacak su arıtıldıktan sonra deşarj limitleri sağlanarak Porsuk Çayına deşarj edilmesinin planlandığı, kül düzenli depolama tesisinin sınırları içinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonlarının belirlenmesi ve değerlendirilmesinin uygulama projesi kapsamında belirleneceği, projede kamu yararı bulunduğu, projenin muhtemel olumsuz etkilerine karşı alınması gerekli önlemlere ÇED raporunda yer verilmesi nedeniyle ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile davanın taraflarının aynı olmadığı, dava konusu işlemin birel işlem olduğu, usul hükümleri açısından her iki davada farklı sonuçlar doğabileceği hususları dikkate alındığında, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği, Mahkemenin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporunun bakılmakta olan davada da hükme esas alınabileceği sonucuna varılmış olup, söz konusu bilirkişi ve ek bilirkişi raporu dikkate alındığında, Mahkeme kararının bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇ :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında göndermede bulunulan Mahkeme kararı, Dairemizin 09/11/2023 tarih ve E:2023/12018, K:2023/6130 sayılı kararıyla onanmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesince dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararı, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiğinden, konusu kalmayan işbu davada, işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davanın taraflarının aynı olmadığı, dava konusu işlemin birel işlem olduğu, usul hükümleri açısından her iki davada farklı sonuçlar doğabileceği hususları dikkate alındığında, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava dosyası ile dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin E:2023/12018 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, Mahkemenin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu, bakılmakta olan davada da hükme esas alınması gerekmekte olup, bu raporlara göre; dava konusu santral kuruluş sahası içinde kalan ve tarım dışı kullanım izni verilen yerde verimli arazi varlığının bulunmasına, bölge ve yörenin koşullarına uygun olarak kıraç ve sulu tarımın yapılmasına ve ortalama ürün veriminin yöre ve ülke ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, ÇED raporunda yer verilen flora ve fauna analizlerinin bilimsel çalışmalara uygun tekniklerle yeterli düzeyde yapılmadığı, dava konusu proje sahasında gerekli olan içme ve kullanma suyunun, Gökçekaya Barajından temin edilecek suyun ve personelden kaynaklı evsel nitelikli atık suların ve de santralde açığa çıkan atık suların Porsuk Çayı'na deşarjının yapılacağı belirtilmiş ve ilgili idareden su kullanım izinleri alınmış ise de, su izale ve atık su hatlarının projelenmemiş olduğu ve doğal olarak hatlardan etkilenecek arazilerin sınırları ve niteliklerinin değerlendirilmediği, dava konusu termik santral için belirlenen kuruluş yerinin -proje alanında yer alan kül depolama, hafriyat geçici depolama, tehlikeli atık depolama alanlarının- belirlenmesinde yeraltı suyu ve toprak kalitesi açısından kapsamlı çalışma yapılmadan karar verildiği, kömür rezerv alanı ile termik santral arasındaki mesafe nedeniyle kömürün isale kömür konveyör hattı ile taşınması sisteminin inşası, yine santral için gerekli soğutma suyunun getirileceği Gökçekaya Baraj Gölünden alınacak soğutma suyu için kurulması gereken isale hattı ve su deşarj hattı gibi birden fazla faaliyetin gerçekleşeceği bir alanda sadece termik santral işletim alanında ve kömür rezerv alanında yapılacak faaliyetlerin çevresel etkilerinin ele alınmasının eksiklik olduğu, ÇED raporunda Kül Düzenli Depolama Tesisinin (KDDT) sınırları içinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonların belirtilmediği ve bu suretle ilgili fonksiyonların etkilerinin incelenmediği, kül depo alanı için hiçbir hidrolojik çalışma yapılmadan ve yer altı suyu hareketi ve kalitesi belirlenmeden karar verilmesinin bilimsel bir yaklaşım olmadığı, hatalı meteorolojik verilerin esas alındığı, kurulması istenen termik santralin bacasından çıkacak olan atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesinin inceleme konusu yapılmadığı, tesisin etki alanı içinde kalan tarım ve orman arazisi için nitelikli bir değerlendirme yapılmadığı ve olası zarar veya hasar fonksiyonlarının tahminlenerek sosyal veya çevresel fayda-zarar analizlerinin detaylı olarak ele alınmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu işleme konu proje dolayısıyla, büyük bir kısmı 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Büyük Ova Koruma Alanı ilan edilen Alpu Ovasında bulunan alanda yapılması planlanan faaliyetin, çevresel etkilerinin ve bu etkilerin azami giderilme olanaklarının gereği gibi ele alınmaması nedeniyle, eksik ve yetersiz ÇED raporuna dayanılarak verilen "ÇED Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararının bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!