WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/12018 E.  ,  2023/6130 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12018
Karar No : 2023/6130

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Odaları Birliği Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, …, …, …, … ve … mevkiilerinde davalı yanında müdahillerden Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve Bu Santrale Kömür Sağlayacak Olan Rezerv Alandaki Yeraltı Maden İşletmesi ile Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, meteoroloji mühendisi, orman mühendisi, maden mühendisi, harita mühendisi ve arkeolog bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki ve ek bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu santral kuruluş sahası içinde kalan ve tarım dışı kullanım izni verilen yerde verimli arazi varlığının bulunmasına, bölge ve yörenin koşullarına uygun olarak kıraç ve sulu tarımın yapılmasına ve ortalama ürün veriminin yöre ve ülke ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, ÇED raporunda yer verilen flora ve fauna analizlerinin bilimsel çalışmalara uygun tekniklerle yeterli düzeyde yapılmadığı, dava konusu proje sahasında gerekli olan içme ve kullanma suyunun, Gökçekaya Barajından temin edilecek suyun ve personelden kaynaklı evsel nitelikli atık suların ve de santralde açığa çıkan atık suların Porsuk Çayı'na deşarjının yapılacağı belirtilmiş ve ilgili idareden su kullanım izinleri alınmış ise de, su izale ve atık su hatlarının projelenmemiş olduğu ve doğal olarak hatlardan etkilenecek arazilerin sınırları ve niteliklerinin değerlendirilmediği, dava konusu termik santral için belirlenen kuruluş yerinin -proje alanında yer alan kül depolama, hafriyat geçici depolama, tehlikeli atık depolama alanlarının- belirlenmesinde yeraltı suyu ve toprak kalitesi açısından kapsamlı çalışma yapılmadan karar verildiği, kömür rezerv alanı ile termik santral arasındaki mesafe nedeniyle kömürün isale kömür konveyör hattı ile taşınması sisteminin inşası, yine santral için gerekli soğutma suyunun getirileceği Gökçekaya Baraj Gölünden alınacak soğutma suyu için kurulması gereken isale hattı ve su deşarj hattı gibi birden fazla faaliyetin gerçekleşeceği bir alanda sadece termik santral işletim alanında ve kömür rezerv alanında yapılacak faaliyetlerin çevresel etkilerinin ele alınmasının eksiklik olduğu, ÇED raporunda Kül Düzenli Depolama Tesisinin (KDDT) sınırları içinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonların belirtilmediği ve bu suretle ilgili fonksiyonların etkilerinin incelenmediği, kül depo alanı için hiçbir hidrolojik çalışma yapılmadan ve yer altı suyu hareketi ve kalitesi belirlenmeden karar verilmesinin bilimsel bir yaklaşım olmadığı, hatalı meteorolojik verilerin esas alındığı, kurulması istenen termik santralin bacasından çıkacak olan atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesinin inceleme konusu yapılmadığı, tesisin etki alanı içinde kalan tarım ve orman arazisi için nitelikli bir değerlendirme yapılmadığı ve olası zarar veya hasar fonksiyonlarının tahminlenerek sosyal veya çevresel fayda-zarar analizlerinin detaylı olarak ele alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu işleme konu proje dolayısıyla, büyük bir kısmı 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Büyük Ova Koruma Alanı ilan edilen Alpu Ovasında bulunan alanda yapılması planlanan faaliyetin, çevresel etkilerinin ve bu etkilerin azami giderilme olanaklarının gereği gibi ele alınmaması nedeniyle, ÇED raporunun eksik ve gerekli nitelikten yoksun olarak hazırlandığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, Alpu-B sektörü rezerv alanı dışındaki alanlarda herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı, rezerv alanında yer alan tescilli alanlar ve öneri sit sınırlarında ise koruma bölge kurulundan izin alınmaksızın herhangi bir fiziki ve inşai faaliyette bulunulmayacağı, rezerv alanında galeri ağızlarında oluşacak pasa malzemenin yer üstünde depolanmayacağı, pasa malzeme oluştukça kül düzenli depolama tesisi inşaatlarında ya da dolgu malzemesi olarak kullanılacağı, ancak öncesinde asit maden drenajı oluşturma potansiyelinin araştırılması amacıyla gerekli analizlerin yaptırılacağı, inşaai faaliyetler bakımından oluşacak toz ile ilgili kümülatif bir toz emisyon dağılım modellemesinin hazırlandığı, proje kapsamında ihtiyaç duyulan suyun DSİ 3. Bölge Müdürlüğünden gerekli izinler alınmak suretiyle santral sahasına 21 km mesafede olan Gökçekaya Hidroelektrik Santralinden temin edileceği, su temininin iletim tüneli ile santrale getirilmesinin planlandığı, Alpu-B sektörü rezerv alanından kapalı işletmede üretilecek kömürün, termik santral kömür stok sahasına, bant konveyörler vasıtasıyla nakledileceği, II. sınıf düzenli depolama tesisinde oluşacak sızıntı suyunun, yağmur sularından ve toz bastırmak amacı ile yapılacak olan sulamadan kaynaklandığı ve sızıntı suyu havuzundan periyodik olarak numune alınacağı ve analiz yaptırılacağı, söz konusu sızıntı suyunun toz bastırmada yeniden kullanılmasının sağlanacağı, proje alanı çevresinde yer alan tarım ve orman topraklarında izleme programının yapılacağı, flora-fauna çalışmalarının komisyon üyesi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından uygun ve yeterli bulunduğu, entegre proje olarak planlanan bu projede kömür taşıma konveyör bantlarının, pasa malzemesinin, isale hattının ve deşarj hattının da ÇED raporunda değerlendirildiği, ayrıca Alpu Kömür Havzasının (A,B,C,D,E,F Sektörleri) Hidrojeolojik Etüdü ve Karakterizasyonu Raporu ile Eskişehir-Alpu Kömür Havzası Kaynak Geliştirme, Hidrojeoloji ve Jeoteknik Etüt projesinin hazırlandığı, depo tabanının mevzuata uygun şekilde geçirimsizliği sağlayacak şekilde inşa edileceği, böylece yeraltı suyunun kirlenmesinin önleneceği, projenin tüm çevresel etkilerine karşı gerekli önlemlerin alındığı, sonuç olarak, hukuka uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahillerden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, B sektöründeki teknik etütlerin tamamlanmış olması, B sektörünün santral alanına göre konumu, rezerv miktarı, yerüstü yapılarının (boru hattı, iletim hattı, karayolu, demiryolu hattı, sulama kanalları vs.) deplase edilmesindeki kolaylık, Porsuk Nehrinden uzaklık, ilk etapta B sektör alanının, rezerv alanı belirlenmesindeki etkenler arasında olduğu, B sektör alanından yeraltı yöntemi ile çıkarılacak kömürün, yaklaşık 6,7 km mesafedeki santral alanına konveyör sistemi ile taşınacağı, topoğrafyanın sistemin kurulmasına elverişli olduğu, ayrıca alternatif alan bulunmaması ve tarımsal bütünlüğün olumsuz etkilenmeyecek olması nedeniyle tarım dışı kullanımının Eskişehir İl Toprak Koruma Kurulunca uygun bulunduğu, sonuç olarak projenin gerek planlama gerekse işletme aşamasında mevzuata göre hareket edileceği, bu yönüyle ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
3- Davalı yanında müdahillerden Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, projenin tüm yönleriyle entegre proje olarak kabul edilmek suretiyle hareket edildiği, rezerv alanına yönelik Hidrojeolojik Etüdü ve Karakterizasyonu Raporu ile Eskişehir-Alpu Kömür Havzası Kaynak Geliştirme, Hidrojeoloji ve Jeoteknik Etüt projesinin hazırlandığı, depo geçirimsizlik tabakasının fiziksel, kimyasal, mekanik ve hidrolik özellikleri depolama tesisinin toprak ve yeraltı suları için oluşturacağı potansiyel riskleri önleyecek nitelikte olmasının sağlanacağı, projeden kaynaklanacak toz emisyonları bakımından kümülatif bir toz emisyon dağılımı modellemesi yapıldığı ve bu değerlerin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerleri sağladığı, gerek tozun yayılmasına karşı gerekse atıkların yönetimi ile ilgili mevzuat gereği alınması gerekli tedbirlere ÇED raporunda yer verildiği, Eskişehir-Alpu kömür sahası hidroloji havzasının kuzey doğusuna konumlandırılan termik santral alanı ile kül depolama alanının, Kızılcaören Akiferi bölgesinde yer aldığı, dolayısıyla yeraltı su tablasının derinde olduğu bir bölge olduğu, ayrıca atık depolama sahasında sızdırmazlık sağlanması ve termik santral alanında gerekli drenaj sistemlerinin kurulacak olması, bu üst yapı tesislerinin, yeraltı su seviyesi ile ilişkisini minimum seviyeye indirdiği, ayrıca düzenli depolama tesisi işletmeye alınmadan önce depo tabanında uygulanan sızdırmazlık sisteminin yeterliliği ve etkinliğinin kontrolü amacıyla biri membada, ikisi mansapta olmak üzere 3 adet gözlem kuyusunun açılacağı, işletme döneminde de yılda 4 defa yapılacak analizler ile referans analizler karşılaştırılarak tesisin yeraltı sularına olası kirlilik yükünün tespit edilmesinin sağlanacağı, atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesinin belirlenmesine yönelik ÇED özel formatı verilmesi aşamasında atık ısı modellemesinin yapılmasına yönelik inceleme değerlendirme komisyonu (İDK) üyelerinden, STK'lardan ve vatandaşlardan bir talep gelmediği, söz konusu projede suyun emniyetle alınabileceği en uygun kaynağın mevcut hidrolojik şartlar dahilinde Gökçekaya HES olduğu ve bu kapsamda oluşabilecek teknik arızalara yönelik önlemlere ÇED raporunda yer verildiği, proje için gerekli olan suyun getirilmesi ve deşarjı sırasında yürürlükteki mevzuata uyulacağının ÇED raporunda taahhüt edildiği, bilirkişi raporunda ifade edilen meteorolojik verilerle ilgili yanlışlığın ÇED raporunun yazımı kısmında yapıldığı, modelleme programında yanlışlık yapılmadığı, meteorolojik veriler bakımından gerek temsil yılının gerekse diğer verilerin seçiminin Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, diğer taraftan, "arazi kullanımı ve yer seçim raporu"na göre alternatif alanın bulunmadığı, flora ve faunayla ilgili değerlendirmelerin İDK tarafından yeterli bulunduğu, santralde kullanılacak su arıtıldıktan sonra deşarj limitleri sağlanarak Porsuk Çayına deşarj edilmesinin planlandığı, kül düzenli depolama tesisinin sınırları içinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonlarının belirlenmesi ve değerlendirilmesinin uygulama projesi kapsamında belirleneceği, projede kamu yararının bulunduğu, projenin muhtemel olumsuz etkilerine karşı alınması gerekli önlemlere ÇED raporunda yer verilmesi nedeniyle ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu, dolayısıyla Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında ortaya konulduğu üzere, kül depolama alanına yönelik hidrojeolojik araştırmaların yapılmadığı, kül depolama tesisi içerisinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonların belirtilmeyerek çevresel etkilerinin incelenmediği, ÇED raporu ekinde yer alan bazı araştırmaların yapılıyor olmasının projenin çevresel etkilerinin tespiti ve değerlendirmesi bakımından yeterli olduğu anlamına gelmediği, kaldı ki bu proje kapsamındaki tüm faaliyetlerin etkilerinin kümülatif incelenmediği, bilirkişi ve ek bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, ÇED raporundaki verilerin eksik ve hatalı olduğunun anlaşıldığı, bu yönüyle projenin çevresel etkilerinin tam anlamıyla tespitinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla eksik veriler esas alınarak verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali yolundaki Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek, istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, …, …, …, … ve … mevkilerinde Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan 2x(550 MWe/561MWm/1.247 MWt) kapasitesinde "Alpu Termik Santrali ve Bu Santrale Kömür Sağlayacak Olan Rezerv Alandaki Yeraltı Maden İşletmesi ile Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu ÇED Olumlu kararını iptal eden İdare Mahkemesi kararının gerekçesine esas alınan bilirkişi raporlarında;
- "dava konusu santral kuruluş sahası içinde kalan ve tarım dışı kullanım izni verilen yerde verimli arazi varlığının bulunmasına, bölge ve yörenin koşullarına uygun olarak kıraç ve sulu tarımın yapılmasına ve ortalama ürün veriminin yöre ve ülke ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, ÇED raporunda yer verilen flora ve fauna analizlerinin bilimsel çalışmalara uygun tekniklerle yeterli düzeyde yapılmadığı", gerekçesi ile ilgili olarak "verimli arazi varlığı", "kıraç ve sulu tarımın yapılması", "ortalama ürün veriminin yöre ve ülke ortalamasının üzerinde olması" ve "flora ve fauna analizleri"ne ilişkin tespitlerin somutlaştırılamadığı, bölgede iptale dayanak olabilecek ne türden zararlara neden olunacağının ortaya konulmadığı, varsayımsal biçimde "bilimsel çalışmalara uygun tekniklerle yeterli düzeyde yapılmadığı" gibi hukuken kabul edilebilir veri ve analize dayanmadığı;
- "dava konusu proje sahasında gerekli olan içme ve kullanma suyunun, Gökçekaya Barajından temin edilecek suyun ve personelden kaynaklı evsel nitelikli atık suların ve de santralde açığa çıkan atık suların Porsuk Çayı'na deşarjının yapılacağı belirtilmiş ve ilgili idareden su kullanım izinleri alınmış ise de, su izale ve atık su hatlarının projelenmemiş olduğu ve doğal olarak hatlardan etkilenecek arazilerin sınırları ve niteliklerinin değerlendirilmediği", gerekçesi ile ilgili olarak eksiklik olarak değerlendirilen su izale ve atık su hatlarının projelenmemiş olmasının ve doğal olarak hatlardan etkilenecek arazilerin sınırları ve niteliklerinin değerlendirilmemesinin ÇED olumlu kararının iptalini gerektirecek nitelikte ne gibi sorun ve zararlara neden olunacağını ortaya koymadığı;
- "dava konusu termik santral için belirlenen kuruluş yerinin -proje alanında yer alan kül depolama, hafriyat geçici depolama, tehlikeli atık depolama alanlarının- belirlenmesinde yeraltı suyu ve toprak kalitesi açısından kapsamlı çalışma yapılmadan karar verildiği", gerekçesi ile ilgili olarak somut bir veri ve analiz içermeyen" kapsamlı çalışma yapılmaması" eleştirisinin bilirkişilerden beklenen teknik çalışma ve analiz içermediği;
- "kömür rezerv alanı ile termik santral arasındaki mesafe nedeniyle kömürün isale kömür konveyör hattı ile taşınması sisteminin inşası, yine santral için gerekli soğutma suyunun getirileceği Gökçekaya Baraj Gölünden alınacak soğutma suyu için kurulması gereken isale hattı ve su deşarj hattı gibi birden fazla faaliyetin gerçekleşeceği bir alanda sadece termik santral işletim alanında ve kömür rezerv alanında yapılacak faaliyetlerin çevresel etkilerinin ele alınmasının eksiklik olduğu", gerekçesine ilişkin olarak eksiklik olarak değerlendirilen bu tespit için proje sahasında ne gibi risk ve zararlara neden olunacağına ilişkin tespit ve uzman görüşünün belirtilmediği;
- "ÇED raporunda Kül Düzenli Depolama Tesisinin (KDDT) sınırları içinde yer alan bölmelere ait işletme amacına göre atanmış fonksiyonların belirtilmediği ve bu suretle ilgili fonksiyonların etkilerinin incelenmediği, kül depo alanı için hiçbir hidrolojik çalışma yapılmadan ve yer altı suyu hareketi ve kalitesi belirlenmeden karar verilmesinin bilimsel bir yaklaşım olmadığı", gerekçesi ile ilgili olarak "kül depo alanı için atanmış fonksiyonların belirtilmemesi ve etkilerinin incelenmemesi"nin ne tür zarar ve sonuçlara neden olunabileceğini ortaya koymadığı, "hidrolojik çalışma yapılmaması ve yer altı suyu hareketi ve kalitesinin belirlenmemesi" eleştirisine ilişkin bilirkişilerce ortaya konmuş bilimsel bir veri ve analiz olmaksızın yani bu çalışma yapıldığı takdirde -ki bilirkişilerden beklenen de bu olmalı- bölgede eğer var ise yeraltı suları ve bu sulara ilişkin olası olumsuz etkilerinin ortaya konulmadığı;
- "hatalı meteorolojik verilerin esas alındığı, kurulması istenen termik santralin bacasından çıkacak olan atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesinin inceleme konusu yapılmadığı", gerekçesi ile ilgili olarak bilirkişilerin de atık ısının yayılım yönü ve etki mesafesini incelemedikleri, incelenmemesi nedeniyle proje alanı ve çevresinde ne türden etki ve zararlara neden olunacağının ortaya konulmadığı;
- "tesisin etki alanı içinde kalan tarım ve orman arazisi için nitelikli bir değerlendirme yapılmadığı ve olası zarar veya hasar fonksiyonlarının tahminlenerek sosyal veya çevresel fayda-zarar analizlerinin detaylı olarak ele alınmadığı", gerekçesi ile ilgili olarak bilirkişilerin belirtilen eksiklik nedeniyle bölgede ne gibi risk ve zararlara neden olunacağına ilişkin somut tespite yer verilmediği; tüm bu hususların dava konusu işlemin iptaline gerekçe oluşturamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu "ÇED Olumlu" kararını iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz konusu karar bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.