Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12013 E. , 2023/5791 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12013
Karar No : 2023/5791
TEMYİZ EDENLER : I - (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
II- MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) :
1- … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF
(DAVACILAR) : 1-… 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
9- … 10- …
11- … 12- …
13- … 14- …
15- … 16- …
17- … 18- …
19- … 20- … 21- … 22- …
23- … 24- …
25- … 26- …
27- … 28- …
29- … 30- …31- … 32- …33- … 34- …
35- … 36- …37- … 38- …39- … 40- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Giresun İli, Görele İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkiinde ... Suları Birliği tarafından yapılması planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi Kapasite Artışı projesi hakkında verilen ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi, inşaat mühendisi (ulaşım) ve çevre mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 03/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarındaki tespitlerin hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, bilirkişi raporları, dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek yer seçiminin uygun olduğu, seçilen alanın heyelan riski taşımadığı ve etrafında bulunan en yakın yerleşim birimi ve enerji nakil hatlarının mesafelerinin Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte belirtilen sınır değerlerine uygun olduğu; tesisin kurulduğu taş ocağının önünden geçen ... Deresi üzerinde belirlenen alana yaklaşık 1 km mesafede ... Beldesinin su ihtiyaçlarını karşıladıkları içme suyu kuyularının bulunduğu görülmekle birlikte Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik veya başka bir düzenlemeyle tesisin su kaynaklarına mesafesi bakımından asgari bir sınır düzenlenmediği, bu hususta oluşabilecek olumsuz etkilerin, tesisin atık sularının ÇED raporunda taahhüt edilen şekilde deşarj yoluyla tahliyesi sağlanarak ve tesiste oluşan sızıntı sularının toprağa karışmasının öngörülen taahhütlerin uygulanarak önleneceğinin anlaşıldığı; mekanik ayırma tesisinin çalışır vaziyette olduğu ancak çalışma koşullarının hijyenik açıdan sağlıklı görünmediği, ünitenin ön tarafının tamamıyla açık olduğu, mekanik ayrıştırma ünitesinin çalışma koşullarının ÇED Raporunda öngörülen taahhütlere uygun olmadığı, çevre ve insan sağlığı açısından tehlike arz ettiği; havuzlardan kaynaklı herhangi bir kirliliğin çevrede oluşmadığının tespit edildiği; ÇED Raporunda düzenli depolama sahasından ve diğer ünitelerden toplamda oluşacak atık suyun 134,1 m3/gün olduğu ve arıtma tesisi kapasitesinin 150 m3/gün olarak dizayn edildiğinden kapasitenin yeterli olduğu, fakat arıtma tesisi çalışma kapasitesinin ne kadar olduğu ve günlük gelebilecek debiyi arıtma imkânının bulunup bulunmadığı konusunda herhangi bir bilginin olmadığı; bunun yanı sıra tesisin işletilmesi sırasında sızıntı sularının yöre halkının kullandığı su kaynaklarını etkilememesi için atık sular arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra 2.330 m uzunluğunda deşarj borusu ile ... Beldesine ait içme suyu kuyularının yaklaşık 120 m mansabından denize deşarj edildiği; tesisin yanından geçen dereden kaynaklanacak herhangi taşkın neticesinde tesisin zarar görmemesi için Çıkmaz Deresi boyunca yapılan yığma taş duvarın önüne de tesisten kaynaklı sızıntı sularının oluşması neticesinde yeniden drenajlı beton duvar yapıldığı ve bu iki duvar arasına sızan sızıntı sularının drene edilerek toplanıp dengeleme havuzuna verildiği; düzenli depolama sahasının toprak örtü ile örtülü olduğu ve yalnızca çalışma alanının açık olarak bekletildiği; diğer taraftan tesiste oluşan metan gazını toplayan sistemin kurulduğu ve metan gazından elektrik enerjisi üretildiği, böylelikle depolama sahasında gaz oluşumundan dolayı oluşacak kokunun azaltımı sağlanırken enerji üretimi ile de ekonomiye katkıda bulunulduğu, bu durumun tesiste oluşan kokunun en az düzeye indirilmesi hususunda ciddi bir katkısının olduğu; son olarak tesis için hazırlanan ÇED Raporu hazırlanırken ilgili kurum ve kuruluşlardan gerekli izin ve görüşlerin alındığı; Raporda, tesisin işletilmesi sırasında karşılaşılabilecek sorunların ele alınarak çözüm önerilerinin ortaya konulduğunun görüldüğü, bu durumda, ÇED sürecinin; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünü kapsayan bir süreci kapsadığı, bu bağlamda; gerek yer seçimi ile projede kullanılacak teknik donanım ve yöntem yönünden gerekse ÇED Raporunda anılan safhaların uygulanması sırasında öngörülen taahhütler bakımından projenin çevre üzerinde neden olacağı olumsuz etkilerin kabul edilebilir bir seviyede olduğu değerlendirilmekte ise de; projeye konu tesisin inşası ve işletilmesi sürecine ilişkin olarak tesis bünyesindeki mekanik ayrıştırma ünitesinin inşası, işletilmesi ve çalıştırılmasına ilişkin öngörülen taahhütlere uyulmadığının/çevre ve insan sağlığı açısından gereken çalışma koşullarının sağlanmadığının tespit edildiği; zira tesisteki ana ünitelerden olan mekanik ayırma sistemi koku, toz, sızıntı suyu, gaz ve benzeri olumsuz etkileri önleyecek şekilde inşa edilmediğinden, buradaki çalışma şartlarının da hijyenik açıdan uygun yürütülemediği; sahaya gelen atıkların işlendiği, bu atıklardan yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir maddelerin fiziksel özelliklerine göre ayrılıp geri kazanıldığı mekanik ayrıştırma ünitesinin havalandırma kanalları olacak şekilde kapalı olarak inşa edilmesi ve bu şekilde faaliyet göstermesi gerekmekteyken, ünitenin ön tarafının tamamının açık bırakıldığı, tesise gelen atıkların ünitenin açık kısmında bulunan alana döküldüğü ve buradan da makine yardımıyla ayrıştırma bandına aktarılarak çalıştırıldığı, bu şekilde çalışan mekanik ayrıştırma ünitesinde atıkların dökülmesi ve ayrıştırılması esnasında koku oluşumu, haşere gibi sağlıksız koşulların ortaya çıkmasına neden olacağı, dolayısıyla halihazırda faaliyetini sürdüren tesisin işletilmesi sırasında koku, toz, sızıntı suyu, gaz ve benzeri olumsuz etkilerin meydana geldiği, ÇED Olumlu kararı alındıktan sonra, tesisin proje kapsamında verilen taahhütlere uygun bir şekilde inşa edilmediği ve işletilmediği, söz konusu projeye ilişkin öngörülen, "çevreye olabilecek olumsuz etkilerin önlenmesi veya çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi" amacının sağlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu 09/06/2022 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; Doğu Karadeniz bölgesinin coğrafi özellikleri dikkate alındığında, bertaraf metodunun bu bölgede uygulanması gerekiği, uygun yer belirlemenin zorluklar barındırdığı, yer seçiminin uygun olduğu, alanın heyelan riski taşımadığı, en yakın yerleşim yerine ve enerji nakil hatlarına, su kaynaklarına uzaklığının mevzuata uygun olduğu, tesisin çalışma şekli ve ünitelerinin yeterli olduğu, tesisin işletilmesi sırasında oluşan suyun yerleşim yerleri ve su kaynaklarını etkilememesi için arıtıldıktan sonra denize deşarj edildiği, oluşan metan gazı ile elektrik üretildiği ve depolama sahasında oluşabilecek kokunun önüne geçildiği, ÇED Raporu hazırlanırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşünün alındığı, tesisin çalışma şekli ve ünitelerinin irdelenerek tesisin işletilmesi sırasında karşılaşılabilecek sorunların ele alınarak çözüm önerilerinin ortaya konulduğu, mekanik ayırma ünitesinin devrede olduğu, il müdürlüğü ve il belediyeleri tarafından denetimlerin yapıldığı, diğer taraftan geçerliliği devam eden ... tarihli, ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararına esas Proje Tanıtım Dosyasında yer alan Atık Ayrıştırma Ünitesinde taşıyıcı bantlara yüklenen atığın sınıflandırılmasının çalışan işçilerce el yordamıyla yapıldığı, bu durumda Mahkemece verilen iptal kararı ile mekanik ayırma tesisinin durdurularak 2017 tarihli ÇED Gerekli Değildir Kararında öngörülen ve günümüz koşullarına göre insan sağlığını daha fazla olumsuz etkileyen çalışma sistemine dönülmesinin Mahkemece tercih edildiği anlamının çıkacağı, söz konusu tesiste olaşabilecek etkilerin çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemeyecek düzeyde tutulduğu, sürecin Bakanlığın denetiminde olduğu, hukuka uygun olarak alınmış bir idari kararın uygulanmasındaki eksiklik ya da ihmallerin ayrı bir idari denetimin konusu olduğu, bu davanın konusu olmadığı, mekanik ayırma tesisinin çalışma koşullarının hijyenik olmadığı şeklindeki bilirkişi belirlemesinin subjektif olduğu, izleme ve kontrolün ayrı bir denetimin ve davanın konusu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... A.Ş. tarafından; Mahkeme kararı ile bilirkişi raporlarında yer alan olumlu değerlendirmelerinin tamamının göz ardı edildiği, kararın gerekçe kısmında yer verilen örnek Danıştay kararının huzurda görülen davadan çok farklı olduğu, izleme ve kontrol sürecine ilişkin olduğu, huzurdaki davada, davanın konusu olan ÇED Olumlu kararının hukukilik denetiminin yapılması gerektiği, katı atık bertaraf tesisinin işletilmesinde ÇED raporundaki tüm taahhütlere uyulduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... Suları Birliği tarafından; tesisin modern bir niteliğe sahip olduğu, süreç içindeki Mahkeme kararlarına uyulduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiği, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karar verilmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Giresun İli, Görele İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkiinde ... Suları Birliği tarafından Katı Atık Bertaraf Tesisi yapılmasının planlandığı, 280,9 ton/gün kapasitede planlanan tesis için Mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararının iptali için açılan davada Ordu İdare Mahkemesince iptaline karar verilmesi üzerine, iptal gerekçelerinin ortadan kaldırıldığı belirtilerek, tesisisin kapasitesi ve koordinatları değiştirilmeden 2009/7 sayılı Genelge kapsamında … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararının verildiği, söz konusu kararın … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiği, Mahkeme Kararında yer verilen iptal gerekçelerinin Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği tarafından ortadan kaldırıldığı belirtilerek hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası akabinde 9.11 ha ve 98 ton/gün atık için … tarihli, … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davanın reddedildiği, daha sonra ÇED Gerekli Değildir kararına esas alanın büyüklüğünde değişiklik yapılmadan günlük alınacak atık miktarının 100 ton/gün üzerine çıkarılması amacıyla planlanan kapasite artışı projesi hakkında verilen … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla kapasite artışına ilişkin ÇED Olumlu kararının iptaline karar verildiği, söz konusu Mahkeme kararlarının temyiz edilmesi üzerine Danıştay'ın hukuki denetiminden geçerek kesinleştiği görülmektedir.
Bu sefer … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında yer verilen hususlarla ilgili olarak gerekli revizyon ve çalışmaların Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği tarafından yapıldığı, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında hazırlandığı belirtilerek, yapılması planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi Kapasite Artışı projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmektedir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak; Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreç olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Öte yandan, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda uygulamanın 'yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.' şeklinde yapılması" düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, anılan 2009/7 saylı Genelge ile yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, uyuşmazlık konusu ÇED Olumlu kararının dayanağı Nihai ÇED Raporunun içeriğinden; 2009/7 sayılı Genelgeye istinaden Ordu İdare Mahkemesinin 06.05.2021 tarihli, E:2020/220, K:2021/347 sayılı kararında yer verilen hususlarla ilgili olarak gerekli revizyon ve çalışmalar neticesinde hazırlandığı, dava konusu ÇED Olumlu kararının, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında verildiğinin belirtildiği dikkate alındığında, ÇED raporunun, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında yer alan iptal gerekçeleri incelenmek, bahse konu iptal kararının ÇED raporunun tamamını kusurlandırıp kusurlandırmadığı, ÇED raporunun yetersiz görülen kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle ÇED raporunun tümünü etkileyip etkilemediği, 2009/7 sayılı Genelgenin uygulanmasının mümkün olup olmadığı, 2009/7 sayılı Genelgenin uygulanabilmesi söz konusu ise, dava konusu işleme dayanak Nihai ÇED Raporunun Mahkemenin verdiği iptal kararı çerçevesinde revize edilip edilmediği incelenerek karar verilmesi gerekirken, temyize konu Mahkeme Kararına dayanak bilirkişi raporlarında bu doğrultuda bir inceleme yapılmadığı, ayrıca kararda kronolojisine yer verilen ve Mahkeme kararları ile yenilenen sürecin bir bütün olarak değerlendirilmediği görülmektedir.
Bununla birlikte; yargısal denetimi yapılan projenin, kapasite artışı projesi olduğu, halihazırda 9.11 ha alanda, 98 ton/gün atık için … tarihli, … sayılı ÇED Gerekli Değildir kararına istinaden kurulan ve çalışmakta olan Katı Atık Bertaraf Tesisinin bulunduğu ve kapasite artışının II. Sınıf Düzenli Depolama Alanının 98 ton/gün'den, 361 gün/ton'a çıkarılması şeklinde planlandığına Nihai ÇED Raporunda yer verildiği görülmekte olup, Mahkeme kararında; mekanik ayırma tesisinin çalışır vaziyette olduğu ancak çalışma koşullarının hijyenik açıdan sağlıklı görünmediği, ünitenin ön tarafının tamamıyla açık olduğu, mekanik ayrıştırma ünitesinin çalışma koşullarının ÇED Raporunda öngörülen taahhütlere uygun olmadığı, çevre ve insan sağlığı açısından tehlike arz ettiği; ÇED sürecinin; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünü içeren bir süreci kapsadığı, bilirkişi raporlarında gerek yer seçimi ile projede kullanılacak teknik donanım ve yöntem yönünden gerekse ÇED Raporunda anılan safhaların uygulanması sırasında öngörülen taahhütler bakımından projenin çevre üzerinde neden olacağı olumsuz etkilerin kabul edilebilir bir seviyede olduğu değerlendirilmekte ise de; projeye konu tesisin inşası ve işletilmesi sürecine ilişkin olarak tesis bünyesindeki mekanik ayrıştırma ünitesinin inşası, işletilmesi ve çalıştırılmasına ilişkin öngörülen taahhütlere uyulmadığının/çevre ve insan sağlığı açısından gereken çalışma koşullarının sağlanmadığının tespit edildiği; tesisteki ana ünitelerden olan mekanik ayırma sisteminin koku, toz, sızıntı suyu, gaz ve benzeri olumsuz etkileri önleyecek şekilde inşa edilmediği, buradaki çalışma şartlarının da hijyenik açıdan uygun yürütülemediği; sahaya gelen atıkların işlendiği, bu atıklardan yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir maddelerin fiziksel özelliklerine göre ayrılıp geri kazanıldığı mekanik ayrıştırma ünitesinin havalandırma kanalları olacak şekilde kapalı olarak inşa edilmesi ve bu şekilde faaliyet göstermesi gerekmekteyken, ünitenin ön tarafının tamamının açık bırakıldığı, tesise gelen atıkların ünitenin açık kısmında bulunan alana döküldüğü ve buradan da makine yardımıyla ayrıştırma bandına aktarılarak çalıştırıldığı, bu şekilde çalışan mekanik ayrıştırma ünitesinde atıkların dökülmesi ve ayrıştırılması esnasında koku oluşumu, haşere gibi sağlıksız koşulların ortaya çıkmasına neden olacağı, dolayısıyla halihazırda faaliyetini sürdüren tesisin işletilmesi sırasında koku, toz, sızıntı suyu, gaz ve benzeri olumsuz etkilerin meydana geldiği, ÇED Olumlu kararı alındıktan sonra, tesisin proje kapsamında verilen taahhütlere uygun bir şekilde inşa edilmediği ve işletilmediği, söz konusu projeye ilişkin öngörülen, "çevreye olabilecek olumsuz etkilerin önlenmesi veya çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi" amacının sağlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu kapasite artışı projesine ilişkin olarak verilen 09/06/2022 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, yine Kararda Danıştay Altıncı Dairesinin 01.11.2022 tarihli, E:2022/1164, K:2022/9120 sayılı kararına yer verilerek, ÇED Olumlu Kararı alındıktan sonra, proje kapsamında verilen taahhütlere uygun davranılıp davranılmadığına ilişkin izleme ve kontrol süreci ile proje sahibinin, projesine ilişkin verdiği taahhütlerin denetlenmesi gerektiğinin vurgulandığı belirtilmektedir.
Mahkeme Kararında emsal gösterilen Danıştay Altıncı Dairesinin 01.11.2022 tarihli, E:2022/1164, K:2022/9120 sayılı kararına konu uyuşmazlığın; dava konusu istemden farklı olarak, Ordu İli, Fatsa İlçesi … Mahallesinde … San. ve Tic. A.Ş. tarafından yürütülen altın madeni projesi ile ilgili davacılar tarafından yatırımcı şirketin ÇED Raporunda yer alan taahhütlerine aykırı davranışı nedeniyle proje hakkında verilen … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu Kararının, 10/09/2019 tarihinde başvurulan tüm geçici faaliyet belgeleri ile çevre ve izin lisans belgelerinin iptali istemli başvurusu neticesinde idarece tesis edilen işlemin iptali istemiyle açıldığı; Mahkemece daha önce … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu Kararının hukukilik denetiminin yapıldığı, kararın iptali istemiyle açılan davanın ve bu karara karşı yapılan temyiz isteminin de reddedildiği, davacı vekillerince gerek dava dilekçelerinde gerekse duruşma esnasında belirtilen taahhütlere aykırı davranışların ÇED Raporunda yapılan incelemelerle, hesaplamalarla ve değerlendirmelerle ilgisinin olmadığı belirtilerek davanın bir kısım davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle, bir kısım davacılar yönünden de esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz isteminin, davacıların ÇED taahhütlerine ve çevre izin ve lisans koşullarına aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle ve taahhüde aykırı eylemler belirtilmek suretiyle … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu" belgesinin ve tüm geçici faaliyet belgeleri ile çevre ve izin lisans belgelerinin iptaline yönelik başvurusu üzerine proje kapsamında verilen taahhütlerin ihlal edilip edilmediğinin incelenmesi gerektiği, İdare Mahkemesince, dava konusu istem … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu" kararının iptali istemi olarak nitelendirip, söz konusu Karar hakkında daha önce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde verilen yargı kararı gerekçe gösterilerek verilen karara ilişkin olduğu görülmektedir.
Her ne kadar çevresel etki değerlendirmesi süreci, temyize konu Mahkeme kararında da belirtildiği üzere; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünü de kapsayan bir süreci ifade etmekte ise de dava konusu uyuşmazlığın Katı Atık Bertaraf Tesisi Kapasite Artışı projesine ilişkin olduğu, daha önce kapasite artışı projesi hakkında verilen … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada, işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında yer verilen hususlarla ilgili olarak gerekli revizyon ve çalışmalar neticesinde, 2009/7 sayılı Genelgeye istinaden hazırlandığının belirtilmesine rağmen, dava konusu işlemin 2009/7 sayılı Genelgesi uyarınca hazırlanmasına dayanak … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında yer alan tespitler ve projenin kapasite artışına ilişkin unsurları yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın, mevcut tesiste çalışmakta olan mekanik ayrıştırma ünitesine ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar ile temyiz dilekçelerindeki iddiaların yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının ve yapılacak inceleme neticesinde eksik hususlar görülmesi halinde ÇED raporunun tamamını kusurlandırıp kusurlandırmadığının aralarına ziraat mühendisi ve biyolog bilirkişi de (… İdare Mahkemesinin E:…0 sayılı dosyasında yer alan bilirkişi heyetine denk olması açısından) olmak üzere, gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!