Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11995 E. , 2023/5320 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11995
Karar No : 2023/5320
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :
1- … 5- …
2- … Derneği 6- …
3- … Derneği 7- …
4- … 8- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa İli, Gördes İlçesi, Gördes Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan ''154 kV (Meta Nikel - Demirci) Brş.N. - Gördes EEİH" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve E-… sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir'' kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi ve biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; çevre mühendisliği bakımından, EEİH inşaat aşamasında direk çukurlarının açılması esnasında toz emisyonlarının oluşmasının söz konusu olduğu, proje kapsamında 13,28 km’lik güzergahta yaklaşık her 300 metrede bir taşıyıcı direk konulmasının planlandığı, arazi durumuna göre bu mesafelerin değişikliği söz konusu olmakla birlikte, ortalama 300 m'de bir direk konulması durumunda (13280/300)+1=45,26 direk hesabıyla 46 direk kullanılacağının hesaplanabileceği, bu direklerden 2 tanesinin nihayet direk (ND1, ND2), 11 tanesinin some direk (S1-S11) olacağı ve bu direklerin her biri için 300 m2 alanda, geri kalan 33 taşıma direğinin her biri için 200 m2 alanda inşaat faaliyeti gerçekleştirileceğinin anlaşıldığı, her bir direk için 3 m x 3 m boyutlarında ve 3 m derinliğinde 4 çukur açılacağı ve toplam hafriyatın 108 m3 olacağı, direk inşaatlarının her bir direk lokasyonunda ardışık olarak gerçekleştirileceği, hafriyat çalışmalarının eş zamanlı yapılmayacağı, kontrollü koşullarda çalışılmasının yasal zorunluluk olduğu göz önüne alındığında, oluşacağı hesaplanan 0,45 kg/saat kütlesel toz emisyonu değerinin, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek 2’sinde verilen 1,0 kg/saat eşik değerinden düşük olması nedeniyle hava kirlenmesine katkı değerlerinin hesaplanması zorunluğunun bulunmadığı, bu nedenle proje tanıtım dosyası (PTD) Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından aykırılık içermediği, 154 kV (Meta Nikel- Demirci) Brş.N Gördes Elektrik Enerjisi İletim Hattı(13,28 km) projesi için ÇED Yönetmeliği Ek-2 Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 40. maddesine göre 154 kV ve üzeri gerilimde 5-15 km uzunlukta olan elektrik enerjisi iletim hatları kapsamında PTD hazırlama zorunluluğunun bulunduğu, ... 665.847 m2'lik proje etki alanının, 292.451 m2'sini tarım, 31.314 m2'sini fundalık, 64.772 m2'sini mera ve 190.880 m2'sini ormanlık alan oluşturduğu, projenin gerçekleştirilmesi aşamasında mera alanlarının kullanılması ile ilgili olarak, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, fiilen yatırıma başlanmadan önce, söz konusu mera alanlarının tahsis amacı değişikliği ile ilgili olarak, Manisa Valiliğine (Valilik Mera Komisyonuna) müracaat edilerek izin alınması, tarım alanları için, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında gerekli izinlerin alınması, ormanlık alanlardaki tüm işlemlerle (kesim, söküm, taşıma vb.) ilgili orman idaresinden izin alınması durumunda elektrik gibi kamu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan işlemin sürdürülmesinde ÇED Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içermediği, ziraat mühendisliği bakımından, ... proje güzergâhına en yakın yerleşim yerinin yaklaşık 455 m mesafede olan Oğulduruk Köyü'nün olduğunun görüldüğü, PTD'nin 41. ve 42. sayfalarında tablo 2.1 ve tablo 2.2'deki toprak özellikleri ile şimdiki arazi durumları incelendiğinde toplam 665847 m2’ lik etki alanının 292451 m2’si tarım, 31314 m2’si fundalık, 64772 m2’si mera ve 190880 m2’si ormanlık alanlardan oluştuğu, tablo 1 incelendiğinde elektrik iletim hattının geçeceği alanlardaki tarımsal arazilerin tarımsal kullanımlara uygunluğunu gösteren arazi kullanım yetenek sınıfları incelendiğinde, toprak işlemeli tarıma uygun olmayan ve tarımsal üretim gücü düşük olan V, VI (277826 m2) ve VII (213912 +13586 m2) sınıf araziler içinde olduğu, toplam 665847 m2’lik etki alanının 277826 m2+213912 +13586 m2=505324 m2 V, VI, VII. sınıflarda olduğu, VI, VII. sınıf arazi topraklarının ise, tarımsal üretim ve kültürel bitkilerin üretimi için kültüre alınamadığı, çayır, mera ve orman arazisi için uygun oldukları veya bunlar toprak işlemeli tarıma uygun olmadıkları, toprak işlemesiz tarımsal özellikli ağaç tarımına uygun oldukları, bu bağlamda dava konusu iletim hattının, arazi eğimi, etkili toprak derinliği, taşlılık vb. sebeplerle toprak işlemeli tarımda kullanılması mümkün olmayan arazilerden geçirilmek istenildiğinin görüldüğü, projenin etki alanının ise tarımda kullanımı oldukça sınırlı olan arazi kullanım yetenek sınıfına sahip arazilerin olduğu alanlardan geçirilmiş olduğunun görüldüğü, mahkeme keşfi sırasında dava konusu elektrik iletim hattının geçirilmesinin planlandığı hattın büyük bir bölümünün tepelik dağlık ve engebeli arazi yapısında, dalgalı arazi fizyografyası içerdiği, tarım alanlarının bu dağlık alanların arasındaki vadi yapılanmasındaki düzlük alanlarda yapılabildiği, bu dağlık arazi yapısına bağlı olarak tarım alanlarının proje etki alanı içinde orman, mera, fundalık, terk edilmiş araziler arasında parçalanmış konumda küçük tarımsal alanlar şeklinde olduğu, ... PTD’de direk çukurlarının açılmasından ve direklerin dikilmesinden sonra direk alanlarının çevresinin eski haline getirileceğinin görüldüğü, kaldı ki direk alanlarının genelde tarımsal alanlar üzerinde olmayıp maki ve ormanlık alanlarda kaldığı, ... 30 m direk yüksekliğinin tarımsal üretime etkisinin olmayacağının düşünüldüğü, rahatlıkla dikili ağaç tarımının yapılmasına yeterli bir yükseklik olduğu, kaldı ki direk boylarının 30 m olmasının yanı sıra, direklerin de iletim güzergahında arazinin yüksek noktalarına dikileceğinin PTD'den görüleceği üzere, elektrik iletim hattı yüksekliğinin arazi yapısına göre iki tepe arasındaki tarımsal alanlardan yüksekliklerinin 30-250 m arasında değişebileceğinin mahkeme keşfi sırasında görüldüğü, ... 200 m2 X 46 direk=9200 m2 direkler için alan kaybının olacağı ve bu alanın da büyük bölümünün orman, maki, ve fundalık alanlarda kurulacak olmasının 9200 m2 tarımsal alan kaybını daha da azaltacağı, planlanan projenin teknik ve ekonomik açıdan daha uygun olması nedeniyle havai hat olarak tesis edileceğinin görüldüğü, günümüzde enerji nakil hatlarından, havai hattın açık arazilerde yapıldığı, yerleşim yerlerinde ise yeraltı hat döşemeleri kurulumunun yapıldığı, ... Tarım alanları dışında kalan EİH’nin hemen altında kalan ağaçların periyodik olarak tepe sürgünlerinin kesilerek dikey büyümesinin önleneceği ve traşlanarak sahadan uzaklaştırılmayan bu ağaçların yatay yönde büyümelerinin sağlanacağı, böylelikle güzergahtaki ağaç varlığının olası yangın tehlikesine karşı korunmuş olacağı, bu konu ile ilgili PTD’de oldukça detaylı açıklamanın yapıldığı ve alınacak önlemlerle ilgili bilgi verildiği, arazi hazırlığı ve inşaat aşamasında bitki türleri için en olumsuz etkisinin, direk ayaklarının isabet edeceği kısımlarda bitkisel toprak örtüsünün sıyrılmasından dolayı biyomas kaybının oluşacağı, ancak, faaliyetin inşaat aşamasının tamamlanmasından sonra bitkisel toprak üzerinde yer alan bitki örtüsü, bitkisel toprakta mevcut olan tohum, rizom, soğan vb. vejetatif/generatif organları vasıtasıyla tekrar önceki mevcut örtüyü oluşturacağı, bitkisel toprağın sıyrılması işleminin yalnızca mekanik yollarla yapılacağı ve kesinlikle herbisit ve benzerinin kullanılmayacağı, bitki örtüsünün yakılarak uzaklaştırılmasının kesinlikle söz konusu olmayacağı, korunması gereken kültür alanına, flora ve fauna türüne rastlanması halinde en yakın sorumlu birime haber verileceği ve ilgili mevzuat hükümlerine uyularak, önerilen tedbirlere riayet edileceği, direk ayakları için temel çukurları kazılması sırasında üst toprak sıyrılarak uygun bir yerde depolanacağı ve alt toprağın da yaklaşık 3 m derinliğinde kazılıp yine ayrı bir yerde toplanacağı, proje kapsamında açığa çıkacak kazı fazlası malzemenin orman alanlarına depolanmayacağı, dolayısıyla yapılacak işin topraklara olan etkisinin ve alınacak önlemlerin verildiği, zaten tüm projede 9.200 m2'lik direk dikilmesinden dolayı alan kaybının olacağı ve bu alanın büyük bir bölümünün de tarımsal alanlar dışında olması nedeniyle tarımsal alanlara etkisinin minimum düzeyde olacağı ve direk ayaklarından çıkan toprağın da depolanacak olması nedeniyle bir toprak kaybının da olmayacağı, yapılacak olan projenin toz ve duman çıkaran ve zeytinlerin vejetatif ve generatif gelişine devamlı olarak olumsuz etkisi olmadığı için 3573 sayılı Kanun kapsamında bir etkisinin olmayacağı, ... Uydu görüntüleri ve keşif anındaki gözlemlerden arazide etkinin sadece her direğin dört ayağının dikilmesi esnasında ayak çukurları için açılacak noktalar ile ayak noktaları arasındaki alanın kullanılamamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, bu alanın da büyük bir bölümünün tarım alanları dışında olduğunun görüldüğü, sonuç olarak ... projenin tarımsal açıdan uygun olduğu, biyoloji bakımından, ... davaya konu alan Akdeniz flora bölgesi içerisinde Davis’in Grid kareleme sistemine göre B1 ve B2 karesinde yer almakta olup, başta frigana vejetasyonu, maki vejetasyonu ve orman vejetasyonuna sahip olmakla birlikte, yerleşim yerlerine yakın olması sebebiyle tarımsal ekosistemlerini de içerdiği, frigana vejetasyonunun bodur, dikenli, kserofit çalı ve tek ya da çok yıllık otsu bitki formasyonlarını barındırdığı, bilhassa otlatma ve insan baskısı altında olan topraklarda maki yerini aldığı, frigana vejetasyonunun; Cistus salviifolius, Lavandula stoechas, Sarcopoterium spinosum; Hypericum empetrifolium, Cistus creticus, Genista acanthoclada, Coridothymus capitatus, Erica arborea gibi türlerin baskınlığında bulunduğu, maki vejetasyonu başta Quercus cocifera olmak üzere Pistacia terebinthus, Daphne gnidium, nemli yerlerde ise Nerium oleander, Myrtus communis, Laurus nobilis ve Vitex agnus-castus eşlik ettiği, ayrıca genel olarak maki vejetasyonuna, Calycotome villosa, Olea europaea, Spartium junceum, Cercis siliquastrum, Ceratonia siliqua, Arbutus andrachne, Erica manipuliflora, Pistacia lentiscus eşlik ettiği, orman vejetasyonu sıcak Akdeniz katının bu coğrafyada 0-800 metrelere kadar hakim bitki örtüsünün Pinus brutia (Kızılçam) ormanlarının olduğu, davaya konu alan bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Manisa İli ve çevresinde yürütülen bilimsel çalışmalarda “Yunt Dağı (Manisa) Orman Vejetasyonunun Bitki Sosyolojisi Yönünden Araştırılması” (Şık, L., Gemici, Y. 2009) bitki birlikleri sintaksonomik yönden detaylandırılmış olup, büyük bitki gruplarının ortaya konulduğu, “Avdal köyü (Manisa) Florası”, (Sarı,D. 2004) başlıklı yüksek lisans çalışmasında 70 familyaya ait 430 vasküler bitki taksonunun belirlendiği, ”Maldan Köyü (Manisa) Florası” Akyol, Y. (2003) isimli tez çalışmasında 70 familyaya ait 468 vasküler bitki taksonunun belirlendiği, “Manisa Dağı (Spil dağı) Milli Parkının Flora ve Vejetasyonu Üzerine Bir Çalışma” Duman H. (1985) Tez çalışmasında ise 81 familyaya ait 593 taksonun varlığının ortaya konulduğu, ayrıca “Manisa (Demirci) Akçakertik Florası” Sevinç, Ö.S (1997) 71 familyaya ait 428 takson, “Simav dağı flora ve vejetasyonu” Yayıntaş, A. (1982) isimli tez çalışmasında 68 familya ya ait 522 takson, “Orta Gediz havzasının (Manisa) flora ve vejetasyonu” Uğurlu, E. (2005) isimli doktora tez çalışmasında 78 familyaya ait 760 takson ortaya konulduğu, Manisa İli ve çevresinde yapılan çalışmaları kısaca değerlendirdiğimizde davaya konu alan ve bir bütün olarak çevresinde var olan bitkisel zenginlik ve potansiyelle ilgili fikir sahibi olmanın mümkün olduğu, ... sonuç olarak; dava konusu etkinlikle ilgili olarak hazırlanan PTD ve yerinde yapılan keşif neticesinde, S 2-6-8-9-10-11 nolu direk alanlarının tarımsal alanlar üzerinde yer aldığı, S 3 nolu direğin bozuk maki frigana vejetasyonunda, S 4 nolu direğin kızılçam ormanı üzerinde, S 5 – 7 nolu direklerin orman ağaçladırması amacıyla traşlanan yerlere denk geldiği, PTD'de sayfa 53-61'de alanın bitki örtüsünün detaylı bir şekilde ortaya konulmuş olup, alanın ve çevresinin oldukça az doğal alanlar içermesi sebebiyle verilen flora listesinin yeterli olduğu ve söz konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının flora açısından uygun olduğu, orman mühendisliği bakımından, ... Projenin tesisi sırasında güzergah boyunca direk yerleri için tespit edilen alanlardaki ağaçların tamamının kesileceği, topografyanın uygun olduğu, vadi atlamalarında vb. yerlerde irtifak alanı içerinde kalan ağaçların mümkün olduğunca kesilmeyeceği, topografyanın ve bitki örtüsünün elverişli olmadığı alanlarda ise irtifak alanına giren ağaçların kesileceği, yapılan kesimler alanda bulunan bitki kompozisyonunda (tür çeşitliğinde) değişikliğe neden olmayacağı, kesim sonrası elde edilen emvalin ilgili orman idaresince değerlendirileceğinden ekonomik bir kaybın söz konusu olmayacağı, ayrıca 50 m'lik koridor içinde tellere temas edecek ağaçların periyodik bakımlar sırasında tespit edilerek budanacağı, gerektiği takdirde tıraşlama kesimi yapılarak alanın boşaltılacağı, kesim sonrası alanda kesim artıklarının (dal, yaprak, ekonomik değeri olmayan ürün vb.) bırakılmayacağı, gerekli görülmesi halinde ölü örtü (yaprak ve bitki kalıntısı) ve diri örtü (çalılar, sürünücüler, yıllık ve çok yıllık otsu bitkiler) temizliğinin yapılacağı, ... Proje etki alanında bulunan 222.221,00 m2 orman alanının, hakim ağaç türünün Kızılçam (PinusBrutia), 800 m rakımın üzerinde yerlerde Karaçam (Pinus Nigra) ağaçlarından oluşan parçalı orman alanlarının olduğu, 10.7887,09 m2 orman alanının aktüel meşçere tipinin, bozuk Karaçam (Pinus Nigra) ve bozuk Kızılçam (PinusBrutia) koru ormanı ve ağaçsız orman toprağı vasfındaki 11.250,73 m2'lik kısmın dışında olduğu, ormanlık alanların, genellikle gençlik ve ince ağaçlık çağında kızılçam ve karaçam ağaçlarının olduğu genç koru ormanlar oldukları, proje etki alanında bulunan 222.221,00 m2 ormanlık alanın tamamında, direk yerleri ve hat altına isabet eden, bozuk koru ormanı kısmında (107.887,09 m2 /10000*500 ad/hek) 5394 adet, gençlik ve ince ağaçlık çağında kızılçam ve karaçam ağaçlarının olduğu, 103.083,18 m2 genç koru ormanlarında (103.083,18 m2/10000*1660 Ad/hek.) 17.112 adet olmak üzere toplam 22506 adet değişik yaş ve boylarda, gençlik çağından, kalın ağaçlık çağı arasında olan kızılçam ve karaçam ağaçları ile ormanın alt tabakasını oluşturan funda ve maki florasının da olduğu, proje kapsamında 13,28 km’lik güzergahın geçtiği alanlarda, ormanların yer yer parçalı yapıda oldukları, sahanın bitki örtüsünün, toprak yapısının, toprağın derinliğinin ve toprağın fiziksel, kimyasal özelliğinin entansif koru ve baltalık işletmesi yapılmaya elverişli ve yapılan yerlerden olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 23’ncü maddesinde belirtilen muhafaza ormanının olmadığı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 25’nci maddesinde belirtilen milli park alanının olmadığı, endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanının bulunmadığı, gen koruma alanının olmadığı, hattın bir kısmının doğal gençleştirme ve ağaçlandırma sahalarından geçtiği, ... Güzergahın, yer yer geçtiği parçalı olan orman alanlarında, parçalara bölünen orman alanlarının büyüklüğünün, 3 hektardan büyük olduğunun (Entansif ormancılık yapılacak büyüklük) gözetilmeden tespit edildiği, güzergahın geçtiği hat üzerinde bulunan yaklaşık hesaplanan 22.506 adet değişik yaş, çap ve boyda kızılçam ile karaçam ağaçlarının kesileceği, ağaçların kesilmesinin orman idaresince yapılacağı ve kesim sonrası elde edilen emvallerin ilgili orman idaresince değerlendirileceğinden ekonomik bir kaybının söz konusu olmayacağı belirtilmesine rağmen, tesisin kullanıldığı sürece, direk yerlerinde ve etki alanına isabet eden 222.221,00 m2 ormanlık alanda ormancılık faaliyeti yapılmayacağından, bu alanda ormancılık faaliyetleri sonucunda kesilen ağaçların ve yeniden ağaç dikilemeyeceği için dikilecek ağaçların artımları olmayacağından, tesisin kullanımı süresince orman emvali servet kaybının olacağı, bu servet kaybının hesabının yapılıp incelenmediği, enerji nakil hattının geçtiği alanlarda enerji nakli sonucu oluşan elektrik ve manyetik alanın insan, çevre floraya ve fauna üzerine etkilerinin ve korunma tedbirlerinin yeterli olarak incelenmediği, PTD'de bulunan tablo 2.11 ve 2.12'de Bern Sözleşmesi ek.II listesinde olan sürüngen ve kuş türlerinin bulunduğu, projenin uygulanması ve kullanılması sürecinde faunanın korunması için gerekli tedbirler ile orman yangınına sebep veren nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin açıklanmadığı görüldüğünden, "ÇED Gerekli Değildir" kararının orman mühendisliği açısından uygun olmadığı, jeolojik ve hidrojeolojik bakımdan, proje kapsamında yapılacak kazı ve inşaat çalışmalarında meydana gelebilecek olumsuzluklar konusunda dava dosyasında … tarihli T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’nın …- … ] – … sayılı yazısında; ... Meta Nikel TM- Demirci TM Brş. N- Gördes enerji iletim hattına ait çalışma koridoru içerisinde planlama aşamasındaki Manisa Gördes Oğulduruk Göleti ve rezervuar alanının, ... planlama aşamasındaki Manisa Gördes Akpınar Göleti sulama sahasının kaldığı, ... enerji iletim hattına ait direklerin sulama tesislerine (iletim hatları, borulu sulama şebekesi, sanat yapıları, servis yolları vb.) en az 10,0 m mesafede olması gerektiği, ... görüş sorulan ENH güzergâhlarına ait alandan geçen derelerin mevcut yataklarının aynen korunacağı, dere yataklarının şev üst çizgisinden itibaren sağlı sollu olmak üzere en az 10.00 m'lik şeritvari alanın Kurum tarafından bakım ve onarım çalışmalarında kullanılmak üzere boş bırakılması gerektiği, .... inşaat ve işletme çalışmaları sırasında, her türlü malzemenin ve erozyonla oluşacak rüsubatın dere yataklarına ulaşmasının, saha içerisinde alınacak önlemlerle engellenmesi ve derelerin serbest akışını engelleyici her türlü müdahaleden kaçınılması gerektiği, 154 kV (Meta Nikel - Demirci) Brş.N.-Gördes Elektrik Enerjisi İletim Hattı (13,28 km) projesi ile Kurumca ıslah edilmiş dere yataklarındaki taşkın koruma tesislerine zarar verilmemesi, ıslah kesitlerine aynen uyulması ve dere yataklarının kadastral plandaki mevcut şerit genişliklerine kesinlikle müdahale edilmemesi gerektiği, suyun serbest akışına engel olacak uygulamaların yapılmaması, akış kesitlerinin daraltılıp genişletilmemesi gerektiği, Kurumca ıslah edilmiş dere yataklarındaki taşkın koruma tesislerine zarar verilmemesi, ıslah kesitlerine aynen uyulması ve dere yataklarının kadastral plandaki mevcut şerit genişliklerine kesinlikle müdahale edilmemesi, suyun serbest akışına engel olacak uygulamalar yapılmaması, akış kesitlerinin daraltılıp genişletilmemesi gerektiği, enerji hattı tesisi sırasında planlanan yolların dere yatağı ile kesişmesi halinde, köprü açıklıklarının belirlenmesi konusunda mutlaka İdareden görüş alınması, hidrolik kesit açısından daha küçük ebatlar yeterli olsa dahi, dere yatakları üzerinde yapılacak geçiş yapılarının akış kesitinin en az 2.00x2.00 m olmasının sağlanması gerektiği, dere yataklarını üstten geçecek enerji iletim hattının yüksekliğinin, temizlik yapacak iş makinalarının güvenli çalışabilecekleri “Boom” yüksekliğini (min. 30.00 m) karşılayacak seviyede olması gerektiği, sulama alanı dışında kalan enerji iletim hatlarının yeraltından geçirilmesi halinde ilerleyen zamanda yapılacak çalışmalardan zarar görmemesi için dere talveg kotundan en az 3.00 m daha düşük kotta ve koruyucu beton zarf içerisinden geçirilmesinin zorunlu olduğu, enerji nakil hatlarının dere yataklarını geçmekte olduğu bölgede gerekli işaretleme/uyarı levhalarının yeterli sayıda ve anlaşılabilir biçimde konulması, ikaz levhalarının korunması sağlanması ve her türlü güvenlik önlemlerinin alınması gerektiği, inşaat ve işletme aşamalarında ortaya çıkacak her türlü atık/atıksuyun dere yataklarına ve çevre arazilere ulaşmasının veya deşarj edilmesinin engellenmesi ve bu atıkların mevzuata uygun biçimde bertarafının sağlanması gerektiği hususlarının belirtildiği, ... PTD'de bulunan yapım ve işletme şartlarının birebir uygulamasının takibinin idare tarafından (denetim, kontrol ve gözetim) yapılması durumunda elektrik gibi kamu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan işlemin sürdürülmesinde ÇED Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içermediği, yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Manisa İli, Gördes İlçesi sınırları içerisinde 13,28 kilometrelik güzergahta yapılması planan 154 kV(Meta Nikel- Demirci) Brş.N Gördes EEİH projesi, çevre mevzuatı, tarımsal üretim, bitki varlığı/flora ve jeoloji/hidrojeoloji açısından ÇED mevzuatı yönünden uygunsuzluk içermemekte ise de, tesisin ve işletilmesi belirlenen güzergahın yer yer geçtiği parçalı olan orman alanlarında, parçalara bölünen orman alanlarının büyüklüğünün 3 hektardan büyük olması nedeniyle entansif ormancılık yapılacak büyüklük gözetilerek tespitin yapılmadığı, elektrik iletim hattı üzerinde bulunan ve yaklaşık hesaplanan 22.506 adet değişik yaş, çap ve boyda kızılçam ile karaçam ağaçlarının kesileceği, tesisin kullanım sürecinde direk yerlerinde ve etki alanına isabet eden 222.221,00 m2 alanda ormancılık faaliyetinin yapılmayacağı, bu alanda ormancılık faaliyetleri sonucunda kesilen ağaçların ve yeniden ağaç dikilemeyeceğinden ağaç sayısının artmayacağı, tesisin kullanımı süresince orman emvali servet kaybı olacağı, servet kaybının hesabının yapılarak incelenmediği, projenin uygulanması ve kullanılması sürecinde orman yangınına sebep veren nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin açıklanmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, ... tarih ve E-... sayılı ''ÇED Gerekli Değildir'' kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, söz konusu projeyle ilgili olarak İzmir Bölge Müdürlüğünün 06/04/2022 tarihli görüşünde, ormancılık faaliyetleri açısından ilgili ENH'ye izin verilmesinde sakınca bulunmadığının, projenin orman ve ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etkisinin olmadığının ifade edildiği, nitekim 04/02/2022 tarihli inceleme raporuna göre de proje alanında gençleştirmeye ayrılmış alanlarla gençleştirme çalışmaları tamamlanmış alanların bulunduğunun tespit edilerek, projenin yapılmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği, bilirkişilerce diğer yönlerden projenin yapılması uygun bulunmuş iken, ilgili kurum tarafından ayrıntılı inceleme yapılan projenin orman ve ormancılık üzerindeki etkileri hususunda orman mühendisi bilirkişisinin tespitlerinin soyut nitelikte kaldığı, PTD'de ilgili mevzuat uyarınca ormanlık alanlara ilişkin gerekli taahhütlerin verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporuna yönelik sürülen itirazlar tartışılmadan, itirazlara yönelik ek bilirkişi raporu alınmadan veya yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, söz konusu projeyle ilgili ÇED Gerekli Değildir kararının verilmesi sonrasında 04/07/2022 tarihinde tesis ihalesinin yapıldığı, 07/09/2022 tarihinde tesis çalışmalarına başlanılan enerji iletim hattına ait tesis çalışmalarının tamamlandığı, proje güzergahının etüt aşamasında kurumlardan alınan uygun görüşler neticesinde belirlendiği, proje kapsamında orman izin aşamalarının tamamlandığı ve bu aşamada kesilecek ağaçların işaretlendiği, kesilecek ağaç sayısının yaklaşık 2.878 adet olduğu, güzergahın belirlenmesinde, büyük orman alanlarının daha küçük parçalara ayrılmasının önüne geçildiği, ayrıca güzergah seçiminde ağaç kesimini en aza indirmek amacıyla direk pilon yerlerinin vadi atlaması olacak şekilde seçilmesine özen gösterildiği, güzergah belirleme çalışmalarında kurum görüşleri, topoğrafik arazi yapısı, tarımsal arazilerin bütünlüğünün korunması, ormanlık alanlarda bitki örtüsünün az veya olmadığı alanların kullanılması, hattın tesisi ve işletme çalışmaları gibi kriterlerin dikkate alındığı, ayrıca PTD'de orman yangınlarına yönelik açıklama yapılarak gerekli tedbirlere yer verildiği, sonuç olarak dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Manisa İli, Gördes İlçesi, Gördes Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından 154 kV geriliminde ve yaklaşık 13,28 km uzunluğunda elektrik enerjisi iletim hattı projesinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler neticesinde de projeyle ilgili olarak ... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararını, ... ifade eder." olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin EK-IV bölümünde ise Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5'de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; tesisin ve işletilmesi belirlenen güzergahın yer yer geçtiği parçalı olan orman alanlarında, parçalara bölünen orman alanlarının büyüklüğünün 3 hektardan büyük olması nedeniyle entansif ormancılık yapılacak büyüklük gözetilmeden tespitin yapıldığı, elektrik iletim hattı üzerinde bulunan ve yaklaşık hesaplanan 22.506 adet değişik yaş, çap ve boyda kızılçam ile karaçam ağaçlarının kesileceği, tesisin kullanım sürecinde direk yerlerinde ve etki alanına isabet eden 222.221,00 m2 alanda ormancılık faaliyetinin yapılmayacağı, bu alanda ormancılık faaliyetleri sonucunda kesilen ağaçların yerine yeniden ağaç dikilemeyeceğinden ağaç sayısının artmayacağı, tesisin kullanımı süresince orman emvali servet kaybının olacağı ve servet kaybının hesabının yapılarak incelenmediği, projenin uygulanması ve kullanılması sürecinde orman yangınına sebep veren nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin açıklanmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, PTD ile bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, 13,28 km'lik güzergâh olarak planlanan söz konusu konusu projede 300 m'de bir taşıyıcı direk dikileceği, bu direklerden 2 tanesinin nihayet direk (ND1, ND2), 11 tanesinin some direk (S1-S11) olacağı, some direklerin her biri için 300 m2'lik alanda, geri kalan 33 taşıma direğinin her biri için 200 m2'lik alanda inşaat faaliyetin gerçekleştirileceği, her bir direk için (3mX3m) boyutlarında ve 3 m derinliğinde 4 çukurun açılacağı ve toplam hafriyatın 108 m3 olacağı, 665.847 m2'lik proje etki alanının; 292.451 m2'sinin tarım, 31.314 m2'sinin fundalık, 64.772 m2'sinin mera ve 190.880 m2'sinin ormanlık alandan oluştuğu, iletim nakil hattın için kurulacak direklere bakıldığında; S-1 ile ND-1 arasının 1700 m olduğu ve 4 veya 5 direk dikilebileceği, bu alanların da maki alanları ile orman alanlarına denk geldiği, S-1 ile S-2 arasının 980 m olduğu ve 2 direk dikilebileceği, bu alanların da maki alanları ile orman alanlarına denk geldiği, S-4 ile S-5 arasının 780 m olduğu ve 1 veya 2 direk dikilebileceği, bu alanların da maki alanları ile orman alanlarına denk geldiği, S-6 ile S-7 arasının 3100 m olduğu ve 2 direk dikilebileceği, bu alanların da maki alanları ile orman alanlarına denk geldiği, S-7 ile S-8 arasının 1100 m olduğu ve 3 direk dikilebileceği, bu alanların da maki alanları ile kuru tarım alanına denk geldiği, S-8 ile S-9 arasının 1300 m olduğu ve 3 direk dikilebileceği, bu alanların da dere yatağı, maki alanları ve kuru tarım alanına denk geldiği, S-9 ile S-10 arasının 750 m olduğu ve 1direk dikilebileceği, bu alanın da zayıf maki arazisine denk geldiği, ancak arazinin engebeli yapısından dolayı bu sayının 40 noktaya çıkabileceği, S 2-6-8-9-10-11 nolu direk alanların tarımsal alanlar üzerinde, S 3 nolu direğin bozuk maki frigana vejetasyonunda, S 4 nolu direğin kızılçam ormanı üzerinde, S 5 – 7 nolu direklerin orman ağaçladırması amacıyla traşlanan yerlere denk geldiği, ormanlık alanlardaki tüm işlemlerle (kesim, söküm, taşıma vb.) ilgili orman idaresinden izin alınacağı, direklerin dikileceği alanlar dışında kalan yerlerin arazi yapısının geçici olarak değişeceği, tesis çalışmaları tamamlandıktan sonra arazinin eski haline getirileceği, ayrıca ÇED inceleme ve değerlendirme formunda; hattın bir kısım yerlerde gençleştirmeye ayrılmış ve çalışmaları tamamlanmış alanlardan geçtiği, bir kısım yerlerde ise meşcere bakımına konu yerlerle bozuk alanlardan geçtiğinin belirtildiği ve buna göre İzmir Orman Bölge Müdürlüğünün projenin orman ve ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığı yönünde görüşünün bulunduğu, diğer taraftan, elektrik iletim hattındaki tesis edilecek direklerin boylarının arazi yapısının durumuna göre değişiklikler göstermekle birlikte 30 m olacağı, direk boylarının 30 m olmasının yanı sıra, direklerinde iletim güzergahında arazinin yüksek noktalarına dikileceği, elektrik iletim hattı yüksekliğinin arazi yapısına göre iki tepe arasındaki bazı yerlerde 30-250 m arasında değişebileceği, EİH’nin hemen altında kalan ağaçların periyodik olarak tepe sürgünlerinin kesilerek dikey büyümesinin önleneceği ve tıraşlanarak sahadan uzaklaştırılmayan bu ağaçların yatay yönde büyümelerinin sağlanacağı, böylelikle güzergahtaki ağaç varlığının olası yangın tehlikesine karşı korunmuş olacağı, ayrıca yangınla ilgili PTD’de oldukça detaylı açıklama ve alınacak önlemlerle ilgili bilginin verilmiş olduğu dikkate alındığında, çevre, ziraat, flora ve jeoloji/hidrojeolojik yönlerden bilirkişilerce yeterli bulunan PTD'nin orman ve ormancılık faaliyetleri yönünden de yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; PTD'de dava konusu projenin, gerek inşaat, gerekse işletme dönemine ilişkin muhtemel çevresel etkilerine ve olumsuz etkilerinin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği görülmekte olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idarece temyiz aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen …-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
6. Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından karşılanan keşif harcı ile keşif gideri olmak üzere toplam …-TL'nin davacılardan tahsili için ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine,
7. Artan …-TL keşif avansının Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına iadesine, artan posta avanslarının ise istemleri halinde davacılara, davalı idareye ve davalı yanında müdahile verilmesine,
8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmak suretiyle tesisin ve işletilmesi belirlenen güzergahın yer yer geçtiği parçalı olan orman alanlarında, parçalara bölünen orman alanlarının büyüklüğünün 3 hektardan büyük olması nedeniyle entansif ormancılık yapılacak büyüklük gözetilerek tespitin yapılmadığı, elektrik iletim hattı üzerinde bulunan ve yaklaşık hesaplanan 22506 adet değişik yaş, çap ve boyda kızılçam ile karaçam ağaçlarının kesileceği, tesisin kullanım sürecinde direk yerlerinde ve etki alanına isabet eden 222.221,00 m2 alanda ormancılık faaliyeti yapılmayacağı, bu alanda ormancılık faaliyetleri sonucunda kesilen ağaçların ve yeniden ağaç dikilemeyeceğinden ağaç sayısının artmayacağı, tesisin kullanımı süresince orman emvali servet kaybı olacağı, servet kaybının hesabının yapılarak incelenmediği, projenin uygulanması ve kullanılması sürecinde orman yangınına sebep veren nedenlerin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin açıklanmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, bilirkişi raporuna göre ormanlık alana denk gelecek direk sayısının yaklaşık 21 olduğu, davalı yanında müdahil tarafından da güzergah seçiminde ağaç kesimini en aza indirmek amacıyla direk pilon yerlerinin vadi atlaması olacak şekilde seçilmesinde özen gösterildiği, güzergah belirleme çalışmalarında kurum görüşleri, topoğrafik arazi yapısı, tarımsal arazilerin bütünlüğünün korunması, ormanlık alanlarda bitki örtüsünün az veya olmadığı alanların kullanılması hususlarına dikkat edildiği, ayrıca orman mühendisi bilirkişi tarafından 22506 adet ağaç kesileceğinin belirtilmesine rağmen orman izni aşamasında kesilecek ağaç sayısının yaklaşık 2878 adet olarak belirlendiği yönünde itiraz edildiği, yangınla ilgili olarak da başta EİH’nın hemen altında kalan ağaçların periyodik olarak tepe sürgünleri kesilerek dikey büyümesinin önleneceği ve tıraşlanarak sahadan uzaklaştırılmayan bu ağaçların yatay yönde büyümelerinin sağlanacağı, böylelikle güzergahtaki ağaç varlığının olası yangın tehlikesine karşı korunacağı yönündeki tedbir olmak üzere, PTD'de başka tedbirlerin de alındığı, ayrıca bilirkişi raporunda biyolog yerine orman mühendisi tarafından fauna bakımından da değerlendirme yapılarak PTD'nin bu yönden de eksik bulunduğu dikkate alındığında, projenin gerek orman üzerindeki etkileri ile alınması gereken tedbirleri ile gerekse fauna üzerindeki etkileri ile alınması gereken tedbirlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile Mahkeme kararının bozularak davanın reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!