Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11991 E. , 2023/5300 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11991
Karar No : 2023/5300
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hafriyat Turizm Madencilik Ticaret Taşımacılık Otomotiv Sanayi Yatırım Komisyonculuk İnşaat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Akseki İlçesi, … Mahallesi mevkiinde, davacı firma tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Kalsit Ocağı, Kırma-Eleme ve Kırma-Eleme Yıkama Tesisi Kapasite Artışı" projesi için yapılan ÇED başvurusu üzerine proje hakkında görüşü istenilen Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projenin gerçekleştirilmesinin uygun görülmediğine dair görüş verildiğinden bahisle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; projenin planlandığı alanda, çevre, doğa, bitki örtüsü açısından ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında sakınca olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin ÇED Komisyonu üyesi Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün olumsuz görüşü üzerine tesis edildiği, zeytin ağaçlarının döllenme döneminde tozun etkisinin olabileceğinin Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından da tespit edilmesine rağmen olumlu değerlendirme yapılmasının anlaşılamadığı, Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 tarihli, E:2012/6113, 2015/998 sayılı kararı sonrasında üniversite vb. kurumlarca vegatatif ve generatif gelişime zarar vermeyeceği öngörülse bile bu kapsamda değerlendirme yapılamayacağı, Mahkemece Danıştay Sekizinci Dairesinin anılan kararının göz önünde bulundurulmadığı, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin bilimsel dayanaktan uzak olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Antalya İli, Akseki İlçesi, … Mahallesi mevkiinde, davacı firma tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Kalsit Ocağı, Kırma-Eleme ve Kırma-Eleme Yıkama Tesisi Kapasite Artışı" projesi için yapılan ÇED başvurusu üzerine proje hakkında görüşü istenilen Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projenin gerçekleştirilmesinin uygun görülmediğine dair görüş verildiğinden bahisle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 5. maddesinin 2.fıkrasının (a) bendinde; "Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir." kuralına, 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler için proje tanıtım dosyası hazırlanmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinde; "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır." hükmü yer almaktadır.
03/04/1996 tarih ve 22600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Zeytinciliğin Islahı Yabanilerin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin "Zeytinlik Sahalarda Sanayi Tesisi Kurulmasının Önlenmesi" başlıklı 23. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. " hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin olarak öncelikle dikkate alınması gereken özel düzenlemenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri olduğuna kuşku bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 20. maddesinin, gerekli tedbirler alınmış olsa bile, zeytinlik sahalarda ve bu sahalara 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri hariç kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da sayılan olumsuz sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçladığı açıktır. Diğer taraftan; Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/02/2015 günlü, E:2012/4992, K:2015/996 sayılı kararı karşısında, artık kamu yararı kararı alınarak dahi kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesislerin zeytinlik sahalara 3 kilometre mesafe içerisinde yapılması mümkün olmamakla birlikte, bu tip alanlarda yapılacak projeler için verilen ÇED kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu tesislerin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının öncelikle ele alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı firma tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Kalsit Ocağı, Kırma-Eleme ve Kırma-Eleme Yıkama Tesisi Kapasite Artışı" projesi için yapılan ÇED başvurusu üzerine proje hakkında görüşü istenilen Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, proje mahallinde yapılan inceleme neticesinde projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı sahaların yakın çevresinden itibaren 3 kilometrelik saha içerisinde düzenli dikim aralıklarında tesis edilmiş muhtelif yaş aralıklarında zeytin plantosyanlarının saptanmış olması nedeniyle projenin gerçekleştirilmesinin uygun görülmediği yolunda görüş bildirildiğinden bahisle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED sürecinin sonlandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, Ziraat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Maden Mühendisi, Orman Mühendisi ve Harita ve Kadastro Mühendisinden oluşan toplam beş kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 30/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; kalsit ocağı alan artışının, proje etki alanında bulunan tarım alanlarına ve özellikle zeytin ağaçlarının vegetatif ve generatif gelişimine zararı olmayacağı, alanın bozuk/verimsiz ormanlar ile kaplı vaziyette olduğu, dava konusu alanın floristik ve faunistik açıdan ayrıcalıklı herhangi bir özelliği bulunmadığı, çevresel etkilere ilişkin alınan önlemlerin yeterli olduğu, alınacak önlemler ile kirlenme ve tozumanın önlenebileceği ve yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altına inebileceği, tesiste proje kapsamında kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmayacağı dikkate alındığında ÇED başvuru dosyasında belirtilen önlemlere ve taahhütlere uyulması şartıyla ÇED sürecine devam edilmesinde bir sakınca olmadığı yolunda kanaat bildirildiği ve Mahkemece anılan bilirkişi raporu esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 30/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; Orman Mühendisliği yönünden; ruhsat sahasının büyük kısmının orman vasfında olduğu, çalışma sahaları içinde verimli orman bulunmadığı, tesiste yapılacak kapasite artışının orman ve ormancılık faaliyeti üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı yönünde görüş bildirildiği, Harita ve Kadastro Mühendisliği yönünden; proje kapsamında 228,60 hektarlık ruhsat alanının, 47.67 hektarlık kısmında ÇED 1 alanı olarak üretim yapılmakta iken, üretim yapılan alanın 47,64 hektar artırılarak 95,31 hektar olarak genişletilmesinin planlandığı, kapasite artışı sonrasında kullanılacak ÇED alanının ÇED-1 ve ÇED-2 olarak iki kısımdan oluşacağı, proje kapsamında her bir ÇED alanında bir adet ocak alanı olmak üzere iki adet ocak alanı, mıcır stok alanı, bir adet kırma-eleme tesis alanı, bir adet kırma-eleme-yıkama tesis alanı, iki adet by-pass stok alanı, bitkisel toprak depolama alanı ve şantiye alanının yer alacağı, 2 nolu ÇED alanının 22,16 hektar olacağı ve tamamının ocak alanı olarak kullanılacağı, burada tesis ya da depolama alanı olmayacağı, 1 nolu ÇED alanının 73,15 hektar olacağı ve içerisinde tesisler, şantiye ve depolama alanlarının yer alacağı, tesisler ve şantiyenin mevcutta kurulu durumda olduğu, yapılan ölçümlerde zeytin bahçelerinin ÇED -1 alanına uzaklıklarının 1 km içerisinde olduğunun belirlendiği tespitlerine yer verildiği, Ziraat Mühendisliği yönünden; proje sahasının tamamının orman arazisi içerisinde kaldığı, saha içerisinde tarım arazisi olmadığı, proje sahasında, ÇED 1 alanına kuş uçuşu yaklaşık 1,2 km mesafede, ÇED 2 alanına kuş uçuşu yaklaşık 1 km mesafede kapama zeytin bahçeleri bulunduğu, parsel kayıtlarına göre tarla vasfında olan tarım arazilerinde çeşitli yaş aralıklarında zeytin bahçeleri bulunduğu, keşif sırasında, mevcut bulunan zeytin bahçelerinin nakliye yolları ile herhangi bir bağlantısının olmadığının görüldüğü, havalandırma, rüzgâr, işçilerin ocak içerisindeki hareketleri, nakliye yolları vb. gibi toz kaynaklarının tarımsal üretim özelinde zeytin bahçelerine olumsuz etkisinin gözlenmeyeceği, Nisan ayının sonu ile Mayıs ayının zeytin ağaçlarının çiçeklenme dönemi olduğu, bu dönemlerde döllenme sağlanabilmesi için dişicik tepesinin aşırı toza maruz kalmamasının gerektiği, dolayısıyla bu dönemde tesisten kaynaklı olabilecek toz çıkışının mutlaka kontrol altına alınmasının gerektiği, proje faaliyetleri kapsamında yapılacak uygulamaların tarımsal üretimi sınırlayıcı bir etki oluşturmayacağı yolunda kanaat bildirildiği, Çevre Mühendisliği yönünden; ÇED sürecinin devam etmesi halinde, projeden kaynaklı toz emisyonlarının mesafeye göre yayılımlarını ortaya koymak için Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi yapılmasının gerektiği, Kırma-Eleme ve Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi’ndeki toz indirgeme sisteminin sadece su ve hava ile çalışmakta olduğu, kimyasal ve yabancı maddeler kullanılmadığı, proje kapsamında herhangi bir zenginleştirme işlemi ve kimyasal madde kullanımı olmayacağından proses kaynaklı tehlikeli atık ve kimyasal bir atık oluşmasının beklenmediği, Maden Mühendisliği yönünden; çevredeki zeytin ağaçlarının izin istenen alana olan uzaklığı göz önüne alındığında patlayıcı madde kullanımından kaynaklanabilecek taş savrulması-yer sarsıntısı-gürültü ve hava şoku risklerinin zeytinlikler için bir tehdit oluşturmayacağı, ateşleme sonrası çıkan toz ve gazların da mesafeye bağlı olarak seyreleceği ve zeytinliklere kadar zararlı bir konsantrasyonda ulaşamayacağı, araç/kamyon trafiğinden kaynaklanan tozun bir kısmının ise titiz çalışılmaması durumunda özellikle rüzgâr yön ve şiddetinin uygun olması durumunda zeytin ağaçlarına kadar ulaşmasının mümkün olduğu, başta düzenli sulama olmak üzere uygun önlemlerin alınması durumunda bu olasılığın en alt seviyede tutulabileceği, izin istenilen ek sahanın şu anda çalışılan izinli sahadan daha uzakta kaldığı, faaliyetin dava konusu alana kaydırılmasının toz riskini artırıcı değil azaltıcı etkisinin olacağı, kırma-eleme tesisinde yürütülen faaliyetler sırasında önemli miktarda tozun açığa çıkarak havaya karışabileceği, gerek tesiste gerekse ocakta kimyasal ve ısıl bir işlem yapılmadığından kimyasal bir atığın ve önemli bir duman kaynağının söz konusu olmadığı, egzoz gazlarının zeytin alanlarına kadar zararlı konsantrasyonlarda ulaşmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Anılan bilirkişi raporunda; havalandırma, rüzgâr, işçilerin ocak içerisindeki hareketleri, nakliye yolları vb. gibi toz kaynaklarının tarımsal üretim özelinde zeytin bahçelerine olumsuz etkisinin gözlenmeyeceği tespit ve kanaatine yer verildikten sonra Nisan ayının sonu ile Mayıs ayının zeytin ağaçlarının çiçeklenme dönemi olduğu, bu dönemlerde döllenme sağlanabilmesi için dişicik tepesinin aşırı toza maruz kalmamasının gerektiği, dolayısıyla bu dönemde tesisten kaynaklı olabilecek toz çıkışının mutlaka kontrol altına alınmasının gerektiği yolunda kanaat bildirildiği dolayısıyla faaliyetten kaynaklanacak tozun zeytin bahçelerine zarar verme ihtimalinin kabul edildiği bu durumda anılan tespitler arasında çelişki mevcut olduğu; diğer taraftan ÇED 1 alanına (mevcut ve faaliyette olan tesis alanı) kuş uçuşu yaklaşık 1,12 km mesafede, ÇED 2 alanına (gerçekleştirilmesi planlanan ocak alanı) kuş uçuşu yaklaşık 1 km mesafede kapama zeytin bahçeleri bulunduğu tespitine yer verilmekle yetinildiği, zeytin bahçelerinin kırma-eleme tesisine ve ocak alanına olan mesafesinin, ÇED sürecinin sonlandırılmaması halinde gerçekleştirilmesi planlanan proje ile mevcut faaliyet alanına eklenecek alan ile zeytin bahçeleri arasında tozun yayılmasını engelleyecek doğal bariyer görevi gören dağ, tepe, yüksek ağaçlar vb. yükseltinin olup olmadığının, hakim rüzgar yönünün faaliyetten kaynaklanacak tozun yayılımı üzerindeki etkisinin değerlendirilmediği; zeytinlik alanların yüzölçümünün alandaki zeytin ağaçlarının sayısının ve yaşlarının belirtilmediği; söz konusu zeytin ağaçlarının halihazırda devam eden faaliyetten etkilenmiş olup olmadığının, yaprakları üzerinde faaliyetten kaynaklı toz bulunup bulunmadığının, tozun zeytinlik alandaki toprak yapısında herhangi bir etkiye yol açıp açmadığının yerinde yapılmış gözlem ve incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlerle ortaya konulmadığı; Çevre Mühendisi tarafından yapılan, projeden kaynaklı toz emisyonlarının mesafeye göre yayılımlarını ortaya koymak için Hava Kalitesi Dağılım Modellemesinin yapılmamış olduğu tespiti ve bilirkişi raporunda da somut hesaplamalara yer verilmemiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda gerçekleştirilmesi planlanan proje ile mevcut faaliyet alanına eklenecek alanda yürütülecek faaliyetten kaynaklanacak tozun ve dumanın zeytinlik alanlara olumsuz etkisi olmayacağı yolundaki kanaatin bilimsel ve teknik dayanağının ortaya konulamadığı, sonuç olarak dava konusu projenin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dava dilekçesi, savunma dilekçesi, bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz dilekçelerindeki iddialar, nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, uyuşmazlık konusu faaliyetin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması amacıyla (mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle) işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!