Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11972 E. , 2023/5174 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11972
Karar No : 2023/5174
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: …, Hukuk Müşaviri
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Köyü Muhtarlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kırklareli İli, Merkez İlçesi, … Mevkii, … ve … parsellerde 1.135.694,87 m2 alanda davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Kırklareli-Kavaklı Tarıma Dayalı İhtisas (Süt) Organize Sanayi Bölgesi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji mühendisi, hidroloji mühendisi ve biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ve itirazlar birlikte değerlendirildiğinde; projenin uygulanacağı alanın tarım arazisi olduğu, tarım alanına inşaat yapıldıktan sonra tarımsal özelliğinin ortadan kalkacağı, eski haline getirilmesinin mümkün olmadığı, proje kapsamında alternatif alan araştırılmasına gerek duyulmadığının belirtildiği, ancak bu durumun somut verilere dayandırılmadığı, proje alanının, tarımsal niteliği I. öncelikli korunacak alan olduğu, raporda proje alanının ve çevresinin topraklarının özelliklerine ayrıntılı olarak yer verilmediği, rapordaki tarımsal bilgilerin yetersiz olduğu, fauna açısından raporda yeterli tespit ve tedbirlere yer verilmediği, dolayısıyla ÇED raporunda bir takım eksikliklerin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı idare tarafından, yapılması planlanan proje ile ilgili hazırlanan ÇED raporu çevre mühendisi, jeoloji mühendisi ve hidroloji mühendisi tarafından yeterli bulunmuş iken, ziraat mühendisi ve biyolog tarafından yeterli bulunmamış ise de, ÇED raporunda proje alanının duyarlı yöreler bakımından değerlendirildiği, projenin hazırlanması ve inşaat aşamasında zarar görebilecek flora ve fauna türlerinin belirlenerek gerekli taahhütlerin verildiği, diğer taraftan, DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Daire Başkanlığı tarafından, görüş yazısında belirtilen şartlara uyulması kaydıyla projenin yapılmasının uygun bulunduğu, gübre biriktirme alanı ile ilgili 07/12/2010 ve 27778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği" hükümleri doğrultusunda gerekli önlemlerin alınacağı, barınaklarda oluşacak hayvan dışkılarının proje kapsamında olmayan ancak projenin işletme aşamasına geçilmeden fizibilite onayı ve ÇED kararı alınması sonrasında kurulması planlanan biyogaz tesisine gönderileceği, inşaat aşamasında oluşacak hafriyat toprağının, proje alanında arazi tesviye ve dolgu amaçlı kullanılmasının Kavaklı Belediye Başkanlığınca uygun bulunduğu, projenin işletme aşamasında kurulması ve işletilmesi planlanan atıksu arıtma tesisinden kaynaklı arıtma çamurlarının analizi yapılarak 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Atık Yönetimi Yönetmeliği" hükümlerine uyulacağı, Kavaklı Belediye Başkanlığınca 113.569,4 hektar yüzölçümlü proje alanına eşdeğer uygun alternatif alanın bulunmadığının belirtildiği, Tarım ve Orman Bakanlığınca toprak koruma projesine uyulması ve talep edilen amaç doğrultusunda kullanılması şartıyla uygun görüldüğü, dolayısıyla proje alanının en uygun alan olarak belirlendiği, sonuç olarak proje alanı ve yakın çevresinin mevcut çevresel özellikleri belirlenerek muhtemel olumsuz etkilere yönelik gerekli tedbirlerin alındığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararı bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, usul yönünden; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden ise; dava konusu projede kamu yararının bulunduğu, ÇED raporunda toprağın korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alındığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazların Mahkemece dikkate alınmadığı, oysaki proje ile ilgili olarak dosyaya sunulan bilimsel raporda proje alanı ve fauna türleri değerlendirilerek, projenin yapılmasında sakınca bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Mahkeme kararı bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davacı köyün projenin etki alanında kalması nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunduğu, söz konu projenin tarım alanı yerine mera alanında yapılması gerektiği, ÇED raporunun aksine proje nedeniyle oluşacak kokunun davacı köye kadar ulaşacağı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının onanması gerektiği ileri savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Başkan … ile Üye …'in karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 28/09/2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY (X) : 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince bilirkişi raporundaki ziraat mühendisi ile biyoloğun tespitleri dikkate alınması suretiyle dava konusu "ÇED Olumlu" kararının iptaline karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; proje alanının konumu, yüzölçümü, mülkiyeti, tarım dışı amaçla kullanımının söz konusu olmaması, DSİ 11. Bölge Müdürlüğü tarafından sulama kapsamından çıkarılacak olması gibi hususlar ile bu yatırım için alternatif alanın bulunmadığı yönünde Kavaklı Belediye Başkanlığı görüşü dikkate alındığında, ziraat mühendisi ile biyolog bilirkişilerin tespitlerinin aksine, tarımsal faaliyetin bir parçası niteliğinde olan bu projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin ÇED raporunda yer verilen önlemlerle birlikte kabul edilebilir düzeylerde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY (XX) : Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince bilirkişi raporundaki ziraat mühendisi ile biyoloğun tespitleri dikkate alınması suretiyle dava konusu "ÇED Olumlu" kararının iptaline karar verilmiş ise de, bilirkişi raporundaki çevre mühendisi, jeoloji mühendisi ve hidroloji mühendisi tarafından dava konusu projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerine karşı ÇED raporunda yer verilen tedbirlerin yeterli bulunduğu dikkate alındığında, ziraat mühendisi ve biyoloğun tespitlerinin soyut nitelikte olduğu, ÇED raporunda öngörülen tedbirlerin alınmasıyla projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeylerde kalacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!