Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11967 E. , 2023/6518 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11967
Karar No : 2023/6518
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Üretimi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Kulp İlçesi ve Batman İli, Sason İlçesi sınırları içerisinde … Enerji Üretimi Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "Metin HES (Kayser Barajı) (50MWe/53,774MWm), Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Beton Santrali" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarihli ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarihli ve E:2022/5301, K:2022/9356 sayılı kararı ile bozulması üzerine,bozmaya uyularak, İdare Mahkemesince verilen kararda; Çevre Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği, Maden Mühendisliği ve Harita Mühendisliği alanında uzman beş (5) kişilik bilirkişi heyeti ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 01/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 02/03/2023 tarihli ek bilirkişi heyeti raporlarının incelenmesi sonucunda, dava konusu alanda yapılacak HES faaliyetleri kapsamında, ÇED raporunda baraj gövdesi ve göl alanında yer alan birimlerin geçirimliliğinin sadece gözlemsel ve yüzeysel çalışmalarla belirlenmeye çalışılması, baraj yerindeki kayaçların geçirimliliğinin belirlenmesi için yeterli sayıda sondajın yapılmaması, ÇED raporunda santral, dolusavak, memba-mansap batardosu, derivasyon tüneli vb. yapılar için genel olarak detaylı saha çalışmaları, süreksizlik özellikleri, araştırma sondajları, jeofizik çalışmalar, örnek alımı, yerinde deneyler, laboratuvar deneyleri, mevcut şevlerin ve yapılacak kazılar sonucunda oluşturulacak kazı şevlerinde oluşabilecek duraysızlıkların ortaya konmasına yönelik herhangi bir kinematik ve stabilite analizinin yapılmaması, tüm bu çalışmaların yerine sadece gözlemsel mühendislik jeolojisi çalışması yapılarak ÇED raporunun hazırlanması, ÇED raporunda uygulanacak patlatma paterninin bölgede hiçbir sondaj verisi olmadan, kaya malzemesi özellikleri, süreksizlik özellikleri ve kayaçların sertliği, delinebilirliği, patlatılabilirliği gibi diğer özellikleri belirlenmeden gözlemsel ve yüzeysel olarak hazırlanmış olması, bu kadar geniş bir alanda yapılacak inşaat çalışmalarının ve patlatmadan kaynaklı olarak bölgeye yayılacak toz emisyon miktarlarının olası çevreye etkileri tam olarak değerlendirilmemiş olması, ÇED raporunda, projenin etki alanında kalan tarla ve bahçe tarımı yapılan araziler üzerine olumsuz etkilerin yeterince incelenmemesi, bölge hayvancılığı üzerindeki olumsuz etkiler ile alınacak önlemler konusuna yer verilmemesi, projenin inşası sırasında yapılacak patlatmalar ile malzeme nakliyesinden kaynaklanan toz oluşumunun tarımsal üretim miktarı ve tarım ürünleri kalitesi üzerine etkileri değerlendirilmemesi nedeniyle yetersiz olduğu, dolayısıyla “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu” kararının 2872 sayılı Çevre Kanunu'na, bu Kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği'ne uygun olmadığı gibi kamu yararı, ekoloji ve sürdürülebilirlik açısından da yerinde olmadığı, ihtiva ettiği taahhütleri ve tespitleri dava konusu alanı temsilden uzak ve yetersiz olduğu anlaşılan ÇED Raporu esas alınmak suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirilmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü'nce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davalı İdare tarafından; bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin yasal dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2-Davalı yanında Müdahil tarafından; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler sonucu düzenlendiği, ehliyet itirazlarının karşılanmadığı, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği, davanın yasal süresinde açılmadığı, Nihai ÇED Raporu muhtevası değerlendirilmeden verilen bilirkişi raporu gerekçe gösterilecek iptal kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dairemizin 28/09/2023 tarih ve E:2023/11967 sayılı ara kararına davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı cevap dilekçesinden, dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının ilişkin olduğu "Metin HES (Kayser Barajı) (50MWe/53,774MWm), Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Beton Santrali" projesiyle ilgili olarak davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi kapsamında … tarih ve … sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının verilmiş olduğu anlaşılmakta ise de anılan karar tesis edilirken işbu dava konusu ... tarihli, ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının davalı idare tarafından geri alınmamış olması karşısında dava konusu işlemin hukuken geçerliliğini koruduğu sonucuna varıldığından uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Diyarbakır İli, Kulp İlçesi ve Batman İli, Sason İlçesi sınırları içerisinde ... Üretimi Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "Metin HES (Kayser Barajı) (50MWe/53,774MWm), Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Beton Santrali" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından … tarihli ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmış, Mahkemece dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karar üzerine, henüz yargılama devam ederken, dava konusu proje davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi uyarınca revize edilerek davalı idareye sunulmuş ve revize proje ile ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca … tarih ve … sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararı verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda uygulamanın 'yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.' şeklinde yapılması" düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamındaki bir projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve dolayısıyla projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten ÇED Olumlu kararı alınmadıkça, projenin uygulanamayacağı açıktır.
Diğer taraftan, anılan Genelgeye göre yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili revize ÇED raporu hakkında ikinci bir ÇED Olumlu kararının verilmesi ile ilk ÇED Olumlu kararının, zımni olarak geri alındığının ve dolayısıyla hukuken uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir. Nitekim, söz konusu projeyle ilgili ilk "ÇED Olumlu" kararının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, revize edilen ÇED raporuna istinaden verilen ikinci "ÇED Olumlu" kararının da hukuken geçerli olduğu dikkate alındığında, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Olayda; Dairemizin 28/09/2023 tarih ve E:2023/11967 sayılı ara kararına davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı cevap dilekçesinin incelenmesinden; dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan iptal gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle ÇED Raporunun revize edilerek davalı idareye sunulduğu, dava konusu ÇED Olumlu kararının ilişkin olduğu "Metin HES (Kayser Barajı) (50MWe/53,774MWm), Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Beton Santrali" projesiyle ilgili olarak davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi kapsamında … tarih ve … sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının tesis edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu projeyle ilgili … tarih ve … sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının verilmesiyle, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerekmekte olup, bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından karşılanan toplam …-TL yargılama giderlerinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine,
4. Adalet Bakanlığından temin edilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
5. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise müdahil üzerinde bırakılmasına,
6. Uyuşmazlığın çözümü için Adalet Bakanlığından temin edilen …-TL bilirkişi avansından artan …-TL'nin ve kullanılmayan …-TL keşif harcının adı geçen Bakanlığa iadesine,
7. Yine kullanılmayan …-TL bilirkişi avansının da talebi halinde davacılara iadesine, varsa artan posta avansının taraflara iadesine,
8. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (davacı vekilinin yerel Mahkemede yapılan duruşmaya katılmamış olması sebebiyle) duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
9. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, oyçokluğuyla kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemlerin hukuka aykırı oldukları iddiasıyla açılan iptal davalarında, dava konusu işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla ve tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygunluk denetimi yapılarak hukuka aykırı idari işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesi, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasının sağlanarak hukuk devletinin korunması amaçlanmaktadır. İdare hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan iptal gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle ÇED Raporunun revize edilerek davalı idareye sunulduğu, dava konusu ÇED Olumlu kararının ilişkin olduğu "Metin HES (Kayser Barajı) (50MWe/53,774MWm), Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Beton Santrali'' projesiyle ilgili olarak davalı idarenin 2009/7 sayılı Genelgesi kapsamında … tarih ve … sayılı yeni bir ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının Mahkemece iptali nedeniyle ve yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla revize edilen ÇED Raporu değerlendirilmek suretiyle idarece yeni bir "ÇED Olumlu" kararının tesis edilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkemece hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle Mahkeme kararında hukuki isabet bulunup bulunmadığı hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak, karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!