Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11964 E. , 2023/5756 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11964
Karar No : 2023/5756
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA): 1- … Gümüş Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- … Mühendislik Müşavirlik A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkiinde … Gümüş Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirmesi planlanan "… Atık Depolama Tesisi, … Ruhsat Numaralı Ocak ve Gümüş Üretim Tesisi Kapatise Artışı" projesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerle, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi sonucunda; dava konusu ÇED olumlu kararının çevre mühendisliği, jeoloji mühendisliği, maden mühendisliği ve orman mühendisliği açısından uygun olduğu, ancak kimya mühendisi tarafından; davalı yanında müdahil olan … Gümüş Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin faaliyetleri açısından atık deposuna ihtiyaç duyulduğu, Kütahya İli, … İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan … mevkiinde atık depolama tesisi yapılmasının planlandığı, yargı kararı üzerine söz konusu tesiste siyanür seviyeleri düşürülmüş olmakla birlikte özellikle siyanür dışındaki zehirli maden atıklarının depolanması söz konusu olduğundan, çevreye yayılması olasılığının mevcut olduğu, su, toprak, hava ve canlı yaşamı üzerinde olabilecek etkilerin “yeraltı suyu kirliliği”, “yüzeysel su kirliliği” ve “toprak kirliliği” olarak ifade edilebileceği, canlı yaşamının çevreye yayılan kirleticilere maruz kalması, yiyecek, içecek bulamaması, yaşam alanlarının yok olmasına bağlı popülasyonlarında azalma vb. etkiler meydana gelmesinin muhtemel olduğu, atık depolama barajlarında ve tesiste örnek alınan analiz noktalarının yeterli olmadığı, analizlerin sıklığının yeterli olmadığı, analizlerin düzenli yapılmadığı, atık depolama barajlarında tutulan ve zehirli maden atıkları içeren atıklara ilişkin insan sağlığını tehdit eden riskler ile ekolojik risklerin devam ettiği dikkate alındığında, bu haliyle projenin belirtilen hususlar yönünden çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun kabul edilemeyeceği, belirtildiğinden, hukuka aykırı olduğu anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Bakanlık tarafından; dava konusu projenin kimya bilimi açısından incelenmesi amacıyla mevcut durumun tespitine yönelik ÇED raporunu hazırlayan firma laboratuvarı tarafından iki adet noktadan yer altı suyu, iki adet noktadan yüzey suyu ve iki adet noktadan da toprak numuneleri alındığı, analiz sonuçlarına ise ÇED raporunda yer verildiği, faaliyetin işletme aşamasında ne kadar sıklıkla numune alınacağı ve detoks işlemi ile proje kapsamında gerçekleşen diğer proseslerden kaynaklı oluşabilecek kimyasal riskler ve uygulanabilecek önlenmelerin de yine ÇED raporunda belirtildiği, buna göre faaliyetin kimya mühendisliği açısından herhangi bir olumsuzluk oluşturmayacağının anlaşıldığı ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!