WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11956 E.  ,  2023/5314 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11956
Karar No : 2023/5314

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : (Davalı) 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
(Davalı yanında müdahil)
2- … Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Aliağa ilçesi, … Mahallesi'nde … Sanayi A.Ş tarafından yapılan "Dolgu Alanı, Rıhtım ve İskele Projesi"ne ilişkin olarak verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; mülga Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünce, ... Sanayi A.Ş tarafından yapılan "Dolgu Alanı, Rıhtım ve İskele Projesi"ne ilişkin verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının, İzmir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle Aliağa Kaymakamlığından, 16/12/2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği'nin 14. maddesi gereğince, uygun araçlarla yöre halkına duyurulması talep edildiği, anılan talebe ilişkin işlem 10/03/2006 tarihinde Aliağa Kaymakamlığı Sağlık Grup Başkanlığının kayıtlarına girdiği ve İzmir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi Aliağa Belediye Başkanlığınca 14/03/2006 tarihinde hoparlör ile ilan edilerek yöre halkına duyurulduğunun 14/03/2006 tarihli Hoparlör İlan Tutanağından anlaşıldığı, davacı şirket tarafından, ilan tarihi olan 14/03/2006 tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca (dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan haliyle) 60 günlük dava açma süresinin son günü olan 15/05/2006 tarihinde (13/05/2006 hafta sonu) kadar doğrudan dava açılması veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvuruda bulunularak idarenin cevabı sonrasında kalan sürede dava açması gerekmekte iken, bu süreler geçirildikten çok sonra 27/09/2022 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında davalı idareye başvuru yapılarak, idarece verilen cevap üzerine işlemden haberdar olunduğu ileri sürülerek 17/10/2022 tarihinde açılan işbu davanın süreaşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, öte yandan; davalı idarenin 15/02/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren cevap dilekçesi ekinde bulunan, bilgi ve belgelerde davacı şirketin, işbu dava açılmadan önce, İzmir ili, Aliağa ilçesi, … Mahallesi'nde ... Sanayi A.Ş tarafından yapılması planlanan "İskele Kapasite Artışı ve Dip Taraması" projesi ile ilgili olarak verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasına kayden dava açtığı ve açılan davaya ilişkin dava dilekçesi ve eklerinde, davacı şirketin … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararından bahsettiği ve haberdar olduğu belirtildiğinin görüldüğü, Mahkemelerinin E:… sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde, davacı şirket tarafından dava dilekçesinin muhtelif sayfalarında, "İskele Kapasite Artışı ve Dip Taraması" projesi ile ilgili … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının dayanağı Nihai Çed Raporundan sayfa numaraları verilerek alıntılar yapıldığı ve raporun usule ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülen yönlerinin detaylı olarak açıklandığı görüldüğü, davacı şirket tarafından "İskele Kapasite Artışı ve Dip Taraması" projesi ile ilgili verilen 28.01.2022 tarih ve 6550 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına karşı, dayanağı olan Nihai Çed Raporu ayrıntılı olarak incelenmek suretiyle dava açıldığının kabulü gerektiği, bu kapsamda Nihai Çed Raporu incelendiğinde ise; raporun 1. sayfasında, Projenin Konusu ve Yatırımın Tanımı başlığı altında, "ilerleyen süreçte bölgenin ihtiyaçları değerlendirilerek deniz ulaşımına talebin artmasıyla birlikte liman alanında 'Dolgu Alanı, Rıhtım ve İskele Projesi' planlanmış ve planlanan proje ile ilgili olarak … tarih ve … sayılı ÇED Olumlu karar verilmiştir (Bkz. Ek-2.7). Planlanan projeye yönelik inşaat faaliyetleri 2009 yılında tamamlanmış olup ... Liman Tesislerinde yer alan yaslama yeri uzunlukları 1 nolu iskelede 411m x 30m x 360m boyutlarını, 2 nolu iskelede ise 339m x 40m x 367m boyutlarına ulaşmıştır." denilmek suretiyle, işbu davaya konu edilen, … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına değinildiği, kararın Nihai Çed Raporunun ekinde yer aldığının belirtildiği ve davacı şirketin tarafından, dava dilekçesinin, 20. sayfasında, Nihai Çed Raporunun 1. sayfasından alıntı yapıldığı da dikkate alınığında davacı şirketin 17/02/2006 tarih ve 1085 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararından işbu dava açılmadan önce haberdar olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... San. A.Ş.'nin faaliyette bulunduğu taşınmazların arkeolojik sit derecesi ile çevre mevzuatı açısından hukuki durumuyla ilgili önemli değişiklikler meydana geldiği, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına konu olan İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Mah. … ada … ve … sayılı parsellerin 1. Derece arkeolojik sit alanı olması nedeniyle bu alanda yapılaşmaya izin veren her türlü idari işlemin de hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği, bu durumda ilgili coğrafyada alınan ''ÇED Olumlu'' kararları bulunup bulunmadığının taraflarınca sorgulandığı ve … tarih ve … sayılı yazı ile Bakanlıktan gerekli bilgilerin talep edildiği, Bakanlıktan gelen yanıtta istenen bilgi ve belgelere e-çed internet adresinden ulaşılabileceğinin bildirildiği ve ilgili alanda yapılan sorgulama sonucunda İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … San. Sit. bölgesinde Dolgu Alanı, Rıhtım ve İskele Projesi için 'ÇED Olumlu'' kararının alındığının görüldüğü, dava konusu işlemin duyurusunun mevzuata aykırı olduğundan dava açma süresinin başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, dava açma süresinin başlangıcı olarak hoparlör ilan tutanağının dikkate alınmasına hukuki olanak bulunmadığı, işlemin davacı tarafından öğrenildiği tarihin esas alınması gerektiği, ilk derece Mahkemesi kararında yapılan ve başka yargılamadan çıkarılan sonucun dava açma süresinin başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, davacının içeriğinden haberdar olmadan dilekçesinde yaptığı atfın davanın usul yönünden reddine gerekçe yapılmasının en başta Anayasal olarak teminat altında olan adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, konuyla ilgili değinilmesi gereken bir diğer konunun da dava konusu işlemin sonradan hukuka aykırılığının ortaya çıkması durumu olduğu, idari işlemin, sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle hukuka aykırı hale gelmesi durumunda işlemi tesis eden makam tarafından geri alınması veya kaldırılması gerektiği, yargılaması yapılan işlemde, işleme esas proje alanının ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı sonucunda 1. derece arkeolojik sit durumuna dönmesi ve yine bitişik alanla ilgili … tarih ve … sayılı ''ÇED Olumlu'' kararının iptali istemiyle açılmış olan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması karşısında işbu davaya konu işlemin hukuka aykırılığının ortaya çıktığı, dava konusu işlemin niteliğinin 05/10/2022 tarihinde öğrenildiği ve süresinde davanın açıldığı, her ne kadar idari işlemlerin sürekli olarak iptal tehdidinde kalmaması ve idari istikrar gibi ilkelerle yasa koyucu tarafından dava açma süreleri getirilmekle birlikte bu sürelerin yorumlanmasında hukuk devleti ilkesi de gözetilerek idari işlemlerin yargısal denetimi lehinde genişletici yorum yapılması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak 05/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.