Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11923 E. , 2023/5786 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11923
Karar No : 2023/5786
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, Tarihi Yarımada içinde bulunan ve Topkapı Sarayının Sepetçiler Kasrı ile Ahırkapı Feneri arasındaki Hasbahçesinin önemli yapılarını (Sepetçiler Kasrı, Şevkiye Köşkü, İncili Köşk, Balıkhane Kasrı vb...) barındıran alanla ilgili olarak alınan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … gün ve … sayılı kararının 4. 6. 8. ve 11. paragraflarındaki "rekonstrüksiyon" ifadelerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararda; ilgili mevzuat ve iptali istenilen kararın bütünü dikkate alındığında, rekonstrüksiyonu (yeniden yapımı) gerçekleştirilecek olan her bir yok olmuş korunması/ihyası gerekli kültür varlığı için ayrı ayrı dosya oluşturularak koruma bölge kurulundan izin alınması gerektiği, usulünce izin alınmadığı takdirde rekonstrüksiyon (yeniden yapım) çalışması yapılamayacağı, iptali istenilen Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun … gün ve … sayılı kararı ile esas olarak Sur-i Sultani ve bu surlarla çevrili alan içinde yer alan Topkapı Sarayı'nın, günümüzde mevcut olsun ya da olmasın tüm yapılarıyla, açık-kapalı alan düzenlemeleri ve bahçeleriyle bir bütün olarak 2863 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatı kapsamında tanımlanan koruma ve müdahale biçimleri çerçevesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna ve bu kapsamda alanda yapılacak çalışmalarda, Topkapı Sarayı ve müştemilatları ile bahçelerinin ve 1. derece arkeolojik site konu arkeolojik değerlerin mevcut durumları ile muhafazaları esas olduğundan alanın arkeolojik koruma statüsünün devamına karar verilip, bu alanda yapılacak restorasyon ve rekonstrüksiyonlarla ilgili genel düzenlemeler ve kurulun görüşünün alınmasının zorunlu kılındığı, kazı taleplerinin kurulca değerlendirileceği, güçlendirme ile ilgili durumlarda, geçici yapılarda bunların kurulması ve kaldırılmasındaki esaslar ile izinlerde koruma bölge kurullarının yetkilendirildiği, bu nedenlerle, Sur-i Sultani ve bu surlarla çevrili alan içinde yer alan Topkapı Sarayı'nın günümüzde mevcut olsun ya da olmasın tüm yapılarıyla, açık-kapalı alan düzenlemeleri ve bahçeleriyle bir bütün olarak 2863 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatı kapsamında tanımlanan koruma ve müdahale biçimleri çerçevesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna, bu kapsamda alanda yapılacak çalışmalarda Topkapı Sarayı ve müştemilatları ile bahçelerinin ve 1. derece arkeolojik site konu arkeolojik değerlerin mevcut durumları ile muhafazaları esas olduğundan, alanın arkeolojik koruma statüsünün devamına dair karar alıp, bu alanda yapılması gerekecek tüm işlemler ve geçici yapılar ile ilgili olarak izinlerin nerelerden alınacağına dair kurallar getiren dava konusu Kurul kararının 4. 6. 8. ve 11. paragraflarındaki "rekonstrüksiyon" ibarelerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2019/16929, 2022/2174 sayılı kararı ile bozulması üzerine; bozma kararına uyularak, dava konusu alanın, 1. derece arkeolojik sit alanı özelliği göstermesi sebebiyle, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanı olduğu, alanda hiçbir surette yapılaşmaya ve bilimsel amaçlı olanlar dışında kazı yapılmasına izin verilemeyeceği, dolayısıyla aynı zamanda esaslı onarım türleri arasında yer alan ve tescilli olup olmadığına bakılmaksızın, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özellikleri taşıyan fakat herhangi bir nedenle yıkılmış olan bir yapının, eldeki mevcut belgelerden (yapı kalıntısı, rölöve, fotoğraf, her türlü özgün yazılı - sözlü, görsel arşiv belgesi vb.) yararlanmak suretiyle, kendi parsellerinde daha önce bulunduğu yapı oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak, kapsamlı restitüsyon etüdüne dayalı olarak yeniden yapılması anlamına gelen rekonstrüksiyon uygulamasına izin verilmesinin mümkün olmadığı, 660 sayılı ilke kararında tanımına yer verilen restorasyonun, kültür varlıklarının korunmasına yönelik bilimsel esaslara dayalı müdahale biçimlerinin tamamı için kullanılan kapsayıcı bir terim olup rekonstrüksiyonun bunlardan sadece biri olduğu, Tarihi Yarımada 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı uyarınca, dava konusu alanda yeni yapı yapılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, restorasyon müdahale biçimlerinden biri olan, bilimsel esaslar doğrultusunda hazırlanan rölöve çizimi ve ayrıntılı restitüsyon etüdüne dayalı olarak yapılan, usul ve esasları 660 sayılı İlke Kararında ayrıntılı olarak tanımlanan rekonstrüksiyonun yeni yapılanma olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki davalı itirazına ise; reskontrüksiyonun, 660 sayılı ilke kararında aynı zamanda esaslı onarım (restorasyon) türleri arasında gösterilmekle birlikte, yukarıda belirtildiği üzere, taşınmaz kültür varlığı özelliği gösteren fakat herhangi bir nedenle yıkılmış olan bir yapının, ilke kararında öngörülen usullere uygun olarak yeniden yapılması anlamına gelmesi, böyle bir yeniden yapmanın, temel kazısını da içeren, nitelikli bir inşai faaliyet gerektirmesi, bunun ise alanın 1. derece arkeolojik sit alanı karakterine uygun bir müdahale biçimi olmaması nedenleriyle itibar edilmediği; 16/12/1985 tarihinde Dünya Kültür Mirası Listesine alınan alanda rekonstrüksiyon (yeniden yapma) uygulamasına izin verilmesinin, Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesinin atıfta bulunduğu ICOMOS'ca benimsenen tüzüklerde yer verilen, temel mimari ilkelerle de uyumlu olmadığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararının, 4., 6., 8. ve 11. paragraflarında geçen "rekonstrüksiyon" ifadelerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 45. maddesinin 4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, aynı Kanun maddesi uyarınca dava konusu Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararının 4., 6., 8. ve 11. paragraflarında geçen "rekonstrüksiyon" ifadelerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 660 sayılı ilke kararında "restorasyon" tanımının verildiği ve bunun "rekonstrüksiyon"u da içerdiği, gerek ilgili mevzuat gerekse alanda geçerli Koruma Amaçlı İmar Planları doğrultusunda alanda yeni yapılaşmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla, rekonstrüksiyonun, klasik anlamda bir yeni yapılaşma olarak kabul edilemeyeceği, işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2022 tarih ve E:2019/16929, 2022/2174 sayılı kararında karşı oyda belirtilen gerekçe ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!