Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11835 E. , 2025/618 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11835
Karar No : 2025/618
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şile İlçesi, ... mevkinde karaya oturan "..." isimli gemiden denize petrol türevi ürün sızmasından dolayı denizin kirletildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, ... isimli şirkete İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... tutanak numaralı kararıyla verilen 1.372.108,00 TL para cezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine istinaden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; söz konusu idari para cezası için öncelikle asıl amme borçlusu olan şirketten tahsili yolunda, bu borcun şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemediğini veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığını ortaya koyan, bu hususta yapılan gerekli tüm inceleme ve araştırmalara yönelik bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerin değerlendirilmesinden, asıl muhatap nezdindeki amme alacağının tahsil edilemeyeceğine yönelik araştırmanın sınırlı bilgi ve belgeye dayalı olarak hareket edilip ele alınarak 6183 sayılı Yasa'nın Mükerrer 35. maddesinin tatbiki cihetine gidildiği, şöyle ki, asıl amme borçlusunun yurt dışı kayıtlarının yabancı Devlet birimleri ve temsilciliklerin genel ve liman kayıtları, bu birimler nezdinde tutulan şirketin kayıtları, hatta örneğin, geminin taşımasıyla ilgili mali sorumluluk sigortacısının ve yerel temsilcisinin kayıtları, atıkların gemiden tahliyesinde yer alan gemi kurtarma şirketinin kayıtları v.s sorulmak suretiyle şirketin adres, menkul/gayrimenkul bilgilerine ulaşılmaya çalışılıp bununla birlikte tahsilinin mümkün olmadığının hukuken itibar edilebilir biçimde ortaya konulmak suretiyle, kanuni temsilci olarak görülen kimselere yönelinip ödeme emri tanzim edilebilecek iken, bu yapılmadan yeterli araştırma yapılmaksızın birkaç bilgi ve belgeyle yetinilip davacı adına tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; ... isimli şirketin işleteni olduğu anlaşılan "..." isimli geminin İstanbul İli, Şile İlçesi, ... mevkinde karaya oturması sonucu, denize petrol türevi ürün sızmasından dolayı oluşan çevre kirliliği nedeniyle idari para cezası tesis edildiği, ancak adı geçen firmaya hiçbir şekilde ulaşılamaması nedeniyle gemi adına tüm yasal işlemleri Türkiye'de yürüten ve Şile Liman Başkanlığından alınan sahiplik evraklarında donatan ve işleten firmanın sahibi olduğu anlaşılan davacıya idari para cezası tebliğ edildiği, borcun vadesinde ödenmediği, borçlunun yabancı uyruklu olması nedeniyle mal varlığının tespiti amacıyla araç kaydı, banka hesabı ve sair araştırmaların yapılamadığı, borçlu için aciz vesikası düzenlendiği ve yasal temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, Mahkeme kararının aksine ödeme emrinin yeterli araştırma yapıldıktan sonra düzenlendiği iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... isimli şirketin işleteni olduğu anlaşılan "..." isimli geminin İstanbul İli, Şile İlçesi, ... mevkinde karaya oturması sonucu, denize petrol türevi ürün sızmasıyla denizin kirletildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, ... isimli şirkete verilen 1.372.108,00 TL para cezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine istinaden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinde; her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır, hükmüne, 28. maddesinde; çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar, hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 20. maddesinde ise; kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen yasaklara, sınırlamalara ve standartlara aykırı hareket edenlere idari yaptırım olarak verilecek para cezaları düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunda bir ödeme emri tebliğ olunacağı, 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebileceği, mükerrer 35. maddesinde ise; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir, hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının kanuni temsilcisi olduğu ... isimli yabancı şirketin işleteni olduğu anlaşılan "..." isimli geminin İstanbul İli, Şile İlçesi, ... mevkinde karaya oturması sonucu, denize petrol türevi ürün sızması nedeniyle deniz kirliliğine sebebiyet verildiği, bu nedenle, söz konusu şirkete davalı idare tarafından idari para cezası verildiği, ancak anılan şirketin kayıtlarda belirtilen adresinde veya başka bir adreste fiili olarak faaliyetine dair herhangi bir tespit yapılamadığı, gönderilen tebliğ evraklarının ise şirketin gösterilen adreste bulunamadığından bahisle iade edildiği, asıl amme borçlusunun yabancı uyruklu olması nedeniyle mal varlığı araştırmasının da kısıtlı yapılabildiği, Şile Liman Başkanlığı tarafından adı geçen geminin Türkiye'deki temsilcisinin ...isimli kişi olduğu ve gemiyle ilgili her türlü işlemin bu kişi tarafından yapıldığının belirtilmesi üzerine, idari yaptırım kararının davacının gösterilen adresinde tebliğ edildiği, ancak borcun vadesinde ödenmediği, bunun üzerine yasal temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; yabancı şirketten, söz konusu şirketin belirtilen adresinde veya başka bir adreste bulunmadığı anlaşıldığından, tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuca varıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!