Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11777 E. , 2023/5319 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11777
Karar No : 2023/5319
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait çekici araca bağlı dorsede bulunan tankerin devrilmesi sonucu meydana gelen kazada tankerin içinde bulunan 27.780 kg sülfürik asidin alıcı ortama (yol kenarındaki araziye) döküldüğünün tespit edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (y) bendi ile 2. fıkrası uyarınca 637.257,00-TL para cezası verilmesine ilişkin Manisa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen … tarih ve … sayılı idari yaptırım kararının iptali ile ödenen 477.942,75-TL para cezasının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta, Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin (y) bendinde; "Tehlikeli kimyasallar ve bu kimyasalları içeren eşyayı bu Kanunda ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen usûl ve esaslara, yasak ve sınırlamalara aykırı olarak üreten, işleyen, ithal ve ihraç eden, taşıyan, depolayan, kullanan, ambalajlayan, etiketleyen, satan ve satışa sunanlara" ceza verilmesinin düzenlediği, eylemin tankerin devrilmesi sonucu meydana geldiği ve dava konusu işlemde kabahat fiilinin ve cezanın sebebinin tankerin devrilmesi sonucu yol kenarında bulunan eğimli arazi boyunca akmak suretiyle doğada çevre kirliliği olarak gösterildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı idare tarafından işlemin gerekçesi olarak davacı şirkete ait tankerin devrilmesi sonucu yol kenarında bulunan eğimli arazi boyunca akmak suretiyle doğada çevre kirliliğinin belirtildiğinin görüldüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince mahallinde tutulan … tarih ve … seri numaralı denetim tutanağı ile davacının taşıma işi yapması için gereken belgelere haiz olduğunun tespit edildiği, davalı Manisa Valiliğince davacıya uygulanan idari para cezasının davacının sahip olması gereken belgelerin bulunmaması veya ibraz edilmemesi üzerine kurulu olmadığını belirtildiği, dolayısıyla davacıya meydana gelen kaza sonrası oluşan çevre kirliğine ilişkin bir idari para cezası verilmesi gerekirken, tehlikeli kimyasallar ve bu kimyasalları içeren eşyayı Çevre Kanunu'nda ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen usûl ve esaslara, yasak ve sınırlamalara aykırı olarak taşıdığı gerekçesi ile Çevre Kanunu'nun 20/(y) maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde fiille müeyyide arasındaki uyumsuzluğa bağlı olarak tipiklik şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen 477.942,75-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2019/15814, K:2021/13697 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, Manisa Valiliğince davacıya uygulanan idari para cezasının davacının sahip olması gereken belgelerin bulunmaması veya ibraz edilmemesi üzerine kurulu olmadığının belirtilmesi nedeniyle davacıya meydana gelen kaza sonrası oluşan çevre kirliğine ilişkin bir idari para cezası verilmesi gerekirken, tehlikeli kimyasallar ve bu kimyasalları içeren eşyayı Çevre Kanunu'nda ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen usûl ve esaslara, yasak ve sınırlamalara aykırı olarak taşıdığı gerekçesi ile Çevre Kanunu'nun 20/(y) maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde fiille müeyyide arasındaki uyumsuzluğa bağlı olarak tipiklik şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, (kararda yer verilen) mevzuat gereği kirletenin, kirletme kastının, bu konuda ağır veya hafif kusurunun ya da ihmalinin olup olmadığına bakılmaksızın fiilin varlığı ve sonuçları esas alınarak sorumluluğunun bulunduğu açık olup, dökülen maddenin kimyasal madde olduğu ve nihai varış noktası dışında alıcı ortama döküldüğünün dava dosyası içinde bulunan fotoğraflar ve denetim tutanağı ile sabit olduğu anlaşıldığından, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (y) bendi ile 2. fıkrası uyarınca (2017/1 Tebliğe göre alt sınır 212.419-TL olup işletme olması nedeniyle 3 kat olarak) verilen 637.257,00-TL para cezasına ilişkin idari yaptırım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğunun saptanması karşısında, davacı tarafça ödenen para cezasının iadesine de imkan bulunmadığı açıktır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarelerin istinaf başvuruları kabul edilerek, Mahkeme kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 45. maddesinin 4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, aynı Kanun maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacının fiilinin dava konusu işlemin dayanağı kanun maddesine uymadığı, nitekim söz konusu fiilin meydana gelen kazadan kaynaklandığı, bu nedenle davacıya idari yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kaldı ki davacının davalı idare ile birlikte hareket etmek suretiyle meydana gelen zararın giderilmesi için gerekli önlemleri aldığı, hukuka aykırı olan dava konusu işlemin iptaline karar verilmek üzere, aksi yöndeki İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalılardan … Bakanlığı tarafından, daha önce dosyaya sunulan dilekçelerde yer alan maddi ve hukuki sebepler karşısında, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektiren bir yönün bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuş iken, Manisa Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!