Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11531 E. , 2023/6323 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11531
Karar No : 2023/6323
DAVACI : ... Köyü Muhtarlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
(E-Tebligat)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Görülmekte olan davada, ilk olarak Isparta ili, Eğirdir ilçesi, ... Köyünde yapılması planlanan "II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı Projesi" ile ilgili olarak Isparta Valiliğince verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle birlikte, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin iptalinin de talep edildiği; Danıştay Altıncı Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca verilen 17/06/2021 tarih ve E:2021/5941, K:2021/8511 sayılı dilekçe ret kararı sonrasında, İdare Mahkemesi ve Danıştaya verilen yenileme dilekçeleri ile her iki işleme karşı ayrı ayrı dava açıldığı; Isparta Valiliğince verilen 05/02/2021 tarih ve 202123 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle görülen davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2022/4249, K:2022/8738 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı; Danıştay Altıncı Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca verilen 17/06/2021 tarih ve E:2021/5941, K:2021/8511 sayılı dilekçe ret kararı sonrasında Danıştayda verilen yenileme dilekçesi ile 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı; anılan Yönetmelik'in 17. maddesinin ikinci fıkrasında "Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." kuralının yer aldığı; bu düzenlemeye göre Bakanlıkça yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda, maden ocağı projesinin yıllık üretim miktarı ve maden saha büyüklüğünün sınırına çok yakın ancak sınırın altında miktara sahip ocakların bu sayede ÇED raporu engeline takılmadan ruhsat almaya hak kazandığı; mermer ocaklarının etkilerinin yıllar sonra dahi görülmeye devam edebileceği, Yönetmelik'te öngörülen maden saha büyüklüğünün altında faaliyet göstermesi planlanan projelere, "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesinin yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Isparta ili, Eğirdir ilçesi, Balkırı Köyünde yapılması planlanan "II-B Grubu Maden (Mermer) Ocağı Projesi" ile ilgili olarak Isparta Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesine dayalı olarak tesis edildiği, bu karar tesis edilmeden önce ilgili kurumların görüşüne başvurulduğu, anılan Yönetmelik hükmünde, proje tanıtım dosyalarının Ek-IV listesinde yer alan kriterler çerçevesinde inceleneceğinin belirtildiği ve bu kapsamda "ÇED Gereklidir" ve "ÇED Gerekli Değildir" kararının verilmesinde izlenecek usulun ayrıntıları ile düzenlendiği, ÇED Yönetmeliği Ek-IV listesinde ise proje tanıtım dosyası hazırlanmasında esas alınacak seçme eleme kriterlerinin ayrıntılı biçimde belirlendiği; Yönetmelik'in "Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi"nin düzenlendiği Ek-1 Listesi'nin madencilik projelerini düzenleyen 27. maddesinin (a) bendinde, "25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil" planlanan açık işlemler" ibaresine; "Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi"nin düzenlendiği Ek-2 Listesi'nin 49. maddesinde ise, "Madenlerin çıkartılması Ek-1 listesinde yer almayanlar" ibaresine yer verildiği; bu çerçevede Ek-2 listesinde yer alan proje hakkında Isparta Valiliğince ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının tesis edildiği; 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin üst hukuk normlarının tanıdığı yetki çerçevesinde, hizmetin gerekleri ile kamu yararı bakımından hukuka ve ilgili mevzuata uygun olarak tanzim edildiği; öte yandan, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ile ilga edildiği, bu nedenle dava konusu Yönetmelik'in halihazırda yürürlükte olmadığı dikkate alınarak konusu kalmayan davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden davanın reddine; 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 26/05/2017 tarih ve 30077 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in; 8. maddesi ile değiştirilen 17. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 29. maddesiyle dava konusu 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle iptali istenilen yönetmelik hükümleri yönünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2021/8055, K:2021/10205 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/04/2022 tarih ve E:2022/461, K:2022/1339 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/6716, K:2022/8033 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesi sonrasında 30/11/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren yenileme dilekçesi üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde dayanılarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hazırlanmış ve 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Davalı idare tarafından, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin üst hukuk normlarının tanıdığı yetki çerçevesinde, hizmetin gerekleri ile kamu yararı bakımından hukuka ve ilgili mevzuata uygun olarak tanzim edildiği ileri sürülmüştür.
Bakılan davada, Isparta Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının dayanağı niteliğinde olduğu iddiasıyla 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin iptalinin talep edildiği; bu düzenlemeye göre, Bakanlıkça yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda, maden ocağı projesinin yıllık üretim miktarı ve maden saha büyüklüğünün sınırına çok yakın ancak sınırın altında miktara sahip ocakların bu sayede ÇED raporu engeline takılmadan ruhsat almaya hak kazandığı; mermer ocaklarının etkilerinin yıllar sonra dahi görülmeye devam edebileceği, Yönetmelik'te öngörülen maden saha büyüklüğünün altında faaliyet göstermesi planlanan projelere, "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesinin yeterli kabul edilemeyeceği, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLEDNİRME :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 56. maddesinde, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler." hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmüne; 2. maddesinde, "Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişmeyi, Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, ifade eder" hükmü; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/1/2009 tarihli ve E.:2006/99, K.:2009/9 sayılı Kararı ile.) Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmü yer almıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde dayanılarak hazırlanan ve 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği'nin "Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinde, "1) Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur. (3) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için beş (5) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için bir (1) yıl içerisinde Bakanlığa başvuru yapılmaması durumunda karar geçersiz sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden;
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ile ilga edildiği görülmektedir. Buna karşın, anılan Yönetmelik'in 17. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan düzenleme ile aynı doğrultudaki düzenlemenin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 16. maddesinin ikinci fıkrasında; dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan düzenleme ile aynı doğrultudaki düzenlemenin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 16. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde; dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesindeki düzenlemenin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 16. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesindeki düzenlemenin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasında; dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemenin ise, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapıldığı görüldüğünden; 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; dava dilekçesinde 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin iptalini istediği; buna karşın, 26/05/2017 tarih ve 30077 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 8. maddesi ile dava konusu Yönetmelik'in 16. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir." şeklindeki son cümlenin, işbu dava kapsamında iptalinin talep edilmediği değerlendirildiğinden; taleple bağlılık ilkesi uyarınca anılan düzenleme açısından herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davacının, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nde belirlenen asgari sınırların altında kalan işletmelerin çevresel etki değerlendirmesi sürecine tabi olmamasına yönelik olarak dava konusu Yönetmelik'in hangi madde veya maddelerinin iptalinin talep edildiğinin açık ve anlaşılır biçimde belirtilmesi amacıyla, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/6716, K:2022/8033 sayılı kararı ile, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesine üzerine, davacı tarafından verilen yenileme dilekçesinde, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, Bakanlıkça yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda, maden ocağı projesinin yıllık üretim miktarı ve maden saha büyüklüğünün sınırına çok yakın, ancak sınırın altında miktara sahip ocakların bu sayede ÇED raporu düzenleme zorunluluğunun bulunmadığı, buna karşın mermer ocaklarının etkilerinin yıllar sonra dahi görülmeye devam edebileceği, Yönetmelik'te öngörülen maden saha büyüklüğünün altında faaliyet göstermesi planlanan projelere, "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesinin yeterli kabul edilemeyeceğinin iddia edildiği, buna karşın, 30/11/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren yenileme dilekçesinde, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin yalnızca 17. maddesinin iptalinin talep edildiği görülmektedir.
Olayda, davacının maden ocağının yıllık üretim miktarı ve maden saha büyüklüğü dikkate alınarak sınırın belirlenmesine yönelik iddiasının, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi kapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Zira, anılan Yönetmelik'in 17. maddesinin birinci fıkrasında proje tanıtım dosyalarının, Yönetmelik Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde incelenerek denetleneceği belirtilmiş ise de; maden ocağının maden saha büyüklüğü dikkate alınarak projenin ÇED sürecine tabi olup olmamasının, esas itibarıyla 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi" başlıklı EK-1 listesi ile "Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi" başlıklı Ek-2 listesinde yapılan düzenlemeler ekseninde değerlendirilebileceği; bu nedenle, maden ocağı çalışma alanının büyüklüğüne yönelik yapılan iddiaların, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi bağlamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, Yönetmelik'te belirlenen asgari sınırın altında kalması nedeniyle, ÇED sürecine tabi olma zorunluluğu getirilmeyen projeler hakkında da, belirli bir sınır değeri aşmak (Yönetmelik Ek-2'de öngörülen) kaydıyla proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğünün bulunduğu, buna göre yapılacak değerlendirme sonucunda, "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının verilmesinin mümkün olduğu; "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesinin, projenin çevresel etkilerinin herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmaması anlamına gelmeyeceği, proje tanıtım dosyasında da, projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri), projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), atık miktarı (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özellikleri, kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski gibi birçok bilgiye yer verilmesinin gerektiği; nitekim davacı tarafından Isparta Valiliğince verilen 05/02/2021 tarih ve 202123 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada, davacının iddia ettiği hususların da göz önünde bulundurulması suretiyle yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2022/4249, K:2022/8738 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı görülmektedir.
Bu bağlamda; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesine dayanılarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinde uyulacak idari ve teknik usul ve esasları belirlemek üzere yürürlüğe konulan 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin dava konusu birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında, proje tanıtım dosyasının hazırlanma usulü, idare tarafIndan hangi kriterlere göre inceleneceği ve değerlendirileceği, inceleme ve değerlendirme yapılırken idarenin hangi imkanlardan yararlanabileceği, inceleme ve değerlendirmenin süresi ve bu süreç sonrasında idare tarafından tesis edilebilecek "çevresel etki değerlendirmesi gereklidir" veya "çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararının" kararının duyurulması ile mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlama zorunluluğu ve buna ilişkin süre sınırlamasınına yönelik getirilen düzenlemelerin, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanmış olduğu anlaşılmakta olup, anılan düzenlemelerde kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istemine gelince;
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin, 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ile ilga edildiği ve anılan Yönetmelik'in 17. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile aynı doğrultuda herhangi bir düzenlemeye 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nde yer verilmediği görülmektedir.
Bu itibarla; söz konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan ve dolayısıyla uygulanma kabiliyeti kalmayan Yönetmelik'in anılan hükmü yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Yönetmeliğin 17. maddesinin dördüncü fıkrası yönünden ise KARAR VERİMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!