Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11522 E. , 2024/404 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11522
Karar No : 2024/404
DAVACI : … Sağlık Hizmetleri Anonim Şriketi
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacı şirket adına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı toplam 23.094,62-TL tutarlı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin 22.119,45-TL kısmı ile tıbbi atık bertaraf ücretinin dayanağı olan 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, atık bertarafında mali yükümlülük başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasanın 74/3. maddesinde her türlü vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılabileceği hükmünün bulunduğu, bu düzenleme ile devletin bazı organlarının denetimsiz ve keyfi biçimde vatandaşları mali yükümlülük altına sokmasının önlenmesinin amaçlandığı, tıbbi atık bertaraf ücretinin esas itibarıyla hizmet karşılığında alınan mali yükümlülük niteliğinde olduğu, Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin dayanağı olan 2872 sayılı Çevre Kanununda tıbbi atıkların bertarafı karşılığında ücret ödenmesine ilişkin düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin dava konusu maddelerinde kanunda düzenlenmeyen mali yükümlülüklerin getirilerek, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca tahsilinin öngörüldüğü, Malatya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün yazısı üzerine 11/07/2013 tarihinden itibaren Hastanenin faaliyetinin durdurulduğu, bu tarihten sonra tahakkuk ettirilen ödemelerin hukuki dayanmadığının bulunmadığı, tıbbi atık bertaraf ücreti olarak belirtilen tutarın hangi kriterlere göre hesaplandığının ve dayanaklarının belli olmadığı, dava konusu ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin kısmı ile Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin "Atık bertarafında mali yükümlülük" başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının hukuka uygun olmadığı ileri sürmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği; esasa ilişkin olarak ise 2872 sayılı Çevre Kanununda, çevrenin korunması, kirlenmenin önlenmesi ve kirlenme sonrası bu durumun giderilmesi için yapılan masrafların karşılaması yükümlüğünün getirildiği, Kanunun 3/g maddesinde çevreyi kirletenlerin masrafları karşılama yükümlülüğü açıklanarak, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan masrafların 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre kirletenlerden tahsil edileceğinin belirtildiği, Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde tıbbi atık üreten sağlık kuruluşunun tıbbi atık toplama, taşıma ve bertaraf bedelini ödememesi durumunda bile yapılan işin kesintiye uğratılamayacağı ve doğacak zararlardan tıbbi atık üreticileri ile toplayan, taşıyan ve bertaraf edenlerin müteselsil olarak sorumlu olacakları düzenlemesinin yapıldığı, tıbbi atık bertaraf ücretinin hizmet karşılığı alınan bedelden ziyade 2872 sayılı Kanunda belirtilen kirlenme ve bozulmanın önlenmesi amacına yönelik alınan bedel niteliğinde olduğu, tesis edilen işlemin ilgili mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüştür.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin 23. maddesine göre tıbbi atık üreticilerinin, ürettikleri atıkların toplanması, taşınması ve bertarafı için gerekli masrafları bertaraf eden kurum ve kuruluşa ödemekle yükümlü oldukları, ödenmemesi durumunda 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, Belediye Gelirleri Kanununun 98. maddesinde, aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanuna göre alınacak vergi, resim, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, bu kanuni dayanaklar çerçevesinde tıbbi atık bertaraf ücretinin tahsili amacıyla ödeme emrinin düzenlendiği, davacı şirketin faaliyetinin durdurulduğunun Belediye Başkanlığına bildirilmediği, işlerin geçici süreyle durdurulmasının işi bırakma sayılamayacağı, davacıya tahakkuk ettirilen ödeme emrinin harç değil, ücret niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin 22.119,45-TL kısmının iptali, 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, atık bertarafında mali yükümlülük başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket adına düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı toplam 23.094,62-TL tutarlı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin 22.119,45-TL kısmı ile tıbbi atık bertaraf ücretinin dayanağı olan 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, atık bertarafında mali yükümlülük başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanunun amacının, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak olduğu vurgulanmış, 2. maddesinde; kirletenin, faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri ifade edeceği tanımına yer verilmiş, 3.maddesinin (g) bendinde; kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı, aynı maddenin (ı) bendinde ise; "Bölgesel ve küresel çevre sorunlarının çözümüne yönelik olarak taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalar sonucu ortaya çıkan ulusal hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gerekli teknik, idarî, malî ve hukukî düzenlemelerin Bakanlığın koordinasyonunda yapılacağı, gerçek ve tüzel kişilerin, bu düzenlemeler sonucu ortaya çıkabilecek maliyetleri karşılamakla yükümlü olduğu, 8. maddesinde; her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili Yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları, 11. maddesinde; atıkların üretiminin ve zararlarının önlenmesi veya azaltılması ve geri kazanılabilen atıkların kaynağından ayrı toplanmasının esas olduğu, atık yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin esasların, Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle düzenleneceği, 12. maddesinin son fıkrasında; denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğüne ilişkin usûl ve esasların, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinde; Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün; a) Çevre kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü ile ilgili mevzuatı hazırlamak, standart geliştirmek, ölçüm, tespit ve kalite ölçütlerini belirlemek; alıcı ortam özelliklerine göre çevre kirliliği yönünden görüş vermekle; h) Atık ve kimyasalların yönetimine ilişkin hedef, politika ve ölçütleri belirlemekle; i) Atıkların kaynağında en aza indirilmesi, sınıflara ayrılması, toplanması, taşınması, geçici depolanması, geri kazanılması, bertaraf edilmesi, yeniden kullanılması, arıtılması, enerjiye dönüştürülmesi ve nihai depolanması konularında politika ve strateji belirlemek ve mevzuat oluşturmakla görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
22/07/2005 günlü, 25883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve tıbbi atıkların üretiminden bertarafına kadar; çevreye ve insan sağlığına zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı bir biçimde alıcı ortama verilmesinin önlenmesine, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden kaynağında ayrı olarak toplanması, ünite içinde taşınması, geçici depolanması, taşınması ve bertaraf edilmesine yönelik prensip, politika ve programlar ile hukuki, idari ve teknik esasların belirlenerek uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; mahallin en büyük mülki amirinin, tıbbi atıkların toplanması, taşınması ve bertarafında uygulanacak ücreti mahalli çevre kurulu aracılığıyla belirlemekle görevli ve yetkili olduğu; 23. maddesinde; tıbbi atık üreticilerinin, ürettikleri atıkların toplanması, taşınması ve bertarafı için gereken harcamaları, bertaraf eden kurum ve kuruluşa ödemekle yükümlü oldukları, bu Yönetmelikteki teknik kriterlere uygun olmak şartıyla, toplama, taşıma ve bertaraf harcamalarına esas olacak tıbbi atık bertaraf ücretinin, her yıl tıbbi atık üreticileri ve bertaraf edecek kurum ve kuruluşların görüşleri de alınarak il mahalli çevre kurulu tarafından tespit ve ilan edilerek Bakanlığa bildirileceği, ücretin ödenmemesinin tıbbi atıkların bertarafı için bir engel oluşturmayacağı, tıbbi atık bertaraf ücretinin ödenmemesi durumunda, bu bedelin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tıbbi atık üreticilerinden tahsil edileceği düzenlenmiş; söz konusu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve 25/01/2017 günlü, 29959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin "Atık bertarafında mali yükümlülük" başlıklı 24. Maddesinin dava konusu 1. fıkrasında, "Sağlık kuruluşları, ürettikleri atıkların toplanması, taşınması, sterilizasyonu ve bertarafı için gereken harcamaları, bertaraf edene ödemekle yükümlüdürler. Ücretin ödenmemesi, tıbbi atıkların bertarafı için bir engel oluşturmaz. Tıbbi atık bertaraf ücretinin ödenmemesi durumunda bu bedel 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık kuruluşlarından tahsil edilir." düzenlemesine ; ve dava konusu 2. fıkrasında da, " Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmak şartıyla, toplama, taşıma, sterilizasyon ve bertaraf harcamalarına esas olacak tıbbi atık bertaraf ücreti, her yıl tıbbi atığın oluştuğu ilin mahalli çevre kurulu tarafından tespit ve ilan edilerek Bakanlığa bildirilir. Tıbbi atık bertaraf ücretinin tespitinde, oluşan atığın gideceği sterilizasyon ve/veya bertaraf tesisine taşıma mesafesi ile sterilizasyon ve/veya bertaraf maliyetleri göz önüne alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
03/08/2013 tarihli Yüksek Çevre ve Mahalli Çevre Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kuruluş" başlıklı 18. maddesinde "(1) Mahalli Çevre Kurulu, her ilde Valinin veya Valinin görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında, İçişleri, Maliye, Millî Eğitim, Sağlık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Orman ve Su İşleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığının imza yetkisini haiz il temsilcileri, İl Jandarma Komutanlığının, İl Emniyet Müdürü ve denize kıyısı olan illerde Sahil Güvenlik Komutanlığının imza yetkisini haiz temsilcileri ile Ticaret ve Sanayi Odaları Temsilcisi, büyük şehirlerde büyükşehir belediye başkanlığının, diğer illerde ise belediye başkanlığının imza yetkisini haiz temsilcilerinden oluşur. Mahalli Çevre Kurulu üyesi bakanlıkların illerde teşkilatının bulunmaması halinde, bu bakanlıklar, kendileri ya da bağlı veya ilgili kuruluşları aracılığı ile; birden fazla bağlı ve ilgili kuruluşun bulunması durumunda toplantı gündemine göre konu ile ilgisi olan kuruluş aracılığı ile temsil edilir. (2) Başkanca gerekli görülmesi halinde, görüş ve önerilerini almak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşu, bilimsel kuruluş, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel sektör ve gönüllü kuruluş temsilcileri ile uzman kişiler de oy hakkı olmaksızın Mahalli Çevre Kurulu toplantılarına davet edilir. (3) Mahalli Çevre Kurulunun sekretarya hizmetleri Müdürlük tarafından yürütülür." kuralına; "Toplantı gündemi" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Mahalli Çevre Kurulunun toplantı gündemi Mahalli Çevre Kurulu sekretaryası tarafından hazırlanır ve Başkan tarafından onaylanır. Mahalli Çevre Kurulu üyeleri toplantıda veya sair zamanlarda gelecek toplantının gündemiyle ilgili önerilerde bulunabilirler. Mahalli Çevre Kurulu Başkanı tarafından gerekli görülmesi halinde gündemde yer alan konular hakkında ilde bulunan üniversitelerin çevre ile ilgili bölümlerinin öğretim üyeleri ile ilgili diğer kurum ve gönüllü kuruluşların temsilcileri toplantıya çağrılarak veya yazılı olarak görüşleri alınabilir." kuralına; "Görevler" başlıklı 19. maddesinde ise, "Mahalli Çevre Kurulu'nun görevleri şunlardır: a) Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kirliliğin önlenmesi amacıyla, Bakanlıkların mevzuatlarında belirlenen esaslar çerçevesinde gerekli kararları almak... ç) İlde çevre kirliliğine neden olan veya olabilecek tesis ve işletmeleri belirlemek, yapılan iş ve işlemleri incelemek, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak... " kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette, Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapacağı; çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kirliliğin önlenmesi amacıyla, Bakanlıkların mevzuatlarında belirlenen esaslar çerçevesinde gerekli kararları alma yetkisinin, her ilde Valinin veya Valinin görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında toplanan Mahalli Çevre Kurullarına ait olduğu; bu Kurulların içinde Sağlık Bakanlığı'nın da bulunduğu birden fazla bakanlığın imza yetkisini haiz il temsilcilerinin katılmıyla toplanabileceği; öte yandan, Başkan tarafından gerekli görülmesi halinde, görüş ve önerilerini almak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşu, bilimsel kuruluş, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel sektör ve gönüllü kuruluş temsilcileri ile uzman kişilerin de oy hakkı olmaksızın Mahalli Çevre Kurulu toplantılarına katılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, gerek kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı (kirleten öder) ilkesi uyarınca sağlık kuruluşlarının, ürettikleri atıkların toplanması, taşınması, sterilizasyonu ve bertarafı için gereken harcamaları, bertaraf edene ödemekle yükümlü oldukları, ücretin ödenmemesi, tıbbi atıkların bertarafı için bir engel oluşturmayacağı ve tıbbi atık bertaraf ücretinin ödenmemesi durumunda bu bedelin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık kuruluşlarından tahsil edileceği yolundaki düzenlemede gerekse Mahalli Çevre Kurullarında tıbbi atık bertaraf ücreti belirlenirken, tıbbi atık üreticilerinin, Sağlık Bakanlığı'nın imza yetkisini haiz il temsilcisi vasıtasıyla Kurul'da temsil edildiği gibi, Başkanca gerekli görülen hallerde, tıbbi atık üreticisi olan özel sektör temsilcilerinin de ayrıca Kurula katılımının mümkün olması karşısında; toplama, taşıma, sterilizasyon ve bertaraf harcamalarına esas olacak tıbbi atık bertaraf ücretinin, her yıl tıbbi atığın oluştuğu ilin mahalli çevre kurulu tarafından tespit ve ilan edilerek Bakanlığa bildirilmesi ve tıbbi atık bertaraf ücretinin tespitinde, oluşan atığın gideceği sterilizasyon ve/veya bertaraf tesisine taşıma mesafesi ile sterilizasyon ve/veya bertaraf maliyetlerinin göz önüne alınması yolundaki dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu işlemin, davacı şirket adına düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı toplam 23.094,62-TL tutarlı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin 22.119,45-TL kısmının iptali istemine ilişkin kısmına gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. ve 58. maddelerinde yer alan amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödenmediği veya mal bildiriminde bulunulmadığı taktirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildirimde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, borçlunun 114. maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan cezanın bildirileceğine ilişkin hükümler uyarınca, idari para cezası verilmesine ilişkin her bir işlemin farklı hukuki sonuçlar doğuracağı ve yargısal denetiminin ayrı ayrı yapılacağı dikkate alındığında, her bir cezaya yönelik olarak ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmesi gerektiği açıktır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ilgilisine 23.094,62 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan borç kalemleri arasında, tıbbi atık bertaraf ücretinin yanı sıra vergi mahkemesinin görev alanına giren çevre temizlik vergisinin de bulunduğu ve davalı idarelerden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığınca (Mali Hizmetler Daire Başkanlığı) tüm borç kalemleri için (vade günleri birbirinden farklı iki ayrı idari para cezasının tahsili için) tek bir ödeme emri düzenlenip, davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinde iki ayrı idari para cezasının tahsilinin istendiği görüldüğünden usulüne uygun düzenlenmeyen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın davacı şirket adına düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı toplam 23.094,62-TL tutarlı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin 22.119,45-TL kısmının iptali istemine yönelik olarak açılan kısmı açısından işlemin iptaline; 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, atık bertarafında mali yükümlülük başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istemine yönelik kısmı açısından ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının, Anayasaya aykırılık iddiaları ile davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, özel hastane işleticisi olan davacı şirket adına 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait çevre temizlik vergisi ile 2013 yılına ait olan ve vade günü 10/03/2013 ile 18/09/2013 tarihleri arasında değişen 7 taksit halinde tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı ödeme emrinin düzenlenerek 04/10/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, anılan ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin kısmı ile dayanağı olan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin "Atık bertarafında mali yükümlülük" başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 22/10/2019 tarih ve E:2019/20253 sayılı ara kararı ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan, davacı şirket adına düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı ödeme emrinin dayanağı bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği; davalı idare tarafından 08/01/2019 tarihli savunma dilekçesi ekinde dava konusu ödeme emri ile tebliğ mazbatasının gönderildiği, 12/02/2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Atık Taşıma Formları sunulduğu, başka bilgi ve belge gönderilmediği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmüne; "İlkeler" başlıklı 3. maddesinde, "Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: (a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdür. (b) Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette, Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar... (e) Çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esastır. Bakanlık ve yerel yönetimler; meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlüdür... (g) Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir, hükmüne, kirletme yasağı başlıklı 8. maddesinde, "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." düzenlemesine, İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü başlıklı 11. maddesinde ise "Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler." hükmüne yer verilmiştir.
25/01/2017 günlü, 29959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, tıbbi atıkların oluşumundan bertarafına kadar; a) Çevreye ve insan sağlığına zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı bir biçimde alıcı ortama verilmesinin önlenmesine, b) Çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden kaynağında ayrı olarak toplanması, sağlık kuruluşu içinde taşınması, geçici depolanması, tıbbi atık işleme tesisine taşınması ve bertaraf edilmesine, yönelik prensip, politika ve programlar ile hukuki, idari ve teknik esasların belirlenerek uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne, "Atık bertarafında mali yükümlülük" başlıklı 24. maddesinde (1) Sağlık kuruluşları, ürettikleri atıkların toplanması, taşınması, sterilizasyonu ve bertarafı için gereken harcamaları, bertaraf edene ödemekle yükümlüdürler. Ücretin ödenmemesi tıbbi atıkların bertarafı için bir engel oluşturmaz. Tıbbi atık bertaraf ücretinin ödenmemesi durumunda, bu bedel 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık kuruluşlarından tahsil edilir. (2) Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmak şartıyla, toplama, taşıma, sterilizasyon ve bertaraf harcamalarına esas olacak tıbbi atık bertaraf ücreti, her yıl tıbbi atığın oluştuğu ilin mahalli çevre kurulu tarafından tespit ve ilan edilerek Bakanlığa bildirilir. Tıbbi atık bertaraf ücretinin tespitinde, oluşan atığın gideceği sterilizasyon ve/veya bertaraf tesisine taşıma mesafesi ile sterilizasyon ve/veya bertaraf maliyetleri göz önüne alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
03/08/2013 tarihli Yüksek Çevre ve Mahalli Çevre Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin "Kuruluş" başlıklı 18. maddesinde "(1) Mahalli Çevre Kurulu, her ilde Valinin veya Valinin görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında, İçişleri, Maliye, Millî Eğitim, Sağlık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Orman ve Su İşleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığının imza yetkisini haiz il temsilcileri, İl Jandarma Komutanlığının, İl Emniyet Müdürü ve denize kıyısı olan illerde Sahil Güvenlik Komutanlığının imza yetkisini haiz temsilcileri ile Ticaret ve Sanayi Odaları Temsilcisi, büyük şehirlerde büyükşehir belediye başkanlığının, diğer illerde ise belediye başkanlığının imza yetkisini haiz temsilcilerinden oluşur. Mahalli Çevre Kurulu üyesi bakanlıkların illerde teşkilatının bulunmaması halinde, bu bakanlıklar, kendileri ya da bağlı veya ilgili kuruluşları aracılığı ile; birden fazla bağlı ve ilgili kuruluşun bulunması durumunda toplantı gündemine göre konu ile ilgisi olan kuruluş aracılığı ile temsil edilir. (2) Başkanca gerekli görülmesi halinde, görüş ve önerilerini almak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşu, bilimsel kuruluş, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel sektör ve gönüllü kuruluş temsilcileri ile uzman kişiler de oy hakkı olmaksızın Mahalli Çevre Kurulu toplantılarına davet edilir. (3) Mahalli Çevre Kurulunun sekretarya hizmetleri Müdürlük tarafından yürütülür." kuralına; "Toplantı gündemi" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Mahalli Çevre Kurulunun toplantı gündemi Mahalli Çevre Kurulu sekretaryası tarafından hazırlanır ve Başkan tarafından onaylanır. Mahalli Çevre Kurulu üyeleri toplantıda veya sair zamanlarda gelecek toplantının gündemiyle ilgili önerilerde bulunabilirler. Mahalli Çevre Kurulu Başkanı tarafından gerekli görülmesi halinde gündemde yer alan konular hakkında ilde bulunan üniversitelerin çevre ile ilgili bölümlerinin öğretim üyeleri ile ilgili diğer kurum ve gönüllü kuruluşların temsilcileri toplantıya çağrılarak veya yazılı olarak görüşleri alınabilir." kuralına; "Görevler" başlıklı 19. maddesinde ise, "Mahalli Çevre Kurulu'nun görevleri şunlardır: a) Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kirliliğin önlenmesi amacıyla, Bakanlıkların mevzuatlarında belirlenen esaslar çerçevesinde gerekli kararları almak... ç) İlde çevre kirliliğine neden olan veya olabilecek tesis ve işletmeleri belirlemek, yapılan iş ve işlemleri incelemek, değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak... " kuralına yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tahsil Zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, "Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." denilmiş; 103. maddesinde, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, sayılan muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması durumlarında zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rastladığı, amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcının, teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olacağı kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, atık bertarafında mali yükümlülük başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrası yönünden yapılan değerlendirme;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmelerin atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle yükümlü oldukları, kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı, kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamaların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edileceği görülmektedir.
Bu kapsamda, oluşumundan bertarafına kadar; çevreye ve insan sağlığına zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı bir biçimde alıcı ortama verilmesinin önlenmesi, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden kaynağında ayrı olarak toplanması, sağlık kuruluşu içinde taşınması, geçici depolanması, tıbbi atık işleme tesisine taşınması ve bertaraf edilmesi öngörülen tıbbi atıkları üreten sağlık kuruluşlarının, atıkların toplanması, taşınması, sterilizasyonu ve bertarafı için gereken harcamaları, bertaraf edene ödemekle yükümlü oldukları, ücretin ödenmemesinin tıbbi atıkların bertarafı için bir engel oluşturmayacağı, bertaraf ücretinin ödenmemesi durumunda, bu bedel 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık kuruluşlarından tahsil edileceğine ilişkin düzenlemenin mevzuata uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 24. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan değerlendirmede;
Çevrenin korunması, bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette, Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapacağı; çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kirliliğin önlenmesi amacıyla, Bakanlıkların mevzuatlarında belirlenen esaslar çerçevesinde gerekli kararları alma yetkisinin, her ilde Valinin veya Valinin görevlendireceği Vali Yardımcısının başkanlığında toplanan Mahalli Çevre Kurullarına ait olduğu; bu Kurulların içinde Sağlık Bakanlığı'nın da bulunduğu birden fazla bakanlığın imza yetkisini haiz il temsilcilerinin katılmıyla toplanabileceği; öte yandan, Başkan tarafından gerekli görülmesi halinde, görüş ve önerilerini almak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşu, bilimsel kuruluş, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel sektör ve gönüllü kuruluş temsilcileri ile uzman kişilerin de oy hakkı olmaksızın Mahalli Çevre Kurulu toplantılarına katılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Mahalli Çevre Kurullarında tıbbi atık bertaraf ücreti belirlenirken, tıbbi atık üreticilerinin, Sağlık Bakanlığı'nın imza yetkisini haiz il temsilcisi vasıtasıyla Kurul'da temsil edildiği gibi, Başkanca gerekli görülen hallerde, tıbbi atık üreticisi olan özel sektör temsilcilerinin de ayrıca Kurula katılımının mümkün olduğu; dolayısıyla, dava konusu düzenlemenin, tıbbi atık üreticilerinin, buna ilişkin bertaraf ücretleri belirlenirken Mahalli Çevre Kurullarında temsil edilmesinin önünde bir engel oluşturmadığı ve anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket adına ... tarihinde düzenlenen ödeme emrinin 04/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrinin içeriğinde 2013 yılına ait olan ve vade günü 10/03/2013 ile 18/09/2013 tarihleri arasında değişen 7 taksit halinde tıbbi atık bertaraf ücretinin bulunduğu, 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesindeki düzenlemeye göre vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başı olan 01/01/2014 tarihinden 31/12/2018 tarihine kadar olan 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde tahsilinin sağlanamadığı ve zamanaşımını kesen bir işlemin de yapılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin içeriğindeki amme alacakları zamanaşımına uğradığından, davacı şirketin ödenmeyen borçları için düzenlenmiş olan dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu ... tarihli, ... cilt, ... sayfa numaralı ödeme emrinin tıbbi atık bertaraf ücretine ilişkin … TL'lik kısmının İPTALİNE,
2. Dava konusu 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin, "atık bertarafında mali yükümlülük" başlıklı 24. maddesinin 1. ve 2. fıkrasına ilişkin davanın REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL'nin ise davalı idarelerden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, .. TL vekâlet ücretinin ise davacı tarafından davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutar ile davacı tarafından fazla yatırılan … TL yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 18/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!