WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11521 E.  ,  2023/6876 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11521
Karar No : 2023/6876

DAVACI : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...

DAVANIN KONUSU : 27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. ve 2. maddelerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Danıştay Ondördüncü Dairesinin E:2017/4471 ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/4814 sayılı dosyalarında verilecek kararların işbu dosyada iptali istenilen düzenlemelerle su ve kanalizasyon idarelerine getirilen revize yükümlülüğünün ve idarelerince yapılması gereken revize çalışmalarının kapsamının belirlenmesinde etkili olacağı, dolayısıyla anılan dava dosyalarının bekletici mesele yapılması gerektiği, iptali istenilen düzenlemelerle su ve kanalizasyon idareleri tarafından hazırlanan ve yürürlükte olan havza koruma yönetmeliklerinin dava konusu Yönetmelik çerçevesinde revize edilmesinin öngörüldüğü, anılan dosyalar karara bağlanmadan havza koruma yönetmeliklerinin dava konusu Yönetmeliğe göre revize edilmesinin içme suyu baraj havzalarının korunması ve su kaynaklarının kalitesinin A1 sınıfına getirilmesi açısından telafi imkanı olmayan riskler doğuracağı, iptali istenilen düzenlemelerle 1 yıllık süre içinde revize edilerek Bakanlık onayını alamayan havza koruma yönetmeliklerinin uygulanamaz hale gelmesinin öngörüldüğü, tamamen kentlerin kendi ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanan havza koruma yönetmeliklerinin verilen süre içinde revize edilmediği gerekçesiyle uygulanamaz hale getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, su ve kanalizasyon idarelerince çıkarılan havza koruma yönetmeliklerinin bölgedeki ekolojik dengenin ihtiyaçlarına göre mevcut su kaynaklarının korunarak yaşamın devamı için gelecek nesillere aktarılması amacıyla hazırlandığı, iptali istenilen düzenlemelerle getirilen revizyon yaptırımının uygulanması halinde bölgedeki havzalara özgü belirlenen bu özel kuralların geçersiz hale gelmesiyle birlikte kent-toplum ve çevre sağlığının da tehlike altına gireceği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Ülkemizde içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynakları ile ilgili birbiri ile ilişkili 3 farklı mevzuat düzenlemesi bulunduğu, bunların Özel Hükümler ve Koruma Planları, su ve kanalizasyon idarelerince yayımlanan havza koruma yönetmelikleri ve dava konusu İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik olduğu, farklı idarelerce hazırlanan mevzuatta ilke, esas ve uygulama hükümleri açısından uyumun sağlanması ihtiyacının doğduğu, ayrıca süreç içinde dava konusu Yönetmelikte değişiklikler yapılması gerektiği, dava konusu değişikliklerin bu kapsamda gerçekleştirildiği, söz konusu değişikliklerle, içme kullanma suyu temin edilen ya da edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynakları ile ilgili mevzuatın hiyerarşik olarak ilişkilendirilmesi ve düzenlenmeyen konuların/sektörlerin havzalar içerisinde hangi esaslar doğrultusunda yapılabileceğine ilişkin hususların huküm altına alınmasının ve yaşanan aksaklıkların giderilmesinin hedeflendiği, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 20. ve ek 5.maddeleri gereğince büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri tarafından hazırlanan içme suyu alınan havzaların korunması için gereken tedbir ve düzenlemeleri içeren yönetmeliklerin çıkarılması sürecinde Tarım ve Orman Bakanlığından uygun görüş alınması zorunluluğunun mevcut olduğu, iptali istenilen düzenlemelerle Büyükşehir Belediyeleri tarafından hazırlanan ve mevcut olan havza koruma yönetmeliklerinin güncelliğinin sağlanmasının, havzaya özgü özel hüküm ve koruma planı çalışmaları yapılana kadar mevcut kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer mevzuat ile hukuki açıdan herhangi bir çakışma yaşanmasının önüne geçilmesinin ve koruma koruma kullanma dengesinin en iyi şekilde sağlanmasının hedeflendiği, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. ve 2. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak olarak kabul edilmiş; 2. maddesinde, sürdürülebilir çevre "Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fiziki vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi süreci..." olarak; sürdürülebilir kalkınma ise "Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, "Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır." hükmüne yer verilmiştir.
645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Görevler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Su kaynaklarının korunmasına ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına dair politikalar oluşturmak, ulusal su yönetimini koordine etmek görevi Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na verilmiş, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Düzenleme yetkisi" başlıklı 26. maddesinde ise, "(1) Bakanlık; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabilir." hükmüne yer verilmişken, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 410. maddesinde aynı görevler Tarım ve Orman Bakanlığı'na verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, içme suyu alınan havzaların korunması için gereken tedbir ve düzenlemelerin, 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Genel Müdürlükçe çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği belirtilmiş, 5. ek madde ile de bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanması öngörülmüştür.
İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğinin 2. Maddesinde, bu Yönetmeliğin, içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarını kapsayacağı hükmü yer almış, 16. Maddesinde, " (1) 2560 sayılı Kanun gereği, büyükşehir belediyelerince içme-kullanma suyu alınan havzaların korunması için yapılacak düzenlemelerde Bakanlığın uygun görüşü alınır.
(2) İçme-kullanma suyu havzalarında koruma planı hazırlanıncaya kadar bu Yönetmelik hükümleri mevcut ve yeni hazırlanacak imar ve çevre düzeni planlarına aynen işlenir.
(3) İçme-kullanma suyu havzalarında bulunan kamuya ait arazilerde de içme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanıncaya kadar bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş, Yönetmeliğin 7. Maddesinin 3. fıkrasında bulunan "Büyükşehir belediyelerine içme-kullanma suyu temin edilen yerüstü suyu kaynakları için koruma planları yürürlüğe girinceye kadar 2560 sayılı Kanun çerçevesinde büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanan ve yürürlüğe giren havza koruma yönetmelikleri geçerlidir." hükmüne 27/8/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle eklenen 2. cümlede, "Havza koruma yönetmeliği bulunmayan ve havza koruma yönetmeliği bulunsa dahi bu Yönetmelikte belirlenen sürede yönetmeliklerini revize ederek Bakanlığın uygun görüşüne sunmayan su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlükleri tarafından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." kuralı getirilmiş, "Uyum süreleri" başlıklı, geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanan ve yürürlüğe giren havza koruma yönetmeliklerinin geçerliliklerinin devam edebilmesi, bahse konu yönetmeliklerin, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 (bir) yıl içerisinde bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde revize edilerek, 2560 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında Bakanlığın uygun görüşüne sunulması şartına bağlıdır. Havza koruma yönetmeliklerini 1 (bir) yıl içerisinde uygun görüşe sunmayan su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlükleri tarafından, bu sürenin sona ermesinden itibaren, bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." kuralı getirilmiştir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Anayasal yükümlülüğü altında olan idarenin, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına dair politikalar oluşturmak ve ulusal su yönetimini koordine etmek görevini icra ederken, gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda ıslahı, korunması ve geliştirilmesini sağlamak zorunda olduğu açıktır. İnsan yaşamı açısından son derece önem arz eden içme-kullanma suyu havzalarının korunması ve kullanılmasına ilişkin esasları düzenleyen işlemlerin anılan Yasal yükümlülüklerin gerekleri doğrultusunda, Büyükşehir belediyelerince hazırlanan ve mevcut olan havza koruma yönetmeliklerinin güncelliğinin sağlanması, içme suyu havzalarında yönetmelikleri bulunmayan büyükşehir belediyelerinin bir an önce içme suyu havza yönetmeliklerini hazırlamasının sağlanması yönünde getirilen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. ve 2. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak olarak kabul edilmiş; 2. maddesinde, sürdürülebilir çevre "Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fiziki vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi süreci..." olarak; sürdürülebilir kalkınma ise "Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, "Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır." hükmüne yer verilmiştir.
645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Görevler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Su kaynaklarının korunmasına ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına dair politikalar oluşturmak, ulusal su yönetimini koordine etmek görevi Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na verilmiş, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Düzenleme yetkisi" başlıklı 26. maddesinde ise, "(1) Bakanlık; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabilir." hükmüne yer verilmişken, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 410. maddesinde aynı görevler Tarım ve Orman Bakanlığı'na verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, içme suyu alınan havzaların korunması için gereken tedbir ve düzenlemelerin, 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Genel Müdürlükçe çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği belirtilmiş, 5. ek madde ile de bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanması öngörülmüştür.
İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarını kapsayacağı hükmüne, "Planlamaya ilişkin esaslar" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrasında " İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının korunması amacıyla; her bir içme-kullanma suyu havzasının özellikleri dikkate alınarak bilimsel bir çalışma ile içme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanır. İçme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanıncaya kadar bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda tedbirler alınır. Ancak, bu Yönetmelikte düzenlenen faaliyetler dışında farklı bir talebin iletilmesi durumunda Bakanlıkça görüş oluşturulur, ihtiyaç duyulması halinde talep sahibi gerçek ve tüzel kişilerce bilimsel ve teknik rapor hazırlanır veya hazırlattırılır ve Bakanlığa iletilir." hükmüne, "Uyum süreleri" başlıklı Geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında Yerüstü suyu kaynakları için içme-kullanma suyu havzaları koruma planları, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç beş yıl içinde hazırlanarak Bakanlığa sunulur. İçme-kullanma suyu temin edilen yerüstü suyu kaynaklarına ilişkin koruma planının beş yıl içinde hazırlanmaması durumunda (Mülga ibare:RG-10/3/2020-31064) (…) içme-kullanma suyu havzası koruma planı Bakanlıkça hazırlanır veya hazırlatılır, bedeli içme-kullanma suyunu kullanan idareden tahsil edilir." hükmüne, "Diğer hükümler" başlıklı 16. maddesinde, " (1) 2560 sayılı Kanun gereği, büyükşehir belediyelerince içme-kullanma suyu alınan havzaların korunması için yapılacak düzenlemelerde Bakanlığın uygun görüşü alınır.
(2) İçme-kullanma suyu havzalarında koruma planı hazırlanıncaya kadar bu Yönetmelik hükümleri mevcut ve yeni hazırlanacak imar ve çevre düzeni planlarına aynen işlenir.
(3) İçme-kullanma suyu havzalarında bulunan kamuya ait arazilerde de içme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanıncaya kadar bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasında "Büyükşehir belediyelerine içme-kullanma suyu temin edilen yerüstü suyu kaynakları için koruma planları yürürlüğe girinceye kadar 2560 sayılı Kanun çerçevesinde büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanan ve yürürlüğe giren havza koruma yönetmelikleri geçerlidir. Havza Koruma Yönetmeliği bulunmayan su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlükleri tarafından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktayken, söz konusu fıkranın ikinci cümlesi değişikliğe ilişkin Yönetmeliğin 1.maddesiyle "Havza Koruma Yönetmeliği bulunmayan ve havza koruma yönetmeliği bulunsa dahi bu Yönetmelikte belirlenen sürede yönetmeliklerini revize ederek Bakanlığın uygun görüşüne sunmayan su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlükleri tarafından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Yönetmeliğe dava konusu Yönetmeliğin 2.maddesiyle eklenen "Uyum süreleri" başlıklı, geçici 2. maddede ise; "Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanan ve yürürlüğe giren havza koruma yönetmeliklerinin geçerliliklerinin devam edebilmesi, bahse konu yönetmeliklerin, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 (bir) yıl içerisinde bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde revize edilerek, 2560 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında Bakanlığın uygun görüşüne sunulması şartına bağlıdır. Havza koruma yönetmeliklerini 1 (bir) yıl içerisinde uygun görüşe sunmayan su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlükleri tarafından, bu sürenin sona ermesinden itibaren, bu Yönetmelik hükümleri uygulanır." kuralı getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda içeriğine yer verilen mevzuat hükümlerine göre, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Anayasal yükümlülüğü altında olan idarenin, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına dair politikalar oluşturmak ve ulusal su yönetimini koordine etmek görevini icra ederken, gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fiziki vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesini sağlamak zorunda olduğu açıktır.
Bu kapsamda, içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasında içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının korunması amacıyla; her bir içme-kullanma suyu havzasının özellikleri dikkate alınarak bilimsel bir çalışma ile içme-kullanma suyu havzası koruma planı hazırlanması öngörülmüş, aynı maddenin 5.fıkrasının (a) bendinde ise söz konusu koruma planının büyükşehir belediyelerine içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan yerüstü suyu kaynaklarına ilişkin olması halinde hazırlama yetkisi büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerine verilmiş ve aynı Yönetmeliğin Geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında yerüstü suyu kaynakları için içme-kullanma suyu havzaları koruma planlarının bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren en geç beş yıl içinde hazırlanarak Bakanlığa sunulması zorunlulu kılınmıştır.
Diğer taraftan, esas Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasında Büyükşehir belediyelerine içme-kullanma suyu temin edilen yerüstü suyu kaynakları için koruma planları yürürlüğe girinceye kadar 2560 sayılı Kanun çerçevesinde büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanan ve yürürlüğe giren havza koruma yönetmelikleri koşulsuz olarak geçerli olarak kabul edilmişken değişikliğe ilişkin Yönetmeliğin iptali istenilen 1. ve 2.maddeleriyle, mevcut havza koruma yönetmeliklerinin geçerliliği esas Yönetmeliğin Geçici 2.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde esas Yönetmelik hükümleri çerçevesinde revize edilerek Bakanlığın uygun görüşüne sunulmaları koşuluna bağlanmış, bu koşulun sağlanamaması halinde ise esas Yönetmelik hükümlerinin geçerli olacağı kabul edilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin kendilerince hazırlanan havza koruma yönetmeliği ile çelişen ve dava konusu edilen maddelerinin uygulanmak zorunda kalınması durumunda çevre ve insan sağlığı açısından telafi edilemeyecek zararlarla karşı karşıya kalınacağı, idarelerine ait kısıtlayıcı hükümlerin bulunduğu havza koruma yönetmeliğinin dava konusu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde revize edilmesinin havza koruma yönetmeliklerini işlevsiz hale getirerek su kalitesini olumsuz yönde etkileyeceği ileri sürülmektedir.
İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan bütün yerüstü ve yeraltı suyu kaynaklarının kalitesinin ve miktarının korunmasına ve iyileştirilmesine ilişkin temel ilkeleri, planlamaya ilişkin husuları, yerüstü ve yeraltı suları için koruma esasları ile koruma alanlarını düzenleyen İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte tüm içme ve kullanma suyu kaynaklarının asgari düzeyde korunmasını sağlayacak düzenlemelere yer verilmiş olduğu, Büyükşehir Belediyeleri tarafından kendi kentlerinin ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan havza koruma yönetmeliklerinin esas Yönetmelik hükümleri doğrultusunda revize edilerek Bakanlıktan uygun görüş alınması ile hem havza koruma yönetmeliklerinin güncelliğinin sağlanmış olacağı hem de mevzuatta birliğin sağlanmasına katkı sağlayacağı, esas Yönetmelik hükümlerine göre revize edilmelerinin havza koruma yönetmeliklerinde kentin ve içme-kullanma suyu havzasının özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı koruyucu kısıtlayıcı tedbirlere yer verilmesine engel olmadığı, kaldı ki esas Yönetmelikte Büyükşehir Belediyelerince hazırlanması zorunluluğu getirilen içme-kullanma suyu havzası koruma planlarının da içme-kullanma suyu havzasının özellikleri dikkate alınarak hazırlanmasının öngörüldüğü dikkate alındığında davacının yukarıda belirtilen iddialarına itibar edilemeyeceği, iptali istenilen düzenlemelerde üst hukuk normlarına, esas Yönetmeliğin amacına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, esas Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davalarda verilecek kararların işbu dosyada iptali istenilen düzenlemelerle su ve kanalizasyon idarelerine getirilen revize yükümlülüğünün ve idarelerince yapılması gereken revize çalışmalarının kapsamının belirlenmesinde etkili olacağı, dolayısıyla anılan dava dosyalarının bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmekte ise de havza koruma yönetmeliklerinin söz konusu davalar neticesinde verilecek kararlar doğrultusunda yeniden revize edilmelerine engel bir durum bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.