WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11510 E.  ,  2023/6903 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11510
Karar No : 2023/6903

DAVACI : …

DAVALI : … Bakanlığı …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün 02/09/2020 tarih ve 2020/21 sayılı "Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge"sinin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Genelge ile mavi kart sistemine tabi gemiler bakımından ek yükümlülük getirildiği, bu yönüyle dava konusu Genelgenin uluslararası sözleşmelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca davalı idarece yeterli sayıda faal ve kolay ulaşılabilir mevkilerde atık alım tesisleri kurulup, kullanım kolaylığının sağlanmasına yönelik tedbirler alınmadan gemi donatanın ve kaptanının sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Genelgenin, 1990 yılında taraf olunan "Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Hakkında Uluslararası MARPOL 73/78 Sözleşmesi" ile gerek bölgesel sözleşmeler (Barselona ve Bükreş Sözleşmeleri) gerekse AB Direktifi ile uyumlu olduğu, bununla birlikte ülkelerin kendi koşullarını göz önünde bulundurarak Sözleşme hükümlerine ilave daha kısıtlayıcı tedbir alma haklarının bulunduğu, dolayısıyla Genelgenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemede kamu yararına, hukuka ve dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan Denizcilik Atıkları Uygulaması konulu 02/09/2020 tarihli ve 2020/21 sayılı Genelgenin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun " Kirletme yasağı" başlıklı 8. maddesinde; " Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır." Çevrenin Korunması başlıklı 9. maddesinde çevrenin korunması amacıyla; "(h) Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonunun sağlanması Bakanlığın sorumluluğundadır.Alıcı su ortamlarına atıksu deşarjlarına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 11. maddesinde; "İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü" başlığı altında, Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlü oldukları belirtilerek,bu belirtilen yükümlülüğü bulunan tesis ve işletmeler ile yerleşim birimlerine ilişkin düzenlemelere, "Denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü" 12. maddesinde, İdari cezalarda yetki hususu 24. maddesinde düzenlenmiştir.
Türkiye'nin deniz yetki alanlarında bulunan gemilerin ürettiği atıklar ile yük artıklarının denize verilmesinin önlenmesi ve deniz ortamının korunması maksadıyla, yükümlüleri tarafından atık kabul tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile atık alma gemilerine ilişkin usul ve esasları belirlendiği Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin 5. maddesinde; "Deniz kirliliğini önlemek amacıyla gemilerden kaynaklanan atıkları çevreye zarar verecek şekilde doğrudan ve/veya dolaylı olarak deniz ortamına bırakmak yasaktır. Gemilerden kaynaklanan atıkların atık kabul tesislerine ve atık alma gemilerine verilmesi, alınması, geçici depolanması ve bertarafı safhalarında sorumlu gerçek ve tüzel kişiler, çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek tedbirleri almak zorundadır." 10. maddesinde; Türkiye'nin deniz yetki alanlarında bulunan uğraksız gemiler haricindeki gemiler; normal faaliyetlerinden kaynaklanan ve bu Yönetmelik kapsamında tanımı yapılan atıkları, bu Yönetmelik hükümlerine göre kurularak işletilen atık kabul tesislerine veya atık alma gemilerine geciktirmeksizin vermekle yükümlüdürler." hükümlerine yer verilmiştir.
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin 23/1-b maddesinde; "Türkiye’nin hükümranlık bölgesine giren denizlerde; gemilerden çöp, petrol ve petrol türevleri ile bunlarla bulaşık sintine suları, kirli balast suları, slaç, slop, yağ ve benzeri katı ve sıvı atıkların, her türlü kargo artıklarının ve bu denizler üzerindeki hava sahasında seyreden uçakların atıklarının boşaltılması yasaktır. Gemilerden kaynaklanan atıklar lisanslı atık kabul tesislerine ve/veya lisanslı atık alma gemilerine verilir. Gemilerden evsel nitelikli atıksu boşaltımı tüm gemiler için 24/6/1990 tarihli ve 20558 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşmenin Ek-IV hükümlerine tabidir. Hassas alan niteliğindeki koy ve körfezlerde, gemide arıtma cihazı olsa dahi gemilerden evsel nitelikli atıksu boşaltımı yasaktır." hükmü yer almaktadır.
1973 yılında imzalanan 1978 yılında değiştirilen Denizlerin Gemilerden Kirlenmesini Önleme Uluslararası Sözleşmesi. Kısaca MARPOL 73/78 olarak ifade edilir. Sözleşme kirliliği önleme, atıkların nasıl saklanacağı ve bertaraf edileceği hakkında kuralları içermekte olup, altı ek protokolden oluşur.
MAROPL Sözleşmesi Ek IV , Gemi Pis Sularından Oluşan Kirlenmenin Kontrolü İçin Kuralları içermektedir.Anılan kurala göre: Uluslararası sularda seyahat eden ve içinde minimum 15 kişinin bulunduğu 400 GT ve üstü gemilerde uygun kapasitede atıksu tankı veya onaylanmış atıksu arıtma tesisi(STP) yada her iki seçenekte bulunmak zorundadır.
MARPOL EK IV'te belirtilenden daha az kişi taşıyan, iç sularda dolaşan feribotlar ve gemilerden bahsedilmemektedir. Ancak yönetmeliklerin dışında kalan ve atıksu deşarjı yapan daha küçük bazı tekneler de bulunmaktadır.
Yatlar ve küçük botlar gibi turizm ve eğlence amaçlı tekneler MARPOL kuralının içeriğinde yer almamaktadır.
Bu Sözleşme, 3 Mayıs 1990 tarihli ve 90/442 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 24 Haziran 1990 tarih ve 20558 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmıştır.
Dava konusu Genelgenin "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde; Ülkemizin tarafı olduğu Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Hakkında Uluslararası Sözleşmesi’ne (Marpol 73/78 Sözleşmesi), 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11 inci, 12 inci ve 24 üncü maddelerine, 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 103 üncü maddesine, 2019/883 sayılı Avrupa Birliği Direktifi’ne ve Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerine dayanılarak hazırlandığı, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde de bu Genelgenin amacının, Türkiye'nin deniz yetki alanlarında gemilerin normal faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar ile yük artıklarına ilişkin uygulanması gereken bildirim yöntemleri ve atık alım yükümlülerinin atıkların yönetimi esnasında kullanmaları gereken Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart Sistemi’ni kapsayan Denizcilik Atıkları Uygulamasına (DAU) ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu,(2)Bu Genelge, Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca yükümlülüğü bulunan gerçek veya tüzel kişilerin, çevrim içi ortam olan Denizcilik Atıkları Uygulaması’nda yapmaları gereken iş/işlemlere ilişkin usul ve esasları kapsadığı, (3) Atık motor yağı dışında atık üretecek bir donanımı bulunmayan deniz araçları bu Genelge kapsamı dışında olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Genelge'nin "Gemi acenteleri ve gemilerin yükümlülükleri" başlıklı 6. maddesinde
" (1) GATS’a tabi gemilerin acenteleri:
a) Gemi atık bildirimlerini, Liman Tek Pencere Sistemi (LTP) üzerinden gerçekleştirmekle,
b) Gemi atık bildirimlerini, gemilerin limana varışlarından en az 24 saat önce, 24 saatten az sürecek olan yakın seferlerde gemiler kalkış limanından ayrılır ayrılmaz yapmakla,
c) Herhangi bir Türk limanına uğrak yapmadan, başka bir ülke limanından gelip, başka bir ülke limanına gitmek üzere Türk karasularında atık verme talebi olması durumunda, gemi atık bildirimlerini, LTP uygulaması üzerinden yapmakla,
ç) Atık bildirimi yaptıktan sonra, limana geliş zamanında veya atık miktarlarında oluşabilecek değişiklikleri yine derhal LTP üzerinden bildirmekle
yükümlüdürler.
(2) MKS’ye tabi gemilerin kaptanları, donatanları veya acenteleri:
a) Gemileri, kıyı tesisleri aracılığı ile MKS’ye kayıt ettirmekle,
b) MKS kapsamında olan ve Türk karasularına ilk defa giren gemileri, seyir izin belgesi işlemleri ile birlikte kıyı tesisleri aracılığı ile MKS’ye kayıt ettirmekle
yükümlüdürler.
(3)MKS'ye tabi ticari gemiler, sportif ve gezi amaçlı kullanılan gemileri;
a)Yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişiden az olanlar, seyrüsefer esnasında oluşan pis sularını ve çöplerini 15 günde en az 1 defa atık kabul tesise veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar.
b)Yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişi ve üzeri olanlar,pis sularını ve çöplerini; limandan ayrıldıktan sonra faaliyetlerini tamamlayarak limana döndükleri günü takip eden 48 saat içerisinde; 48 saat içerisinde başka bir sefere çıkmaları halinde ise bu atıklarını, sefer öncesi atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar.
c) Limandan ayrılmadan önce atık tanklarının doluluk oranının %80 ve üzeri olması durumunda bu fıkrada sayılan gemiler, atıklarını vermeden limandan ayrılamazlar." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Genelge maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle iş bu dava açılmıştır.
MARPOL 73/78 sözleşmesi denizlerin gemiler tarafından kirletilmesini önlemek amacıyla genel bir çerçeve belirleyen sözleşmedir.Bu sözleşmeyi kabul eden ülkeler kendi koşullarını göz önünde bulundurarak çevrenin korunması amacıyla ilave tedbirler alabilirler.
Dava konusu düzenlemenin sadece seyrüsefer esnasında oluşan pis su ve çöplerin atık kabul tesisine veya atık alma gemisine verilmesini kapsadığı ,marina veya tesise bağlı olma durumunda 15 günde bir atık verme yükümlülüğünün getirilmediği ,seyrüseferde geçen 15 günlük sürenin denetçi kurumlarca belirlendiği ,yolcu kapasitesi 12'den fazla olan teknelerin seyrüseferden dönüşte atıklarını atık kabul tesisine verme yükümlülüklerinin bulunduğu görülmektedir.
Bu itibarla sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak amacına yönelik olarak dayanağı mevzuata uygun yapılan düzenlemede kamu yararına, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
"Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Hakkında Uluslararası MARPOL 73/78 Sözleşmesi"ne 24/6/1990 tarih ve 20558 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak taraf olunmuştur.
Anılan Sözleşme ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 26/12/2004 tarih ve 25682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile; Türkiye'nin deniz yetki alanlarında bulunan gemilerin ürettiği atıklar ile yük artıklarının denize verilmesinin önlenmesi ve deniz ortamının korunması maksadıyla, yükümlüleri tarafından atık kabul tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile atık alma gemilerine ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.
Sonrasında Türkiye'nin deniz yetki alanlarında gemilerin normal faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar ile yük artıklarına ilişkin uygulanması gereken bildirim yöntemleri ve atık alım yükümlülerinin atıkların yönetimi esnasında kullanmaları gereken Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart Sistemi'ni kapsayan Denizcilik Atıkları Uygulamasına (DAU) ilişkin usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla (dava konusu) 02/09/2020 tarih ve 2020/21 sayılı "Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge" çıkarılmıştır.
Bakılan dava, söz konusu Genelgenin 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat :
24/06/1990 tarih ve 20558 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak taraf olunan "Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Hakkında Uluslararası MARPOL 73/78 Sözleşmesi"nin 1. maddesinde; "(1) Zararlı maddelerin veya birleşiminde bu zararlı maddeleri ihtiva eden sıvıların Sözleşme hükümlerine aykırı hareket edilerek denize boşaltımı neticesinde deniz çevresinin kirlenmesini önlemek amacı ile Sözleşme Tarafları bağlı bulundukları bu Sözleşme ve Eklerinin hükümlerine uymakla yükümlüdürler. (2) Aksine açık bir hüküm bulunmadıkça bu Sözleşmeye yapılan bir atıf aynı zamanda Protokol ve Eklerine de yapılmış sayılır." kuralına yer verilmiştir. Sözleşmenin V. Eki'nde; "Gemilerden Atılan Çöpler İle Kirlenmenin Önlenmesi Kuralları" düzenlenmiş, Kural 1'de; "Çöp, geminin normal çalışması sırasında toplanan ve bu Sözleşme'nin diğer Eklerinde tanımlanan veya listesi verilenlerin dışında devamlı veya periyodik olarak atılması gerekli bulunan ve taze balık ve parçaları hariç her çeşit yiyecek, gemi içi ve işletme atıkları demektir." düzenlemesine, Kural 3'te; "Özel Alanlar Dışında Çöplerin Boşaltılması: (1) Bu Ek'in 4, 5 ve 6'ncı maddeleri hükümleri saklı kalmak koşulu ile; (a) Sentetik halatları, sentetik balık ağları, plastik çöp torbaları dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere bütün plastik maddelerin denize atılması yasaktır. (b) Aşağıda yazılı malzeme en yakın karadan uygulanabilir olduğu kadar uzakta denize atılacak ve fakat en yakın karaya mesafe aşağıdakilerden daha az ise denize atma yasaklanacaktır: (i) Yüzebilecek olan istif gereçleri, kaplamalar ve ambalaj malzemesi için 25 deniz mili, (ii) Gıda artıkları ve kâğıt eşyaları, paçavralar, cam, maden, şişeler, tabak kırıkları ve benzeri çöpleri içeren bütün diğer çöpler 12 deniz mili (c) Bu Kararın (b)(ıı) alt paragrafında belirlenen çöplerin bir parçalayıcı veya öğütücü cihazdan geçirilmesi ve en yakın kıyıdan 3 deniz milinden daha az mesafede olmamak şartı ile denize atılmasına müsaade edilebilir. Bu gibi ezilmiş veya öğütülmüş çöplerin gözleri 25 mm'den daha geniş olmayan bir süzgeçten geçebilecek kadar küçük parçalara bölünmüş olmaları şarttır. (2) Çöpün bir başka elde çıkarma ve boşaltım gerekleri olan madde ile karışmış olması halinde en sıkı hükümler uygulanacaktır." düzenlemesine, Kural 7'de; "Alma Tesisleri: (1) Sözleşme'ye Taraf her Hükümet, gelen gemilerin ihtiyacını göz önünde tutarak, gemileri lüzumsuz yere geciktirmeden, çöp alma tesislerinin liman ve terminallerinde bulundurulmasını sağlamakla görevli olacaktır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
23/05/2014 tarih ve 29008 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak taraf olunan "Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Hakkında Uluslararası MARPOL 73/78 Sözleşmesi"nin IV. Eki'nde; "Gemilerden Kaynaklanan Pis Su Kirliliğinin Önlenmesine İlişkin Kurallar" düzenlenmiş, Kural 1'de; "...(3) Pis Su; (a) her çeşit tuvalet, ürinal ve tuvalet frengi deliğinden gelen boşaltım veya diğer atıklar; (b) medikal tesislerde (sağlık ocağı, gemi reviri vb.) bulunan lavabolar, duşlar veya frengi deliğinden kaynaklanan boşaltım; (c) içinde canlı hayvan bulunan mahallerden gelen boşaltım; veya (d) yukarıda tanımlanan boşaltımlarla karıştıkları zaman diğer atık sular anlamına gelir. (4)Toplama tankı, pis suların toplanması ve depolanmasında kullanılan tank anlamına gelir. ..." düzenlemesine, Kural 8'de; "(1) Bu Ek'in Kural 9 hükümlerine tabi olarak, pis suların denize boşaltımı aşağıdaki durumlar dışında yasaklanmıştır: (a) Geminin Kural (1)(a)'ya uygun olarak İdarece onaylanan bir sistem kullanarak toplama tankından boşaltılan pis suların, geminin 4 deniz milinden daha az olmayan bir hızla seyretmesi ve birim zamanda boşaltım oranının Örgüt tarafından geliştirilen standartlar esas alınarak İdare tarafından onaylanan miktarda olması koşulu ile parçalanmış ve dezenfekte edilmiş pis suların en yakın kıyıdan 4 milden daha açık bir yerde veya parçalanmamış veya dezenfekte edilmemiş olan pis suların 12 deniz milinden daha uzak bir yerde boşaltılması; (b) Bu Ek'in 3(1)(a)(i) Kuralında söz konusu operasyonel gerekliliklere uygun olduğu İdarece onaylanan pis suları arıtma tesisinin gemide çalışır durumda olması ve (i) bu tesisin test sonuçlarının gemide mevcut Uluslararası Pis Su Kirliliğini Önleme Sertifikasına (1973) işlenmiş olması; (ii) Ek olarak, boşaltılan atık sıvının etrafındaki deniz suyunda gözle görülür yüzer katılar ve renk değişkliği meydana getirmemesi; veya (c) Geminin yetkisi altında bulunduğu Devletin pis suların denize basılması için koyduğu şartların yukarıda yazılanlardan daha esnek olduğu zamanlarda denize boşaltım yapması; (2) Pis suların, farklı boşaltım gerekliliklerine sahip atık veya atık sularla karışmış olması durumunda, daha sıkı gereklililer uygulanacaktır." düzenlenmesine, Kural 10'da; "(1) Sözleşme'ye Taraf her bir Hükümet, liman ve terminallerine gelen gemilerin sebepsiz gecikmesine sebep olmadan, pis sularının alınmasını sağlamaya yeterli tesisleri bulundurmakla yükümlüdür. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 4. maddesinde; "... Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş suları, ... Evsel katı atık: Tehlikeli ve zararlı atık kapsamına girmeyen konut, sanayi, işyeri, piknik alanları gibi yerlerden gelen katı atıkları, ifade eder. " olarak düzenlenmiş olup, 11. maddesinde; "... Liman, tersane, gemi bakım-onarım, gemi söküm, marina gibi kıyı tesisleri; kendi tesislerinde ve gemi ve diğer deniz araçlarında oluşan petrollü, yağlı katı atıklar ve sintine, kirli balast, slaç, slop gibi sıvı atıklar ile evsel atıksu ve katı atıkların alınması, depolanması, taşınması ve bertarafı ile ilgili işlemleri ve tesisleri yapmak veya yaptırmakla yükümlüdürler. Buna ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
24/12/2004 tarih ve 25682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; "Gemi: Kullanma amacı ne olursa olsun, denizde ve iç sularda kürekten başka bir aygıtla yola çıkabilen, tüm deniz araçları, hava yastıklı tekneler, hidrofil botlar, platformlar ve denizaltılar gibi her türlü yapı ve tipteki tekneyi ... ifade eder." olarak tanımlanmış, "Deniz ve Çevresinin Korunması" başlıklı 5. maddesinde; "Deniz kirliliğini önlemek amacıyla gemilerden kaynaklanan atıkları çevreye zarar verecek şekilde doğrudan ve/veya dolaylı olarak deniz ortamına bırakmak yasaktır. Gemilerden kaynaklanan atıkların atık kabul tesislerine ve atık alma gemilerine verilmesi, alınması, geçici depolanması ve bertarafı safhalarında sorumlu gerçek ve tüzel kişiler, çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek tedbirleri almak zorundadır." kuralına, "Gemilerin Yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinde; "Türkiye'nin deniz yetki alanlarında bulunan uğraksız gemiler haricindeki gemiler; normal faaliyetlerinden kaynaklanan ve bu Yönetmelik kapsamında tanımı yapılan atıkları, bu Yönetmelik hükümlerine göre kurularak işletilen atık kabul tesislerine veya atık alma gemilerine geciktirmeksizin vermekle yükümlüdürler." kuralına yer verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün 02/09/2020 tarih ve 2020/21 sayılı "Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge"sinin 1. maddesinde; "(1) Bu Genelgenin amacı, Türkiye'nin deniz yetki alanlarında gemilerin normal faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar ile yük artıklarına ilişkin uygulanması gereken bildirim yöntemleri ve atık alım yükümlülerinin atıkların yönetimi esnasında kullanmaları gereken Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart Sistemi'ni kapsayan Denizcilik Atıkları Uygulamasına (DAU) ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Genelge, Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca yükümlülüğü bulunan gerçek veya tüzel kişilerin, çevrim içi ortam olan Denizcilik Atıkları Uygulaması'nda yapmaları gereken İş/işlemlere ilişkin usul ve esasları kapsar. (3) Atık motor yağı dışında atık üretecek bir donanımı bulunmayan deniz araçları bu Genelge kapsamı dışındadır." şeklinde amaç ve kapsam belirlenerek, 3. maddesinde; "a) Denizcilik Atıkları Uygulaması (DAU): Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği uyarınca gerçekleştirilecek iş/işlemlerde kullanılacak olan ve Gemi Atık Takip Sistemi ile Mavi Kart Sistemi'ni kapsayan çevrim içi uygulamayı, b) Gemi Atık Takip Sistemi (GATS): 150 GRT ve üstündeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üstündeki diğer gemilerin ve bu gemilere hizmet veren kıyı tesislerinin Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümleri gereğince gerçekleştirecekleri işlemleri çevrimiçi olarak düzenleyen uygulamayı, c) Mavi Kart Sistemi (MKS): Bayrağı ne olursa olsun GATS kapsamı dışında kalan atık üretecek donanıma sahip olan bütün gemiler ile bu gemilere hizmet veren kıyı tesislerinin (balıkçı barınakları, yat limanları, çekek yerleri ve buna benzer kıyı tesisleri ile kara ile bağlantısı olmayan yüzer tekne bağlama yerleri ve platfoımlarda) Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümleri gereğince gerçekleştirecekleri İşlemleri çevrimiçi olarak düzenleyen uygulamayı, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, "Gemi Acenteleri ve gemilerin yükümlülükleri" başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrasında; "MKS'ye tabi ticari gemiler, sportif ve gezi amaçlı kullanılan gemiler ile balıkçı gemileri: a) Yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişiden az olanlar, seyrüsefer esnasında oluşan pis sularını ve çöplerini on beş günde en az bir defa atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar, b) Yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişi ve üzeri olanlar, pis sularım ve çöplerini; limandan ayrıldıktan sonra faaliyetlerini tamamlayarak limana döndükleri günü takip eden 48 saat içerisinde; 48 saat içerisinde başka bir sefere çıkmaları halinde ise bu atıklarını, sefer öncesi atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar. c) Limandan ayrılmadan önce atık tanklarının doluluk oranının %80 ve üzeri olması durumunda bu fıkrada sayılan gemiler, atıklarım vermeden limandan ayrılamazlar." düzenlemesi yer almıştır.
Dava konusu Genelgenin iptali istenilen 6. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin incelenmesi:
Yukarıda yer verilen taraf olduğumuz MARPOL 73/78 Sözleşmesi'ne, Çevre Kanunu'na ve Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'ne göre deniz kirliliğinin önlenmesi esas olup, Marpol Sözleşmesi'nde bazı koşullarda denize pis suyun veya çöpün boşaltımı mümkün olmakla birlikte, boşaltımın uygun olmadığı durumlarda pis suyun ve çöpün atık alım tesisine verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu mevzuata dayanılarak çıkarılan dava konusu Genelge'de de belli bir gros ton üzerindeki gemiler ile bu gemilere hizmet veren kıyı tesislerinin gemi atık takip sistemine (GATS), bu kapsamda olmayan gemiler ile bu gemilere hizmet veren kıyı tesislerinin ise mavi kart sistemine (MKS) tabi olduğu belirtilerek, her iki grup bakımından deniz kirliliğinin önlenmesi amacıyla pis suyun ve çöpün atık alım tesisine verilmesine yönelik kuralların getirildiği görülmüştür.
Nitekim, davacının da kapsamında olduğu iptali istenilen düzenlemeye göre MKS'ye tabi ticari gemiler, sportif ve gezi amaçlı kullanılan gemiler ile balıkçı gemilerinden, yolcu ve personel dahil taşıma kapasitesi 12 kişiden az olanlar, seyrüsefer esnasında oluşan pis sularını ve çöplerini on beş günde en az bir defa atık kabul tesisi veya atık alma gemisine vermek zorundadırlar.
Davacı tarafından, uluslararası sözleşmelerde denize deşarjın yasaklanmadığı, hatta küçük teknelere sıvı atık muafiyetinin tanındığı, bu yönüyle Genelgenin başta MARPOL 73/78 Sözleşmesi olmak üzere uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, küçük teknelerin bir kısmında sıvı atık tankının dahi bulunmadığı, ülkemiz dışında MKS gibi bir uygulamanın olmadığı, Genelgenin amacının deniz kirliliğinin önlenmesi olsa da, deniz kirliliğinin asıl sebebinin karasal atıklar olduğu, bu Genelge ile daha önce MKS'ye tabi teknelerde söz konusu olmayan çöplerin de atık alım tesislerine verilmesi mecburiyetinin getirildiği, öncesinde amatör teknelerin çöplerini koylardaki çöp konteynerlerine attıklarını, ayrıca MKS'ye tabi gemilerin yolcu ve personel taşıma kapasitesinin nasıl belirleneceğinin belli olmadığı, bağlama kütüklerinde böyle bir belirlemenin yapılmadığı, 15 gün hususunun nasıl uygulanacağının da belirsiz olduğu, nitekim tekneler için sefere çıkanlara yönelik bir kaydın bulunmaması nedeniyle teknenin limandan ayrıldığının nasıl ispatlanacağının belli olmadığı, yat yanaşma yerinde hiç kullanılmadan günlerce bekleyen tekneler için bile 15 günde bir çöp ve atık su verme zorunluluğunun getirildiği, 12 kişiden fazla kapasiteli teknelerin limandan ayrıldıktan sonra uzun süre seyrüseferde olmaları durumunda bu Genelgeye tabi olmadıkları, yeterli sayıda atık alım tesisinin kurulmadığı, Genelge yayımlandıktan sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, kendilerine bu konuda böyle bir yetkinin verilmediği belirtilerek atık alım tesislerinin atıkları kabul etmediği, nitekim atık alım tesislerince çöp alımlarına dair formlarının da bulunmadığının beyan edildiği gerekçeleriyle düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, ülkerin uluslararası sözleşme hükümlerine ilaveten daha kısıtlayıcı tedbir alma haklarına sahip oldukları, nitekim yıllardır yürürlükte olan Çevre Kanunu'nda, (dava konusu Genelgenin dayanağı olmasa dahi) Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde ve Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nde de kısıtlayıcı tedbirlerin yer aldığı, ayrıca atık motor yağı dışında atık üretecek donanımı bulunmayan deniz araçlarının Genelge kapsamı dışında olduğu, kara kökenli deniz kirliliğinin de önlenmesine yönelik denetimlerin ayrıca yürütüldüğü, Genelgenin dayanağı Yönetmelikte de tüm gemilerin her türlü atığını atık kabul tesislerine veya atık alma gemilerine geciktirilmeksizin vermesi gerektiğinin düzenlendiği, teknelerin yolcu ve personel taşıma kapasitelerinin, CE belgesi olan deniz araçlarının seyir izin belgeleri üzerinden, CE belgesi olmayan deniz araçlarının ise bu belgenin olduğu deniz araçlarıyla eşleştirilerek, ilaveten Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde belirlenebildiği, seyrüseferde geçen 15 günlük sürenin Bakanlık tarafından yetki verilmiş denetçi kurumlarca sahada gerçekleştirilen soruşturma çerçevesinde belirlenebildiği, iddia edilenin aksine atık verme yükümlülüğünün seyrüsefer sırasında oluşan atıklar için söz konusu olduğu, hiç kullanılmadan bekleyen teknelerin atık verme zorunluluğunun bulunmadığı, yolcu kapasitesi 12'den fazla olan teknelerin de atık verme zorunluluğunun bulunduğu, nitekim Genelgenin 6. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde bu teknelerin seyrüsefer dönüşünde ivedilikle atıklarının verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, Türkiye genelinde 312 adet liman ve marinada olmak üzere 417 adet kıyı tesisinde atık alım hizmetinin verildiği, mevzuat gereği atık alım tesislerinde çöp alım hizmetinin sağlandığı, dolayısıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından bu konuda yetki verilmesine gerek olmadığı, atık alımına ilişkin olarak düzenlenen transfer formlarının "Denizlik Atıkları Uygulaması" üzerinden online olarak üretildiği, ayrıca Yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca gerektiği gibi çalışmayan veya yetersiz olan atık kabul tesisleri ile atık alma gemilerine yönelik herhangi bir şekilde ihbarın gelmediği belirtilerek, iptali istenilen kuralın kamu yararına ve mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafından ileri sürülen ve dava konusu Genelgenin dayanağı olan MARPOL 73/78 Sözleşmesi, denizlerin gemiler tarafından kirletilmesinin önlenmesi amacıyla atıkların bertarafına ve belli şartların yerine getirilmesi durumunda deşarja ilişkin kurallardan oluşan çerçeve bir sözleşmedir. Dolayısıyla bu Sözleşmede, deniz kirliliğinin önlenmesi amacıyla asgari koşulların belirlendiği dikkate alındığında, Sözleşmeye taraf olan ülkelerin çevrenin korunması adına kendi koşulları dahilinde ilave tedbirler alması mümkün olup, düzenlemenin çerçeve niteliğinde olan Sözleşmeye göre daha sıkı koşullar getiriyor olmasının, düzenlemeyi Sözleşmeye aykırı hale getirmeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, gerek Çevre Kanunu'nda gerekse Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği'nde, atıkların bertarafına yönelik kurallar düzenlenmiş olup, dava konusu Genelgenin de bu hususlar dikkate alınmak suretiyle çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu düzenlemenin sadece seyrüsefer sırasında oluşan pis su ve çöplerin atık kabul tesisine veya atık alma gemisine verilmesini kapsadığı, marina veya tesise bağlı olma durumunda 15 günde bir atık verme yükümlülüğünün bulunmadığı, yolcu kapasitesinin belirlenmesinin ise mümkün olduğu, seyrüseferde geçen 15 günlük sürenin denetçi kurumlarca belirlendiği, yolcu kapasitesi 12'den fazla olan gemilerin de seyrüseferden dönüşte atıklarını atık kabul tesisine verme yükümlülüklerinin bulunduğu, dolayısıyla yolcu kapasitesi 12'den az olan gemiler ile 12'den fazla olan gemiler arasında bu yükümlülük bakımından bir ayrımın söz konusu olmadığı, atık alımına ilişkin olarak düzenlenen transfer formlarının online olarak temin edilebildiği dikkate alındığında, davacının iddialarına itibar edilmemiştir.
Bu durumda, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak amacına yönelik olarak yapılan düzenlemede kamu yararına, hukuka ve dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.