WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11278 E.  ,  2024/403 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11278
Karar No : 2024/403

DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …

DAVALILAR:
1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU: 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince Hatay İli, Antakya İlçesinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin 05/04/2023 tarihli, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/04/2023 tarihli ve 7033 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlemin bilimsel araştırmaya dayanmadığı, 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan riskli alan kararının işlemin tesisindeki yetki ve gerekçelerin belirtildiği maddeler yerine Kanunda geçen kavramların açıklandığı tanım maddesi olan 2. maddesi uyarınca tesis edilmesi nedeniyle işlemin usul ve sebep unsuru yönüyle hukuka aykırı olduğu, davalı idarelerin önceki riskli alan kararları dikkate alındığında, ilk kez bu kadar geniş bir alanın riskli alan ilan edildiğinin anlaşıldığı, alan genişledikçe idarenin uygulama yeteneğinin azalacağı, eşitliği sağlamakta zorlanacağı, Antakya'nın en önemli tarihi alanını kapsayan riskli alan kararının kamu yararına aykırı olduğu, mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, usule ilişkin olarak davacının dava konusu işlemin iptalini istemekte menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemin 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesine ve ilgili Yönetmeliğe uygun olduğu, hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 4577 sayılı Kanun'la değişik 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar "iptal davası" olarak tanımlanmış olup, bu davalar idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli araçlardandır.
Ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler.
Aynı Kanun'un 14. maddesinde de; dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu alanda taşınmazının bulunup bulunmadığı, dava konusu işlemin davacının menfaatini nasıl etkilediğinin dava dilekçesinde açıklanmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede dava konusu alanda davacıya ait tapu kaydına rastlanmadığı ve yerleşim yerinin de bu alanda bulunmadığının belirlendiği, Dairemizin 12/10/2023 tarih ve E:2023/11278 sayılı ara kararıyla davacıdan, dava konusu riskli alan ilan edilen bölge sınırları içerisinde taşınmazı olup olmadığının bildirilerek, varsa tapu kaydının sunulmasının; dava konusu işlem ile menfaatinin nasıl ihlal edildiğinin açıklanmasının istenilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/2. maddesi uyarınca ara karar gereğininin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin bildirildiği, ancak verilen sürede ara kararına cevap verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin niteliği göz önünde bulundurulduğunda davacının bakılmakta olan davada dava açma ehliyeti olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebi kabul edilen davada, dava ret ile sonuçlandığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra aşağıda ayrıntısı belirtilen adli yardım kararından dolayı ertelenmiş … TL yargılama giderinin 12 eşit taksit halinde davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.