WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11037 E.  ,  2023/6317 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11037
Karar No : 2023/6317

DAVACILAR :
1- …
2- …

24- …
25- …
VEKİLLERİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri - …
3- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … sayılı parseli de kapsayan alanın afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bazı alanların söz konusu Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazı kapsamaması sebebiyle anılan taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davacılar tarafından; İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … sayılı parselde bulunan binalarda kat maliki oldukları, afete maruz bölge ilanına ilişkin gerek 1980 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gerekse 2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararından gönderilen tahliye emri üzerine haberdar olunduğu, afete maruz bölge ilanına ilişkin ilk verilen 18/10/1980 tarih ve 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanak olduğu belirtilen12/06/1980 tarihli jeolojik etüd raporunun tam anlamı ile bölgedeki gerçeği yansıtmadığı, daha sonra ilk kararda ilan edilen afete maruz bölge sınırlarının sayısallaştırılması amacı ile … tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı Kararının alındığı, bu kararla afete maruz bölgenin daraltıldığı, ancak afete maruz bölge sınırları daraltılırken kendi taşınmazlarının yine afete maruz bölge sınırı içerisinde kaldığı, bu işlem yapılırken yeni bir çalışma yapılmayıp, 41 yıl önceki teknik imkanlar doğrultusunda hazırlanan, dolayısıyla yetersiz olan 12/06/1980 tarihli jeolojik etüd raporunun dikkate alındığı, halbuki 1980 yılından bu yana üçü ağır bir çok depreme rağmen mevcut binalarda en ufak bir çatlak dahi bulunmadığı, taşınmazın afete maruz bölge içerisinde bırakılmasını gerektirecek hiçbir sebep bulunmadığı, bunun için yeterli teknik ve bilimsel rapor alınmadığı iddia edilerek, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … sayılı parseli de kapsayan alanın afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bazı alanların söz konusu Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazı kapsamaması sebebiyle anılan taşınmaz yönünden iptali gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalılar tarafından; usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, anılan bölgenin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile afete maruz bölge ilan edildiği, bu karara dayanak olan jeolojik etüd raporunun ise teknik açıdan yeterli bilimsel veriyi içerdiği, 1980 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile afete maruz bölge ilan edilen ve kroki halinde bulunan sınırların sayısallaştırılması amacıyla 18/10/2018 tarihli jeolojik etüd raporu düzenlendiği, bu jeolojik etüd raporunda belirtilen bazı alanların dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamından çıkarıldığı, diğer alanların ise kil, silt ve bu malzemelerin altında kumlu seviyelerden oluştuğu, stabiliteyi olumsuz etkileyecek eğime sahip oldukları belirtildiğinden, davacılara ait parselin de içinde bulunduğu alanın … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yine afete maruz bölge olarak ilan edildiği, afete maruz bölge kararının hukuka uygun olarak bilimsel ve teknik veriler esas alınmak suretiyle can ve mal güvenliğini tesis etmek amacıyla alındığı ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın; 08/10/1980 günlü, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı yönünden reddine, davacılara ait taşınmazı kapsamaması nedeniyle dava konusu 03/01/2019 günlü, 549 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava; İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanın afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 08/10/1980 günlü, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bazı alanların söz konusu Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına ilişkin 03/01/2019 günlü, 549 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazı kapsamaması nedeniyle anılan taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süreye ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne; 2. maddesinde, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda, İstanbul İli, Küçükçekmece Kasabası, Antikalar mevkiinin batı tarafında, zeminin niteliği, aşırı yağışlar ve Saadet Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev, dik şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle zeminin harekete geçtiği ve eğim doğrultusunda heyelan afetinin oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın halen aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; Saadet Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiği, muhtemel heyelanlı sahanın, İl İmar Müdürlüğü ve Belediyece önlemler alınana kadar sık sık kontrol edilmesi gerektiği, bölgenin, kökleri derine inebilen ağaç cinsleri ile ağaçlandırılmasının önerildiği, meydana gelen heyelan afeti umumi hayata etkin olmadığından, Bakanlıkça burada yapılacak bir işlemin bulunmadığı, söz konusu önlemlerin mahalli olanaklarla yapılacağı hususlarının belirtildiği; bu rapora dayanılarak dava konusu 08/10/1980 günlü, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığa konu bölgenin afete maruz bölge olarak ilan edildiği; 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu eki haritanın koordinatsız, kroki halinde olması nedeniyle, İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce düzenlenen 02/06/2016 tarihli jeolojik etüt raporu ile afete maruz bölge sınırlarının sayısallaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, İstanbul Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hazırlanan 18/10/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda, afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminde Küçükçekmece Belediyesince mikrobölgeleme etüt raporunda "Önlemli Alanlar" yerleşime uygunluk durumunda belirtilen ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlatılarak sonucuna göre işlem yürütülmesinin uygun olacağı; afete maruz bölgenin "Muhtemel Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminin ise anılan mikrobölgeleme etüt raporu eki yerleşime uygunluk durumu haritalarında "Uygun Alanlar" olarak ayırtlandığı, bu sahanın afete maruz bölge kapsamından çıkarılmasının uygun olacağının belirtilmesi üzerine … tarihli, … sayılı dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, afete maruz bölgenin muhtemel heyelanlı saha olarak belirtilen kısmının, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, afete maruz bölgenin, aktif heyelanlı saha olarak belirlenen kısmında kalan uyuşmazlığa konu Saadet Apartmanının bulunduğu Cennet Mahallesi, 3984 sayılı parselin ise anılan Cumhurbaşkanı kararı kapsamına dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; dava konusu alanda, işlem tarihi itibarıyla heyelan afeti yaşanmadığı, keşif tarihi itibarıyla alanda aktif heyelan riskinin devam etmediği, dava konusu alandaki jeolojik birimin özelliği, alanın drenajının iyi olmaması ve … Apartmanının doğusunda dik şev oluşturulması dolayısıyla siltli kil birimi içerisinde geçmişte kayma türü heyelan oluştuğu, afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir riskin bulunup bulunmadığı ile ilgili dosyada yeterli bilgi bulunmadığından bunun belirlenebilmesi için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesinin gerektiği, heyelan boyutunun büyük olmaması nedeniyle; alanda yapılacak detaylı etüt, analizler ve gerekiyorsa alınacak uygun mühendislik önlemleri ile, eğer varsa, bu riskin rahatlıkla ortadan kaldırılabileceği, dava konusu alanın, … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılan alanlara dahil edilmesinin, heyelanın aktivitesini kaybetmiş olması dolayısıyla yerinde olacağı, ilk aşamada (1980li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesi için gerekli şartlar mevcut olmakla beraber, yaklaşık son 42 yıldır alanda kayda değer heyelan hareketinin olmaması dolayısıyla, alanın afete maruz bölge kategorisinde kalması için artık gerekli koşulların olmadığı ve alanın "önlemli alan" kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu ile o tarihte gerçekleşen heyelanın bölgeye etkilerinin ortaya konulduğu ve durumun yansıtılarak alınması gereken önlemlerin belirtildiği, bu rapora dayanılarak da dava konusu Bakanlar Kurulu kararının alındığı anlaşılmakla, anılan işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla alanda heyelan afetinin gerçekleştiği ve alanın afete maruz bölge olarak belirlenmesi için gerekli şartların oluştuğu, işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
… günlü, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden; bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu alanda jeolojik dönemde oluşmuş heyelanın aktivitesini büyük ölçüde yitirdiği ve durağan heyelan alanı olduğu, alandaki mevcut yapıların kalitesinin orta-iyi seviyesinde olduğu ve yapısal hasarlarının bulunmadığı, mevcut durumun can ve mal güvenliği açısından risk oluşturmadığı, yapılarda mühendislik hizmeti alınarak uygulanacak fore kazık, drenaj sistemi, ankrajlı duvar sistemi gibi önlemlerin, heyelan etkilerini ortadan kaldırabileceği, gerekli mühendislik önlemleriyle yeni inşaat yapılabileceği göz önünde bulundurulduğunda; uyuşmazlığa konu alanın yeni bir jeolojik çalışma yapılmadan, uygun yer ve sayıda uzun süreli yapılacak inklinometreler yardımıyla bölgenin izlenerek hareketin hızı, sınırı, derinliği, mekanizması belirlenmek suretiyle bilimsel veriler elde edilmeden afete maruz bölge sınırlarından çıkarılan alanlara dahil edilmemesi yolundaki dava konusu kararda davacılara ait taşınmaz yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın, 08/10/1980 günlü, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı yönünden reddine, davacılara ait taşınmazı kapsamaması nedeniyle dava konusu 03/01/2019 günlü, 549 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının anılan taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacılardan … (… )'ın taşınmazdaki bağımsız bölümünü 18/03/2022 tarihinde sattığı ve yeni malik Yasin Torun tarafından davayı takip edeceği beyan edildiğinden, … 'un … (… )'ın yerine davacı sıfatıyla davaya kabulüne karar verilerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda, İstanbul İli, … Kasabası, … Mevkiinin, … Apartmanının arka tarafına düşen yamacında, aşırı yağışlar, zemin niteliği, Saadet Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev ve bu şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle heyelan afeti oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın hala aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; … Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiği, muhtemel heyelanlı sahanın, İl İmar Müdürlüğü ve Belediyece önlemler alınana kadar sık sık kontrol edilmesi gerektiği, bölgenin, kökleri derine inebilen ağaç cinsleri ile ağaçlandırılmasının önerildiği, meydana gelen heyelan afeti umumi hayata etkin olmadığından, Bakanlıkça burada yapılacak bir işlemin bulunmadığı, söz konusu önlemlerin mahalli olanaklarla yapılacağı hususları belirtilmiştir.
Davaya konu alan, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilan edilmiştir.
Anılan Bakanlar Kurulu Kararına dayanak teşkil eden 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu eki haritanın koordinatsız, kroki halinde olması sebebiyle, afete maruz bölge sınırlarının sayısallaştırılması amacıyla İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hazırlanan 02/06/2016 tarihli jeolojik etüt raporunda, afete maruz bölge sınırlarının sayısallaştırılmasının yapıldığı, 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" ve "Muhtemel Heyelanlı Saha" olarak iki parça halinde gösterildiği, afete maruz bölge kararının da bu şekilde alındığı, yapılan sayısallaştırma işlemleri sonucunda söz konusu iki bölgenin farklı tarama ile ayırtlanarak lejandında belirtildiği; afete maruz bölge sınırlarının, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğünce hazırlatılarak, Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünce 24/12/2007 tarihinde onaylanan İstanbul ili Avrupa Yakası Güneyi Yerleşim Amaçlı Mikrobölgeleme Çalışmaları Sonucu Hazırlanan İmar Planlarına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu eki yerleşime uygunluk durumu haritalarında; Önlemli Alanlar - 2a, Önlemli Alanlar - 2b ve Uygun Alanlar dahilinde yer aldığı; dava konusu … Apartmanına ilişkin olarak ise, Aktif Heyelanlı Saha dahilindeki apartmanın doğu cephesindeki istinat duvarlarının ekonomik ömrünü tamamladığı ve barbakanların yüzeysel suları yeterli derecede tahliye edemediği anlaşıldığından, bu alanda Küçükçekmece Belediyesince ivedilikle gerekli önlemlerin alınması/aldırılması gerektiği belirtilmiş; bununla birlikte, 08/10/1980 tarih ve 8/1705 sayılı Afete Maruz Bölge Bakanlar Kurulu Kararının iptal edilerek, Kararname kapsamından çıkarılması önerilmiştir.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının … tarih ve E:… sayılı yazısı ile afete maruz bölge sınırları dahilindeki "Önlemli Alanlar" olarak belirtilen alana ait ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlanarak onaylanması ve konuyla ilgili çalışmaların tamamlanması halinde afete maruz bölge sınırlarında değişiklik yapılabileceğinin bildirilmesi üzerine İstanbul Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hazırlanan 18/10/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda, afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminde Küçükçekmece Belediyesince mikrobölgeleme etüt raporunda "Önlemli Alanlar" yerleşime uygunluk durumunda belirtilen ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlatılarak sonucuna göre işlem yürütülmesinin; afete maruz bölgenin "Muhtemel Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminin ise anılan mikrobölgeleme etüt raporu eki yerleşime uygunluk durumu haritalarında "Uygun Alanlar" olarak ayırtlandığı ve bu sahanın afete maruz bölge kapsamından çıkarılmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
… tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Küçükçekmece ilçesi, Cennet Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, afete maruz bölgenin muhtemel heyelanlı saha olarak belirtilen kısmının, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. ve 14. maddeleri uyarınca, 08/10/1980 tarih ve 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına karar verilmiş, dava konusu … Apartmanının bulunduğu … Mahallesi, … sayılı parsel, afete maruz bölgenin, aktif heyelanlı saha olarak belirlenen kısmında kalmakta olup, … tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamına dahil edilmemiştir.
Bakılan dava, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, bu kararın kapsamının daraltılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazı kapsamaması sebebiyle bu taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 08/12/2021 tarihli, E:2021/8232 sayılı ara kararıyla keşif-bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/06/2022 tarihli raporda özetle; ilk aşamada (1980'li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın “afete maruz bölge” olarak ilan edilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu, bununla birlikte, yaklaşık son 42 yıldır alanda kayda değer heyelan hareketinin olmaması dolayısıyla, alanın afete maruz bölge kategorisinde kalması için artık gerekli koşulların olmadığı anlaşıldığından, alanın “önlemli alan” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu alanda, geçmişte heyelan oluştuğu ve daha sonra heyelan kütlesindeki hareketin zaman içinde durduğu, ancak, bu tür eski heyelanların çeşitli nedenlerle tetiklenmesi durumunda, kolaylıkla tekrar hareket edebileceği, bazı ağaçlardaki eğilmelerden, çok düşük hızda sadece yüzeysel toprak hareketinin yer yer devam ettiği kanaatine varıldığı, dava konusu binayı etkileyebilecek, derinden geçen heyelan belirtisinin alanda gözlenmediği; bununla birlikte; inklinometre cihazıyla en az 1 yıllık okuma alındıktan sonra alanda hiçbir riskin olmadığının teyit edilmesinde yarar bulunduğu, afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir riskin bulunup bulunmadığı ile ilgili dosyada yeterli bilgi bulunmadığı, her ne kadar alandaki heyelan aktivitesini kaybetmiş olsa da, bu konuda doğru değerlendirme yapabilmek için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesi gerektiği yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne, 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden;
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
Dava konusu işlemlere dayanılarak 29/04/2021 tarihinde davacılar adına düzenlenen uygulama işleminin (tahliye emri) 18/05/2021 tarihinde muhtara tebliğ edildiği, anılan işlemde dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tarih ve sayısının belirtilmemesi sebebiyle davacılar tarafından CİMER'e başvurulduğu, 04/08/2021 tarihinde CİMER başvurusunun sonuçlanması üzerine 25/08/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının 10/10/2019 ve 09/12/2019 tarihleri arasında Küçükçekmece Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü ilan panosunda ve Belediye Başkanlığı resmi internet sitesinde ilan edilmekle birlikte anılan kararın ilgililere tebliğ edilmediği, her iki işlemin de davacıların mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
… tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın dayanağı olan 18/10/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda; 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" ve "Muhtemel Heyelanlı Saha" olarak iki parça halinde gösterildiği, dava konusu parselin ise aktif heyelanlı saha içerisinde yer aldığı; afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminde Küçükçekmece Belediyesince mikrobölgeleme etüt raporunda "Önlemli Alanlar" yerleşime uygunluk durumunda belirtilen ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlatılarak sonucuna göre işlem yürütülmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; ilk aşamada (1980'li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın “afete maruz bölge” olarak ilan edilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu, bununla birlikte, yaklaşık son 42 yıldır alanda kayda değer heyelan hareketinin olmaması dolayısıyla, alanın afete maruz bölge kategorisinde kalması için artık gerekli koşulların olmadığı anlaşıldığından, alanın “önlemli alan” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmişse de; anılan raporda; dava konusu alanda, geçmişte heyelan oluştuğu ve daha sonra heyelan kütlesindeki hareketin zaman içinde durduğu, ancak, bu tür eski heyelanların çeşitli nedenlerle tetiklenmesi durumunda, kolaylıkla tekrar hareket edebileceği, bazı ağaçlardaki eğilmelerden, çok düşük hızda sadece yüzeysel toprak hareketinin yer yer devam ettiği kanaatine varıldığı, dava konusu binayı etkileyebilecek, derinden geçen heyelan belirtisinin alanda gözlenmediği; bununla birlikte; inklinometre cihazıyla en az 1 yıllık okuma alındıktan sonra alanda hiçbir riskin olmadığının teyid edilmesinde yarar bulunduğu, afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir riskin bulunup bulunmadığı ile ilgili dosyada yeterli bilgi bulunmadığı, her ne kadar alandaki heyelan aktivitesini kaybetmiş olsa da, bu konuda doğru değerlendirme yapabilmek için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesi gerektiği yolunda da tespitler bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yönünden; davacılara ait … Apartmanının bulunduğu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın afete maruz bölge olarak belirlenmesine ilişkin anılan işlem tarihi itibarıyla söz konusu taşınmazın afete maruz bölge olarak belirlenmesi için gereken şartların bulunması sebebiyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın, … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yönünden yapılan değerlendirmesinde ise; gerek 18/10/2018 tarihli jeolojik etüt raporundaki dava konusu parselin yer aldığı aktif heyelanlı sahanın, ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlatılarak sonucuna göre işlem yürütülmesinin uygun olacağı yolundaki tespit, gerekse 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporundaki heyelan aktivitesini kaybetmiş olsa da, bu konuda doğru değerlendirme yapabilmek için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesi gerektiği yolundaki tespit dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu alanın, yeni bir jeolojik-jeoteknik çalışma yapılmadan, ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporu hazırlanmadan ve uygun yer ve sayıda uzun süreli yapılacak inklinometreler yardımıyla bölgenin izlenerek hareketin hızı, sınırı, derinliği, mekanizması belirlenmek suretiyle bilimsel veriler elde edilmeksizin afete maruz bölge sınırlarından çıkarılan alanlara dahil edilmemesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. … tarihli, … sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacılara ait taşınmazı kapsamaması nedeniyle davacıların taşınmazı yönünden İPTALİNE,
3. Dava kısmen ret, kısmen iptalle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin … TL'sinin iptal edilen dava konusu işlem dikkate alınarak davalılar Cumhurbaşkanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,
4. Davanın reddedilen kısmı dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verilmesine, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan … TL yargılama giderinin de davacılardan alınarak adı geçen davalı idareye verilmesine,
5. İptal edilen dava konusu işlem dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalılar Cumhurbaşkanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine,
6. Keşif avansından artan toplam … TL'nin davacılara, posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.