WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/11035 E.  ,  2023/6318 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11035
Karar No : 2023/6318

DAVACILAR :
1-...
2- ...
...
34- ...
35- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Yönetimi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … sayılı parseli de kapsayan alanın afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile işleme dayanak teşkil eden 12/06/1980 tarihli Jeolojik Etüt Raporunun iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davacıların, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … parselde bulunan apartmanın bir kısım malikleri olduğu, kendilerine muhtarlığa bırakılmak sureti ile 18/05/2021 tarihinde tebliğ edilen tahliye bildirimi ile afete maruz bölge kararından haberdar olunduğu, söz konusu binanın bulunduğu bölgede haricen yaptırılan incelemelerde afete maruz bölge kararının hatalı olduğunun anlaşıldığı, idare ile yapılan yazışmalardan; davacıların heyelan riski nedeniyle afete maruz bölge kapsamında kalan taşınmazlarının içinde bulunduğu bölgenin, ilgili idari kurumların yapacakları jeolojik etüd incelemeleri, alınacak raporlar, teknolojik araştırmalar ve incelemeler neticesinde afete maruz bölge kapsamından çıkarılabileceğinin anlaşıldığı, kaldı ki söz konusu yerde 100 m uzunluğundaki hat boyunca 100 cm çaplı fore kazıklı istinat duvarı imalatı yapıldığı, dolayısıyla hali hazırda tehlike arz etmeyen binanın yıkılmasının hukuka aykırı olacağı, bölgede 1977 yılından beri yerleşimin olduğu ve afete maruz bölge kararının verildiği 1980 yılından beri heyelan meydana gelmediği, bu durumun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı, 1980 yılındaki afete maruz bölge kararının tek dayanağının 12/06/1980 tarihli jeolojik etüd raporu olduğu, dönemin koşulları göz önüne alındığında raporun eksik ve yetersiz olabileceği, dolayısıyla afete maruz bölge kararının da hukuka aykırı olacağı iddia edilerek, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile işleme dayanak teşkil eden 12/06/1980 tarihli Jeolojik Etüt raporunun iptali istenilmiştir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalılar tarafından özetle; usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise, anılan bölgenin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile afete maruz bölge ilan edildiği, bu karara dayanak olan jeolojik etüd raporunun ise teknik açıdan yeterli bilimsel veriyi içerdiği, dava konusu jeolojik etüd raporunda; İstanbul İli, Küçükçekmece Kasabası, ... Mevkiinin batı tarafında, zeminin niteliği, aşırı yağışlar ve ... Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev, dik şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle zeminin harekete geçtiği ve eğim doğrultusunda heyelan afetinin oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın halen aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; ... Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiğinin belirtiği, bu nedenle afete maruz bölge kararının keyfi alınmış bir karar olmadığı, kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla alındığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı yönünden davanın reddi, işleme dayanak teşkil eden 12/06/1980 tarihli Jeolojik Etüt Raporu yönünden ise davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanın afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile işlemin dayanağı olan 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunun iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süreye ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne; 2. maddesinde, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne; 14. maddesinde ise, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünün dava konusu, 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda, İstanbul İli, Küçükçekmece Kasabası, ... Mevkiinin batı tarafında, zeminin niteliği, aşırı yağışlar ve ... Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev, dik şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle zeminin harekete geçtiği ve eğim doğrultusunda heyelan afetinin oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın halen aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; ... Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiği, muhtemel heyelanlı sahanın, İl İmar Müdürlüğü ve Belediyece önlemler alınana kadar sık sık kontrol edilmesi gerektiği, bölgenin, kökleri derine inebilen ağaç cinsleri ile ağaçlandırılmasının önerildiği, meydana gelen heyelan afeti umumi hayata etkin olmadığından, Bakanlıkça burada yapılacak bir işlemin bulunmadığı, söz konusu önlemlerin mahalli olanaklarla yapılacağı hususlarının belirtildiği; bu rapora dayanılarak dava konusu 08/10/1980 günlü, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığa konu bölgenin afete maruz bölge olarak ilan edildiği; 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu eki haritanın koordinatsız, kroki halinde olması nedeniyle, İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce düzenlenen 02/06/2016 tarihli jeolojik etüt raporu ile afete maruz bölge sınırlarının sayısallaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, İstanbul Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hazırlanan 18/10/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda, afete maruz bölgenin "Aktif Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminde Küçükçekmece Belediyesince mikrobölgeleme etüt raporunda "Önlemli Alanlar" yerleşime uygunluk durumunda belirtilen ayrıntılı jeolojik-jeoteknik etüt raporunun hazırlatılarak sonucuna göre işlem yürütülmesinin uygun olacağı; afete maruz bölgenin "Muhtemel Heyelanlı Saha" olarak belirtilen kesiminin ise anılan mikrobölgeleme etüt raporu eki yerleşime uygunluk durumu haritalarında "Uygun Alanlar" olarak ayırtlandığı, bu sahanın afete maruz bölge kapsamından çıkarılmasının uygun olacağının belirtilmesi üzerine 03/01/2019 tarihli, 549 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Cennet Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, afete maruz bölgenin muhtemel heyelanlı saha olarak belirtilen kısmının, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılmasına karar verildiği, afete maruz bölgenin, aktif heyelanlı saha olarak belirlenen kısmında kalan uyuşmazlığa konu ... Apartmanının bulunduğu Cennet Mahallesi, 3984 sayılı parselin ise anılan Cumhurbaşkanı kararı kapsamına dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; dava konusu alanda, işlem tarihi itibarıyla heyelan afeti yaşanmadığı, keşif tarihi itibarıyla alanda aktif heyelan riskinin devam etmediği, dava konusu alandaki jeolojik birimin özelliği, alanın drenajının iyi olmaması ve ... Apartmanının doğusunda dik şev oluşturulması dolayısıyla siltli kil birimi içerisinde geçmişte kayma türü heyelan oluştuğu, afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir riskin bulunup bulunmadığı ile ilgili dosyada yeterli bilgi bulunmadığından bunun belirlenebilmesi için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesinin gerektiği, heyelan boyutunun büyük olmaması nedeniyle; alanda yapılacak detaylı etüt, analizler ve gerekiyorsa alınacak uygun mühendislik önlemleri ile, eğer varsa, bu riskin rahatlıkla ortadan kaldırılabileceği, dava konusu alanın, 03/01/2019 tarihli, 549 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamından çıkarılan alanlara dahil edilmesinin, heyelanın aktivitesini kaybetmiş olması dolayısıyla yerinde olacağı, ilk aşamada (1980li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesi için gerekli şartlar mevcut olmakla beraber, yaklaşık son 42 yıldır alanda kayda değer heyelan hareketinin olmaması dolayısıyla, alanın afete maruz bölge kategorisinde kalması için artık gerekli koşulların olmadığı ve alanın "önlemli alan" kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu ile o tarihte gerçekleşen heyelanın bölgeye etkilerinin ortaya konulduğu ve durumun yansıtılarak alınması gereken önlemlerin belirtildiği, bu rapora dayanılarak da dava konusu Bakanlar Kurulu kararının alındığı anlaşılmakla, işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla alanda heyelan afetinin gerçekleştiği ve alanın afete maruz bölge olarak belirlenmesi için gerekli şartların oluştuğu, işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda; İstanbul İli, Küçükçekmece Kasabası, ... Mevkiinin, ... Apartmanının arka tarafına düşen yamacında, aşırı yağışlar, zemin niteliği, ... Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev ve bu şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle heyelan afeti oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın hala aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; ... Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiği, muhtemel heyelanlı sahanın, İl İmar Müdürlüğü ve Belediyece önlemler alınana kadar sık sık kontrol edilmesi gerektiği, bölgenin, kökleri derine inebilen ağaç cinsleri ile ağaçlandırılmasının önerildiği, meydana gelen heyelan afeti umumi hayata etkin olmadığından, Bakanlıkça burada yapılacak bir işlemin bulunmadığı, söz konusu önlemlerin mahalli olanaklarla yapılacağı hususları belirtilmiştir.
Bunun üzerine davaya konu alan, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca afete maruz bölge olarak ilan edilmiş, davacılar tarafından anılan Bakanlar Kurulu kararı ile dayanağı 12/06/1980 tarihli Jeolojik Etüt Raporuna karşı görülmekte olan dava açılmıştır.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin 08/12/2021 tarihli, E:2021/6316 sayılı ara kararıyla keşif-bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/06/2022 tarihli raporda özetle; dava konusu alandaki jeolojik birimin, drenajın iyi olmadığı alanlarda suyu içine alarak zayıfladığı, aşırı yağış sonrası jeolojik birimin ağırlığının arttığı, toprak içine süzülen sular dolayısıyla birim içerisindeki boşluk suyu basıncının artması ve ... Apartmanının doğusunda dik şev oluşturulması dolayısıyla siltli kil birimi içerisinde heyelan oluştuğu, keşif tarihi itibarıyla alanda aktif heyelanı tanımlayacak hiçbir bulguya rastlanmamış ise de ilk aşamada (1980'li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın “afete maruz bölge” olarak ilan edilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu, bununla birlikte, bu tür eski heyelanların çeşitli nedenlerle tetiklenmesi durumunda, kolaylıkla tekrar hareket edebileceği, bazı ağaçlardaki eğilmelerden, çok düşük hızda sadece yüzeysel toprak hareketinin yer yer devam ettiği kanaatine varıldığı, dava konusu binayı etkileyebilecek, derinden geçen heyelan belirtisinin alanda gözlenmediği, bu nedenle inklinometre cihazıyla en az 1 yıllık okuma alındıktan sonra alanda hiçbir riskin olmadığının teyit edilmesinde yarar bulunduğu yolunda tespitlere yer verilmiştir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne, 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden;
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi/belge sunulmadığı, öte yandan Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak binanın boşaltılmasına dair Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından hazırlanan tahliye bildiriminin ise 29/04/2021 tarihinde hazırlandığı ve bu bildirimin de davacılara tebliğ edildiğine dair bir bilgi/belge sunulmamış olsa da davanın bildirim tarihinden itibaren 60 gün içerisinde 16/06/2021 tarihinde açıldığı, dava konusu işlemin davacıların mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı hususu da dikkate alındığında, davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Davanın, 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yönünden incelenmesinden;
Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporunda; İstanbul İli, Küçükçekmece Kasabası, ... Mevkiinin, ... Apartmanının arka tarafına düşen yamacında, aşırı yağışlar, zemin niteliği, ... Apartmanının inşaatı için yapılan hafriyat neticesinde oluşan oldukça dik şev ve bu şevin altına yapılan istinat duvarının yetersizliği nedenleriyle heyelan afeti oluştuğu, 1 evin yıkıldığı, 4 evin ise oturulamayacak duruma geldiği, heyelanın hala aktivitesini devam ettirdiği, Türkiye Elektrik Kurumunun, heyelan eden kütlenin üst noktasında bulunan yüksek gerilim hattı pilonunun ayaklarının oturduğu yerde ve civarında heyelan çatlaklarının oluştuğu tespitlerine yer verildikten sonra, söz konusu yüksek gerilim hattı pilonunun kaldırılmasının; ... Apartmanının arkasındaki şevin eğimi azaltıldıktan sonra, yerüstü ve yeraltı suları direne edilerek burada istinat duvarı yapılmasının gerektiği, aksi halde heyelanın etki alanının genişleyeceği, aktif heyelanlı sahada bulunan biri yıkılmış altısı tehlike arz eden evlerin boşaltılmasının, rapor eki krokide aktif ve muhtemel heyelanlı saha olarak gösterilen yerlere ise inşaat yapılmasının kati suretle önlenmesi gerektiği, muhtemel heyelanlı sahanın, İl İmar Müdürlüğü ve Belediyece önlemler alınana kadar sık sık kontrol edilmesi gerektiği, bölgenin, kökleri derine inebilen ağaç cinsleri ile ağaçlandırılmasının önerildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; ilk aşamada (1980'li yıllarda) heyelan dolayısıyla alanın “afete maruz bölge” olarak ilan edilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu, bununla birlikte, yaklaşık son 42 yıldır alanda kayda değer heyelan hareketinin olmaması dolayısıyla, alanın afete maruz bölge kategorisinde kalması için artık gerekli koşulların olmadığı anlaşıldığından, alanın “önlemli alan” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmişse de; anılan raporda; dava konusu alanda, geçmişte heyelan oluştuğu ve daha sonra heyelan kütlesindeki hareketin zaman içinde durduğu, ancak, bu tür eski heyelanların çeşitli nedenlerle tetiklenmesi durumunda, kolaylıkla tekrar hareket edebileceği, bazı ağaçlardaki eğilmelerden, çok düşük hızda sadece yüzeysel toprak hareketinin yer yer devam ettiği kanaatine varıldığı, dava konusu binayı etkileyebilecek, derinden geçen heyelan belirtisinin alanda gözlenmediği; bununla birlikte; inklinometre cihazıyla en az 1 yıllık okuma alındıktan sonra alanda hiçbir riskin olmadığının teyid edilmesinde yarar bulunduğu, afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir riskin bulunup bulunmadığı ile ilgili dosyada yeterli bilgi bulunmadığı, her ne kadar alandaki heyelan aktivitesini kaybetmiş olsa da, bu konuda doğru değerlendirme yapabilmek için, alanda inklinometreli, analizli heyelan etüdünün yaptırılması ve etüt sonucuna göre gelecekteki afet riski konusunda karar verilmesi gerektiği yolunda da tespitler bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacılara ait ... Apartmanının bulunduğu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Cennet Mahallesi, 3984 parsel sayılı taşınmazın afete maruz bölge olarak belirlenmesine ilişkin 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, işlem tarihi itibarıyla söz konusu taşınmazın afete maruz bölge olarak belirlenmesi için gereken şartların bulunması sebebiyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davanın, 12/06/1980 tarihli Jeolojik Etüt Raporu yönünden incelenmesinden ise; 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 15. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi uyarınca, davanın esastan incelenebilmesi için dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir.
Afete maruz bölge kararının alınması, kararın kaldırılması veya sınırlarının genişletilip daraltılması önerilerini içeren jeolojik etüt raporu, asıl işlemin hazırlayıcısı, diğer bir ifade ile ön işlem niteliğinde teknik bir rapor olduğundan, nihai ve icrai bir işlem olarak tek başına idari davaya konu edilemeyeceği gibi dayanağı olduğu Bakanlar Kurulu Kararına karşı açılacak davada yargısal denetimi yapılabilir. İmar ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan dava konusu 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporu idari davaya konu olabilecek, icrai, kesin ve yürütülebilir işlem niteliğinde olmadığından incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 08/10/1980 tarihli, 8/1705 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına karşı açılan DAVANIN REDDİNE,
2. İmar ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 12/06/1980 tarihli jeolojik etüt raporuna karşı açılan DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. Davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerlerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Keşif avansından artan ... -TL'nin davacılara, posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.