Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10715 E. , 2025/393 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10715
Karar No : 2025/393
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 02/01/2014 tarih ve 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, ... Kuzey Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ve davacıya ait ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının tam mülkiyet sahibi olduğu eski ... parsel (... ada,... parsel) yerine yeni tahsis edilen ... ada ... parselin de yine müstakil ve tam mülkiyetli verilmesi, eski parsel ile yeni tahsis edilen parselin mevcut konumlarının korunması, eski ve yeni parsellerin konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer olması nedenleriyle, dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parsel yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava konusu toplulaştırma işlemi neticesinde tahsis edilen taşınmazın bir kısmı üzerine Orman Şerhi konulmuş ise de, söz konusu şerhin toplulaştırma projesinin tamamlanarak tapuya tescil edildiği 13/06/2017 tarihinden sonra dava dışı Orman İşletme Müdürlüğünce 25/11/2020 tarihinde yapıldığı, toplulaştırma projesinin tamamlanmasından sonra getirilen şerhin toplulaştırma işleminin hukuka uygunluğunu etkilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 25 dönüm büyüklüğünde tarlası varken, toplulaştırma işlemi neticesinde bulunduğu noktadan orman içine taşındığı, parselin bir bölümünün orman arazisi, bir bölümünün 2b olarak tespit gördüğü, orman vasfı olup olmadığı araştırılmadan yapılan işlemin yok hükmünde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi amacına hizmet ettiği belirtilmektedir.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Orman Sınırlarının Tespiti" başlıklı 70. maddesinde; "Bu yönetmelik hükümlerinin uygulanması sırasında, uygulama alanı içinde veya sınırında tesbit ve tahdidi yapılmamış orman varsa, Orman Genel Müdürlüğünce, 6831 sayılı Orman Kanununa göre sınırlar, öncelikle tayin ve tesbit edilir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan davacının maliki olduğu eski ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tapuya tescil edildiği, 25.300,80 m² büyüklüğündeki... ada ... parsel sayılı taşınmazın 8.102,42 m²'lik kısmı üzerine Orman İşletme Müdürlüğünce 25/11/2020 tarihinde Orman Şerhi konulduğu anlaşılmaktadır.
Toplulaştırma işleminde amaç, tarımsal üretimin artırılması, değerlendirilmesi ve toprağın verimli olarak işlenmesini sağlamak olduğundan, parsel maliklerine tarımsal üretim yapılabilecek işlevsel tarım arazileri üretmektir. Dava konusu olayda ise davacının, kendisine tahsis edilen tarlanın bir kısmına orman şerhi konulduğundan, kısmen tarımsal üretim yapamayacağı açıktır.
İdare Mahkemesi'nce davacıya tahsis edilen yeni parselin bir kısmına Orman Müdürlüğü tarafından konulan orman şerhinin toplulaştırma işlemi kesinleşip tescil yapıldıktan sonra 25/11/2020 tarihinde konulduğundan bahisle toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, yukarıda aktarılan 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin Orman Sınırlarının Tespiti başlıklı 70. maddesinde yer alan hüküm çerçevesinde, uygulama alanı içerisinde tespit veya tahdidi yapılmamış orman alanı bulunması durumunda Orman Genel Müdürlüğü'nce 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre sınırların öncelikle tayin ve tespit edileceği düzenlenmesine rağmen, bu husus netleştirilmeksizin toplulaştırma işlemi yapıldığı, davacıya yeni tahsis edilen taşınmazın 8.102,42 m²' lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı tespiti yapılarak orman şerhi konulduğu, netice olarak davacıya eski parsellerine karşılık, bir kısmı ormana isabet eden yeni taşınmazın verilmesi sebebiyle yeni verilen taşınmaz ile eski taşınmazların eşdeğer olmadığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!