WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/10298 E.  ,  2024/5334 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10298
Karar No : 2024/5334

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/12/2007 tarih ve 26737 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/12959 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen, Niğde İli, Bor İlçesi, ... Köyü ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseli kapsayan Kızılca Köyü merasında gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu toplulaştırma işlemine konu edilen ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı parsellerin mera parselleri olduğu, toplulaştırma işlemi ile söz konusu parsellerin ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen, D-... Karayoluna cepheli olacak şekilde parseller oluşturularak özel mülkiyete konu edilmesiyle mera alanlarının bütünlüğünün bozulduğu, mera alanları içerisinde parseller oluşturularak bu parsellerin bir kısım parsel maliklerine tahsis edilmesi ile birlikte bu parsel maliklerinin mera alanları içerisinde oluşturulan alanda ekim, dikim vs. tarımsal faaliyetlere başlanılması ile birlikte bu parsellerin çevresinde bulunan mera alanlarında otlatılan hayvanların mera alanlarında serbestçe dolaşımının kısıtlanacağı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığı, davaya konu meranın mera vasfını yitirdiği, mera komisyon kararının iptal edilmediği, mahkemenin yerindelik denetimi yaptığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İdare Hukukunun genel ilkelerine göre iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu edilen işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin, diğer bir deyişle menfaat bağının bulunması gerekmektedir.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında yapılan arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin amacının, uygulama alanlarında yer alan toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, tarım üretiminin sürekli olarak artırılması, değerlendirilmesi, tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılması, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanması ve küçülmesinin önlenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulamasından doğrudan doğruya etkilenecek olanlar, uygulamanın gerçekleştirildiği alanda bulunan arazilerin malikleridir. Dolayısıyla, yapılan işlem sonucunda mülkiyet hakkını ihlal edebilecek haksız ve hukuka aykırı bir idari işlemin tesisi durumunda, iptal davası açma hakkının, arazinin mülkiyet hakkı sahibine ait olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Niğde İli, Bor İlçesi, ... Köyü ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseli kapsayan ... Köyü merasının 3083 sayılı Kanun kapsamında arazi toplulaştırılması yapılarak arazi olarak dağıtılmasına dair işlemin; mera alanının yasal mevzuat gereğince özel mülkiyete geçirilemeyeceği ileri sürülerek toplulaştırma işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu parsellerin mera tahsis kararı değişikliği ile Hazine arazisine dönüştürüldüğü, bu işlemin dava konusu edilmediği, uygulamanın (toplulaştırmanın) mera arazisi vasfından çıkarılmış olan Hazine arazisine yönelik olduğu, toplulaştırmanın yapıldığı alanın davacının mülkiyetinde olmadığı gibi davacının Kızılca Köyünde ikamet de etmediği, hukuken geçerli kişisel, güncel ve meşru menfaatine etki edecek özellik taşımadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.