Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10236 E. , 2025/201 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10236
Karar No : 2025/201
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Batman İli, Merkez İlçesi, ... Köyü'nde Batman Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan arazi toplulaştırma işleminin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının hissedarı olduğu eski parseller ile toplulaştırma sonrası oluşan yeni parsellerin toplamı dikkate alındığında yeni parsellerin genellikle eski yerlerinden verildiği, dava konusu parsellerde kesinti yapılan miktarın mevzuatta belirlenen sınırın altında olduğu, toplulaştırma sonrası parsel sayısı düşürülerek ve toplulaştırmanın esas amacı olan birleştirmeler yapılarak daha az sayıda parsel oluşturulduğu dikkate alındığında, 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan toplulaştırma işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacı tarafından hasımlı olduğu kişilerle hissedar yapıldığı belirtilmekte ise de, toplulaştırma öncesinde de hasımlı olduğunu belirttiği kişilerle hissedar olduğu, toplulaştırma sonrasında mevcut mülkiyet durumunun korunmuş olmasının toplulaştırma işlemini hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi ek raporunda dava konusu edilen hususların yeterince değerlendirilmediği, itirazlarının dikkate alınmadığı, hasımlı olduğu kişilerle hissedar yapılması hususunun tartışılmadığı, eş değer arazilerin oluşturulmadığı, kamulaştırma kapsamında yer alan araziler yerine eş değer arazilerin verilmediği, endeksleme ve derece hatalarının göz ardı edildiği, ... ada ... parselin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, ... ada ... parselin ise DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmadan veya bu yerler yerine muadil yerler verilmeden veya yasal kesintinin bu yerlere mahsuben yapılarak parseller küçültülmeden toplulaştırma yapılmasının mülkiyet hakkına aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasanın "Toprak mülkiyeti" başlıklı 44. maddesinde, "Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.", "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde ise, "Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda; "Batman İli, Kanatlı Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin sonucunda, dava konusu parsellere ulaşım sağlayan tarla içi yollar ve sulama şebekesi dikkate alınarak parselasyon planlarının yapıldığı, davacıya ait 33 parça hesaplanan DOP oranı kadar kesinti yapıldıktan sonra toplulaştırma sonrası parsel sayısının toplam ... parsele düşürülerek toplulaştırmanın esas amacı olan birleştirmeler yapılarak daha az parseller oluşturulduğu, fakat yapılan incelemelerde davacının da hissesi bulunduğu ... ada ... nolu parselin TCK'nın karayolu olan Batman-Silvan Karayolunda kaldığından ve DSİ tarafından yapılan ...ada ... parselin Cazibe (Sulama) Kanalı olduğundan dolayı bu parsellerde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunamayacağı, dolayısıyla söz konusu bu parsellerin ilgili kurumları tarafından kamulaştırılması gerektiği, tescil olan bu toplulaştırma işlemi sonrasında mevzuatta öngörülen amaç ve kamu yararı doğrultusunda konuyla alakalı taşınmazların genel hatlar itibari ile mümkün olduğunca eski yerlerinden tahsis edildiği, ayrıca davacının beyanında bulunduğu hasımlı olduğu kişilerle toplulaştırma öncesindeki parsellerde de hisseli olduğu, tescil olmuş olan bu toplulaştırma işleminin mevzuata aykırı olmadığı fakat söz konusu hasımlık var ise takdirin mahkemede olduğu, yapılan toprak analizleri, arazi gözlemleri sonucu elde edilen veriler doğrultusunda davacıya ait parsellerle, planlanan parsellerin derecelendirmelerinin benzer olduğu, planlama yapılırken, ulaşım, sulama şebekesi ve arazi kullanım koşulları dikkate alındığı, toplulaştırma sonrası planlanan parsellerin ebatları, toprağın bünyesi, arazinin meyilli, sulama sistemleri, sulama yöntemleri ve benzeri kriterler dikkate alınarak toplulaştırma işleminin yapılmış olduğu, dava konusu parsellerde yapılan toplulaştırma işleminin amacına uygun olduğu ve davalı idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahallinde yapılan incelemelerde ve dosyada yer alan dağıtım listeleri, parselasyon planları, derecelendirme haritaları incelendiğinde ... ada, ... parselin Batman-Silvan Karayolunda kaldığı, ... ada ... parselin ise cazibe (sulama) kanalı olduğundan dolayı bu parsellerde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulamayacağının açık olduğu, böyle bir tahsisin toplulaştırmanın tarımsal üretimi arttırma amacına aykırı olduğu, idarenin bu alanlara ilişkin öncelikle kamulaştırma işlemini tesis edip, daha sonra arazi toplulaştırması kapsamında tahsis yapması gerektiği ya da ortaklık payı kesintisinden karşılaması gerektiği, öte yandan davacının hasımlı olduğu kişilerle hissedar yapıldığı iddiasına karşılık olarak Bilirkişi Raporu'nda ve Mahkemece, davacının hasım olduğu kişilerle toplulaştırma öncesinde de hissedar olduğu, toplulaştırma sonrasında da mevcut mülkiyet durumunun korunduğu belirtilmiş ise de, davacının hasımlılık durumunu dilekçesinde belirtmiş olduğu, idarenin toplulaştırma sürecinde bu durumdan bilgisinin olduğu ve yeni tahsis edilen parsellerde hasımlık ilişkilerinin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!