WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/5730 E.  ,  2023/850 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5730
Karar No : 2023/850

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Şirketi

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2016 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinin tespit edilmesi üzerine hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden adına 2016 takvim yılına ilişkin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, ... dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergiler ile hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüş olduğundan Mahkemelerinin ara kararıyla söz konusu vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilip edilmediği sorularak tebliğ alındısının dosyaya ibrazı istenilmiş olup, davalı idarece bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda, davacının hangi suç ile isnad edildiğini öğrenme ve bu duruma göre savunma yapma hakkı elinden alınmış olup, bu itibarla, vergi tekniği raporunun tebliğ edilmeyerek davacının savunma hakkının engellendiği tartışmasız olduğu gibi kendisine ait bilgilerin verilmemesi, 213 sayılı Kanun'un "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5. maddesi kapsamında değerlendirilemiyeceğinden, sadece vergi ve ceza ihbarnamesi ile vergi inceleme raporunun tebliğ edilmek suretiyle, işlemlerin dayanağı vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesi tesis edilecek işlemi sakat kılacağından, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar ve geçici vergi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının vergi tekniği raporunun iptali istemi için ise; vergi tekniği raporu kesin ve yürütülmesi gerekli bir icrai işlem olmadığından, davanın söz konusu vergi tekniği raporunun iptali istemine ilişkin kısmının incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu cezalı vergilere ilişkin ihbarnamelerin tebellüğünden itibaren dava açma süresi içinde Vergi Mahkemesinde vergilendirme işlemine karşı dava açılıp uyuşmazlık yargı mercine taşınarak idarenin tüm iddia ve işlemlerine karşı itiraz etme imkanının elde edildiği, davalı idarece gönderilen savunma dilekçesi ekinde tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen vergi tekniği raporunun sunulduğu görülmekte olup, bu durumda, davacının ulaşmak istediği halde ulaşamadığını belirttiği bir belgenin veya bilginin olduğundan bahsedilemeyeceği, Dairelerince ara karar ekinde davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu tebliğ edilerek, davacının rapora ilişkin beyanlarını sunması istendiğinden, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken cezalı tarhiyatın kaldırılmasına hükmeden Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak işin esasının incelenmesine geçilmiş; davacı hakkında vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı adresinin kısa zamanda birçok kez değişmiş olması, şirkete 2016 yılında mali müşavirlik hizmeti yürüten şahsın beyanları, yüksek iş hacmi ve faaliyet karşısında pazarlama satış giderlerinin bulunmaması, şirketin elektrik-su aboneliklerinin başka bir şirkete ait olması ve buna ilişkin açıklama yapılamaması, dava konusu 2016 döneminde 22.651.773,50 TL satış ve 22.143.496,16 TL alış faturasına ilişkin şirketin muhasebecisine bilgi verilmemesi ve bunun ticari teknik icaplara uygun olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu deliller davacı tarafından gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığı fatura düzenlendiğini kanıtlamaya yeterli olduğundan, düzenlenen fatura bedellerinin %2 oranındaki kısmının komisyon geliri olduğu kabul edilerek bulunan matrah üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergilere bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı bakımından, davacı adına 2015/10 ve 11 dönemine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezası 26/04/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilerek kesinleştiğinden, söz konusu ceza ancak takip eden yıl olan 2017 takvim yılından itibaren tekerrüre esas alınabilecek olup, bu nedenle davaya konu vergi ziyaı cezaları 2016 yılında işlenen eylemden kaynaklandığından, kesilen cezaların tekerrüre ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.