Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/165 E. , 2024/1578 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/165
Karar No : 2024/1578
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, …Kargo Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi’nden alınamayan 2011, 2012, 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 8, 9 ila 44, 46 ila 94, 97 ila 105, 107, 108, 109, 114, 115, 116, 120, 121 ila 125. sıralarında yer alan 2011, 2012 ve 2015 yıllarına ait kamu alacağının vadelerinin 19/09/2016, 15/10/2016, 04/12/2016, 08/12/2016, 28/12/2016 tarihlerine rastladığı, davacının ise 02/12/2015 ile 08/03/2016 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında, söz konusu vergi borçlarının dönem ve vade tarihlerinde kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı, 7 ve 45. sıralarında yer alan kamu alacağının 30/06/2016 ve 05/10/2016 tarihinde yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi, 95 ve 96. sırasında yer alan kamu alacağının 29/09/2015 tarihinde pişmanlıkla beyanname verilmesi ve 106. sırasında yer alan kamu alacağının ise 10/03/2016 tarihinde yapılan yoklama sırasında satışı yapılan emtia için fatura düzenlenmeme eylemlerinden kaynaklandığı ancak eylem tarihlerinde davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı, 110, 111, 112, 113, 117, 118 ve 119 sıralarında yer alan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin 18/01/2017 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği öte yandan şirketin mükellefiyet kaydının 30/06/2016 tarihinde re'sen terkin edildiği dikkate alındığında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 101. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca elektronik ortamda yapılan tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla kamu alacağının değinilen kısmının şirket nezdinde kesinleştirildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 07/10/2015 tarihli yönetim kurulu kararıyla şirketi temsile yetkili kılındığı ve 08/03/2016 tarihinde ise görevinden istifa ettiği, dava konusu ödeme emrinin 95 ve 96. sıra numaralarında yer alan kamu alacağının 29/09/2015 tarihinde pişmanlık hükümlerinden faydalanmak suretiyle beyan edilen verginin yasal süresinde ödenmemesinden dolayı kesilen vergi ziyaı cezasından kaynaklandığı görülmüştür.
Dava konusu ödeme emri içeriği 110, 111, 112, 113, 117, 118 ve 119 sıralarında yer alan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 18/01/2017 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği, asıl borçlu … Kargo Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi'nin mükellefiyet kaydının ise 30/06/2016 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmü yer almıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Pişmanlık ve Islah" başlıklı 371. maddesinin 1. fıkrasında, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin, kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında maddede yer alan bentlerdeki yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği kurala bağlanmış, sözü edilen fıkranın (5) numaralı bendinde, mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemelerin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi vergi ziyaı cezası kesilmemesinin şartlarından biri olarak sayılmıştır.
Aynı Kanunun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanlardan, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halinde bu tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin; 95, 96, 110 ila 113 ve 117 ila 119. sıra numaraları haricindeki kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığından ve ticaret sicil kaydı silinmeyen kamu alacağının gerçek borçlusu şirketin elektronik tebligat adresi aktif olarak kullanımda olduğundan, dava konusu ödeme emri içeriği 110, 111, 112, 113, 117, 118 ve 119 sıralarında yer alan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 18/01/2017 tarihinde elektronik ortamda tebliğinin usule aykırılığından söz edilemeyecek olması karşısında, söz konusu kamu alacağının davacıdan takip aşamasına gelinip gelinmediği dolayısıyla şirket hakkındaki tüm takip yollarının usulüne uygun biçimde tüketilip tüketilmediği hususları araştırılarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen kamu alacağına ilişkin hüküm fırkası yönünden bozulması gerekmiştir.
Dava konusu ödeme emri içeriği 95 ve 96. sıra numaralarında yer alan kamu alacağının ilgili olduğu dönemde davacının kanuni temsilci olduğu görüldüğünden bahsi geçen kamu alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen kısmına ilişkin hüküm fırkasının da bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emrinin 95, 96, 110 ila 113 ve 117 ila 119. sıra numaraları haricindeki kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın, ödeme emrinin 95, 96, 110 ila 113 ve 117 ila 119. sıra numaralarındaki kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası yönünden BOZULMASINA, 19/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının ödeme emrinin 95 ve 96. sıra numaralarında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmına yönelik hüküm fıkrasının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile isteme konu yapılan kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!