WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/982 E.  ,  2023/3454 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/982
Karar No : 2023/3454

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına kayıtlı arsanın satışından elde ettiği hasılatın bir kısmının kayıt ve beyan dışı bırakılması nedeniyle 2012 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Ocak-Mart dönemi için re'sen salınan geçici vergi, Nisan 2013 dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ve bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen inceleme raporundaki saptamaların, arsa satışından elde ettiği kazancı eksik beyan ederek hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığını kanıtlar nitelikte olduğu, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan kural gereğince ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından iddiasının doğruluğunun ortaya konulamadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu satış işleminin maliyet hesabında arsanın enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş değerinin, düzeltme işleminin en geç 2004 yılının ikinci geçici vergilendirme dönemine ait beyannamenin verilme tarihi olan 10/08/2004'e kadar yapılması gerektiğinden bahisle dikkate alınmadığı, ancak enflasyon düzeltmesinin mükelleflere tanınan seçimlik bir hak değil yasal bir zorunluluk olduğu, düzeltme işleminin yapılması için Kanun'da herhangi bir süre öngörülmediği, aynı Kanun'un 134. maddesi uyarınca vergi incelemelerinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu dikkate alındığında, arsa satışına ilişkin maliyet hesabında enflasyon düzeltmesine göre bulunmuş değerin dikkate alınması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yasal defter kayıtlarındaki maliyet bedeli üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı vergilerin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
17/12/2003 tarih ve 5024 sayılı Kanun'la 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesinde yapılan değişikle mali tabloların enflasyonun etkisinden arındırılması amacıyla düzeltmeye tabi tutulması öngörülmüştür. Enflasyon düzeltme işlemi ile ilgili olarak 5024 sayılı Kanun ikili bir yaklaşım getirmiş ve 31/12/2003 tarihli mali tabloların düzeltilmesiyle ilgili farklı düzenlemeler ihtiva etmiştir. Süreklilik arz eden ve düzeltme işlemine ilişkin ana esasların belirlendiği hükümler Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesinde; 31/12/2003 tarihli mali tabloların düzeltilmesine ilişkin hükümler ise geçici 25. maddesinde yer almaktadır. Söz konusu geçici 25. maddede, 31/12/2003 tarihli bilançolarda yer alan parasal olmayan kıymetlerin maddede belirtilen hükümlere göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise Kanun'un mükerrer 298. maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltileceği, düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farklarının maliyet bedeli addolunulacağı, mükerrer 298. maddenin A) fıkrasının 8. bendinin (h) alt bendinde, Maliye Bakanlığı'nın enflasyon düzeltmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu düzenlenmiştir. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nün 07/04/2004 tarih ve 4 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri'nin, "Vergi Usul Kanununun Geçici 25 inci Maddesine Göre Yapılacak Olan Enflasyon Düzeltmesinin Kayıt Zamanı" başlıklı 4. Bölümünde ise, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden; 2004 yılı ilk geçici vergi döneminde 31/12/2003 tarihli bilançolarını düzeltmek isteyenlerin, ilk geçici vergi beyannamesinin verilme tarihi olan 10 Mayıs 2004 tarihine kadar, ilk geçici vergi döneminde geçici 1. madde hükümlerini dikkate alarak işlem yapmak isteyenlerin ise 31/12/2003 tarihli bilançolarının düzeltilmesine ilişkin kayıtlarını 10 Ağustos 2004 (2004 yılının ikinci geçici vergi döneminin beyanname verme tarihi) tarihine kadar düzeltme kayıtlarını yapacakları ve düzeltmelerin yapıldığı tarih itibarıyla defter kayıtlarına intikal ettirecekleri belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından 1991 yılında aktife alındığı anlaşılan arsanın, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca en geç 2004 yılının ikinci geçici vergilendirme dönemine ait beyannamenin verilme tarihi olan 10/08/2004'e kadar enflasyon düzeltmesine tabi tutulması gerekirken uyuşmazlık konusu satış işleminden sonra 29/09/2012 tarihinde söz konusu düzeltmenin yapıldığı, bu nedenle süresinde yapılmayan düzeltme işlemine göre belirlenen değer yerine yasal defter kayıtlarında yer alan tutarın maliyet hesabında dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından yazılı gerekçeyle verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.