Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9210 E. , 2024/84 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9210
Karar No : 2024/84
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin elektronik ortamda 06/02/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve onbeş günlük dava açma süresi geçirilerek 30/06/2022 tarihinde dava açıldığı ancak davacının 31/12/2016 tarihinde işi bırakması nedeniyle mükellefiyetinin sona erdiği, mükellefiyetinin sona ermesinin e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyeceği, fakat işi bırakan gerçek kişiye yapılacak tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılması gerektiği, mükellefiyeti sona ermiş olan bir gerçek veya tüzel kişinin e-tebligat hesabını kontrol etme durumunun bulunmadığı, böyle bir yükümlülüğün de söz konusu kişilere yüklenemeyeceği, aksi durumun hukuki güvenlik ilkesi ile mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işleme dair tebliğin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ve cezaların Mahkemelerinin …,…,…,…,…,…,… esas numaralı dava dosyalarında dava konusu edildiği ve söz konusu davaların derdest olması nedeniyle henüz ortada tahakkuk etmiş ve tahsil aşamasına gelmiş bir kamu alacağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine karşı böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açılabileceği, davacı iddialarının ise bu kapsamda bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının mükellefiyeti 31/12/2015 tarihinde işi bırakması nedeniyle sona ermiştir.
Dava konusu ödeme emri ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca 01/02/2022 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya gönderilmiş, 30/06/2022 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde ise yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmış; 213 sayılı Kanun'a 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ve 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesi ile 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul ve esasları birbirinden farklılık göstermekle birlikte, elektronik ortamda tebligat yapılmasına imkan bulunan hallerde, diğer tebliğ yöntemlerinden olan posta, memur, veya ilan yoluyla tebliğ için öngörülen prosedürlere başvurulmaksızın, vergilendirmeye ilişkin vesikalar elektronik ortamda tebliğ edilebilecektir. Başka bir anlatımla, vergilendirmeye ilişkin hüküm ifade eden vesikaların, 213 sayılı Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde, işi bırakan veya işi bıraktığı addolunan mükelleflere Kanun'un 101. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen prosedürlere göre değil 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliği mümkündür.
Mükellefiyetinin sona ermesinin e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyeceği Vergi Mahkemesince de kabul edilen davacıya 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyen dava konusu ödeme emrine karşı onbeş günlük yasal dava açma süresi geçirilerek açılan davanın esası incelenmek suretiyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 25/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!