WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/6815 E.  ,  2025/451 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6815
Karar No : 2025/451

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2018 ve 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emriyle takibi için asıl amme borçlusu şirket hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 64. maddesinde öngörüldüğü şekilde haciz kararı alınıp haciz varakası düzenlendikten sonra ve kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinden önce mal varlığı araştırması yapılarak amme alacağının asıl boçlu şirketten tahsil edilemediğinin ortaya konulması gerektiği, dava konusu ödeme emirlerinin ise 02/04/2021 tarihinde düzenlendiği halde dava dosyasında yer alan motorlu taşıt ve tapu kayıtları mal varlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgelerin tarihinin 01/03/2022 olduğu, motorlu taşıt ve tapu kayıtları sorgusu dışında şirket nezdinde malvarlığı araştırması yapıldığına dair bilgi ve belge sunulmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine Mahkemelerince verilen ara kararıyla davalı idareye, asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasının hangi tarihte yapıldığının sorulması üzerine davalı idarece, 23/03/2022 tarihli motorlu taşıt, gayrimenkul, sivil hava ve deniz taşıtları ile iş makinelerine ilişkin sorgu ekranı görüntülerinin ibraz edildiği, asıl borçlu şirketin banka hesaplarına ilişkin malvarlığı araştırması yapıldığına dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı, bu durumda, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmeden önce asıl borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığına ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden, şirket adına usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ispatlanamayan borç nedeniyle davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında bankalarda hesabının olmadığı, adına kayıtla herhangi bir gayrimenkul, motorlu kara taşıtı, sivil havacılık aracı, deniz taşıtı veya iş makinesi bulunmadığı, böylece asıl amme borçlusu şirketin adına usulüne uygun olarak tahakkuk eden ve kesinleşen amme alacaklarının, şirketten tahsili edilemeyeceği anlaşıldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket hakkındaki malvarlığı araştırmasına ait belgelerin dosyaya sunulmadığı, dava konusu ödeme emirlerine konu borçtan sorumlu tutulabilmesi için asıl amme borçlusu şirket hakkındaki takibin usule uygun kesinleşmesi ve kusurunun bulunması gerektiği, şirketin faaliyetine devam ettiği ve borcunu karşılayacak malvarlığına sahip olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu şirketten alınamayan 2018 ve 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla... tarih ve ... ve ... takip numaralı dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, davalı idarece dava dosyasına, asıl amme borçlusu şirkete ait 01/03/2022 tarihli, motorlu taşıt ve tapu kadastro bilgileri sorgulamalarına ait çıktıların ibraz edildiği, Vergi Mahkemesince verilen ara kararıyla asıl amme borçlusu şirket hakkında belirtilen sorgulamalar haricinde yapılan malvarlığı araştırması olup olmadığı ve hangi tarihlerde yapıldıkları ile araç ve gayrimenkule ilişkin malvarlığı araştırmasının da hangi tarihlerde yapıldığının bildirilmesinin istenilmesi üzerine davalı idarece bu kez 23/03/2022 tarihli motorlu taşıt, gayrimenkul, sivil hava ve deniz taşıtları ile iş makinelerine ilişkin sorgu ekranı görüntülerinin gönderildiği, Vergi Dava Dairesince verilen ara kararıyla asıl amme borçlusu şirket hakkındaki bankalar nezdinde malvarlığı araştırması gerçekleşip gerçekleşmediğinin sorulması sonucunda davalı idarece yine 23/03/2022 tarihli belirtilen sorgu evraklarının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin 213 sayılı Yasanın 10. maddesine göre takibi gerekmekte olup, bir tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumlu tutularak, 213 sayılı Kanun'un değinilen hükmü uyarınca takip edilebilmesi için kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kanuni temsilciye duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekmektedir.
Gerek savunma ekinde gerek Vergi Mahkemesi ve Vergi Dava Dairesince verilen ara kararları üzerine davalı idarece dosyaya sunulan malvarlığı araştırmasına ait belgelerin incelenmesinden, davacının dava konusu ödeme emirleri ile takibi öncesinde asıl amme borçlusu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı hususunun ispatlanamadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yasanın aradığı anlamda, kamu alacağının, şirketten tahsil olanağının bulunmadığı ortaya konulmaksızın davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 07/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) -KARŞI OY :
Davacı adına, ...Prodüksiyon Reklamcılık Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2018 ve 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu kabul ederek Vergi Mahkemesi kararını kaldırıldıktan sonra davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
Bu kapsamda, asıl borçlu şirketler tarafından vergi borçlarının ödenmemesi durumunda, amme alacağının şirketten tahsil edilip edilemeyeceğinin anlaşılması için vergi daireleri otomasyon sistemlerinde bankalar, tapu müdürlükleri, motorlu taşıt tescil müdürlükleri gibi birçok kurumdan malvarlığı araştırması yapılmakta, şirketin malvarlığının bulunmaması veya amme alacağını karşılayamacağının anlaşılması halinde kanuni temsilciler adına takip yürütülmektedir. Bu sorgulamalar elektronik ortamda yapıldığından, sorgulamaya ilişkin bilgiler tarh dosyasında yer almamakta, ancak otomasyon sistemindeki log kayıtlarından tespit edilebilmektedir.
Açıklanan nedenle, her kadar Vergi Mahkemesi ile Vergi Dava Dairesine davalı idarece sunulan malvarlığı araştırmasına ait sorgu örneklerinin tarihi dava konusu işlemden sonrasına ait ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi gereğince davalı idareden mal varlığı araştırmasının hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin log kayıtlarının istenmesi ve bu bilgiler üzerinde yapılacak incelemeden sonra yapılacak hukuki değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle Karara katılmıyorum.