Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5714 E. , 2023/3828 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5714
Karar No : 2023/3828
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Oto Akaryakıt Tekstil Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, organizasyon dahilinde sahte faturalarla belgelendirdiği ve gerçekte ihraç etmediği malları ihraç etmiş gibi göstermek suretiyle gerçekte yüklenmediği vergileri mahsuben iade almış olduğu, yine davacı şirketin sahte belge düzenlemek suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırdığı ve sahte belge kullandığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2015 yılının Aralık döneminden 2016 yılı Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilerek 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan geçici vergi, 2016 yılının Ocak ila Haziran ve Ağustos dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki, davacı şirket ile sermaye ve organizasyon bağı olan firmaların sahte faturalar ile mal temin ederek ihracat gerçekleştirdikleri, bu hayali ihracat nedeniyle mahsuben katma değer vergisi iadesi aldıkları, yine davacı şirketin sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediği yönündeki tespitlerin de yeterli olduğu görüldüğünden ve 2015 yılı Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi miktarını 0,00 TL olarak tespit eden … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'na istinaden salınan katma değer vergisine karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın cezalı vergiler yönünden reddine karar verildiğinden, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık görülmediği, ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, öte yandan 2012 yılına ait olup 2015 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezası ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısımları yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ile geçici verginin iki katı tutarındaki vergi ziyaı cezası kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği, 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan cezalı vergilere karşı açılan davanın reddine ilişkin ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf istemi, Dairelerinin … tarih ve …, K:… sayılı kararı ile reddedildiğinden, dava konusu cezalı vergilerin devreden katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, organizasyon dahilinde sahte faturalarla belgelendirdiği ve gerçekte ihraç etmediği malları ihraç etmiş gibi göstermek suretiyle gerçekte yüklenmediği vergileri mahsuben iade almış olduğu, yine davacı şirketin sahte belge düzenlemek suretiyle kurumlar vergisi matrahını aşındırdığı ve sahte belge kullandığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık, dava konusu özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2012 yılına ait olup 2015 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabileceği, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde, 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı olan 1.126,93 TL kadar artırılabileceği gerekçesiyle tekerrür hükümleri uyarınca artırılmak suretiyle uygulanan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ile geçici vergilerin iki katı tutarındaki vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, vergi ziyaı cezalarının her bir dönem için tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmı 1.126,93 TL'ye azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahsup dönemi geçmiş geçici vergi asıllarının re'sen veya ikmalen tarh edilerek ihbarname ile mükellefe tebliğ edilmesinin yasanın açık emri olduğu, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi asıllarına ilişkin gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının tahakkuk ve tahsilinin sağlanabilmesi için geçici vergi aslının tarh edilerek tahakkukun sağlanmasının zorunlu olduğu, davacının uyuşmazlık dönemindeki alışları için kanunen kabul edilebilir belge almadığı ortaya konulduğundan dava konusu özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!