Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5562 E. , 2023/3512 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5562
Karar No : 2023/3512
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında, kanuni temsilcisi olduğu ... Mühendislik İnşaat Limited Şirketi'nin 2018 yılının Ocak-Mart dönemlerine ait muhtelif kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. bendi uyarınca ... tarihli olur ile alınan aynı tarihli ... sayılı ihtiyati haciz kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ihtiyati haczin dayanağı kararın 04/09/2019 tarihli Olur ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Başkan Vekili tarafından alındığı, ihtiyati haciz kararının alındığı tarih itibariyle 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre ihtiyati haciz kararı alma yetkisinin alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunda olması karşısında, davacı hakkında yetkisiz kişi oluru ile tesis edilen ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacı adına kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerince yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanundaki Terimler" başlıklı 3. maddesindeki amme (kamu) borçlusu terimi; kamu alacağını ödemek zorunda olan gerçek veya tüzel kişilerin kanuni temsilcilerini de ifade etmektedir. Buna göre ihtiyati haciz kararının muhatabı kamu borçlusudur. İhtiyati haciz işlemi de amme alacağının korunması amacına yönelik bir işlem olduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında şirketi temsil ederek şirketi hak sahibi veya borçlu kılabilen kanuni temsilcilerin de ihtiyati haciz aşamasından sorumlu tutulmalarında yasal bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılan hallerden birisinin varlığı halinde, asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisinin mal varlığına ihtiyati haciz kararı uygulanabilecektir.
Kanuni temsilcilerin, temsil ettikleri şirketin kamu alacağından sorumlu tutulabilecek olması karşısında davacı hakkında alınan dava konusu ihtiyati haciz kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, ihtiyati haciz kararının alınmasında dayanak yasa maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olup olmadığı incelenerek karar verilmesi gerekir. Bu bakımdan temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!