WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/5445 E.  ,  2025/117 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5445
Karar No : 2025/117
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Elektrik Makina İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 23/01/2007 ila 07/08/2008 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğunun anlaşıldığı; olayda, dava konusu ödeme emri içeriği borçların asıl kamu borçlusu şirketin 01/01/2008 tarihinden sonra düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunun tespit edildiğinden bahisle adına yapılan tarhiyatlardan kaynakladığı, ödeme emrinin 10 ila 12, 19 ila 21 ve 25 ila 27 sıra numaralarında yer alan 2008 yılına ait kurumlar vergisi, Temmuz-Eylül 2008 dönemine ait geçici vergi, Ağustos 2008 dönemine ait katma değer vergisine ilişkin kısımlarının davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği dönemden sonrasını kapsadığı görüldüğünden, Mahkemelerince verilen ara kararıyla ödeme emrinin belirtilen kısımlarıyla ilgili olarak asıl kamu borçlusu şirket tarafından düzenlenen faturaların tarih ve sayı/numalarının açıkça belirtilerek oluşturulacak bir tablonun ve ilgili faturaların okunaklı ve onaylı birer örneklerinin eksiksiz olarak ibrazının istenilmesi üzerine davalı idarece cevaben 2008 yılına ilişkin olarak tanzim edilen raporlar içerisinde herhangi bir satış faturası tablosu/dökümü yer almadığı gibi rapor ekine de fatura suretlerinin konulmadığının belirtildiği, buna göre ödeme emri içeriği 16/01/2013 vade tarihli olan sözü edilen vergi ve cezaların ne doğduğu ne de ödenmesi gerektiği dönemlerde davacının asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı dikkate alındığında, sözü edilen kamu alacaklarından sorumlu tutulamayacağı, ödeme emrinin diğer kısımlarında yer alan ve asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporuna dayanan tarhiyatlara ait ihbarnamelerin şirket müdürüne 16/11/2012 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu tarhiyata karşı açılan davaların, ... Vergi Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., ...; K:..., ... sayılı kararlarıyla süre aşımı yönünden reddedildiği ve bu kararların tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleştiği, sonrasında asıl kamu borçlusu şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenerek 18/10/2017 tarihinde şirket müdürüne tebliğ edilmiş ise de asıl amme borçlusu şirket 24/02/2015 tarih ve 8765 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla ticaret sicilinden silindiğinden şirketin tüzel kişiliğini kaybettiği tarihten sonra yapılan tebliğatın usulsüz olduğu, buna göre şirkete ait vergi ve cezaların 5 yıllık tahsil zaman aşımı süresi içinde 09/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği görüldüğünden değinilen kamu alacaklarının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin, 10 ila 12, 19 ila 21 ve 25 ila 27 sıra numaralarında yer alan kısımları iptal edilmiş, diğer kısımları yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesi için asıl amme borçlusu şirket hakkındaki takibin tüketilip aciz vesikası alınması gerektiği, müdürlük görevinden ayrıldığı 2008 yılından çok sonra 2011 yılında başlatılan vergi incelemesi sonucunda 2013 yılında tahakkuk eden vergi ve cezalardan sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının şirket adına verdiği 06/08/2018 tarihli dilekçe ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 2. maddesi kapsamında yapılandırma talebinde bulunarak açmış olduğu davalardan vazgeçtiğinin bildirildiği; ancak, herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle aynı tarihte yapılandırmanın iptal edildiği, dava konusu ödeme emrinin iptal edilen kısmının da anılan yapılandırmada yer aldığı, her ne kadar davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim olunan ödeme emri dava konusu edilse de asıl borçlu şirket adına ve 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma talebinin ve dava açılmayacağı taahhüdünün davacının kendi iradesiyle verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı ve davalı idare temyiz istemlerinin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, asıl borçlu ... Elektrik Makina İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri tanzim edilmiştir.
Sözü edilen şirket hakkında 23/01/2007 tarih ve 6729 Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan ile davacının ilk 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 07/08/2008 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davacının şirket müdürlüğünden istifasının kabulü ile şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına karar verildiği, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların asıl kamu borçlusu adına tanzim edilen ve 01/01/2008 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu yönünde tespitlere yer verilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu veri alınarak tanzim edilen takdir komisyonu kararlarına dayandığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici vergiye ilişkin mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrasında; geçici verginin % 10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin saptanması halinde eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği; ancak, gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
193 sayılı Kanun'un geçici vergiye ilişkin mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; kesinleşmekle birlikte mahsup dönemi geçmiş olması nedeniyle terkin edilmesi gereken geçici vergi üzerinden ceza tahsil edilmesi zorunlu ise de geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve bu vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği hususunun yargı kararlarıyla da istikrarlı hale geldiği dikkate alındığında, ödeme emrinin, içeriğinde yer alan geçici vergi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna göre, Vergi Mahkemesince, dava konusu ödeme emrinin, 10. sıra numarasında yer alan geçici vergi ile 12. sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının 07/08/2008 tarihinden öncesine isabet eden bölümünün iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiş, 18. ve 22. sırasında yer alan geçici vergi ile 17. ve 24 sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrası ise hukuka aykırı düşmüştür.
Öte yandan, kanuni temsilcilik sıfatı 07/08/2008 tarihinde sona eren davacının, bu tarihe kadar asıl borçlu şirketin sahte fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan amme alacağından sorumlu tutularak adına kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin, 11. sıra numarasında yer alan gecikme faizi, 12. sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katına isabet eden kısmı ile 25 ila 27. sıra numarasında yer alan kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin, 07/08/2008 tarihinden öncesine isabet eden bölümünün yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, diğer hüküm fıkraları ise aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1 . Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne,
2. Temyize konu kararın; dava konusu ödeme emrinin, 18. ve 22. sırasında yer alan geçici vergi ve 17. ve 24. sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile 11. sıra numarasında yer alan gecikme faizi, 12. sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katına isabet eden kısmı ile 25 ila 27. sıra numarasında yer alan kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin, 07/08/2008 tarihinden öncesine isabet eden bölümüne ilişkin hüküm fıkralarının BOZULMASINA,
3. Kararın; dava konusu ödeme emrinin, 10. sıra numarasında yer alan geçici vergi ile 12. sıra numarasında yer alan geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının 07/08/2008 tarihinden öncesine isabet eden bölümüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Temyiz istemlerinin kısmen reddine,
5. Kararın; diğer hüküm fıkralarının ONANMASINA,
6. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... TL maktu harç alınmasına, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.