WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/4911 E.  ,  2024/1582 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4911
Karar No : 2024/1582

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Gaz İşletmeleri ve Taşımacılık Anonim Şirketi’nden alınamayan 2018 ve 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile …takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, şirketin banka hesaplarına ve motorlu taşıtlarına haciz uygulandığı ancak banka hesaplarında davalı idarenin alacaklarından önce rehin kaydının, motorlu taşıtları üzerinde de davalı idareden önce başka vergi dairelerinin hacizlerinin bulunduğu, açılan konkordato davasında asıl borçlu şirket hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesince 23/12/2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile verilen geçici mühlet kararı şirket ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinden sonra verildiği görüldüğünden, asıl borçlu şirket nezdinde kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:… sayılı ara kararıyla asıl borçlu … Gaz İşletmeleri ve Taşımacılık Anonim Şirketi hakkında 15/08/2020 tarihinden başlamak üzere bir yıl kesin mühlet kararı verildiği dolayısıyla şirkete yapılan takipler bu karar uyarınca mühlet boyunca duracağından ve mühlet sonunda borçlu şirketten tahsili yoluna gidilmesi ve şirketten tahsil edilememesi durumunda ise davacının takip edilmesi gerektiğinden, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu … Gaz İşletmeleri ve Taşımacılık Anonim Şirketi'nden alınamayan 2018 ve 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla … tarih ve …ile … takip numaralı ödeme emirleri düzenlenmiştir.
Değinilen şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, şirketin banka hesaplarına ve motorlu taşıtlarına haciz uygulandığı ancak banka hesaplarında davalı idarenin alacaklarından önce rehin kaydının, motorlu taşıtları üzerinde de davalı idareden önce başka vergi dairelerinin hacizlerinin bulunduğu, şirket hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesince 23/12/2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet, 15/08/2020 tarihinden başlamak üzere bir yıl süre ile de kesin mühlet kararı verildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ''Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması'' başlıklı 285. maddesinde, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceği, iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklının, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceği, yetkili ve görevli mahkemenin, iflâsa tabi olan borçlu için 154. maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi olduğu; 287. maddesinde, konkordato talebi üzerine mahkemenin, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı; 289. maddesinde, mahkemenin, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği, bu kararla birlikte mahkemenin, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar vereceği ve dosyayı komisere tevdi edeceği; 290. maddesinde, konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri düzenlendikten sonra, ''Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları'' başlıklı 294. maddesinde, mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmayacağı, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği, ''Konkordatonun hükümleri'' başlıklı 308/c. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle geleceği, tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceğinin de kararlaştırılabileceği, bu takdirde mühletin etkilerinin, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam edeceği; ikinci fıkrasında, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu; üçüncü fıkrasında, 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakları, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ila 309. maddeleri arasında düzenlenmiş olan konkordato kurumu 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yeni bir yapıya dönüştürülerek iflasın ertelenmesi yürürlükten kaldırılmıştır. Konkordatonun amacı, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve malî durumu bozulmuş olan, bu sebeple de vadesi gelen borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluları korumak ve alacaklıları arasında da eşitliği sağlamaktır.
İflasın ertelenmesi müessesesinde olmayıp konkordatoyla birlikte getirilen yeniliklerden biri geçici mühlettir. Geçici mühlet, borçluya kesin mühlet verilip verilmeyeceğine temel oluşturur. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 294. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kesin mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı şeklindeki düzenleme gereğince mühlet boyunca konkordato sürecindeki borçlu hakkında hiçbir takip yapılamayacağı açık olup, söz konusu yasal düzenlemeden evvelce yapılan takiplerin durmasından sonraki aşamaya geçilemeyeceği dolayısıyla bu durum dava konusu ödeme emirlerinin iptalini gerektirmeyeceğinden, yazılı gerekçeyle ödeme emrinin iptali yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 19/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)- KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.