WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/4783 E.  ,  2024/2598 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4783
Karar No : 2024/2598

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Seyahat Otomotiv ve Ticaret Pazarlama Anonim Şirketinden alınamayan 2008, 2010, 2011, 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu …,… ve … takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacakları için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındıları ibraz edilmediğinden ve ... takip numaralı ödeme emrinin …, …, …, …, …, … ve …. sırasında yer alan kamu alacakları için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğinden bahisle iadesi üzerine ilanen tebliği öncesinde ikinci defa tebliğe çalışıldığına dair tebliğ alındısı sunulamadığından, usulüne uygun olarak kesinleştiği ortaya konulamayan alacağın kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan aranılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, … ve … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 8, 9, 10, 15 ve 16. sırasında yer alan kamu alacakları için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilci olan davacıya, … takip numaralı ödeme emrinin 5, 7 ve 11. sırasında yer alan kamu alacakları için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise davacının eşine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ödeme yapılmadığı ve dava konusu edilmeyerek usulüne uygun olarak kesinleşen kamu alacağı için kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, … takip numaralı ödeme emrinin 1, 2, 6, 12, 13, 14 ve 17. sırasında yer alan kamu alacakları ile …, … ve … takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, … ve … takip numaralı ödeme emirleri ile … takip numaralı ödeme emrinin 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 15 ve 16. sırasında yer alan kamu alacakları yönünden dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine kesin olarak karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Usulüne uygun olarak kesinleşerek şirketten tahsil imkanının bulunmadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kesin olarak verilen Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta, aksi durumda temyiz dilekçesine karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının toplam tutarının, kararın verildiği tarihte 192.000 TL olarak belirlenen temyiz sınırını aştığı dikkate alındığında, temyiz yolu açık olan Vergi Dava Dairesi kararının hüküm fıkrasında "kararın kesin olarak" verildiğinin belirtilmiş olması, davacının da bu nedenle temyiz yoluna başvurmamış olması, mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına yol açan usuli bir hata olup temyize konu kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, asıl borçlu ... Seyahat Otomotiv ve Ticaret Pazarlama Anonim Şirketinden alınamayan 2008, 2010, 2011, 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının toplam tutarı 1.834.713,31 TL'dir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin birinci fıkrasında, Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu; maddeye 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda bulunduğu hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmış, aynı fıkranın (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 4577 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik Ek-1. maddesinde, bu kanunda öngörülen parasal sınırların; her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmış, temyiz sınırı 2021 yılı için 192.000,00 TL olarak belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bireylerin hak arama özgürlüğünü etkin ve sağlıklı bir şekilde kullanmalarını amaçlayan Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, yargı kararlarında kanun yolunun gösterilmesi gerekmekte olup hüküm ve kararlardaki kanun yolu bildiriminin; kanun yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsaması zorunluluğu yanında açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak olması gerektiği açıktır.
Bu bildirimlerdeki temel amaç tarafların başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır.
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının verildiği tarihte, konusu 192.000,00 TL'yi aşan vergi davaları hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar temyiz edilebilecek olup dava konusu edilen ödeme emri içeriği kamu alacağının toplam tutarı 1.834.713,31 TL'dir.
Dolayısıyla dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının toplam tutarının, kararın verildiği tarihte 192.000 TL olarak belirlenen temyiz sınırını aştığı dikkate alındığında, temyiz yolu açık olan kararın hüküm fıkrasında "kararın kesin olarak" verildiğinin belirtilmiş olması, davacının da bu nedenle temyiz yoluna başvurmamış olması mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına yol açan usuli bir hata olup temyize konu kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.