Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3768 E. , 2024/1294 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3768
Karar No : 2024/1294
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Bakanlığı … Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının iş akdinin sona erdirilmesi üzerine çalıştığı şirket tarafından brüt ek ödeme adı altında yapılan ödemeden tevkif edilen gelir vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ile haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Çalışma ilişkisinin sona ermesiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın işveren tarafından davacıya yapılan ödemeler ücret niteliği taşımadığından ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi gereğince gelir vergisinden müstesna tutulduğundan dolasıyla söz konusu ek ödeme üzerinden tevkifat yapılmasında yasal isabet bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödeme tarihinden itibaren tecil faizi ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, 983.042,78-TL kesintinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının emeklilik talebiyle iş akdinin sona erdirilmesi üzerine çalıştığı şirket tarafından brüt ek ödeme adı altında yapılan ödemenin, emeklilik ikramiyesi olduğu, tazmin amacı taşımadığı gibi işsizlik sebebiyle yapılan bir ödeme de olmadığı, kaldı ki işsiz kalınması ile bir iş yerinden emekli olunmasının hukuki statülerinin birbirinden farklı olduğu, işverene bağlı ve hizmet karşılığı olarak yapılan bu ödemenin ücret olarak vergilendirilmesi gerektiğinden, tevkif edilen gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İş sözleşmesinin sona erdirilmesiyle işsiz kalınması karşılığında yapılan ek ödemenin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen nitelikte ücret veya ücret sayılan ödeme olmadığı, Kanun'da belirtilen tanıma girmeyen ödemeden gelir vergisi tevkif edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacıya yapılan ödemenin ücret olduğu, yapılan gelir vergisi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAYTETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının iş akdinin sona erdirilmesi nedeniyle çalıştığı şirket tarafından brüt ek ödeme adı altında yapılan ödemeden tevkif edilen gelir vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi için yaptığı düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ile haksız yere tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesinin istenildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası ise, aynı Kanun'un 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra, 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklanmış, 118. maddesinde ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, konuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinin 1.fıkrasında ücretin; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatler olduğu, 2. fıkrasında ise ücretin, ödenek, tazminat, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının, onun ücret niteliğini değiştirmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların, 7. bendinde ise 1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanun'a göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarlarının (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.) gelir vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
193 sayılı Kanunun 61. maddesine göre, ücret ve ücret sayılan ödemeler, çalışanın işverene bağlılığı ve hizmeti karşılığı sağlanan para ve parayla temsil edilebilen ödemeler olup ancak ücret veya ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılabileceğinden dolayısıyla davacının çalışma ilişkisinin sona ermesiyle yasal bir zorunluluk olmaksızın işveren tarafından kendisine yapılan ve ücret niteliği taşımayan ödemenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında gelir vergisinden müstesna tutulması gerektiğinden, söz konusu ek ödeme üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatının vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 11/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer istenilmesi; 118. maddesinde de vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.
Bu bağlamda, 213 sayılı Kanun'un 116 ilâ 123. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için açık ve mutlak bir hatanın bulunması gerekmektedir.
Bakılmakta olan dava, davacının iş akdinin sona ermesi nedeniyle çalıştığı şirket tarafından "brüt ek ödeme" adı altında yapılan ödemenin kesintiye tabi tutularak tahsil edilen gelir vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi için yaptığı düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ile tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü, davacıya yapılan bu tür ödemenin ilgili yasa kuralları yorumlanarak tevkifata tabi tutulacak ücret niteliğinde olup olmadığının ortaya konulması hususunun, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır. Bu durum hukuki yorum gerektirdiğinden, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, ancak süresi içerisinde açılan davada incelenmesi mümkündür. Dolayısıyla, hukuki ihtilaf niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergilendirme hatası kapsamında incelenmesi mümkün olmadığından, talebin esası incelenmek suretiyle davanın reddi yönünde verilen kararda sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Bu bakımdan, temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
(XX)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!